23 Mü’minûn Suresi

Mekki 118 Ayet
سُورَةُ المؤمنون 
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
2

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
3

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
4

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ki, zekâtı öderler.
5

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ki, ırzlarını korurlar.
6

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
7

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
8

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
9

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.
10

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
11

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
12

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
13

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.
14

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra bu az suyu “alaka”[381] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[382] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!
15

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.
16

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.
17

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık.[383] Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.
18

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.
19

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.
20

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yine o su ile Sîna dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.
21

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.
22

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.
23

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmaz mısınız?” dedi.
24

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine kendi kavminden inkâr eden ileri gelenler şöyle dediler: “Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.”
25

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz.”
26

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Nûh), “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” dedi.
27

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine Nûh’a, “Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap” diye vahyettik. “Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nûh’a) dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”[384]
28

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: “Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a hamd olsun” de.
29

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yine de ki: “Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın.”
30

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
31

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra onların (Nûh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.
32

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara, kendilerinden, “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur, hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
33

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
34

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız.”
35

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O, öldüğünüz, toprak ve kemik hâline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?”
36

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Hâlbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!”
37

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”
38

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bu, Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.”
39

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O peygamber, “Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!” dedi.
40

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, “Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!” dedi.
41

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını hâline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!
42

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.
43

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
44

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helâk ettik ve onları birer ibretli hikâye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!
45

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
46

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
47

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bu yüzden, “Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız” dediler.
48

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helâk edilenlerden oldular.
49

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, hidayete ersinler diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.
50

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Meryem oğlu İsa’yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
51

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.
52

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bu (İslâm), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.
53

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
54

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!
55

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
56

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
57

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
58

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Rablerinin âyetlerine inananlar,
59

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Rablerine ortak koşmayanlar,
60

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
61

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
62

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
63

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak kâfirlerin kalbleri bu Kur’an’a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
64

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.
65

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.
66

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

66,67. Çünkü âyetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
67

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

66,67. Çünkü âyetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
68

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar bu sözü (Kur’an’ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
69

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?
70

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa “O cinnet getirmiş” mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Hâlbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.
71

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur’an’ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.
72

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
73

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
74

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.
75

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
76

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O’na yalvarıp yakarmadılar.
77

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.
78

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
79

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sadece O’nun huzurunda toplanacaksınız.
80

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O’na aittir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
81

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hayır onlar, öncekilerin söyledikleri sözler gibi sözler ettiler.
82

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?”
83

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.
84

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin: Yer ve yerde bulunanlar kime aittir?”
85

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?” de.
86

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş’ın Rabbi kimdir?”
87

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
88

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?”
89

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de.
90

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
91

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
92

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
93

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

93,94. De ki: “Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma.”
94

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

93,94. De ki: “Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma.”
95

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
96

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz.
97

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.”
98

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.”
99

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

99,100. Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
100

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

99,100. Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
101

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sûr’a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy-sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.
102

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
103

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır.
104

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
105

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, “Âyetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?” der.
106

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar da şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk.”
107

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz.”
108

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, ”Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!” der.
109

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kullarımdan, “Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın” diyen bir grup var idi.
110

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
111

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükâfatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
112

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, (inkârcılara) “Yeryüzünde kaç sene kaldınız?” diye sorar.
113

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, “Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor” derler.
114

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”
115

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
116

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O’ndan başka hiç ilâh yoktur. O, şerefli ve yüce Arş’ın Rabbidir.
117

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı hâlde Allah ile birlikte başka bir ilâha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kâfirler asla kurtuluşa eremezler.
118

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!”

Mü’minûn Suresi Hakkında ve Okunuşu

Mü’minûn Suresi oku ve mealini incele. Kur'an-ı Kerim'in önemli surelerinden biri olan Mü’minûn Suresi'nin Arapça okunuşu ile Diyanet ve saygın İslam alimlerinin Türkçe mealleri bu sayfada yer almaktadır. Mü’minûn Suresi dinle seçeneğiyle ayetleri sesli olarak dinleyebilir, telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.

Toplam 118 ayetten oluşan bu sure, okuyanlara derin manevi feyizler sunar. Mü’minûn Suresi fazileti, tefsiri ve anlamı hakkında daha fazla bilgi edinmek için ayetlerin detaylarına tıklayabilir, farklı çevirileri karşılaştırarak ilahi mesajları daha iyi idrak edebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim