Sureye Dön

Şu’arâ Suresi Suresi, 101. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ne bir can dostu.
A

Abdullah Parlıyan Meali

ne de candan bir dostumuz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Ne de candan-yakın bir dost (çıkacaktır).”
A

Ahmet Tekin Meali

“Yakın bir dost da yok.”
A

Ahmet Varol Meali

Candan bir dostumuz da yok.
A

Ali Bulaç Meali

'Ne de candan-yakın bir dost.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ne de yakın bir dost...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

100, 101. “Artık bizim için, ne bir şefaatçi ne de sıcak (samimi) bir dost bulunur.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

96,97,98,99,100,101,102. Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ne de sıcak dostumuz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Nə də bir mehriban dostumuz var!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

100.101.“İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var ne de yakın bir dost.”
C

Cemil Said (1924)

98-102. "Sizi rabbu’l ’âlemîn ile bir ’ayarda ’add itdiğimiz vakit bizi ancak mücrimler dalâlete sevk idiyorlar idi. Bize şefa’at idecek hiç bir kimse hiç bir dost şefîk yokdur. Kâşki bir def’a daha dünyâya ’avdet idebilse idik mü’min olur idik" diyecekler.
D

Diyanet Vakfı Meali

100, 101. Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

96,97,98,99,100,101,102. Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Candan bir dostumuz da yok.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Ne de yakın bir dost."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ne de yakın bir sadîk
E

Emrah Demiryent Meali

100-101. Artık bizim için ne bir şefaatçi ne de candan (samimi) bir dost bulunur.
E

Erhan Aktaş Meali

“Gerçek bir dostumuz da.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

100-101. “pes yoķdur bizüm hįç şafa'at eyleyiciler ne daħı dost ħıśım.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

«ne de candan bir dost yok».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Candan bir dost da yok.
H

Hayrat Neşriyat Meali

100,101. “Şimdi artık bizim, ne şefâatçilerimiz, ne de yakın bir dostumuz vardır!”
K

Kadri Çelik Meali

“Ne de şefkatli bir dost!”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

100-101. Şimdi bizim ne şefaatçilerimiz var ne de samimi bir dostumuz.
M

M. Pickthall (English)

Nor any loving friend.
M

Mahmut Kısa Meali

Ne de bize merhametle kucak açacak candan bir dostumuz.
M

Mahmut Özdemir Meali

Sıcak / samimi bir arkadaş da yoktur.
M

Mehmet Okuyan Meali

Yakın bir dost da yok.
M

Mehmet Türk Meali

100,101. “Şimdi bizim ne bir arka çıkanımız var. Ne de bir candan dostumuz”.
M

Mehmet Çakır Meali

99,100,101. Bizi şu suçlular baştan çıkardı… // Şimdi bizi kayırıp kollayacak biri yok m'ola!… // Bir can dostu da mı yok…
M

Mehmet Çoban Meali

"Cezamızın hafifletilmesine yardımcı olacak, iyi, şefkatli, yardımsever dostlarımız yok!"
M

Muhammed Esed Meali

ne de candan bir dostumuz.
M

Mustafa Çavdar Meali

Ne de candan bir dost. 44/41
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ne de yürekten bir dost.
O

Orhan Kuntman Meali

"Ne de, candan bir dostumuz var!"
O

Osman Fırat Meali

Ne de sıcak/fedakar bir arkadaş.
S

Sardorxon Jahongir

Biron bir qadrdon do‘‎st ham yo‘‎q.
S

Satıraltı Meal (1534)

Şefḳatlü dost daḫı yoḳdur.
S

Suat Yıldırım Meali

96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]
S

Süleyman Ateş Meali

Ne de sıcak bir dostumuz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

100,101. "Bize şefâ'at idici ve bize acır bir dost yokdur."
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ne de bir can dostu.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ne sıcak-samimi bir dostumuz."
Y

Yusuf Ali (English)

"´Nor a single friend to feel (for us).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Ne de yakın bir dost var.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Ne de candan bir dostumuz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Candan (samimi) bir dostumuz (arkadaşımız) da yoktur.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Bizi koruyup gözetecek samimi bir arkadaş da yok.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

100, 102. «— Bugün bize şefa/at edecek kimsemiz yok, candan bir dostumuz yok. Ne olurdu! Bir kere daha dünyaya dönseydik de mü/minlerden olsaydık!»
İ

İsmail Yakıt

“Ne de candan/sıcak bir dostumuz!”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

ne de bizi candan seven biri.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sıcak bir dost da yok..

Şu’arâ Suresi 101. Ayet Meali ve Tefsiri

Şu’arâ Suresi 101. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Şu’arâ Suresi 101. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Şu’arâ Suresi 101. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Şu’arâ Suresi 101. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim