Sureye Dön

Mü’minûn Suresi Suresi, 100. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Belki iyi işler işlerim ve zayi ettiğim ömrü telafi ederim. Hayır, boş bir söz, onun söylediği söz. Onların önlerinde, diriltilip mezarlarından çıkarılacakları günedek bir berzah var.
A

Abdullah Parlıyan Meali

ki, terkettiğim dünyada belki de yararlı bir iş yaparım…” Hayır, bu onun söylediği boş ve anlamsız bir sözden ibarettir. Çünkü dünyayı terketmiş olanların ardında, yeniden diriltilecekleri güne kadar aşılması imkansız bir engel vardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Ki, geride bıraktığım (dünya)da (terk edip yapmadığım) salih amellerde bulunayım.” (diye yalvarıverir. Ancak) Asla ve hayır! Çünkü gerçekten bu sadece (samimiyetsiz) bir sözdür ki, bunu da kendisi (ancak dara düşünce) söylemektedir. Onların önlerinde, (yeniden) diriltilip kaldırılacakları güne kadar (geri dönmekten alıkoyan) bir engel (berzah) vardır.
A

Ahmet Tekin Meali

“Boşa vakit geçirdiğim dünyada Allah'ın birliğini kabul ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçireyim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayayım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olayım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyeyim.” der. Hayır, onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir. Onların, yeniden diriltilecekleri güne kadar, geriye, hayata dönmelerini engelleyen bir Berzah âlemi vardır.
A

Ahmet Varol Meali

Olur ki terkettiğim (dünya)da iyi işler işlerim." Hayır. Bu sadece onun söylediği bir sözdür. Önlerinde diriltilecekleri güne kadar (duracak) bir engel vardır.
A

Ali Bulaç Meali

'Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım.' Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Tâ ki, ben terk ettiğim imanı yerine getirib salih bir amelde bulunayım.” Hayır (artık dünyaya dönülmez), müşriklerden her birinin söylediği bu sözler, söyleyene ait faydasız bir lâfdır. Önlerinde ise bir mezar vardır; diriltilecekleri güne kadar oradadırlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Belki, ayrıldığım dünyada yararlı işler yaparım” der. Hayır! (O gelemeyecektir.) Bu, yalnızca söylediği bir sözdür. Ve arkalarında dirilecekleri güne kadar (dünyaya gelmemek için) bir engel vardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Tâ ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş yapayım.” Hayır! Onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar süren bir engel vardır.[359]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bıraktığım yolda onat işler göreyim»; Hayır! Hayır! Bu onun söylemiş olduğu bir söz, dirilecek güne değin onların altlarında bir uçurum var
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bəlkə, (indiyə qədər) zay etdiyim ömrüm müqabilində yaxşı bir iş görüm! (Yaxud, bu günə qədər tərk etdiyim imana qayıdıb saleh bir əməl edim!) Xeyr, bu onun dediyi boş (faydasız) bir sözdür. Onların önündə dirilib (haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda) duracaqları günə (qiyamət gününə) qədər maneə (öldükdən sonra qiyamətədək qalacaqları bərzəx aləmi) vardır.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Gönderin ki,) arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.” Hayır, hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, (kıyamette) tekrar diriltilecekleri güne kadar (geri gelmelerine mâni olacak) bir berzah vardır.
C

Cemil Said (1924)

99, 100. Di ki: "Kâfir ölüm geldiği vakit "Yâ rabbî beni dünyâya ’avdet itdir. İhmâl iylediğim a’mâl-i sâlihayı icrâ ideyim" dir. Alacağı cevâb "Aslâ" kelimesinden ’ibâretdir ve tekrâr dirilecekleri güne kadar girilerinde bir sed hâsıl olacakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

«Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım.» Hayır! Bu onun ağzından çıkan (boş) bir laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

99,100. Onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim" der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

99,100. Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Belki ben o baktığımda salih bir amel işlerim, hayır hayır! O bir kelimedir ki onu o söyler, ötelerinden ise bir berzah vardır, tâ ba's olunacakları güne kadar
E

Emrah Demiryent Meali

99-100. Nihâyet, onlardan (kâfirlerden) birisine ölüm geldiği zaman, (yalvarıp) der ki: “Rabbim, beni (dünya hayatına) geri gönder. (Ki) geride bıraktığım dünyada, (îmân sahibi olayım ve) iyi işler yapayım” Hayır! Bu (yalvarış ve temenni) onun ağzından çıkan boş ve anlamsız bir sözden başka bir şey değildir! Onların, önlerinde (yeniden) diriltilecekleri güne kadar, (dünya hayatına dönmelerini engelleyen) bir berzâh (âlemi) vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Böylece ihmal ettiğim salih¹ işleri yaparım. Hayır! Kuşkusuz onun söylediği kesinlikle boş bir sözden ibarettir. Onların tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında² bir berzah³ vardır.
E

Eski Anadolu Türkçesi

99-100. tā ķaçan kim gele birine anlaruñ ya'nį kāfirlerüñ ölüm eyide iy çalabum döndürüñ beni. ola kim işleyem eyü işi, ķoduġumda żāyi' eyledügümde” degül eyle bayıķ ol söz ol eyidicisidür anuñ. daħı anlaruñ ileyinde araya girici vardur ya'nį ölümden ḥaşra degin vaķt ol güne degin kim ķoparılalar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Tâki ben zaayi' etdiğim (ömrüm) mukaabilinde iyi amel (ve hareket) de bulunayım». Hayır, onun söylediği bu söz (hakıykatde) boş lâfdan ibâretdir, önlerinde ise diriltilib kaldırılacakları güne kadar (kalmalarına mâni) bir engel vardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Böylece terk ettiğim salih amelleri yapayım." Hayır, o sadece söylediği (boş) bir sözdür. Onların önlerinde, diriltilecekleri güne kadar bir berzah (:engel) vardır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

99,100. Nihâyet onlardan (o müşriklerden) birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim! Beni geri gönder! Umulur ki ben, terk ettiğim (dünya)da sâlih bir amel işlerim” der. Hayır! Doğrusu o sâdece (boş) bir lâftır, onu söyleyen kendisidir. Artık onların önlerinde, tekrar diriltilecekleri güne kadar (hiçbir şekilde dünyaya dönemeyecekleri) bir perde (olan kabir hayâtı) vardır.
K

Kadri Çelik Meali

“Böylece belki geride bıraktığım dünyada salih amellerde bulunurum.” Asla, gerçekten bu yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir berzah vardır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

99-100. Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, “Rabbim! Beni geri gönder de, geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım” der. Hayır! Onun söylediği bu söz boş laftan ibarettir. Önlerinde, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
M

M. Pickthall (English)

That I may do right in that which I have left behind! But nay! It is but a word that he speaketh; and behind them is a barrier until the day when they are raised.
M

Mahmut Kısa Meali

Ki, bugüne kadar hep ihmalkârlık ettiğim ve “Nasıl olsa yarın yaparım!” diye ertelediğim konularda, Senin emrine uygun olarak iyilikler yapayım da hatâlarımı telâfî edeyim!
Hayır, öyle şey olmaz! Bu beklenti, onun ağzından çıkan boş ve anlamsız bir sözden başka bir şey değildir! Çünkü ona zaten yeterince süre verilmişti. O hâlde, insanlar bir daha asla dünyaya geri dönemeyecekler. Çünkü, onlarla hayat arasında, yeniden diriltilecekleri Güne kadar dünyaya dönmelerine izin vermeyen bir engel vardır!
M

Mahmut Özdemir Meali

Umulur ki ben, terk edip ayrıldığım orada salih amel işlerim (iyi iş yaparım). Hayır, hayır!
O (söz), onun söyleyeceği bir sözdür.
Onların ötesinden, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah (engel / aralık) vardır.
M

Mehmet Okuyan Meali

“Belki terk ettiğim (dünya)da iyi iş(ler) yaparım!” [*] Hayır! Söylediği bu söz, (boş) laftan ibarettir. Onların arkasında diriltilecekleri güne kadar bir engel vardır. [*]
M

Mehmet Türk Meali

“(daha önce) ihmâl ettiğim konularda iyi işler işleyeyim.”¹ (der.) Hayır; bu söylediği, sadece kendi lafıdır.² Yeniden dirilecekleri güne kadar onların arkalarında (geri dönülmez) bir engel³ vardır.
M

Mehmet Çakır Meali

" Kalan ömrümde iyi işler yapayım. " diyecek. Ne yazık bu söz, söylendiği ile kalır. Çünkü önlerinde, diriltilecekleri güne kadar devam edecek uzun bir kabir hayatı vardır...
M

Mehmet Çoban Meali

"Böylelikle terk ettiğim dünyada yararlı iş yapayım!" Hayır! Şüphesiz bu onun söylediği bir sözdür. Onların önünde diriltilecekleri güne kadar bir perde vardır.
M

Muhammed Esed Meali

de [daha önce] gözardı ettiğim konularda ⁶¹ dürüst ve erdemli işler göreyim!” Yoo, onun söylediği, şüphesiz, yalnızca [boş ve anlamsız] bir sözden ibarettir; çünkü [bir kere dünyayı terk etmiş bulunanların] ardında, yeniden diriltilecekleri Gün’e kadar [aşılması imkansız] bir [ölüm] engeli bulunmaktadır!
M

Mustafa Çavdar Meali

“Belki de terk ettiğim iyi ve güzel işler yaparım”. “Hayır, o sadece söyleyenin bir kelimesidir. Artık onların gerisinde yeniden diriliş gününe kadar aşamayacakları bir engel vardır. 2/12, 35/37, 39/58
M

Mustafa İslamoğlu Meali

belki ben, daha önce yapmadıklarımın yerine doğru dürüst işler yaparım!” Kesinlikle hayır! Çünkü onun dile getirdiği, sadece muhatabı etkilemek için sarf edilmiş bir laftır;[²⁹⁵⁵] nitekim böylelerinin arkalarında, dirilecekleri güne kadar (aşamayacakları) bir engel vardır![²⁹⁵⁶]
O

Orhan Kuntman Meali

"Ki terk ettiğim dünyada sâlih ameller işleyeyim (mümin kullarından olayım)" diye yalvarır. Hayır. Onun bu yalvarması (asla kabul olunmayacak) boş bir temenniden ibarettir. (Çünkü) Onların önlerinde; diriltip kaldırılacakları güne kadar bir engel vardır! (Kabirlerinde kıyamete dek kalacaklardır, geriye dünyaya dönmek ise asla mümkün değildir.)
O

Osman Fırat Meali

(Ve der ki) "Belki terk ettiğim her şey için iyi işlerde bulunurum." Elbette bu onun söylediği bir sözdür ve tekrar dirilme gününe kadar onların geriye (dönüşe) bir berzah/engel vardır.
S

Sardorxon Jahongir

Shoyad, men tark etgan dunyodagi yerimda yaxshi amal qilsam, – deydi. Yo‘‎q, u aslo dunyoga qaytarilmaydi. Albatta, bu quruq gap bo‘‎lib, u buni gapiruvchi, xolos. Ularning ortida, to qayta tiriladigan kunlarigacha, ikki dunyo o‘‎rtasini to‘‎sib turadigan bir to‘‎siq bordir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ola kim ben ‘amel‐i ṣāliḥ işleyem, ben żāyi‘ eyledügüm ‘ömrde, diye. Eyledegüldür, ol bir kelime, ol anı söyler. Daḫı anlaruñ ileyinde ḥicāb vardur olgüne degin kim girü dirileler.
S

Suat Yıldırım Meali

99, 100. Âhireti inkâr edenlerden birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman: “Ya Rabbî! ” der, “ne olur beni dünyaya geri gönderin, ta ki zayi ettiğim ömrümü telafi edip iyi işler yapayım. ”Hayır, hayır! Bu onun söylediği mânasız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, artık, diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır. [32, 12; 6, 27 63, 10-11; 14, 44; 7, 53; 42, 44; 40, 11]
S

Süleyman Ateş Meali

Ki terk ettiğim dünyada yararlı bir iş yapayım. Hayır, bu onun söylediği bir sözdür. Önlerinde ta diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Orada terk iylediğim şeylerle a'mâl-i sâliha işleyeyim" dir. Bu mümkün değildir. Bunun söylediği söz beyhûde bir sözdür. Onların arkalarında, ba's olunacakları güne kadar bir berzah (kabir) vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Terk ettiğim dünyada belki iyi bir iş yaparım”. “Hayır asla; o onun söyleyeceği sözdür. Önlerinde yeniden dirilecekleri güne kadar bir engel vardır.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Döndürün ki, o arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım." Hayır, bir kelime ki bu, o söyler onu. Ötelerinde, dirilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
Y

Yusuf Ali (English)

"In order that I may work righteousness in the things(2938) I neglected." - "By no means! It is but a word he says."-(2939) Before them is a Partition(2940) till the Day they are raised up.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Belki ben terkettiğim şey hususunda bir sâlih amel işlerim.» Hayır. Bu bir lâkırdıdır ki bunu söyleyen odur ve onların önlerinde ba's olunacakları güne kadar bir hâil vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Tâ ki bıraktığım yerde güzel bir iş yapayım.” Asla! Bu söylediği boş bir sözden ibarettir. Zaten arkalarında, yeniden diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine imkân vermeyen bir engel vardır.
İ

İhsan Aktaş Meali

"Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım."Hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Oysa (dünyadan ayrılanların) arkalarında, yeniden diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine imkân vermeyen bir berzah (engel) vardır.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Daha önce terk ettiğim, yapılması gereken doğru işleri yapayım” der. Hayır, bu söyledikleri onun sözlerinden başka bir şey değil. Bu geri dönme istekleri ile onların arasında yeniden dirilme gününe kadar bir engel vardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

99, 100. Nihayet onların birine ölüm gelince, Yâ Rab! «— Beni dünyâya döndür, olabilir ki bu defa zâyi ettiğim ömür mukabelesinde [³] iyi amel işlerim.» der. Yok, yok bu, onun söylediği bir sözdür [⁴]. Onların önlerinde tekrar dirilecekleri güne kadar bir engel vardır ki dünyaya dönemezler.
İ

İsmail Yakıt

“Terk ettiğim orada/dünyada belki iyi ve yararlı [sâlih] işler yaparım.” Asla! [kellâ], Bu kendisine ait boş bir lâftır/sözdür [kelime]. Onların arkasında yeniden diriltilecekleri güne kadar (dönmelerine mani) bir engel [berzah] vardır.¹⁵
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Orada işlemediğim iyilikleri işlemiş olayım." Yok, öyle değil. Onun söylediği boş bir sözdür. Onların önlerinde yeniden dirilecekleri güne kadar bir engel vardır, geri dönemezler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Belki ben, terkettiğim doğru işleri yaparım. Asla, o sadece söyleyenin bir sözüdür. Onların arkalarında yeniden diriltilecekeri güne kadar bir engel vardır.

Mü’minûn Suresi 100. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’minûn Suresi 100. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’minûn Suresi 100. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’minûn Suresi 100. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’minûn Suresi 100. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim