Dediler ki: Sana, aşağılık kişiler uymuş, biz de mi inanalım sana?
A
Abdullah Parlıyan Meali
“Toplumun en aşağı tabakasından, insanların senin ardına düştüğünü göre göre, tutup sana mı inanacağız?” dediler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bunun üzerine (inkârcı ve inatçı kavmi Hz. Nuh’a) dediler ki: “(Etrafında sadece) Düşük seviyeli (bayağı ve aşağı tabakadan etkisiz ve yetkisiz insanlar toplanıp) tâbi olmuşken, biz sana iman eder (ve onların seviyesine düşer) miyiz?”
A
Ahmet Tekin Meali
“Ayak takımı, reziller senin peşinden giderken biz sana inanıp, güvenebilir miyiz?” dediler.
A
Ahmet Varol Meali
Dediler ki: "Sana aşağılık insanlar uymuşken biz sana iman eder miyiz?"
A
Ali Bulaç Meali
Dediler ki: 'Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar dediler ki: “- Arkana hep düşük kimseler takılmışken, biz sana iman eder miyiz?”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlar: “Bütün düşükler sana uymuşken, biz nasıl sana inanalım?” dediler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Kavmi, Nûh'a şöyle dedi: “Sana, düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Dediler ki: «Sana nice uyalım, sana uyanlarsa ayak takımlarıdır !»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar: “Sənə ən rəzil (səfil, yoxsul) adamlar tabe olmuşkən, biz sənə imanmı gətirəcəyik?” – dedilər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Dediler ki: “Sana hep sıradan kimseler uymuş iken, biz sana inanır mıyız hiç?”
C
Cemil Said (1924)
106-111. Birâderleri Nûh ânlara "Allâh’an korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl sıfatıyla geliyorum Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Ben sizden ücret istemiyorum benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir, Allâh’dan korkınız bana itâ’at idiniz" didiği vakit "Ancak kavmin esâfili sana ittibâ’ ider iken biz sana inanır mıyız? cevâbını virdiler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
"Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Dediler ki: “Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?"
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o ezrail düşmüş?
E
Emrah Demiryent Meali
(Kavmi, Nûh’a cevaben,) “Sana, (toplumumuz içerisindeki) hâli düşük kimseler (sıradan insanlar ve fakirler) tâbi olmuşken, (biz hiç) sana inanır mıyız!” dediler.
E
Erhan Aktaş Meali
“Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız? Dediler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
eyittiler “inanamıvuz saña uymış iken saña ħorıraķlar?” ya'nį mal içinde yā pįşede baśmaķçı gibi.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Dediler ki: «Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana îman eder miyiz»?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
"Sıradan insanlar sana uymuşken sana inanır mıyız?” dediler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Onlar:) “Sana en düşük kimseler (fakirler) tâbi' olmuşken, (biz) sana îmân eder miyiz?” dediler.
K
Kadri Çelik Meali
Dediler ki: “Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Şöyle cevap verdiler: “Seni toplumun en aşağı kesiminin izlediğini göre göre sana iman eder miyiz!”
M
M. Pickthall (English)
They said: Shall we put faith in thee, when the lowest (of the people) follow thee?
M
Mahmut Kısa Meali
Buna karşılık onlar, “Ey Nûh!” dediler, “İçimizdeki enyoksul, gariban ve aşağılık kimseler sana uymuşken, sana iman etmemizi nasıl beklersin bizden? Eğer bu din güzel bir şey olsaydı, herkesten önce bizim gibi akıllı, zengin ve yetenekli insanların ona inanması gerekmez miydi? Fakat görüyoruz ki, hep fakir ve zayıf insanlar senin peşine takılmış. Önce onları yanından kov, belki o zaman sana inanırız.”
M
Mahmut Özdemir Meali
Dediler ki: -"Sana Ayak Takımı uymuşken, sana inanır mıyız?".
M
Mehmet Okuyan Meali
(Kavmi) “Sana düşük (seviyeli) insanlar uymuşken, biz sana iman eder miyiz hiç!” demişti. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Onlar da: “Sana aşağılık kimseler uyup dururken, biz hiç sana îman eder miyiz?” dediler.
M
Mehmet Çakır Meali
Kalabalık: " Sana nasıl inanalım ki! Sana uyanlar hep ayak takımı. "
M
Mehmet Çoban Meali
Dediler ki; "Ey Nuh, hiç aklını kullanmıyor musun? Toplumdaki bayağı, aşağılık, statüsü olmayan kimseler sana uyarken, biz sana niye inanalım? Görmüyor musun? Akıllı, bilgili, varlıklı insanlar sana sırt çevirdiler. Etrafında bir sürü zayıflar, fakirler var. Eğer sende ve senin dediklerinde bir hayır olmuş olsaydı, önce zenginler, soylular, mevki, makamı olan şerefli insanlar inanırdı. Hâlbuki nerede miskin, işe yaramaz varsa seni dinliyor. Bizim miskinlerin, işe yaramazların arasında ne işimiz var?"
M
Muhammed Esed Meali
“[Toplumun] en aşağı tabakasından insanların senin ardına düştüğünü göre göre tutup sana mı inanacağız?” ⁴⁹ dediler.
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlar: Toplumun ayak takımı sana uymuşken biz sana mı inanacağız? Dediler. 11/29...32
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Dediler ki: “Ne yani, toplumun en düşüklerinin sana tâbi olduğunu bile bile sana inanalım mı?”
O
Orhan Kuntman Meali
Fakat onlar; "Sana nasıl iman ederiz? Senin peşine takılanlar en bayağı kimselerdir" diyerek karşı geldiler.
O
Osman Fırat Meali
Sana en rezillerimiz tabi olmuşken, sana iman eder miyiz dediler.
S
Sardorxon Jahongir
Qavmi unga: “Senga past tabaqa odamlar ergashgan bo‘lsa-yu, biz senga iymon keltiramizmi?!” – dedilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdiler: Īmān mı getürelik size? Ve saña uyupdur bizüm ẕelīllerümüz.
S
Suat Yıldırım Meali
“A! ” dediler, “Seni izleyenlerin, toplumun en aşağı tabakasından olduklarını göre göre sana inanmamızı nasıl beklersin? ” [6, 52-53; 80, 5-12]
S
Süleyman Ateş Meali
Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar: "Biz sana îmân mı ideriz? Sana tâbi' olanlar erâdil ve esâfildir" didiler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
“Şu aşağılık kimseler peşindeyken sana inanmamızı mı bekliyorsun?” dediler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."
Y
Yusuf Ali (English)
They said: "Shall we believe in thee when it is the meanest that follow thee?"(3189)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Dediler: «Sana imân eder miyiz? Halbuki, sana en bayağı kimseler tebaiyyet edivermişlerdir.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar, “Sana uyanlar hep ayak takımı; biz sana inanır mıyız?” dediler.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onlar dediler ki, sana (toplumun) en düşük seviyeli (bayağı ve ayak takımı) kimseler tabi olup dururken biz sana iman edermiyiz hiç?*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar da “Toplumun en aşağılık (rezil) insanları sana tabi olmuşken, biz sana mı inanacağız” dediler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar şöyle dediler: «— Biz sana inanır mıyız? Halbuki sana tâbi olanlar esâfil takımıdır».
İ
İsmail Yakıt
Dediler ki: “Sana birtakım aşağılık/ayak takımı [erzelûn] kimseler tabi olmuşken, hiç sana inanır mıyız?”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Dediler: «Biz sana nasıl inanabiliriz ki, sana uyanlar hep aşağılık kimselerdir.»
Ş
Şaban Piriş Meali
-Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.
Şu’arâ Suresi 111. Ayet Meali ve Tefsiri
Şu’arâ Suresi 111. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Şu’arâ Suresi 111. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Şu’arâ Suresi 111. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Şu’arâ Suresi 111. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?