Sureye Dön

Bakara Suresi Suresi, 120. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onların dinine uymadıkça ne Yahudiler senden razı olurlar, ne Nasraniler. De ki: Ancak Allah'ın hidayet yolu, doğru yoldur. Bilgi sahibi olduktan sonra da onların nefsani dileklerine uyarsan sana Allah'tan başka ne bir dost vardır artık, ne bir yardımcı.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Sen onların inanç sistemlerine uymadıkça, ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar senden memnun olmayacaklar. De ki: Dinleyin! Asıl doğru yol Allah'ın yoludur. Sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve isteklerine uyacak olursan Allah'a karşı seni koruyacak ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Sen onların milletlerine (Siyonist ve emperyalist emellerine ve zulüm düzenlerine) tâbi olmadıkça Yahudi ve Hristiyanlar, kesinlikle Senden (ve Ümmet-i Muhammed’den) asla razı olacak (memnun kalacak) değillerdir. (Eğer Yahudi ve Hristiyanların zalim takımı, Müslüman bilinen kimselerden razıysa ve yardımcı oluyorlarsa, anlayın ki bunlar, kendilerinin güdümüne girmişlerdir.) De ki: Şüphesiz (tek) kurtuluş ve huzur yolu, Allah’ın yoludur (Peygamberin sünneti ve sistemidir). Eğer Sana gelen bunca ilimden (ve Kur’ani haber ve hükümlerden) sonra onların (yani Siyonist ve emperyalist odaklara yanaşanların) hevâlarına (ve şeytani arzularına) uyacak olursan, (artık) Senin için Allah (tarafın)dan ne bir dost, ne de bir yardımcı kalıverir.
A

Ahmet Tekin Meali

Sen onların geleneklerine, hukuklarına tâbi olacak, hayat tarzlarını benimseyecek kadar onlara aşırı tavizler versen bile, yahudiler ve hristiyanlar asla seni tercih edip sana boyun eğmeyecekler. Allah'tan gelen, Allah'ın hidayet kaynağı, hidayet rehberi ile öğrettiği dinin tek doğru ve hak din olduğunu söyle. Sana vahiy ile gelen bu kadar bilgiden sonra, onların şahsî arzu ve ihtiraslarına uyacak olursan, andolsun ki, seni Allah'ın azabından koruyacak ne bir koruyucun, bir dostun, ne bir yardım edenin bulunur.
A

Ahmet Varol Meali

Onların dinlerine uymadıkça yahudiler ve hıristiyanlar senden memnun olmazlar. De ki: "Gerçek hidayet Allah'ın hidayetidir." Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan Allah'tan sana ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulabilirsin.
A

Ali Bulaç Meali

Sen onların dinlerine uymadıkça, yahudi ve hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmazlar. De ki: 'Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur.' Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (istek ve arzu)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sen milletlerine tâbi olmadıkça, ne Yahûdiler, ne de Hristiyanlar senden asla hoşnud ve râzı olmazlar. Ey Habibim, onlara de ki, yol Allah'ın gösterdiği yoldur; İslâmdır. Sana gelen vahy ve İslâmdan sonra heva ve heveslerine tâbi olacak olursan, Allah'ın azabından seni koruyacak hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Sen onların din ve milliyetlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden razı olmazlar. Sen de ki: “Asıl doğru yol Allah’ın yoludur.” Eğer sana bu bilgi geldikten sonra, onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah’a karşı ne bir sahip ne de bir yardımcı bulursun.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onların yolunu takip etmedikçe Yahudiler ve Hıristiyanlar asla senden razı olmayacaklardır. De ki: “Allah'ın yolu biricik yoldur.” Sana ulaşan bu bilgiden sonra onların arzularını takip edersen, Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.[28]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Uymadıkça sen onların dinine, senden ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar hoşnut olurlar, diyesin ki onlara: «Allahın yolu en doğru yoldur», sana bilgi geldikten sonra, onların havasına uyacak olsan, Tanrıya karşı sana ne bir dost vardır, ne de yardımcı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Sən yəhudi və xaçpərəstlərin millətlərinə (dinlərinə) tabe olmayınca onlar səndən qətiyyən razı qalmayacaqdır. (Onlara) de: “Düzgün yol yalnız Allahın göstərdiyi yoldur!” Əgər sənə gələn elmdən (vəhydən) sonra onların (nəfslərindən gələn) istəklərinə uysan, o zaman səni Allahdan (Allahın əzabından) qoruyacaq nə bir dost, nə də bir köməkçi tapılar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sen onların kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Kuşkusuz doğru yol, Allah’ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın. 
C

Cemil Said (1924)

Yâhudiler ve hıristiyanlar dinlerini kabûl itmedikce seni tasdîk itmezler. Ânlardı ki: "Ancak Allâh’dan gelen her hidâyet sahîhdir" Eğer sen Allâh’ın ilmine mazhar oldukdan sonra ânların arzularına teb’iyet ider isen Allâh’dan himâyet ve mu’âvenet göremezsin.
D

Diyanet Vakfı Meali

Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: "Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur". Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Sen onların milletlerine tabi olmadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar senden asla hoşnud ve razı olmayacaklar. De ki, gerçekten de Allah'ın hidayeti, hidayetin ta kendisidir. Şânım hakkı için, sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra, kalkıp da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost bulunur, ne de bir yardımcı.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

sen milletlerine tabi olmadıkça ne Yehud, ne Nasara senden asla hoşnud da olmazlar her halde yol, Allah yolu de, şanım hakkı için sana vahyile gelen bu kadar ilimden sonra bilfarz onların hevalarına tâbi olacak olsan Allahdan sana ne bir veliy bulunur ne bir nasır
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Sen, (onların bozuk) inançlarına uymadıkça yahûdîler de hıristiyanlar da asla senden razı olmazlar. (Onlara) de ki: “Allah’ın hidâyeti (olan İslâm dini), doğru yolun ta kendisidir.” Sana gelen ilimden sonra, *(farz-ı muhâl) eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki; Allah’tan gelecek azaba karşı seni koruyacak ne bir dost ne bir yardımcı vardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Yahudiler ve Hıristiyanlar, sen onların milletlerine¹ uymadıkça senden asla razı olmazlar. De ki: “Gerçek şu ki; doğru yol Allah'ın yoludur.” Ve sana gelen ilimden² sonra onların arzularına uyarsan; Allah'tan, sana ne bir veli³ ne bir yardımcı bulabilirsin.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı hergiz ħoşnūd olmaya senden cuḥūdlar, ne daħı naśrāniler; tā uyusañ anlaruñ dįnine. eyit: “bayıķ ŧoġru yolı Tañrı’nuñ oldur ŧoġru yol.” daħı eger uyarsañ anlaruñ nefsleri dilegine, andan śoñra kim geldi saña bilmek; yoķdur saña Tañrı’dan hįç dost ne daħı arķa virici.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ne Yahudiler, ne Hıristiyanlar sen onların dînine uyuncaya kadar asla senden hoşnud olmaz (lar). De ki: «Allahın hidâyet (yolu olan İslâm yok mu? İşte) doğru yolun ta kendisi odur». Eğer (vahy ile) sana gelen (bunca) ilimden sonra (bilfarz) onların hevâ (ve heves) lerine uyacak olursan, andolsun, senin için Allahdan (başka koruyacak) ne hakıykî, bir dost, ne de hakıykî bir yardımcı yokdur,
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yahudiler de Hristiyanlar da onların milletlerine[12] tâbi olmadıkça senden asla razı olmayacaklardır. De ki: “Asıl rehberlik, Allah’ın rehberliğidir.” Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan Allah sana ne veli ne de yardım edici olur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ama dinlerine tâbi' olmadıkça, ne yahudiler ne de hristiyanlar senden aslâ hoşnûd olmayacaklardır. (Onlara) de ki: “Şübhesiz ki Allah'ın hidâyeti (olan İslâm), hidâyetin ta kendisidir!” Celâlim hakkı için, eğer sana (vahiyle) gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'(dan gelecek azâb)a karşı sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır!(1)
K

Kadri Çelik Meali

Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Hidayet, ancak Allah'ın hidayetidir.” Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, şüphesiz Allah'tan sana ne bir veli ve ne de bir yardımcı bulunur.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: “Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur.” Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır.
M

M. Pickthall (English)

And the Jews will not be pleased with thee, nor will the Christians, till thou follow their creed. Say: Lo! the guidance of Allah (Himself) is Guidance. And if thou shouldst follow their desires after the knowledge which hath come unto thee, then wouldst thou have from Allah no protecting friend nor helper.
M

Mahmut Kısa Meali

Yahudiler de, Hıristiyanlar da, kendi dinlerine uymadığın sürece, senden asla hoşnut olmayacaklardır. Siz Allah’ın ayetlerine iman ettiğiniz sürece, onlar sizi hiçbir zaman benimsemeyecek, hiçbir zaman dost ve müttefik olarak görmeyeceklerdir.
Uydurdukları hurâfelerle Allah’ın dinini tanınmaz hâle getiren bu zâlimlere de ki:
“Asıl doğru yol, sizin kuruntu ve iddialarınız değil, Allah’ın gösterdiği yoldur!”
Yemin olsun ki, sana bu Kur’an aracılığıyla gerçek ilim geldikten sonra, yine de onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, kendini Allah’ın gazâbından kurtaracak ne bir dost bulabilirsin, ne de bir yardımcı!
O hâlde, son ilâhî mesaj olan Kur’an’a iman etmedikçe, hiç kimse kurtuluşa ereceğini sanmasın! Fakat bu iman, yalnızca kuru bir iddiadan ibaret de kalmamalıdır:
M

Mahmut Özdemir Meali

Onların milletine tâbi’ olmadıkça, ne Yahudîler senden razı olacaktır, ne de Nasrâniyler / Hristiyanlar!
De ki: -"Allah’ın hidayeti, gerçek Hidayet’tir".
Sana İlim’den geldikten sonra eğer onların hevâlarına uysaydın,
senin için Allah’tan ne bir veliyy olurdu, ne de yardım edici!
M

Mehmet Okuyan Meali

Milletlerine (dinlerine) uyuncaya kadar yahudiler de hristiyanlar da senden asla razı olmayacaklardır. De ki: “Şüphesiz ki Allah’ın rehberliği, gerçek rehberliktir.” [*] Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah’tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve yardımcı olmayacaktır.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Sen, onların dinlerine¹ uymadıkça, Yahûdîler de Hıristiyanlar da senden asla hoşlanmayacaklardır. Sen, onlara: “Allah’ın gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir.” de. Eğer, sana gelen bu (vahiy) ilminden sonra, onların arzularına uyacak olursan, (o zaman) sana, Allah’tan başka dost da yardımcı da yoktur.
M

Mehmet Çakır Meali

Sen, onların dinine girmedikçe ne Yahudiler, ne Hristiyanlar, senden asla memnun olmayacaklardır. Resulüm! de ki: " Çıkar yol, Allah'ın yoludur ". Eğer, sana gelen bunca bilgiye rağmen, yine de onların dümen suyuna girersen, Allah'tan ne himaye ne destek alamazsın.
M

Mehmet Çoban Meali

Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudiler ve Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Doğru olan yol Allah’ın yoludur. Saptırdığınız, bozup tahrif ettiğiniz, çıkarlarınıza uygun olarak değiştirdiğiniz yol değildir." Sana gelen ayetlerden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan bilmiş ol ki; Allah senden dostluğunu ve yardımını çeker. O zaman sen Allah’tan başka dost ve yardımcı bulamazsın!
M

Muhammed Esed Meali

Sen onların inanç sistemine uymadıkça ne Yahudiler ne de Hristiyanlar senden memnun olmayacaklar. De ki: “Dinleyin! Allah’ın rehberliği tek doğru rehberliktir”. Ve doğrusu, sana ilim geldikten sonra onların sapık görüşlerini takip etmeye devam edersen ne seni Allah’ın elinden alacak bir kimse bulursun, ne de bir yardımcı.
M

Mustafa Çavdar Meali

Yahudiler de Hıristiyanlar da, sen onların inanç sistemine uymadıkça, asla senden hoşnut olmayacaklar. De ki; “Allah’ın gösterdiği yol, işte gerçek doğru yol budur. Sana gelen bu bilgiden, sonra eğer onların heva ve arzularına uyacak olursan, Allah’ın dışında seni koruyacak ne bir veli/dost ne de bir yardımcı vardır.” 3/72-73, 28/50, 2/145
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sen onların milletini benimsemedikçe, ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar seni asla kabullenmeyecekler.[²³⁰] Onlara şöyle de: Allah’ın rehberliği var ya, işte gerçek rehberlik odur.[²³¹] Eğer sana gelen (mutlak hakikatin) bilgisinden sonra onların keyfî sistemine uyarsan,[²³²] Allah’ın elinden seni kurtaracak ne bir velî, ne de bir yardımcı bulabilirsin.
O

Orhan Kuntman Meali

Ne yahudiler ne de hıristiyanlar; -onların dinlerine tabi olmadıkça- senden asla hoşnut olmazlar. (O halde sen onları hoşnud edecek isteklerden vazgeç, onlar hakkında dua ederken seni hak olarak gönderen Rabbinin rızasını talep etmeye yönel, Ey Muhammed onlara) De ki: "Allah'ın hidayet (yolu olan İslam) doğru yolun ta kendisidir. "Şayet sana gelen ilimden sonra, onların heva ve heveslerine uyacak olursan Allah'tan sana ne bir dost ne de yardımcı bulunur.
O

Osman Fırat Meali

Sen, Yahudi ve Hristiyanların dinlerine (yollarına) uymadıkça senden razı olmazlar. De ki: “Doğru yol, gerçekten Allah’ın yoludur.” Şayet sana Allah’tan bilgi geldikten sonra onların heva ve arzusuna uyarsan, Allah’tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazsın.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, yahudiylar ham, nasroniylar ham ularning dinlariga, tobe bo‘‎lmaguningizcha, sizdan aslo rozi bo‘‎lmaydilar. Ularga: “Shubhasiz, faqatgina Allohning hidoyati to‘‎g‘‎ri yo‘‎ldir”, – deb ayting. Qasam bo‘‎lsinki, bordi-yu sizga yetib kelgan haq ma’lumotdan keyin ham ularning havoyi nafslariga ergashsangiz, Alloh tarafidan sizga na bir do‘‎st va na bir yordam beruvchi bo‘‎lmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Rāżī olmaz senden, Yehūdīlerden daḫı Naṣrānīlerden, uymayınca anlaruñmilletine. Eyit yā Muḥammed: Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālānuñ hidāyeti ol uluhidāyetdür. Daḫı eger uysañ anlar hevāsına, saña gelgenden ṣoñra ‘ilm‐ileḥaḳḳı bilmek, ya‘nī Ḳur’ān, yoḳdur saña Tañrı Ta‘ālādan ḳurtarıcı ‘aẕābından,ne daḫı yardım idici.
S

Suat Yıldırım Meali

Ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar, sen onların dinlerine tâbi olmadıkça asla senden razı olmazlar. Sen de ki: “Allah'ın hidâyet yolu olan İslâm, doğru yolun ta kendisidir. Sana gelen bunca ilimden sonra onların heva ve heveslerine uyacak olursan, Allah'a karşı hiçbir koruyucu ve yardımcı bulamazsın.
S

Süleyman Ateş Meali

Sen onların, kendi dinlerine uymadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar senden razı olmazlar. "Asıl doğru yol, Allah'ın yoludur" de. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı olmaz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Yahûdîler ve hristiyanlar, onların dînine ve milletine tâbi' olmadıkca senden razı olmazlar. Onlara di ki: Asıl tarîk-i müstakîm-i hidâyet Allâh'ın hüdâsıdır (dîn-i hak ve İslâm doğrı yolıdır) eğer sen, sana 'ilim geldikden (Allâh'ı ve hakkı bildikden) sonra onların hevâ ve heveslerine tâbi' olur isen seni (Allâh'ın 'azâb ve 'ikâbından) kurtarmak içün hiç bir dost ve yardımcı yokdur.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Dinlerine uyana kadar Yahudisi de Hristiyanı da senden asla hoşlanmaz. De ki: “Doğru yol Allah’ın gösterdiği yoldur.” Sana bu bilgi geldikten sonra tutar da onların isteklerine uyarsan, Allah’ın ne veliliğini (dostluğunu) ne de yardımını görürsün.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sen onların öz milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmaz. De ki: "Allah'ın kılavuzluğu erdirici kılavuzluğun ta kendisidir." İlimden sana ulaşan nasipten sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın.
Y

Yusuf Ali (English)

Never will the Jews or the Christians be satisfied with thee unless thou follow their form of religion. Say: "The Guidance of Allah,-that is the (only) Guidance." Wert thou to follow their desires after the knowledge which hath reached thee, then wouldst thou find neither Protector nor helper against Allah.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sen onların milletine tâbi oluncaya kadar senden ne Yahudiler ne de Nasranîler asla hoşnut olmazlar. De ki: «Asıl hüda, Allah'ın hidâyetidir.» Eğer sen sana gelen ilimlerden sonra, onların hevâlarına uyacak olsan, yemin olsun ki senin için Allah tarafından ne bir yar bulunur ne de bir yardımcı.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onların dinlerine uymadıkça ne Yahudiler senden hoşnut olur, ne de Hıristiyanlar. Sen de ki: Allah'ın gösterdiği yol, doğru yolun tâ kendisidir. Eğer sana ulaşan ilimden sonra sen onların heveslerine uyarsan, seni Allah'tan kurtaracak ne bir dostun olur, ne de bir yardımcın.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onların yoluna (uygarlıklarına, inanç sistemlerine, yaşam biçimlerine) uymadıkça (o size düşmanca bir tavır içerisinde bulunan) Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden hoşnut olmayacaklardır. (Resulüm! Onlara) de ki: Asıl Allah’ın rehberliği tek doğru rehberliktir." Ve doğrusu, sana gelen bunca ilimden (vahiyden) sonra (şayet) onların heva ve heveslerine uyacak olursan, Allah’tan senin için ne bir veli (ne bir koruyan, gözeten ve sahip çıkan) bulunur, ne de bir yardımcı.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Yahudi ve Hıristiyanlar, onların dinine tabi olmadıkça senden razı olmazlar. Deki “Muhakkak ki Allah’ın belirlediği yol, en doğru olan yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, onların arzularına uyarsan, Allah’dan sana gelene karşı, ne bir koruyucu, nede bir yardımcı bulabilirsin.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Sen onların milletlerine [¹] tâbi olmadıkça Yahudiler ile Nasraniler senden hiç bir vakit hoşnut olmazlar, sen onlara de ki: «— Allah/ın götürdüğü yol yok mu işte yol [²] ancak O dur» Şayet sana gelen ilimden [³] sonra bilfarz onların hevesatına uyacak olur isen artık Allah/a karşı senin ne bir yâr/ın ne hakkıyle bir yardımcın bulunabilir.
İ

İsmail Yakıt

Sen onların dinlerine [milletehum] uymadıkça Yahudiler de, Hıristiyanlar da senden hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Asıl doğru yol Allah’ın yoludur.” Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyacak olursan bil ki, Allah’ın gazabından koruyacak senin için ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sen onların dinlerine uymadıkça ne yahudiler, ne de hırıstiyanlar seni beğenmeyeceklerdir. Onlara de ki: « Bakın, yalnız bir doğru yol vardır, o da Allah’ın bildirdiği doğru yoldur.» Eğer sen sana bilgi eriştikten sonra yine de onların dürtülerine uyacak olursan, Allah’a karşı ne koruyucun bulunur, ne de yardımcın.
Ş

Şaban Piriş Meali

Yahudiler de Hıristiyanlar da, sen onların yoluna uymadıkça, asla senden hoşnut olmazlar.-Asıl doğru yol, Allah'ın gösterdiği yoldur! de. Sana gelen ilimden, sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, Allah'tan seni koruyacak bir veli de bir yardımcı da yoktur.

Bakara Suresi 120. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Suresi 120. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 120. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 120. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 120. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim