Sureye Dön

Mü’minûn Suresi Suresi, 71. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gerçek Tanrı, onların dileklerine uysaydı elbette gökler de bozulurgiderdi, yeryüzü de, onlarda olan varlıklar da. Hayır, biz onlara kendi yüceliklerini getirdik, gösterdik, fakat onlar kendi yüceliklerinden de yüz çevirmedeler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Eğer gerçek olan Allah, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer, içindekilerle beraber yıkılır giderdi. Hayır, biz onlara şeref getiren, öğüt veren bir kitap verdik de, onlar bu şereften yüz çeviriyorlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Şayet Hakk, onların hevâ (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı; mutlaka, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey fesada uğrayıp) bütün dengeler bozuluverecekti. Hayır, Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini (kurtuluş çarelerini) getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çevirmektedirler.
A

Ahmet Tekin Meali

Eğer bu hak kitap, onların şahsî arzu ve ihtiraslarına uysaydı, göklerin, yerin ve bunlarda bulunan akıllı ve sorumlu varlıkların dengesi, düzeni kesinlikle bozulurdu. Aslında, biz onlara, şan ve şereflerine vesile olan övünç kaynağı Kur'ân'larını getirdik. Fakat onlar kendi övünç kaynakları Kur'ân'larına, kendi şereflerine sırt çeviriyorlar, Kur'ân'ın öğretilmesine, Kur'ân'daki ilkelerin yaşanmasına engel tedbirler alıyorlar.
A

Ahmet Varol Meali

Eğer hak onların arzularına uysaydı gökler, yer ve bunların içindekiler bozulurdu. Hayır biz onlara kendi şereflerini getirdik ama onlar şereflerinden yüz çeviriyorlar.
A

Ali Bulaç Meali

Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) bozulmaya uğrardı. Hayır, biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Eğer Allah, onların keyflerine tabi olsaydı, göklerle yer ve bunlarda bulunan kimseler muhakkak fesada uğrardı (âlem bozulurdu). Hayır, biz onlara, izzet ve şerefleri olan Kur'an'larını getirdik de onlar, şereflerinden yüz çeviriyorlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer Hak, onların heva ve heveslerine uymuş olsaydı, gökler, yer ve onlardaki kişiler bozulmuş olacaktı. Hayır! Biz hayatlarının düzeni için lazım olacak bütün bilgileri (zikri) onlara verdik. Onlar ise, o bilgi ve mesajlardan yüz çeviriyorlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Eğer hak, onların arzularına uysaydı, elbette gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik, fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiler.[358]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Hak onların havasına uysaydı, göklerde de, yerde de, bu ikisi içerisinde olan da, herhalde bozulurdu; bizse onlara öğüt getirdik, onlarsa öğütten yüz döndürürler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Əgər haqq (Qur’an) onların nəfslərinin istəklərinə tabe olsaydı (və ya Allah onların istədikləri kimi hərəkət etsəydi), göylər, yer və onlarda olanlar (bütün məxluqat) korlanıb gedərdi (aləm bir-birinə qarışıb nizamı pozulardı). Xeyr, Biz (müşriklərə) onlar üçün öyüd-nəsihət (və Peyğəmbər öz qövmlərindən olduğu üçün şərəf olan Qur’anı) gətirdik, onlar isə özlərinə edilən öyüd-nəsihətdən (və şərəflərindən) üz döndərirlər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Eğer Hak onların istek ve arzularına uysaydı, muhakkak ki göklerin, yerin ve gökler ile yerde bulunan tüm varlıkların düzeni bozulurdu. Biz onlara şereflerine vesile olacak olan Kur’an’ı ulaştırdık, onlar ise kendilerine şeref verecek bu Kur’an’dan yüz çevirdiler.
C

Cemil Said (1924)

Hakîkat ânların arzularını ta’kîb ide idi semâvât ve arz içinde bulunanlar herc ü merce uğrardı. Biz ânlara ihtârda bulunduk fakat uzak kaçıyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur’an’ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunan kimseler bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirirler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Eğer hak onların keyflerine tâbi' olsa idi Semavât ve Arz ve bunlardaki kimseler kat'ıyyen fâsid olurdu, hayır, biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar zikirlerinden ı'raz ediyorlar
E

Emrah Demiryent Meali

*(Farz-ı muhâl) eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara zikirlerini (îmân ettikleri takdirde, şan ve şeref sahibi olmalarına vesile olacak olan, Kur’ân’ı) getirdik. Onlar ise bu zikirlerinden (Kur’ân’dan) yüz çeviriyorlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer Hakk¹ onların hevalarına² göre belirlenseydi gökler, yer ve onların içindekiler bozguna uğrardı. Hayır, faydalarına olacak zikirlerini³ getirdik. Ne var ki onlar faydalarına olan zikirden³ yüz çevirenlerdir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger uysadı ḥaķ göñülleri dilegine anlaruñ fesāda varay-ıdı gökler daħı yir daħı her kim anlardadur. belki getürdük anlara añmaķlıķlarını ya'nį ķur’ān pes anlar añmaķlıķlarından yüz döndüricilerdür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Eğer Hak onların hevâ (ve heves) lerine tâbi' olsaydı göklerde, yerde ve bunların içinde bulunan kimseler muhakkak ki fesada uğrar (nizaamından çıkar) dı. Hayır, biz onlara (ancak) zikir (ve şeref) lerini getirdik. Onlarsa kendilerinin (bu) zikrinden yüz çeviricidirler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eğer hak onların hevalarına uysaydı gökler, yer ve içindekiler kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini (:hatırlatma) getirdik fakat onlar zikirlerinden sırt çeviriyorlar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Eğer hak, onların nefislerinin arzularına uysaydı, elbette gökler, yer ve bunların içinde bulunanlar bozulup giderdi.(1) Hayır! Onlara zikirlerini (içinde şan ve şerefleri olan Kur'ân'ı) getirdik; fakat onlar kendi şereflerinden yüz çevirenlerdir.
K

Kadri Çelik Meali

Eğer hak, onların hevalarına uyacak olsaydı hiç tartışmasız gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) bozulmaya uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini (uyarıcı Kur'an'ı) getirmiş bulunmaktayız, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çevirmektedirler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Eğer hak onların keyfî arzularına uysaydı muhakkak ki gökler, yer ve bunlarda bulunanların düzeni bozulurdu. Hayır! Biz onlara şan ve şereflerini getirdik, fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirmektedirler.
M

M. Pickthall (English)

And if the Truth had followed their desires, verily the heavens and the earth and whosoever is therein had been corrupted. Nay, We have brought them their Reminder, but from their Reminder they now turn away.
M

Mahmut Kısa Meali

Eğer hak, onların arzu ve heveslerine uysaydı ve varlık kanunları onların emelleri doğrultusunda şekillenmiş olsaydı; bütün gökler, yeryüzü ve içindekiler tamamen yozlaşarak bozulur giderdi! Hayır; hak, bâtılın peşinden gitmez! Bu yüzden Biz onlara, mükemmel bir toplum oluşturabilmek için ihtiyaç duydukları her türlü hikmet, öğüt, uyarı ve ibret derslerini içerisinde barındıran, muhteşem bir kitap gönderdik. Fakat onlar, kendilerineonur, itibar ve yücelik kazandıracak olan bu uyarıcı kitaptan yüz çeviriyorlar.
M

Mahmut Özdemir Meali

Hakk onların hevâlarına uysaydı, Yer, Gökler ve bunların içindeki kimseler elbette fesada uğrardı / bozulurdu.
Ne var ki onlara zikirlerini getirdik; onlar ise kendi zikirlerinden (kitaplarından) yüz çevirenlerdir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Gerçek onların isteklerine uysaydı, gökler, yer ve bunlarda bulunanlar bozulup giderdi. [*] Hayır! Biz onlara [zikir]lerini (Kur’an’ı) getirdik; (fakat) onlar (gerçeği) hatırlamalarından yüz çevirenlerdir.
M

Mehmet Türk Meali

Eğer hakkın¹ (sahibi olan Allah,) onların arzularına uyacak olsaydı gökler, yer ve onlarda bulunanlar kesinlikle alt üst olurdu. Hayır! Biz (aslında) onlara içerisinde (gündemlerini oluşturacak) kitaplarını getirdik. Fakat onlar, kendi kitaplarından yüz çeviriyorlar.²
M

Mehmet Çakır Meali

Eğer doğru, onların keyfine göre olsaydı, göklerin, yerin ve orada bulunan her şeyin dengesi altüst olurdu. Aslında biz bu Kitapla onlara şeref getirdik, onlar ise, bu şerefi reddediyorlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Eğer gönderdiğimiz ayetler onların arzularına uysaydı; gökler, yeryüzü ve ikisinin arasında bulunanlar bozulur giderdi. Çünkü onlar ancak fitne fücurdan ve düzeni bozmaktan hoşlanıyor. Hayır! Onları hem dünyada hem ahirette şana şerefe ulaştıracak ayetleri gönderdik! Onlar kendilerine sunulan bu nimete yüz çeviriyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

Fakat, gerçek ⁴¹ onların arzu ve emellerine uyacak olsaydı, şüphesiz gökler ve yer içindekilerle beraber yıkılır giderdi! ⁴² Oysa, Biz [bu ilahî mesajda] onlara akılda tutmaları gereken her şeyi ⁴³ ulaştırdık; ne var ki, kendilerine bahşedilen bu hatırlatıcı mesajdan [umursamazlıkla] yüz çevirdiler!
M

Mustafa Çavdar Meali

Eğer hak onların arzu ve heveslerine uymuş olsaydı, gökler, yer ve içindekiler fesada uğrar, evrende düzen bozulurdu, aslında biz onlara şeref ve itibar kaynağı olan bir kitap getirdik fakat onlar bu Kuran’dan yüz çeviriyorlar. 21/10- 22
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ama eğer hakikat onların keyiflerine tâbi olsaydı, gökler, yer ve içindekiler mahvolur giderdi. Aksine, Biz onlara, kendi (insanlık) şeref ve onurlarını hatırlattık, fakat onlar kendi şereflerini hatırlamaktan yüz çevirdiler.[²⁹⁴²]
O

Orhan Kuntman Meali

Şayet hak (Kur'an'ın hak beyanatı) onların heveslerine uysaydı; elbette gökler, yer ve bunlarda olanlar fesada uğrardı. (Bozulup giderdi) Hayır!.. Biz, onlara şeref kazandıracak Kur'an'ı getirdik, ama onlar ondan yüz çeviriyorlar.
O

Osman Fırat Meali

Eğer hak/gerçek olan onların arzularına tabi olsaydı, o zaman gökler ve yer ve onlarda kim varsa hepsi fesada uğrar giderdi; aksine onlara zikirlerini (başlarına gelecekleri hatırlatıcı Kur’an’ı) verdik ve onlar zikirlerinden/Kur’an’dan yüz çeviriyorlar.
S

Sardorxon Jahongir

Agar haqiqat ularning havoyi nafslariga ergashganda edi, shubhasiz, osmonlar, Yer va ulardagi bor jonzot buzilib, halok bo‘‎lib ketgan bo‘‎lar edi. Yo‘‎q, Biz ular uchun eslatmalarini keltirdik, ular esa, o‘‎zlariga kelgan eslatmalaridan yuz o‘‎giruvchidirlar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger Ḥaḳ uysa‐y‐dı anlaruñ hevāsına, fesāda varurdı gökler ve yirler için‐dekileri daḫı. Bel ki virdük anlara ögütlerini. Pes anlar ögütlerinden yüzdönderürler.
S

Suat Yıldırım Meali

Fakat gerçek onların keyiflerine tâbi olsaydı göklerin de, yerin de, oralarda yaşayanların da düzenleri bozulur, yıkılıp giderlerdi. Halbuki Biz onlara şan ve şeref getiren, öğüt veren kitap verdik ama, ne var ki onlar bu dersten yüz çeviriyorlar. [43, 31; 44; 21, 50; 17, 100; 4, 53]
S

Süleyman Ateş Meali

Eğer hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yer ve bunların içinde bulunan kimseler bozulur, giderdi. Biz onlara Zikir'lerini getirdik fakat onlar, Zikirlerinden yüz çeviriyorlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer hak onların hevâsına tâbi' olsa gökler ve yer ve onlarda olanlar fesâda uğrarlardı. Belki biz onlara va'az ve nasîhat içün kitâb gönderdik. Onlar kendilerine idilen va'az ve nasîhatden i'râz iderler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Eğer doğru onların arzularına göre şekillenseydi göklerin, yerin ve onlarda olan kimselerin düzeni bozulurdu. Onlar içlerindeki zikri, doğru bilgiyi getirdik. Onlar kendi doğrularından kaçınıyorlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Eğer hak onların keyiflerine uysaydı, gökler de yer de bunların içindekiler de kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini/Kur'anlarını getirdik ama onlar zikirlerinden/Kur'anlarından yüz çeviriyorlar.
Y

Yusuf Ali (English)

If the Truth had been in accord with their desires, truly the heavens and the earth, and all beings therein would have been in confusion(2919) and corruption! Nay, We have sent them their admonition, but they turn away from their admonition.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Eğer Hak onların hevâlarına uyacak olsa idi elbette gökler ve yer ve onlarda olanlar fesada uğramış olurdu. Hayır... Biz onlara (şereflerine vesile olacak olan) Kur'an'ı getirdik, onlar ise (kendi vesile-i şerefleri) olan Kur'an'dan yüz çevirenlerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Eğer hak onların heveslerine tâbi olsaydı, gökler, yer ve onlarda olanlar fesada uğrar giderdi. Aslında Biz onlara şereflerini getirdik; onlar ise kendilerine şeref vesilesi olacak şeyden yüz çeviriyorlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

Eğer hak (gerçek) onların arzularına uysaydı (arzu ettikleri gibi olsaydı), bu takdirde hiç kuşkusuz gökler de, yer de, oralarda yaşayanlar da (kaosa girip düzenleri) bozulur ve yok olur giderlerdi. Oysa biz onlara zikirlerini (onlara öğüt veren, hakkı açıklayan şan ve şereflerine vesile olan, dini, ahlaki, iktisadi, sosyal, siyasi, hukuki ve tüm insanı değer ve prensiplerinini kapsayan Kur’an’ı) ulaştırmış bulunmaktayız, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çevirmektedirler.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Eğer hak (doğrular) onların arzu ettikleri gibi olsaydı, gökler, yeryüzü ve yeryüzünde olanlar fesada uğrardı. Hâlbuki onların bildiği bir öğüdü onlara getirdik, ancak bu öğütten yüz çeviriyorlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Eğer hak [¹¹] onların hevesatına tâbi olsaydı göklerin, yerin ve içinde bulunanların nizamı bozulurdu. Hayır, biz onlara şereflerini zikreder Kur/an [¹²] getirdik, onlar ise o Kur/an/dan yüz çeviriyorlar.
İ

İsmail Yakıt

Şayet gerçek, onların arzu ve heveslerine [hevâ] tabi olacak olsaydı, gökler, yer ve onların içinde olanlar bozulup/ifsat olup giderlerdi. Bilakis Biz onların zikirlerini/ Kur’an’ı getirdik. Fakat onlar zikirlerinden/Kur’an’dan yüz çeviriyorlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Eğer doğru onların dürtülerine uymuş olsaydı yerler, gökler, bunların içinde olanlar hepsi besbelli ki karmakarış olurdu. Yok, Biz onlara öğüt kitaplarını getirdik. Onlar ise bu öğüt kitaplarından yüzçevirdiler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Eğer hak onların keyfine uysaydı; gökler, yer ve her ikisinin de içindekiler bozulup giderdi. Oysa, biz onlara uyarılarını verdik. Fakat, onlar uyarılarından yüz çeviriyorlar.

Mü’minûn Suresi 71. Ayet Meali ve Tefsiri

Mü’minûn Suresi 71. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mü’minûn Suresi 71. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mü’minûn Suresi 71. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mü’minûn Suresi 71. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim