38 Sâd Suresi

Mekki 88 Ayet
سُورَةُ صٓ 
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sâd.[461] O şanlı, şerefli Kur’an’a andolsun (ki o, Allah sözüdür).
2

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Fakat inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
3

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.
4

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu, yalancı bir sihirbazdır.”
5

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İlâhları bir tek ilâh mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!”
6

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
7

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
8

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
9

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
10

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)
11

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, çeşitli gruplardan oluşmuş ve şuracıkta bozguna uğrayacak derme çatma bir ordudur.
12

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

12,13. Onlardan önce de Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi[462] Firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
13

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

12,13. Onlardan önce de Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi[462] Firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
14

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
15

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
16

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!”
17

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla. O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
18

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.
19

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.
20

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz Davud’un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler.
23

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İçlerinden biri şöyle dedi: “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”
24

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
25

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ona dedik ki: “Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.”
27

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkâr edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkâr edenlerin hâline!
28

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yoksa biz iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkan arsızlar gibi mi tutacağız?
29

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.
30

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dâvûd’a Süleyman’ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
31

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.
32

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
33

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
34

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, biz Süleyman’ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık.[464] Sonra tövbe edip bize yöneldi.
35

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Süleyman, “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye lâyık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” dedi.
36

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Rüzgâr, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.
37

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

37,38. Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.
38

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

37,38. Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.
39

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme” dedik.
40

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
41

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbine, “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye seslenmişti.
42

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz de ona, “Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içecek soğuk bir su” dedik.
43

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik.
44

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.”[465] Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
45

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) Güçlü ve basiretli kullarımız İbrahim’i, İshak’ı ve Yakub’u da an.
46

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz biz onları, ahiret yurdunu düşünme özelliği ile (temizleyip) ihlâslı kimseler kıldık.
47

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz onlar, bizim katımızda hayırlı, seçkin kimselerdendir.
48

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) İsmail, el-Yesa’ ve Zülkifl’i de an. Onların her biri iyi kimselerdi.
49

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

49,50. Bu bir öğüttür. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
50

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

49,50. Bu bir öğüttür. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
51

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.
52

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.
53

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.
54

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
55

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

55,56. İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
56

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

55,56. İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
57

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.
58

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O azaba benzer çeşit çeşit başka azaplar da vardır.
63

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
64

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bu, cehennemliklerin birbirleriyle çekişmesi kesin bir gerçektir.
65

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) De ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım. Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan bir Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.”
66

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”
67

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Bu Kur’an, büyük bir haberdir.”
68

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.”
69

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Aralarında tartıştıkları sırada, yüce topluluğa (ileri gelen melekler topluluğuna) dair benim hiçbir bilgim yoktu.”
70

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
71

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”
72

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
73

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken bütün melekler topluca saygı ile eğildiler.
74

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
75

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?” dedi.
76

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İblis, “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi.
77

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, şöyle dedi: “Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun.”
78

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz benim lânetim hesap ve ceza gününe kadar senin üzerinedir.”
79

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İblis, “Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi.
80

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

80,81. Allah, şöyle dedi: “Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin.”
81

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

80,81. Allah, şöyle dedi: “Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin.”
82

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
83

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
84

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, şöyle dedi: “İşte bu gerçektir. Ben de gerçeği söylüyorum:”
59

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Kendi aralarında şöyle derler:) “İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir.”
60

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.
61

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.”
62

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yine şöyle derler: “Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?”
85

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.”
86

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) De ki: “Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim.”
87

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
88

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”

Sâd Suresi Hakkında ve Okunuşu

Sâd Suresi oku ve mealini incele. Kur'an-ı Kerim'in önemli surelerinden biri olan Sâd Suresi'nin Arapça okunuşu ile Diyanet ve saygın İslam alimlerinin Türkçe mealleri bu sayfada yer almaktadır. Sâd Suresi dinle seçeneğiyle ayetleri sesli olarak dinleyebilir, telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.

Toplam 88 ayetten oluşan bu sure, okuyanlara derin manevi feyizler sunar. Sâd Suresi fazileti, tefsiri ve anlamı hakkında daha fazla bilgi edinmek için ayetlerin detaylarına tıklayabilir, farklı çevirileri karşılaştırarak ilahi mesajları daha iyi idrak edebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim