Getirin onları bana demişti, atlar getirilince de onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya, yelerini taramaya koyulmuştu.
A
Abdullah Parlıyan Meali
“Onları bana getirin!” diye emretti ve bacaklarıyla boyunlarını sıvazlamaya başladı.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Hz. Süleyman;) “Onları (tutup) bana geri getirin” (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını mesh edip okşamaya (ve sıvazlamaya) başladı. (Güya bu atlar, Hz. Süleyman’ı Allah’tan ve itaatten alıkoyduğu için, tutup onların boyunlarını ve bacaklarını kesmeye başladığı yorumları; fıtrata ve şefkate aykırıdır.)
A
Ahmet Tekin Meali
Süleyman :
“Onları tekrar yanıma getirin” diye emretti. Atlar gelince onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
A
Ahmet Varol Meali
"Onları bana geri getirin" dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı. [⁶]
A
Ali Bulaç Meali
'Onları bana geri getirin' (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Bunun üzerine, atlar kendisini meşgul edib ibadetten alıkoyduklarından onları Allah için kurban etmeye kasd etti ve şöyle dedi): “- Onları bana geri getirin.” Artık ayaklarını ve boyunlarını kesib kurban etmeğe başladı.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
“Onları bana getirin” dedi. Ayak ve boylarını okşamaya başladı.(*)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
“Onları bana tekrar getiriniz” dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Süleyman dedi ki: «Siz onları bana geri getirin!» Hemen inciklerin, boyunların okşamaya başladı
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Süleyman dedi: ) “Onları (atları) mənə qaytarın!” (Atlar qaytarılıb gətirildikdən sonra) onların qıçlarını və boyunlarını sığallamağa başladı. (Yaxud onu ibadətdən yayındırdıqları üçün onları qurban kəsib fəqir-füqəraya payladı).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.
C
Cemil Said (1924)
Getirdikleri gibi hayvânların dizlerini ve başlarını kesdi.
D
Diyanet Vakfı Meali
32, 33. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
32,33. Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı
E
Emrah Demiryent Meali
32-33. “Benim bu atlara olan sevgim, Rabbimi (şükür ile) anmama sebep oldukları (ve cihat meydanlarında, O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir” dedi. Nihâyet (atlar koşup da) gözden kayboldukları zaman, “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar, yanına getirilince, onların) ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
E
Erhan Aktaş Meali
“Onları bana geri getirin.” Ardından bacaklarını ve boyunlarını mesh¹ etmeye başladı.²
(Dedi ki:) «Onları bana döndürün». Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
“Onları bana geri getirin.” (dedi.) Gelince de bacaklarını ve boyunlarını sıvazladı.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Süleymân seyislerine:) “Onları bana geri getirin!” (dedi.) Sonra (onlara sevgisinden) bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
K
Kadri Çelik Meali
“Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
(Daha sonra) “Onları bana geri getirin” dedi; bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
M
M. Pickthall (English)
(Then he said): Bring them back to me, and fell to slashing (with his sword their) legs and necks.
M
Mahmut Kısa Meali
Atlar uzaklaşınca da, “Getirin onları bana!” der ve onların bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya, yelelerini taramaya, sevip okşamaya başlardı.
M
Mahmut Özdemir Meali
Onları bana bırakın!".
Bacaklar’ı ve Boyunlar’ı sıvazlamaya koyuldu.
M
Mehmet Okuyan Meali
(Sonra) “Onları (atları) tekrar bana getirin!” demiş ve ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı. [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Ve devamla): “Onları bana geri getirin.” (dedi) ve (atların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Hatta dayanamayıp: " Onları bana getirsenize " der, bacaklarını, boyunlarını okşar okşardı.
M
Mehmet Çoban Meali
"Onları bana getirin!" dedi. Getirilince bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
M
Muhammed Esed Meali
“Onları bana getirin!” [diye emretti] ve bacakları ile boyunlarını [şefkatle] sıvazlamaya başladı. ³¹
M
Mustafa Çavdar Meali
Ardından getirin onları bana diyerek başladı boyunlarını ve bacaklarını sıvazlamaya.
M
Mustafa İslamoğlu Meali
(Ardından) “Onları bana getirin!” (diyerek) başladı bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya.
O
Orhan Kuntman Meali
(Dönüşte) "Onları bana getirin" dedi ve onların bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.
O
Osman Fırat Meali
“(Atları) bana geri getirin.” dedi; hemen onların bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
S
Sardorxon Jahongir
Qani, u otlarni menga qaytaringlar. Keyin otlarning oyoq va bo‘yinlarini silay boshladi va ularni qurbonlik qilib so‘yib yubordi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Dutuñuz ol atları benüm üstüme, didi. Anları ḳurbān eylemege başladıḳılıc‐ıla. Sildi baldırını ve boyunlarını.
S
Suat Yıldırım Meali
32, 33. Onlarla ilgilenip “Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim. ” dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: “Onları tekrar bana getirin! ” deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
S
Süleyman Ateş Meali
Onları bana getirin (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.
S
Süleyman Tevfik (1927)
"Onları benden uzak idiniz" didi ve kılınç ile boğazlarını ve ayaklarını kesdirdi.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
“Onları bana tekrar getirin” dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Y
Yusuf Ali (English)
"Bring them back to me." then began he to pass(4187) his hand over (their) legs and their necks.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Dedi ki: «Onları bana iade ediniz.» Hemen bacaklarını ve boyunlarını silip okşadı.
Ü
Ümit Şimşek Meali
“Onları bana getirin” dedi. Sonra onların boyunlarını ve bacaklarını okşadı.
İ
İhsan Aktaş Meali
32, 33. (O zaman kendisi) demişti ki: “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı güzel olan her şeyi (atları vb.) severim. Nihayet (eğitilen o atlar sür’atle koşup) gözden kayboldukları zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar getirilince de hem sevgisinde hem de sağlıklı olanla olmayını anlamak için) onların bacaklarını ve boyunlarını (şefkatla) sıvazlamaya başladı. (*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
“Atın birini bana geri getirin” dedi, sonra atın bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
«— Atları bana geri getirin» dedi. Artık onların bacaklarına, boyunlarına el sürmeye başladı [³].
İ
İsmail Yakıt
“Onları bana geri getiriniz” (dedi). (Atlar gelince de) onların bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Dedi: "Onları geri getirin."Artık onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya başladı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.
Sâd Suresi 33. Ayet Meali ve Tefsiri
Sâd Suresi 33. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sâd Suresi 33. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sâd Suresi 33. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sâd Suresi 33. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?