Onları alaya alırdururduk, yoksa gözümüzden mi kaçtılar?
A
Abdullah Parlıyan Meali
Kendileriyle alay ettiğimiz kişiler yoksa onlar burada da, biz mi göremiyoruz?”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Oysa biz onları (Müslümanları) bir alay konusu edinip (aşağılamıştık); yoksa gözler mi onlardan kaydı (dikkatlerimizden mi kaçtı)?"
A
Ahmet Tekin Meali
“Alay konusu yaptıklarımız onlar değil miydi? Yoksa buralarda onları gözden mi kaçırdık?”
A
Ahmet Varol Meali
Biz onları alaya almıştık. Yoksa gözler onlardan kaydı mı?
A
Ali Bulaç Meali
Biz onları bir alay konusu edinmiştik; yoksa gözler mi onlardan kaydı?'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Biz onları eğlenceye (alaya) alırdık. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı (da kendilerini göremiyoruz)?”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onları alaya mı aldık! Yoksa gözlerimiz mi onları görmüyor? (Neden Cehennemde değiller!)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
“Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa onları gözden mi kaçırdık?”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Alaya alırdık onları, gözler mi kesmez oldu bunları?»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz onları məsxərəyə qoyurduq. Yoxsa onlar (burada olduqları halda) gözə dəymirlər?!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Aklımız sıra, onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”
C
Cemil Said (1924)
62,63. "Dünyâda eşirrâ meyânına idhâl itdiğimiz ve kendileri ile istihzâ iylediğimiz âdemleri (fukarâ-yı müslimîni) görmüyoruz nazarlarımızdan kaçıyorlar mı?" diyecekler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
"Onları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi?"
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
“(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Onları eğlence yerine tutmuştuk ha! Yoksa bu gözler onlardan kaydı mı?"
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Onları eğlence yerine tuttuktu ha! yoksa onlardan kaydı mı bu gözler?
E
Emrah Demiryent Meali
(Yine derler ki:) “Onlarla alay ediyorduk, yoksa (buradalar da) onları gözden mi kaçırdık?”
E
Erhan Aktaş Meali
Hani kendilerini alaya almıştık! Yoksa buradalar da biz mi görmüyoruz?
E
Eski Anadolu Türkçesi
“ŧutŧuġ-ıdı anları yañśuya yā ay egildi mi anlardan gözler.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
«Biz onları eğlence edinirdik. Yoksa gözler (imiz) onlardan uzaklaşıb kaydı mı»?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
“Biz onları alaya almıştık, yoksa basiretimiz mi kayboldu?”
H
Hayrat Neşriyat Meali
“Onları alaya alıyorduk; yoksa (buradalar da) gözler(imiz) mi onlardan kaydı?”
K
Kadri Çelik Meali
“Biz onları alaya alırdık (da hata mı ettik); yoksa gözler mi onlardan kaydı (da göremiyoruz)?”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onları (haksız olarak) mı alaya almışız, yoksa (buradalar da) gözden mi kaçırdık?”
M
M. Pickthall (English)
Did we take them (wrongly) for a laughing stock, or have our eyes missed them?
M
Mahmut Kısa Meali
“Oysa onlarla alay eder dururduk; sahi nerede bunlar, yoksa burada bir yerdeler de, gözümüzden mi kaçtılar?”
M
Mahmut Özdemir Meali
Onları eğlenme (alay) konusu edinirdik. Buna göre Gözler onlardan kaydı.
M
Mehmet Okuyan Meali
Kendileriyle de alay ediyorduk değil mi? Yoksa gözler onlardan kaydı mı?” [*]
M
Mehmet Türk Meali
62,63. Ve: “Bize ne oluyor da (dünyada) kötülerden saydığımız, kendileriyle alay ettiğimiz adamları (burada) göremiyoruz. Yoksa onları gözden mi kaçırdık?” derler.
M
Mehmet Çakır Meali
Onlara biraz takılırdık. Yoksa gözümüzden mi kaçtı " diyenler de olur.
M
Mehmet Çoban Meali
"Hani onları alay konusu yapardık. Yoksa gözden mi kaçırdık?"
M
Muhammed Esed Meali
[ve] kendileriyle alay ettiklerimizin? ⁵¹ Yoksa [onlar burada da] biz mi göremiyoruz?
M
Mustafa Çavdar Meali
Yoksa biz onlarla boşuna mı alay etmişiz? Ya da onlar burada da bizim gözlerimiz mi görmüyor? 34/31...33
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Bir de onları alaya almıştık, değil mi? Yoksa (buradalar da), gözden kaybolup saklandılar mı?”
O
Orhan Kuntman Meali
“Onları alaya almıştık, yoksa şimdi onlar gözlere görünmez mi oldular" derler!
O
Osman Fırat Meali
“Onları biz aşağılar mı saydık, yoksa onlar bakışlarımızdan mı kayboldular?”
S
Sardorxon Jahongir
Bizlar ularni masxara qilib olgan edikmi?! Yoki ular ham bizlar bilan jahannamda-yu, ammo ko‘zlarimiz ulardan og‘ib, ilg‘amay qoldimi?!
S
Satıraltı Meal (1534)
Masḫaralıġa alurduḳ anları, yā egildi mi anlardan gözlerümüz? diyeler.
S
Suat Yıldırım Meali
62, 63. Azgınlar: “Neden acaba, derler, dünyada kendilerini değersiz saydığımız birtakım adamları burada görmüyoruz? Aklımız sıra, onlarla alay ederdik! Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi kendilerini göremiyoruz? ”
S
Süleyman Ateş Meali
Hani onlarla alay ederdik. Yoksa gözler(imiz) mi onlardan kaydı, (onları gözden mi kaçırdık)?
S
Süleyman Tevfik (1927)
"Onları dünyâda istihzâ ider ve masharaya alırdık. Yoksa gözlerimiz onlardan meyil mi itdi? (Gözimize çarpmadılar)" dirler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onları hep hafife alırdık; yoksa gözümüzden mi kaçırdık?”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
"Onları alaya alırdık; yoksa gözler onlardan kaydı mı?"
Y
Yusuf Ali (English)
"Did we treat them (as such) in ridicule, or have (our) eyes failed to perceive them?"
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
«Biz onları maskaraya alırdık. Yoksa onlardan gözler kaydımı?»
Ü
Ümit Şimşek Meali
“Halbuki biz onlarla eğlenirdik. Yoksa gözümüzden mi kaçtılar?”
İ
İhsan Aktaş Meali
Aklımız sıra, onlarla alay ederdik! Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi kendilerini göremiyoruz?"
İ
İlyas Yorulmaz Meali
“Dünyada iken onlarla eğleniyorduk. Yoksa gözler onları görmez mi oldu?” derler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Biz onları dünyada maskaraya alırdık, yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onları görmüyor muyuz?
İ
İsmail Yakıt
“Onları alaya alırdık. Yoksa onlar gözden mi kaçtı?” (diye sorarlar).
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz onları hep eğlence yerine koymuştuk. Yoksa şimdi gözümüze mi çarpmıyorlar?"
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlarla alay ederdik. Yoksa şimdi gözler mi onları görmek istemiyor?
Sâd Suresi 63. Ayet Meali ve Tefsiri
Sâd Suresi 63. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sâd Suresi 63. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sâd Suresi 63. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sâd Suresi 63. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?