37 Sâffât Suresi

Mekki 182 Ayet
سُورَةُ الصَّافات 
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

1,2,3,4. Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.[451]
2

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

1,2,3,4. Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.[451]
3

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

1,2,3,4. Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.[451]
4

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

1,2,3,4. Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.[451]
5

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.[452]
6

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
7

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.
8

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
9

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
10

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
11

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: “Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı? [453] Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
12

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hayır, sen (onların hâline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.
13

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
14

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
15

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Dediler ki:) “Bu bir büyüden başka bir şey değildir.”
16

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?”
17

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”
18

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
19

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O ancak şiddetli bir sesten ibarettir.[454] Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
20

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür.”
21

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara, “İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür” denilir.
22

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

22,23,24. Allah, meleklere şöyle emreder: “Zulmedenleri, eşlerini ve Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.
23

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

22,23,24. Allah, meleklere şöyle emreder: “Zulmedenleri, eşlerini ve Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.
24

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

22,23,24. Allah, meleklere şöyle emreder: “Zulmedenleri, eşlerini ve Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.
25

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara, “Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?” denir.
26

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.
27

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
28

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”
29

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz.”
30

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hâkimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz.”
31

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız.”
32

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik.”
33

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.
34

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte biz suçlulara böyle yaparız.
35

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü onlar, kendilerine, “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur” denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.
36

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Biz, deli bir şair için ilâhlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı.
37

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
38

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.
39

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
40

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak Allah’ın halis kulları başka.
41

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

41,42. İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.
42

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

41,42. İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.
43

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar Naîm cennetlerindedirler.
44

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.
45

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

45,46. Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.
46

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

45,46. Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.
47

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.
48

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
49

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
50

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
51

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İçlerinden biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı.”
52

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?” derdi.
53

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?”
54

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Konuşan o kimse, yanındakilere, “Bakar mısınız, hâli ne oldu?” der.
55

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
56

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ona şöyle der: “Allah’a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin.”
57

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum.”
58

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

58,59. “Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?[455] Bize azap edilmeyecek miymiş?”
59

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

58,59. “Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?[455] Bize azap edilmeyecek miymiş?”
60

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
61

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
62

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
63

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
64

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.
65

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.[457]
66

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
67

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.
68

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.
69

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
70

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.
71

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
72

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
73

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
74

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.
75

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
76

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
77

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.
78

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
79

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Âlemler içinde Nûh’a selâm olsun!
80

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
81

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü o, bizim mü’min kullarımızdandı.
82

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
83

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz İbrahim de O’nun taraftarlarından idi.
84

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.
85

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”
86

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Allah’ı bırakıp da birtakım uydurma ilâhlar mı istiyorsunuz?”
87

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O hâlde, âlemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?”
88

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

88,89. İbrahim, yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.
89

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

88,89. İbrahim, yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.
90

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.[458]
91

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”
92

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ne diye konuşmuyorsunuz?”
93

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
98

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
99

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İbrahim, şöyle dedi: “Ben Rabbime (O’nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir.”
100

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.”
101

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
102

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.
103

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

103,104. Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!”
104

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

103,104. Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!”
105

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.”
106

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.”
107

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.
108

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
109

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İbrahim’e selâm olsun.
110

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
111

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü o mü’min kullarımızdandı.
112

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.
113

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onu da İshak’ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.
114

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz Mûsâ’ya ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.
115

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
116

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.
117

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.
118

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onları doğru yola ilettik.
119

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.
120

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.
121

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
122

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü onlar mü’min kullarımızdan idiler.
123

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
124

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
125

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

125,126. “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”[459]
126

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

125,126. “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”[459]
127

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
128

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.
129

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
130

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İlyas’a selâm olsun.
131

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
132

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.
133

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz Lût da peygamberlerdendi.
134

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

134,135. Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
135

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

134,135. Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
136

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra da diğerlerini yok ettik.
137

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

137,138. Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hâlâ düşünmeyecek misiniz?
138

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

137,138. Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hâlâ düşünmeyecek misiniz?
139

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz Yûnus da peygamberlerdendi.
140

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
141

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Gemidekilerle kur’a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.[460]
142

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece, Yûnus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.
143

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

143,144. Eğer o, Allah’ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.
144

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

143,144. Eğer o, Allah’ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.
145

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken biz onu hasta bir hâlde sahile attık.
146

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.
147

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onu yüz bin, yahut daha fazla insana peygamber olarak gönderdik.
148

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
149

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Onlara sor: Kız çocukları Rabbinin de, erkek çocukları onların mı?
154

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
155

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hiç düşünmüyor musunuz?
156

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?
157

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
158

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler.
159

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.
160

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak Allah’ın ihlâslı kulları bunlar gibi değildir.
161

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

161,162,163. (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.
162

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

161,162,163. (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.
163

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

161,162,163. (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah’ın yolundan saptırabilirsiniz.
164

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Melekler derler ki:) “Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır.”
165

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız.”
166

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz biz (Allah’ı) tespih edip yüceltenleriz.”
167

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
168

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
169

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
170

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.
171

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:
172

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”
173

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz ordularımız galip gelecektir.”
174

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O hâlde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir
175

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.
176

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?
177

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!
178

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
179

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.
180

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.
181

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Peygamberlere selâm olsun.
182

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
94

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
95

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İbrahim, şöyle dedi: “Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?”
96

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır.”
97

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.
150

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa biz melekleri dişi olarak yaratmışız da onlar şahid mi bulunuyorlarmış?
151

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

151,152. İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, “Allah çocuk sahibi oldu” diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.
152

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

151,152. İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, “Allah çocuk sahibi oldu” diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.
153

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa Allah kızları erkeklere tercih mi etti?

Sâffât Suresi Hakkında ve Okunuşu

Sâffât Suresi oku ve mealini incele. Kur'an-ı Kerim'in önemli surelerinden biri olan Sâffât Suresi'nin Arapça okunuşu ile Diyanet ve saygın İslam alimlerinin Türkçe mealleri bu sayfada yer almaktadır. Sâffât Suresi dinle seçeneğiyle ayetleri sesli olarak dinleyebilir, telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.

Toplam 182 ayetten oluşan bu sure, okuyanlara derin manevi feyizler sunar. Sâffât Suresi fazileti, tefsiri ve anlamı hakkında daha fazla bilgi edinmek için ayetlerin detaylarına tıklayabilir, farklı çevirileri karşılaştırarak ilahi mesajları daha iyi idrak edebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim