Bilgisi olmayanlar, Allah bizimle konuşsa, yahut bize bir delil, bir mucize gelse dediler. Önce gelenler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri, ne kadar da birbirine benzedi onların. Gerçeği iyice bilmek isteyenlere ayetlerimizi apaçık gösterdik.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah, Peygamber ve vahiy bilgisinden yoksun olanlar: “Allah bizimle konuşsaydı veya bize bir delil gelseydi” derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da, tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri hep birbirine benziyor. Şüpheden kurtulup gerçekleri anlamak isteyenlere ayet ve işaretlerimizi yeterince açık ve anlaşılır kıldık.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bilgisizler (cahil ve gafil kimseler): "Allah bizimle konuşuverse ya!..” veya “Bize de (peygamberler gibi) bir ayet (mucize) gelse ya!.." demektedirler. Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Bunların kalpleri (nasıl da sapkınlıkta) birbirine benzedi. (Oysa) Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik. (Tabiattaki ve kâinattaki her şey zaten Cenab-ı Hakkın yaratılış mucizesi ve harika sanat eserleridir.)
A
Ahmet Tekin Meali
İlimden nasipleri olmayanlar:
“Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir âyet, bir mûcize, maddî bir işaret gelmeli" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Kalpleri, akılları birbirine benzedi.
İlme, delile ve gerekçeye itibar eden, inanmak isteyen bilgi toplumları için, Muhammed'in hak peygamber olduğu ile ilgili âyetleri, mûcizeleri açık seçik açıkladık.
A
Ahmet Varol Meali
Bilgi sahibi olmayanlar "Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların bu sözlerine benzer şeyler söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benziyor. Biz iyi anlayan bir topluluk için ayetlerimizi açık bir şekilde gösterdik.
A
Ali Bulaç Meali
Bilgisizler, dediler ki: 'Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?' Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Müşriklerin ve kitap ehlinin cahilleri: “- Allah, bize senin hak peygamber olduğunu söyleyeydi, yahud sen bize bir alâmet getireydin ya” dediler. Bunlardan önce Yahûdî ve Hristiyanlar da tıpkı bunlar gibi (peygamberlerine: “-Bize Allah'ı aşikâr göster ve gökten sofra indir.”) söylemişlerdi. Küfür ve inadda kalbleri birbirine benzemiştir. Biz hakikatı anlayanlara mûcizeleri apaçık gösterdik.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O bilgisizler dediler ki: “Neden Allah, bizimle konuşmaz veya bize bir mucize gelmez. Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi dediler. Kalpleri birbirine benziyor. Hâlbuki Biz, araştırıp inanmak isteyen bir toplum için ayetlerimizi net bir şekilde açıklamışız.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle niçin konuşmuyor, yahut bize niçin bir âyet gelmiyor?” Onlardan öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Bilmiyenler derler ki: «Allah bizimle konuşsa ya, ya da belge getirsen ya?», bundan önce de böyle söylemişlerdi, yürekleri ne kadar birbirine benziyor, yakından bilen kimseler için belgeleri açıklattık
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Müşriklərdən olan) cahillər dedilər: “Nə olaydı ki, Allah bizimlə də danışaydı, bizə də bir ayə gələydi!” Onlardan əvvəl gələnlər (yəhudilər və xaçpərəstlər) də buna bənzər sözlər demişdilər. Onların qəlbləri biri-birinə bənzəyir. Biz tam yəqinliklə iman gətirənlərə ayələrimizi (dəlillərimizi) açıqcasına göstərdik.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Ehl-i Kitap’tan ve müşriklerden bir takım) bilgisizler: “Allah (senin elçiliğin konusunda) bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da hep birbirine benziyor. Gerçekte biz, bütün delilleri, yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.
C
Cemil Said (1924)
Bir şey bilmeyenler dirler ki "Eğer Allâh bize söz söylemez ise yâhud sen bize ânın mevcûdiyetinden bir işâret göstermez isen inanmayacağız" Ecdâdları da öyle dirler idi lisânları ve kalbleri biri birine benzeyor. Îmân idenler içün biz kâfî derecede ’alâmet gösterdik.
D
Diyanet Vakfı Meali
Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bilmeyenler: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konuşsa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdik.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
İlmi olmıyanlar da, Allah bizimle konuşsa ya, yahud bize bir mu'cize gelse ya, dediler, bunlardan evvelkiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti, kalbleri birbirine benzedi; cidden yakîn edinecek bir ümmet için biz mucizeleri açık bir suretde gösterdik
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm! Hadlerini aşıp ne dediklerini) bilmeyen (inatla hakkı inkâr eden kâfir) ler: “Allah bizimle konuşsa (da senin hak peygamber olduğunu söylese) ya da bize bir mu‘cize gelse ya!” derler. Bunlardan önceki (kâfir) ler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (küfür ve inatları nasıl da) birbirine benziyor. Biz âyetlerimizi, hakikati bilmek isteyen kimseler için iyice açıkladık.
E
Erhan Aktaş Meali
Bilmeyen kimseler: “Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir âyet¹ göndermesi gerekmez mi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti anlar kim bilmezler “nişe söylemez bize Tañrı yā gelmez bize bir nişān?” ancılayın eyitti anlar kim anlardan ilerüdi anlaruñ sözi gibi. biribirine beñdeş oldı göñülleri. bayıķ bellü eyledük nişānları bir ķavma kim girtü inanurlar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Hakıykati) bilmeyenler (veya bilib de bilmezlenenler): «Ne olur, Allah bizimle (senin hak peygamber olduğuna dâir yüz yüze bir) söylese, konuşsa, yahud (bu babda) bize bir âyet (mucize) gelse» dedi (ler). Onlardan evvelkiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemiş (ler) di. Kalbleri birbirine ne kadar da benzemiş!. Biz hakıykatleri iyice bilmek isteyenlere âyetlerimizi apaçık göstermişizdir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bilmeyen kimseler dediler ki: “Allah bizimle konuşsa veya bize de bir ayet gelse ya!” Onlardan öncekiler de buna benzer sözler söylemişlerdi. Zihinleri birbirine benzedi. Biz, kesin olarak inanacak bir toplum için ayetleri apaçık bildirdik.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Bilmeyenler ise: “Allah bizimle (de) konuşmalı veya bize bir mu'cize gelmeli değil miydi?” dediler.(2) Kendilerinden öncekiler de böyle onların sözlerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri (ne kadar da) birbirine benzedi! Doğrusu (biz) kat'î olarak îmân edecek bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
K
Kadri Çelik Meali
Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?” dediler. Öncekiler de onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Kesinlikle yakin eden topluluk için ayetleri açıklamışızdır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bilgiden yoksun olanlar, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir mûcizeli işaret gelmeli değil miydi?” dediler. Bunun gibi onlardan öncekiler de onların dediklerinin benzerini demişlerdi. Kalpleri hep birbirine benziyor! Biz, gerçeği kabul edenlere âyetleri açıkladık.
M
M. Pickthall (English)
And those who have no knowledge say: Why doth not Allah speak unto us, or some sign come unto us? Even thus, as they now speak, spake those (who were) before them. Their hearts are all alike. We have made clear the revelations for people who are sure.
M
Mahmut Kısa Meali
İlâhî hikmeti ve imtihân gerçeğini kavrayamamış bazı bilgisiz kimseler: “Allah madem ki inanmamızı istiyor, öyleyse bizzat kendisi bizimle konuşsaydı veya bize, hiçbir şekilde itiraz edemeyeceğimiz bir mûcize gönderseydi ya!” dediler. Kendilerinden önceki çağlarda yaşamış kâfirler de tıpkı bunların dediklerine benzer sözler söylemişlerdi; inkâr ve inatçılıkta kalplerine kadar da birbirine benzemiş! Aslında biz, yersiz önyargılarından ve bencillik, haset, kibir prangalarından kendisini kurtararak içtenlikle inanmak isteyenler için, onlara fazlasıyla yetecekmûcizeleri açıkça ortaya koymuşuzdur. Evet, gören gözler için tüm evren, Yüce Yaratıcının ilim, kudret ve merhametini haykıran sayısız mûcizelerle doludur. Bunların da ötesinde:
M
Mahmut Özdemir Meali
Bilmeyenler: -"Allah ya bizimle konuşsa veya bize bir âyet gelse!" dediler.
İşte böyle, onlardan öncekiler de onların sözünün benzerini söyledi. Kalbleri birbirine benzedi.
Gerçekten ikna olacak / kesin inanacak bir kavim için Âyetler’i beyan ettik / açıkladık.
M
Mehmet Okuyan Meali
(Gerçekleri) bilmeyenler şöyle demişlerdi: “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir delil gelmeli değil miydi?” Öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları nasıl da) birbirine benzedi! Kesin bir şekilde inananlara ayetleri elbette apaçık ortaya koyduk. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Bilgiden nasibi olmayanlar da: “Allah bizimle de konuşsa ya da bize de bir âyet gönderse olmaz mıydı?” dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların bu söyledikleri gibi söylemişlerdi. Bunların kalpleri (nasıl da) birbirine benziyor. Biz, âyetleri ancak Allah’a gönülden inanan bir toplum için, anlaşılır kıldık.
M
Mehmet Çakır Meali
Bazı cahiller: " Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya! " diyorlar. Daha öncekiler de onlar gibi konuşuyorlardı. Sanki, akıllarından geçenleri okumuşlar. Bu sefer ise biz, anlama seviyesi daha yüksek bir topluma hitap ediyoruz.
M
Mehmet Çoban Meali
Bilmeyenler: "Allah bizimle konuşsa ya da bize bir ayet gönderse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle demişlerdi. Bunların kalpleri birbirine benziyor. Biz ayetleri inanacak bir toplum için açıkladık! Bunların inanmaya niyeti yok! Öylesine tartışıp duruyorlar.
M
Muhammed Esed Meali
[YALNIZ] bilgiden yoksun olanlar: “Allah neden bizimle konuşmaz ve neden bize [mucizevî] bir işaret göstermez?” derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da ⁹⁷ tıpkı onların dedikleri gibi demişlerdi: kalpleri hep birbirine benziyor. Gerçekte Biz, bütün işaretleri, yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.
M
Mustafa Çavdar Meali
Allah’ı tam bilmeyenler “Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse ya” dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri ne kadar da birbirine benzemiş! Oysa biz, iyice inanmak isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık beyan etmişizdir. 6/7-8, 42/51, 74/52
M
Mustafa İslamoğlu Meali
İlimden yoksun olanlar “Allah bizimle niçin konuşmuyor, ya da niçin bize (mucizevî) bir kudret delili ulaştırmıyor” derler. Onlardan öncekiler de aynen onların söylediğini söylemişlerdi.[²²⁶] Akılları da birbirine benzedi.[²²⁷] Elbet biz gönülden inanacak herkes[²²⁸] için âyetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır.
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed, müşriklerin) Küfürde direnenleri (senin hak peygamber olduğuna dair) "Allah bizimle konuşmalı veya bize (inanmamız için) bir mucize indirilmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de (peygamberlerinden) tıpkı bunun gibi isteklerde bulunmuşlardı; kalpleri nasıl da birbirine benzemiş! Biz (kuşkudan kurtulup) yakîne (şeksiz bilgiye) ermek isteyen bir topluluğa ayetlerimizi açıkça gösterdik
O
Osman Fırat Meali
Bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle konuşmalı veya bir ayet (kanıt) getirmeli değil mi?” Böylece onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi dediler. Kalpleri benzeşti. Muhakkak ki ikna olmak isteyenler için ayetleri açıkladık.
S
Sardorxon Jahongir
Bilmaydigan nodon kimsalar: “Alloh bizlarga to‘g‘ridan-to‘g‘ri gapirsa yoki bizga biror-bir alomat kelsa edi”, – deydilar. Ulardan burungilar ham xuddi ularning gaplariga o‘xshash gaplarni aytgandilar. Ularning fikru xayollari, qalblari bir-birlarinikiga o‘xshaydi. Biz barcha alomat va oyatlarni to‘liq ishonadigan odamlar uchun bayon qilib berganmiz.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eyitdiler ol kişiler kim bilmezler müşriklerden: Tañrı Ta‘ālā bize söy‐lese‐y‐di yā bize āyet gelse‐y‐di. Anuñ gibi eyitdiler anlardan burun olanümmetler. Anlaruñ sözi gibi yürekleri biri birine beñzerdi. Taḥḳīḳ beyāneyledük āyetleri bir ḳavme kim yaḳīn bilürler.
S
Suat Yıldırım Meali
Gerçeği bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle konuşmalı veya bize mûcize gösterilmeli değil miydi? ” Onlardan öncekiler de buna benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da birbirine benziyor! Gerçekleri iyice bilmek isteyenler için delilleri apaçık gösterdik. [74;52; 6, 124; 51, 52-53]
S
Süleyman Ateş Meali
Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir ayet (mu'cize) gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri açıkladık.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Bilmeyenler (câhiller ve müşrikler) ne olurdı Allâh bize tekellüm buyursa (senin peygamber oldığını bize bizzat söylese) yâhud sen bize (sıdkına delâlet ider) bir mu'cize getirsen didiler. Bunlardan evvel gelenler de o sözler gibi sözler söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Hakkı anlayub kalblerine şübhe girmeyen kavim içün biz âyetlerimizi beyân ve izhâr iyledik.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Kendini bilmezler; “Allah bizimle konuşsa yahut bize bir ayet (mucize)[*] gelse ya!” derler. Öncekiler de öyle derlerdi, kalpleri birbirine benzedi. İkna olmak isteyen bir topluluk için âyetleri açık açık gösterdik.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konuşsaydı yahut bize bir mucize gelseydi ya! ..." Onlardan öncekiler de aynen onların dediği gibi demişti. Kalpleri birbirine benzemiştir. Biz ayetleri, gerçeği apaçık bilmek isteyenler için iyiden iyiye açıklamışızdır.
Y
Yusuf Ali (English)
Say those without knowledge: "Why speaketh not Allah unto us? or why cometh not unto us a Sign?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs unto any people who hold firmly to Faith (in their hearts).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve bilmeyen kimseler dedi ki: «Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir âyet gelse ya.» Onlardan evvelkiler de onların dedikleri gibi demişti. Kalbleri birbirine benzemiştir. Biz âyetlerimizi ikan sahibi olan bir kavme apaçık bildirdik.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Cahiller, “Allah bizimle konuşsa veya bize bir mucize gelseydi” dediler. Daha evvelkiler de bunların sözüne benzer şeyler söylemişlerdi. Bunların kalpleri hep birbirine benziyor. Oysa Biz, hakkı yakînen bilmek isteyenlere âyetlerimizi açıklamışızdır.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Gerçeği) bilmeyenler ise: «Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir ayet (mucize, açık belge) gelse ya» derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların akılları (anlayış ve düşünceleri) ise birbirine benzemektedir! Oysa gerçekten biz, hakkı yakînen bilmek isteyenlere âyetlerimizi açıklamışızdır.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
(Allah’ı) Bilmeyenler “Allah bizimle konuşsaydı veya bize bir mucize gelseydi ya” derler. Onlardan öncekilerde, onların söylediklerinin benzerini söylediler. Zaten onların kalpleri birbirine benziyor. İkna olmuş bir topluluk için, ayetleri böyle açıklarız.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Bir takım bilmeyenler de « Allah bizim ile konuşmalıydı yahut bize bir mûcize [⁶] gelmeliydi, dediler. İşte kendilerinden evvelki bilmeyenler de bunların sözlerinin tıpkısını demişlerdi, kalpleri birbirine benzedi, biz yakını olan bir kavim için [⁷] mûcizeleri beyan etmişizdir.
İ
İsmail Yakıt
Bilgiden yoksun olanlar, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir delil/mucize [âyet] gelmeli değil mi?” demişlerdi. Onlardan öncekiler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Onların kalpleri birbirine benzer. Biz ayetleri gönülden bağlı/her türlü şüpheden arınmış [yûkinûn] bir topluluk [kavm] için açıkladık.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ne dediğini bilmeyenler derler: « Ne olurdu, Allah bizimle konuşsaydı, ya da bize bir belge gönderseydi» . Onlardan öncekiler de bu ağzı kullanmışlardı. Onların anlayışları birbirine benziyor. Doğrusu biz belgelerimizi kanasıya inananlar takımına açıktan açığa göstermişizdir.
Ş
Şaban Piriş Meali
Bilmeyenler: -Ne olur Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse?! demektedirler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi; kalpleri (nasıl da) birbirine benzemiş. Oysa biz, iyice bilmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.
Bakara Suresi 118. Ayet Meali ve Tefsiri
Bakara Suresi 118. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Bakara Suresi 118. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Bakara Suresi 118. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Bakara Suresi 118. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?