26 Şu’arâ Suresi

Mekki 227 Ayet
سُورَةُ الشُّعَرَاء 
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Tâ Sîn Mîm.[395]
2

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.
3

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Mü’min olmuyorlar diye âdeta kendini helâk edeceksin!
4

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
5

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
6

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar (Allah’ın âyetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
7

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
8

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bunlarda (Allah’ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
9

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
10

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

10,11. Hani Rabbin, Mûsâ’ya; “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.
11

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

10,11. Hani Rabbin, Mûsâ’ya; “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.
12

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
13

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”[396]
14

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım.”
15

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah dedi ki, “Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.”
16

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Firavun’a gidin ve deyin: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçisiyiz”,
17

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.”
18

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”
19

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”
20

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.”
21

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”[397]
22

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir.”[398]
23

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
24

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”
25

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?” dedi.
26

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, “O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir” dedi.
27

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi.
28

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, “O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir” dedi.
29

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, “Eğer benden başka bir ilâh edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim.”
30

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.
31

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, “Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu,” dedi.
32

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
33

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.[399]
34

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır” dedi.
35

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?”
36

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."
37

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sana bütün usta sihirbazları getirsinler.”
38

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.
39

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İnsanlara da “Siz de toplanır mısınız?” denildi.
40

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız” (dediler.)
41

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sihirbazlar gelince, Firavun’a, “Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükâfat var mı?” dediler.
42

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, “Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız” dedi.
43

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ onlara, “Hadi ortaya atacağınız şeyi atın” dedi.
44

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve “Firavun’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.
45

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.
46

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
47

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Âlemlerin Rabbine inandık” dediler.
48

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbi’ne.”
49

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi.
50

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sihirbazlar şöyle dediler: “Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz.”
51

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.”
52

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz Mûsâ’ya, “Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz” diye vahyettik.
53

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
54

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dedi ki, “Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur.”
55

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar.”
56

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.”
57

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

57,58. Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
58

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

57,58. Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
59

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
60

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
61

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık” dediler.
62

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi.
63

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asan ile denize vur” diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
64

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
65

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
66

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra ötekileri suda boğduk.
67

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
68

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
69

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Onlara İbrahim’in haberini de oku.
70

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti.
71

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz” demişlerdi.
72

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İbrahim, dedi ki: “Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?”
73

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?”
74

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.
75

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

75,76. İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
76

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

75,76. İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
77

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur.”
78

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.”
79

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O, bana yediren ve içirendir.”
80

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Hastalandığımda da O bana şifa verir.”
81

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır.”
82

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”
83

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.”
84

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”
85

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.”
86

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”
87

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!”
88

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!”
89

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”
90

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Cennet, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.
91

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

91,92,93. Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilecek.
92

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

91,92,93. Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilecek.
93

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

91,92,93. Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilecek.
94

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

94,95. Artık onlar ve o azgınlar ile İblis’in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
95

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

94,95. Artık onlar ve o azgınlar ile İblis’in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
96

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:
97

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Allah’a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”
98

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”
99

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”
100

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok.”
101

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Candan bir dostumuz da yok.”
102

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
103

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
104

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
105

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nûh’un kavmi de Peygamberleri yalanladı.
106

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani kardeşleri Nûh, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
107

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
108

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
109

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
110

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”
111

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?”
112

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nûh, şöyle dedi: “Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?”
113

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!”
114

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ben inananları kovacak değilim.”
115

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
116

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!”
117

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı.”
118

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.”
119

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
120

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra da geride kalanları suda boğduk.
121

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
122

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
123

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Âd kavmi de peygamberleri yalanladı.
124

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani kardeşleri Hûd, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
125

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
126

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
127

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
128

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?”
129

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?”
130

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız.”
131

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
132

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
133

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
134

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
135

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.”
136

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir.”
137

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir.”
138

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Biz azaba uğratılacak da değiliz.”
139

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece onlar Hûd’u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helâk ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
140

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
141

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Semûd kavmi de Peygamberleri yalanladı.
142

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
143

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
144

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”
145

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
146

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

146,147,148. “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?”
147

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

146,147,148. “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?”
148

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

146,147,148. “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?”
149

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.”
150

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
151

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

151,152. “Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.”
152

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

151,152. “Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.”
153

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Sen ancak büyülenmişlerdensin.”
154

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir.”
155

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
156

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”
157

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
158

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
159

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
160

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Lût’un kavmi de peygamberleri yalanladı.
161

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
162

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
163

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
164

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
165

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

165,166. “Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”
166

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

165,166. “Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”
167

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!”
168

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Lût, şöyle dedi: “Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım.”
169

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”
170

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

170,171. Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
171

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

170,171. Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
172

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra diğerlerini helâk ettik.
173

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi![400]
174

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
175

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
176

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
177

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hani Şu’ayb, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
178

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
179

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Artık, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
180

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
181

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.”
182

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Doğru terazi ile tartın.”
183

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
184

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının.”
185

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar şöyle dediler: “Sen ancak büyülenmişlerdensin.”
186

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz.”
187

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür.”
188

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şu’ayb, “Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir” dedi.
189

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar Şu’ayb’ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.[401]
190

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
191

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
192

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bu Kur’an, âlemlerin Rabbi’nin indirmesidir.
193

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

193,194,195. Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
194

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

193,194,195. Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
195

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

193,194,195. Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
196

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz bu (Kur’an’ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.
197

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
198

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.
199

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.
200

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) suçluların kalbine soktuk.[402]
201

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
202

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
203

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
204

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?
205

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
206

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (hâlleri nice olurdu?)
207

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
208

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.
209

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
210

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir.
211

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.
212

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
213

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!
214

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Önce) en yakın akrabanı uyar.
215

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mü’minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.
216

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer sana karşı gelirlerse, “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım” de.
217

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

217,218,219. Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.
218

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

217,218,219. Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.
219

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

217,218,219. Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.
220

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
221

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
222

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, her günahkâr yalancıya inerler.
223

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
224

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.
225

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403]
226

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

225,226. Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.[403]
227

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.

Şu’arâ Suresi Hakkında ve Okunuşu

Şu’arâ Suresi oku ve mealini incele. Kur'an-ı Kerim'in önemli surelerinden biri olan Şu’arâ Suresi'nin Arapça okunuşu ile Diyanet ve saygın İslam alimlerinin Türkçe mealleri bu sayfada yer almaktadır. Şu’arâ Suresi dinle seçeneğiyle ayetleri sesli olarak dinleyebilir, telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.

Toplam 227 ayetten oluşan bu sure, okuyanlara derin manevi feyizler sunar. Şu’arâ Suresi fazileti, tefsiri ve anlamı hakkında daha fazla bilgi edinmek için ayetlerin detaylarına tıklayabilir, farklı çevirileri karşılaştırarak ilahi mesajları daha iyi idrak edebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim