Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 119. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Şüphe yok ki biz, seni dosdoğru bir müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik, zaten sen, o cehennemliklerden sorumlu da değilsin.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ey Muhammed! Doğrusu biz seni Kur'ân'la dosdoğru bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Resulüm!) Şüphesiz Biz Seni bir müjdeci ve bir uyarıcı (inzar ve irşad edici) olarak, Hakk (Kur’an) ile gönderdik. Sen cehennem ehlinin (sapkınlık ve suçlarından) sorumlu değilsin.
A

Ahmet Tekin Meali

Biz seni gerekçeli, hikmete dayalı, hak bir kitap olan Kur'ân ile Kur'ân'daki hakça düzeni toplumda gerçekleştirmen için rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Kâfir olarak ölüp kaynayan, köpüren Cehennem azabına maruz kalanlardan sen sorumlu değilsin; cehennemliklerle ilgili herhangi bir talepte bulunma.
A

Ahmet Varol Meali

Seni bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak hakla gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.
A

Ali Bulaç Meali

Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur'an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Şüphe yok ki, biz seni rahmetimizin müjdecisi ve azâbımızın habercisi olarak hak Kur'an ile gönderdik; sen o cehennemliklerden sorumlu da değilsin.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak gerçeklerle gönderdik. Sen artık, Cehenneme ehil olanlardan sorumlu değilsin.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Doğrusu biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kimini müjdelemek, kimini de kocundurmak üzere seni hakla gönderdik, cehennemlik olanlardan sana bir şey sorulmaz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Biz səni (mö’minlərə) haqq ilə (Qur’anla) müjdə verməyə və (kafirləri) qorxutmağa gondərdik. Cəhənnəm əhli barəsində isə sən sorğu-suala tutulmayacaqsan.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey Muhammed!) Biz seni hak üzere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin. 
C

Cemil Said (1924)

Biz seni hakîkati i’lân ve ihtâr içün gönderdik cehenneme gideceklerden sen mes’ûl değilsin.
D

Diyanet Vakfı Meali

Doğrusu biz seni Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Doğrusu Biz, seni hak ile, müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Sen, cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksın.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şüphe yok ki, Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik. Sen, o cehennemliklerden sorumlu değilsin.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Şek yok: biz seni hakkile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi gönderdik; sen o Cehennemliklerden mes'ul de değilsin
E

Emrah Demiryent Meali

(Habibim!) Doğrusu biz seni hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennem ehlinden mesul olacak değilsin.
E

Erhan Aktaş Meali

Doğrusu, Biz, seni, Hakk ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem ehlinden sorumlu tutulacak değilsin.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz viribidük seni ḥaķk-ıla müşteleyici, daħı ķorķıdıcı. daħı śorıñılmayasañ ŧamu islerinden.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Habîbim) şübhe yok ki biz seni (rahmetimizin) kâmil bir müjdeci (si) ve (azabımızın) gerçek korkutucu (su ve habercisi) olarak o Hak (Kur'ân) ile gönderdik. Sen cehennemin arkadaşlarından (cehennemlik olanların küfürde ayak diremelerinden) mes'ul olacak değilsin.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Seni hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen ateş halkından sorumlu değilsin.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhe yok ki biz seni, hak (dîn) ile, bir müjdeleyici ve(aynı zamanda) bir korkutucu olarak gönderdik; ve (sen) Cehennem ehlinden suâl olunmayacaksın!
K

Kadri Çelik Meali

Doğrusu biz seni müjdeci ve uyarıp korkutucu olarak, hak ile göndermişizdir. Sen, o büyük ateş (Cehennem) ehlinden sorumlu değilsin.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Doğrusu (ey peygamber), biz seni hak ile desteklenmiş bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Yakıcı azaba mahkûm olanlardan sen sorumlu değilsin.
M

M. Pickthall (English)

Lo! We have sent thee (O Muhammad) with the truth, a bringer of glad tidings and a warner. And thou wilt not be asked about the owners of hell fire.
M

Mahmut Kısa Meali

Doğrusu, ey Muhammed, Biz seni, iman edenleri cennet ile müjdeleyen ve inkârcıları cehennem ile uyaran bir Elçi olarak gönderdik. Eğer inkârcılar, tüm uyarılara rağmen imanı reddederlerse üzülme; çünkü sen, kendi isteğiyle cehennemlik olanlardan sorumlu değilsin.
Öyleyse, onları ‘kazanma’ uğruna bile olsa, bu inkârcılara yaranmaya çalışma, çünkü:
M

Mahmut Özdemir Meali

Biz, bir müjdeci ve uyarıcı olarak seni Gerçek ile gönderdik. Sen Cahîm (Yakıcı Alevli Ateş) arkadaşlarından sorumlu tutulmazsın.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki biz seni bir amaç ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennem halkından sorumlu tutulmayacaksın.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Şüphesiz Biz, seni hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden kesinlikle sorumlu da değilsin.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Seni de, iyi ve kötü haber dozunu ayarlayıp dengeyi sağlaman için gönderdik. Sen, ateşe mahkum olanlardan sorumlu değilsin...
M

Mehmet Çoban Meali

Şüphesiz seni gerçekleri açıklayan ayetlerimizle müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik! Sen inanmayarak, şımarıklık yaparak, yasalarımıza karşı çıkarak, kendi kendilerini cehennemlik yapanlardan sorumlu değilsin!
M

Muhammed Esed Meali

Doğrusu Biz seni [ey Peygamber,] hakikat ile gönderdik: bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak; yakıcı ateşe mahkum olanlardan sen sorumlu değilsin.
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz seni hak/Kuran ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Zira cehennem halkından sen sorumlu değilsin. 39/19, 22/41
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Gerçekten biz seni, hakikat ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; ateş ashabından sen sorumlu değilsin.[²²⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Şüphe yok ki biz seni hak (Kur’an) ile, (müminlere) rahmetimizin müjdecisi ve (kafirlere) azabımızın habercisi olarak gönderdik, sen o cehennemliklerden sorumlu değilsin.
O

Osman Fırat Meali

Muhakkak ki seni gerçekle gönderdik; bir müjdeci ve uyarıcı olarak. Ve sen cehennem ashabından sorumlu değilsin.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, shubhasiz, Biz sizni haq bo‘‎lgan din bilan jannat bilan xushxabar beruvchi va oxirat azobidan ogohlantiruvchi qilib yubordik. Hamda siz do‘‎zax ahlining qilmishlari uchun mas’ul bo‘‎lmaysiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ biz gönderdük yā Muḥammed, ḥaḳ bile muştılayıcı mü’minlerecenneti, ḳorḳudıcı kāfirleri cehennemden. Daḫı ṣorulmazsın cehen‐nem ehlinden.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz seni sırf Kur'ân'la müjdelemen ve uyarman için gerçeğin ta kendisi olarak gönderdik. Yoksa sen cehennemliklerden ötürü sorguya çekilecek değilsin. [3, 20; 88, 22; 50, 45]
S

Süleyman Ateş Meali

Doğrusu biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Biz seni hak ile (mü'minler cennet ve sevâbı) müjdeleyici ve (küffârı 'azâb ile) korkudıcı olarak gönderdik, sen, ehl-i cehennemden sorulmazsın. (Onlardan mes'ûl olmazsın)
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Biz seni, doğru bilgiyle müjdeleyesin ve onunla uyarasın diye elçi olarak gönderdik. Cehennem halkından sorumlu tutulmayacaksın.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İnan olsun ki, biz seni hak üzere bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen, cehennem ehlinden sorgu suale çekilmeyeceksin/cehennem yâranından sen sorumlu değilsin.
Y

Yusuf Ali (English)

Verily We have sent thee in truth as a bearer of glad tidings and a warner: But of thee no question shall be asked of the Companions of the Blazing Fire.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Şüphe yok ki, Biz seni hak ile mübeşşir ve münzir olarak gönderdik. Sen cehennem ashâbından mes'ul olmazsın.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Biz seni hem müjdeleyici, hem de sakındırıcı olarak, hak ile gönderdik. Yoksa sen Cehennem ehlinden sorumlu değilsin.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) Doğrusu biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Artık sen, (inkâr, kötü niyet ve amelleri nedeniyle) yakıcı ateşe mahkûm olacaklardan ötürü sorguya çekilecek değilsin.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz seni, Hak (Kur’an) ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ateşe girecek olanlardan sen sorumlu değilsin.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Muhakkak ki, seni biz müjde verici, Allah azabı ile korkutucu olarak doğruluk ile [⁸] gönderdik. Sen Cehennemliklerden sorulmazsın. [⁹]
İ

İsmail Yakıt

(Ey peygamber!) Muhakkak ki Biz seni hak ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem [cahîm] ehlinden sen sorumlu değilsin⁷⁹.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten biz seni dosdoğru Kur’an ile birlikte müjdeleyici, öğütleyici olarak gönderdik. Cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Ş

Şaban Piriş Meali

Biz seni hem müjdeci, hem de korkutucu olarak hak ile gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

Bakara Suresi 119. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 119. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 119. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 119. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 119. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim