Sureye Dön

Sâffât Suresi Suresi, 167. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve kafirler, gerçekten de diyorlardı.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Gerçi o inkârcı puta tapanlar şöyle diyorlardı:
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Doğrusu onlar (müşrikler ve münafıklar ise Kur’an inmeden önce); şöyle deyip dururlardı:
A

Ahmet Tekin Meali

Müşrikler kesinkes diyorlardı.
A

Ahmet Varol Meali

Gerçi onlar kesin bir şekilde (şöyle) diyorlardı:
A

Ali Bulaç Meali

Onlar (putatapıcılar), her ne kadar şöyle diyor idiyseler de:
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Doğrusu (Peygamberin gelmesinden önce Mekke halkı) şöyle diyorlardı:
B

Bahaeddin Sağlam Meali

167, 168. Gerçi o müşrikler: “Eğer eskilere gelen bilgiden bizde de bir şey olsaydı;
B

Bayraktar Bayraklı Meali

167,168,169. Müşrikler, “Öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk!” diyorlardı.
B

Besim Atalay Meali (1965)

167,168,169. «Bizim de yanımızda, geçenleri bildiren bir kitap olsaydı Bizler de Allahın özden olan kullarındandık!» diyor idiyseler de
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Məkkə müşrikləri) tə’kidlə belə deyirdilər:
C

Cemal Külünkoğlu Meali

167-168-169. İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah’ın temiz kulları olurduk.”
C

Cemil Said (1924)

167,168,169.- Bu kâfirler "Bize evvel gelenlerden kitâb kalmış olsa idi Allâh’ın muhlis ’ibâdı olur idik" dirler.
D

Diyanet Vakfı Meali

167, 168, 169. Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

167,168,169. Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

167,168,169. (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve gerçek avvel şöyle diyorlardır:
E

Emrah Demiryent Meali

167-168-169. Hâlbuki onlar (müşrikler, kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle diyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilenler gibi bir kitap olsaydı, muhakkak biz de Allah’ın ihlâslı kullarından olurduk.”
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer diyecek olurlarsa:
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ oldılar eydürler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Hakıykat (müşrikler evvelce) şu kat'î sözü söylüyorlardı :
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

(İnkârcılar) şunu söylüyordu:
H

Hayrat Neşriyat Meali

167,168,169. Ve (o müşrikler) doğrusu diyorlardı ki: “Eğer şübhesiz bizim yanımızda(da) öncekiler(e verilenler)den bir kitab olsaydı, (biz de) elbette Allah'ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.”
K

Kadri Çelik Meali

Şüphesiz onlar şöyle diyorlardı.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

O putperestler hep şöyle derlerdi:
M

M. Pickthall (English)

And indeed they used to say:
M

Mahmut Kısa Meali

Kâfirlere gelince, onlar hep şunu söylerler:
M

Mahmut Özdemir Meali

Bir de diyorlardı:
M

Mehmet Okuyan Meali

(Müşrikler) şöyle diyorlardı:
M

Mehmet Türk Meali

167,168,169,170. Her ne kadar o (kâfirler, daha önce): “Eğer bizim yanımızda da öncekilerden kalan bir kitap bulunsaydı, bizler de Allah’ın iyi kullarından olurduk.” dedilerse de (kitap gelince) onu hemen inkâr ettiler. Fakat pek yakında (inkârlarının sonucunu) anlayacaklar.
M

Mehmet Çakır Meali

167,168,169. Eğer Mekkeliler: -" bizim de atalarımızdan kalma kitabımız olsaydı, // biz de Allah'ın has kulları olurduk. " – derlerse varsın desinler.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenler şöyle diyorlardı:
M

Muhammed Esed Meali

GERÇEK ŞU Kİ, o [hakikati inkar ede]nler her zaman şöyle derler:
M

Mustafa Çavdar Meali

Hâlbuki onlar, şöyle diyorlardı: 6/157-158
M

Mustafa İslamoğlu Meali

VE BİR DE ısrarla şöyle diyenler var:
O

Orhan Kuntman Meali

167,168,169. (Müşrikler evvelce) "Eğer bizim yanımızda (öncekiler gibi) bir kitap bulunmuş olsa idi, elbette ki biz Allah’ın has kullarından olurduk" diyorlardı.
O

Osman Fırat Meali

Öyleyse onlardan bir zamana kadar yüz çevir.
S

Sardorxon Jahongir

Darvoqe Makka ahli Qur’on nozil bo‘‎lishidan ilgari aytar edilarki
S

Satıraltı Meal (1534)

Anlar eydürler‐idi:
S

Suat Yıldırım Meali

167, 168, 169. Müşrikler önceleri: “Eğer, derlerdi, daha önceki milletlere verilen kitap gibi bir kitap bizde de olsaydı, Biz de yalnız Allah'a ibadet eden halis kullarından olurduk. ” [35, 42; 6, 156-157]
S

Süleyman Ateş Meali

Gerçi o(ortakkoşa)nlar şöyle diyorlardı:
S

Süleyman Tevfik (1927)

167,168. Rasûl gelmezden evvel müşrikler: "Eğer bizim de evvelki akvâm gibi bir kitâbımız olsa idi"
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunlar daha önce şunu da söylerlerdi:
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O inkârcılar şunu da söylüyorlardı:
Y

Yusuf Ali (English)

And there were those(4136) who said,
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve elbette ki, (kâfirler, evvelce) diyorlardı ki:
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar ise şöyle deyip duruyorlardı:
İ

İhsan Aktaş Meali

167 , 168, 169. Ve (Resulüm!) Onlar (o putperestler), daha önce (seni elçi yapmadan önce) şunu da söylüyorlardı: Eğer öncekilerden (atalarımızdan) bize tevarüs edilen (ilahi) bir zikir (kitap) devralmış olsaydık, “Hiç kuşkusuz Allah’ın ihlasa erdirilmiş has kulları biz olurduk.”*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ateşe girenler şöyle söyleyecekler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

167, 169. Gerçi müşrikler «— Yanımızda evvelkilerden kalmış bir Kitap bulunsaydı biz de Allah/ın halis ve muhlis kulları olurduk» demişlerdir.
İ

İsmail Yakıt

Gerçi onlar/müşrikler şöyle diyorlardı:
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Tanımazlar şunu da kesin olarak söylemişlerdi:
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, şöyle diyorlardı:

Sâffât Suresi 167. Ayet Meali ve Tefsiri

Sâffât Suresi 167. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sâffât Suresi 167. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sâffât Suresi 167. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sâffât Suresi 167. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim