De ki: Bizim ya gazi yahut şehit olmamızdan, o iki güzel akibetten birine uğramamızdan başka bir şey mi gözetmedesiniz? Ve biz de sizin ya Allah katından, yahut da bizim elimizle, bizim tarafımızdan bir azaba uğramanızı gözleyip beklemedeyiz. Haydi siz gözetleyedurun, biz de sizinle beraber gözetlemekteyiz.
A
Abdullah Parlıyan Meali
De ki: “Bizim hakkımızda gözetleyip, bekleye durduğunuz, iki iyilikten başkası mıdır? Yani ya gazi oluruz, ya da şehid. Ama biz “Allah'ın size ya bizzat kendi tarafından veya bizim ellerimizle, bir azap ulaştırmasını gözlüyoruz. O halde siz de gözleyin ama bilin ki biz de sizinle birlikte gözleyeceğiz.”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
De ki: (Ey inkârcılar ve münafıklar!) “Siz bizim başımıza, ancak (dünyada zafer ve saadet, ahirette ise cennet gibi) iki güzellikten birinin (dışında herhangi bir şeyin) gelmesini gözleyebilir misiniz? (Hayır, çünkü Allah, mücahit ve müstakim mü’minler aleyhindeki kurgu ve kuruntularınızı sonunda boşa çıkarıverecektir. Bu nedenle) Biz ise, şüphesiz Allah’ın Kendi katından veya bizim ellerimizle size bir azap indirmesini (zaten) gözleyip beklemekteyiz. Öyle ise (şimdilik) bekleyin bakalım, çünkü biz de sizinle beraber (Allah’ın va’adini) gözetleyip duruyoruz.”
A
Ahmet Tekin Meali
“Siz, bizim için, ancak iki iyilikten, zafer veya şehadetten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah'ın, ya kendi katından veya bizim ellerimizle size bir ceza vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin. Biz de sizinle beraber beklemekteyiz.” de.
A
Ahmet Varol Meali
De ki: "Siz bize iki iyilikten biri dışında bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? [5] Bizse Allah'ın ya kendi katından veya bizim ellerimizle sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Haydi bekleyin, biz de sizinle birlikte beklemekteyiz!"
A
Ali Bulaç Meali
De ki: 'Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Allah'ın ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azab dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Münafıklara şöyle de: “- Siz bize, ancak iki güzelliğin (zafer ile şehitliğin) birini gözetleyip bekliyorsunuz. Biz ise, Allah'ın kendi tarafından veya bizim elimizle size bir azab indirmesini gözetliyoruz. Haydi bekleyin durun, biz de sizinle beraber gözetleyeciyiz. “
B
Bahaeddin Sağlam Meali
De ki: Siz, bizim için iki güzellikten (şehitlik ve gazilikten) başka bir şey beklemiyorsunuz herhalde! Biz de bekliyoruz ki Allah size bir azap versin, ya kendi katından veya bizim elimizle. Bekleyin! Biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz.”
B
Bayraktar Bayraklı Meali
De ki: “Bize ancak iki güzel şeyden birinin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle sizi azaba uğratmasını bekliyoruz. Öyle ise bekleyiniz, biz de doğrusu sizinle birlikte beklemekteyiz.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Diyesin ki: «Sizler bize, iki iyilikten birini beklemiyor musunuz?», biz de sizin, ya Allah katından, ya da bizim elimizle, azaba ermenizi bekleriz, hele bekleyiniz, bizler de sizinle beklemekteyiz!
B
Bunyadov-Memmedeliyev
De: “Biz Allahın Özü tərəfindən və ya bizim əlimizlə sizi əzaba düçar etməsini gözlədiyimiz halda, siz bizlərə ancaq iki yaxşı işdən (zəfər çalmaqdan və şəhid olmaqdan) birinin gəlməsinimi gözləyirsiniz? Doğrusu, biz də sizinlə birlikdə gözləməkdəyik”!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Onlara) de ki: “Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başka bir şey mi beklemektesiniz? Biz ise Allah’ın, ya (doğrudan doğruya) kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım (neler olacakmış), biz de (sizinle beraber akıbetinizin ne olacağını) bekliyoruz!”
C
Cemil Said (1924)
Ânlara di ki: "Ne bekliyorsunuz? İki iyilikden biri nasîb olacakdır. "Yâ gazî yâ şehîd" Biz bekliyoruz ki kendi elimizle hazırladığımız ’azâbı Allâh size virsün siz de bekleyiniz, biz de bekleyelim.
D
Diyanet Vakfı Meali
De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah'ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
De ki: "Bize iki iyiden, gazilik ve şehidlikten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz Allah'ın kendi katından veya elimizle, sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyiniz, doğrusu biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
De ki: “Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah’ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
De ki: "Siz bizde iki güzelliğin (Zafer veya şehitliğin) birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise size Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini gözetiyoruz. Haydi siz gözetedurun, biz de sizinle beraber gözetmekteyiz."
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
De ki: siz, bize ancak iki güzelliğin birini gözetebilirsiniz, biz ise size Allahın kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir azâb indirmesini gözetiyoruz, onun için gözetin çünkü biz beraberinizde gözetiyoruz
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm! O munâfıklara) de ki: “Siz, bizim başımıza, iki iyilikten birinin dışında (şehit olmak, ya da zafer kazanmanın haricinde,) başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? (Madem bizim felakete uğramamızı bekliyorsunuz) biz de, Allah’ın ya nezdinden veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi, bekleyin (bakalım!). Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz!”
E
Erhan Aktaş Meali
De ki: “Bize iki güzellikten¹ birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap gelmesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin. Doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz.”
E
Eski Anadolu Türkçesi
eyit: “güyer misiz bize illā iki görklürekden birine daħı biz güyerüz size kim irüre size Tañrı 'aźāb ķatından yā bizüm elümüz-ile ya'nį depelemek. pes güyüñ bayıķ biz sizüñ-ile güyicilerüz.
H
Hasan Basri Çantay Meali
De ki: «Siz bizde iki güzelliğin birinden başkasını mı gözetiyorsunuz? Halbuki biz Allahın size ya kendi katından, yahud bizim elimizle bir azâb getireceğini bekliyoruz. Haydi siz (bizim akıbetimizi) gözetleye durun, biz de sizinle beraber (kendi feci' akıbetlerinizi) bekleyiciyiz».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
De ki: “Siz bizim için iki güzellikten (:Allah yolunda ölmek veya zaferden) birinin dışında başka bir şey mi bekliyorsunuz? Oysa biz de Allah’ın ya kendi katından ya da bizim elimizle size bir azap dokundurmasını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyin, biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.”
H
Hayrat Neşriyat Meali
De ki: “(Siz) bizim için iki iyiliğin (zafer veya şehâdetin) birinden başkasını mı bekliyorsunuz? Biz ise sizin için, Allah'ın ya kendi katından veya bizim ellerimizle size bir azab vermesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin, doğrusu biz de (Allah'ın size nasıl muâmele edeceğini görmek üzere) sizinle berâber bekleyicileriz!”
K
Kadri Çelik Meali
De ki: “Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında bir şey mi beklemektesiniz? Oysa biz Allah'ın kendi katından veya elimizle, sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyiniz, doğrusu biz de sizinle birlikte bekleyenlerdeniz.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
De ki: “Sizin bizim hakkımızda beklediğiniz, ancak iki güzellikten biridir. Bizim sizinle ilgili beklentimize gelince, Allah ya katından bir belâ gönderecek veya sizin cezanızı bizim elimizle verecektir. O halde sonucu siz de bekleyin, biz de sizinle birlikte bekleyelim.”
M
M. Pickthall (English)
Say: Can ye await for us aught save one of two good things (death or victory in Allah's way )? while we await for you that Allah will afflict you with a doom from Him or at our hands. Await then! Lo! we are awaiting with you.
M
Mahmut Kısa Meali
Yine onlara de ki: “Bizim başımıza gelmesini umutla beklediğiniz, biri zafer kazanmak, diğeri de şehâdet şerbetini içmek olan iki iyilikten biri değil mi?İster Allah yolunda şehit olalım, ister zafer kazanalım, her iki hâlde de kazanan biz olmayacak mıyız? Madem bizim felakete uğramamızı bekliyorsunuz, biz de Allah’ın ya doğrudan doğruya kendi katından veya bizim elimizle sizicezalandırmasını bekliyoruz. O hâlde, bekleyin bakalım neler olacakmış, biz de sizinle beraber bekliyoruz!”
M
Mahmut Özdemir Meali
De ki:
-"Bizimle ilgili sadece İki Güzelliğin birisini gözlüyorsunuz. Biz, sizi gözlüyoruz ki, Allah kendi katından veya bizim ellerimizle size bir azâp isabet ettirir.
Bekleyip görün / gözleyin! Biz de sizinle birlikte gözleyiciyiz".
M
Mehmet Okuyan Meali
De ki: “Siz bizim için sadece iki güzellikten [*] birini beklemektesiniz. Biz de Allah’ın ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Bekleyin! Şüphesiz ki biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.”
M
Mehmet Türk Meali
(Bir de onlara): “Siz, bizim için (şehitlik veya gazilik gibi) iki güzellikten (şehitlik olan) birincisini beklersiniz.¹ Biz ise sizin için; Allah’ın kendi katından veya bizim elimizle indireceği azabı bekliyoruz. Şimdilik bekleyin bakalım biz de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekliyoruz.” de.
M
Mehmet Çakır Meali
Siz, bizim başımıza iki güzelden başka bir şey geleceğini mi sanıyorsunuz?Ama bizim, sizinle ilgili beklentimizi merak ediyorsanız, söyleyelim:Siz belânızı ya Allah'tan ya da bizden bulacaksınız. Bekleyin, çünkü sonucu sizin kadar biz de merak ediyoruz.
M
Mehmet Çoban Meali
"Bizim için siz ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de Allah’ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi! Herkes amacına göre bekleyedursun! Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."
M
Muhammed Esed Meali
De ki: “Bize [olması mümkün] iyiler iyisi iki şeyden birisi değil de, ille de [kötü] bir şey olmasını mı umup gözlüyorsunuz? ⁷⁴ Fakat, bilin ki, sizin kadar biz de gözlüyoruz, Allah’ın [ya] kendi katından ⁷⁵ ya da bizim elimizle sizi bir azaba uğratmasını! O halde, umutla gözleyin; bilin ki, biz de sizinle birlikte gözleyeceğiz!”
M
Mustafa Çavdar Meali
De ki: – Bize iki güzellikten zafer veya şahadetten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, sizin başınıza ya Allah’ın katından bir bela gelmesini veya bizim elimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Öyleyse bekleyin bakalım, biz de sizinle beraber bekleyip göreceğiz. 2/154, 3/169, 9/111, 22/58, 47/4
M
Mustafa İslamoğlu Meali
De ki: “Şu iki güzellik dururken, bizim için başka ne gözleyebilirsiniz ki? Bizim size ilişkin beklentimizse -O’nun katından ya da bizim elimizle- Allah’ın gazabına uğramanızdır. Artık bekleyin; bilin ki biz de sizinle birlikte bekliyoruz!”
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) De ki (Ey münafıklar) Siz bizim hakkımızda şu iki güzelliğin (iki güzel sonucun zafer veya şehadetin) birinden başkasını beklemezsiniz. (Çünkü, bizim başımıza geldiği takdirde, -sizin musibet sandığınız- şehitlik de bizim için hayırdır) Biz de (sizin hakkınızda şu iki sonucu) Allah’ın ya kendi katından (doğrudan doğruya) ya da bizim ellerimizle (bizim vasıtamızla) sizi azaba uğratmasını bekliyoruz! (Biliniz ki sonunda hüsrana uğrayan elbet sizler olacaksınız) Haydi, sizler bekleyin, biz de sizinle beraber (hakkın tecellisini) beklemekteyiz!
O
Osman Fırat Meali
De ki: “Siz bizim için iki iyilikten birinden (ya zafer ya da cennetten) başkasını mı bekliyorsunuz? Biz ise Allah’ın katından size azabını veya bizim elimizle size azap etmesini bekliyoruz. Bekleyin bakalım; kesinlikle biz de sizinle beraber bekleyenleriz.”
S
Sardorxon Jahongir
Ey Rasulim, ularga: “Sizlar bizni jangda yo shahid, yo g‘olib bo‘lishdek ikki xayrli ishdan birining bo‘lishini kutmoqdasiz. Bizlar esa sizlarni Alloh O‘z dargohidan yoki bizning qo‘limiz bilan sizlarga azob yetishini kutmoqdamiz. Bas, kutaveringlar, albatta, biz ham sizlar bilan birga kutuvchimiz”, – deb ayting.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eyit yā Muḥammed: Siz ṣaḳlaşmazsız bizüm‐çün illā birisini iki eylük kişehādetdür yā nuṣretdür. Daḫı ṣaḳlaşur‐biz size Tañrı Ta‘ālā ‘aẕābıirişmek özi ḳatında tā bizüm elümüz‐ile. Pes ṣaḳlaşuñuz, biz daḫı sizüñ bileṣaḳlaşur‐biz, sizüñ ‘āḳıbetüñüzi görür‐biz.
S
Suat Yıldırım Meali
Münafıklara de ki: “Bizim hakkımızda bekleyip gözlediğiniz, iki güzel şeyden, yani zaferden veya şehid olmaktan başka bir şey midir? Biz ise Allah'ın, ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!
S
Süleyman Ateş Meali
De ki: "Bize yalnız iki iyilikten (ya gazilik veya şehidlikten) birini gözetmiyor musunuz? Ama biz, Allah'ın size ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir azab ulaştırmasını gözetiyoruz. Haydi gözetin, biz de sizinle beraber gözetenleriz."
S
Süleyman Tevfik (1927)
(Ey Münâfıklar) Sizin, bizim içün beklediğiniz iki iyilikden (zafer veyâ şehâdet) biridir. Ve biz de size Allâh'ın kendi tarafından ve yâhud bizim ellerimizle 'azâb îsâl itmesine intizâr ideriz. Siz intizâr idiniz biz de intizâr idicilerdeniz.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
De ki “Bizim için iki iyilikten biri dışında bir beklentiniz mi var? Bu arada biz de ya kendi katından ya da bizim elimizle Allah’ın sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Haydi, bekleyin; sizinle birlikte biz de bekliyoruz.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
De ki: "Bizim için iki güzelliğin birinden başkasını mı bekliyorsunuz? Biz de size Allah'ın, kendi katından veya bizim ellerimizle bir azap çarptırmasını bekliyoruz. Artık bekleyin, sizinle beraber biz de bekliyoruz."
Y
Yusuf Ali (English)
Say: "Can you expect for us (any fate) other than one of two glorious things- (Martyrdom or victory)? But we can expect for you either that Allah will send his punishment from Himself, or by our hands. So wait (expectant); we too will wait with you."(1313)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
De ki: «Siz bizim hakkımızda iki güzellikten birinden başkasını mı beklersiniz? Ve bizler ise size Cenâb-ı Hakk'ın katından veya bizim ellerimizle bir azabın isabetini bekliyoruz. Artık bekleyiniz. Biz de sizinle beraber bekleyicileriz.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
De ki: Bizim hakkımızda bekleyip durduğunuz şey, iki güzellikten(15) biridir. Sizin hakkınızda bizim beklediğimiz şey ise, Allah'ın size bir azap göndermesidir—ya kendi katından, ya da bizim elimizle. Siz bekleyedurun; sizinle beraber biz de bekliyoruz.
İ
İhsan Aktaş Meali
De ki: "Sizin bizim hakkımızda beklediğiniz, (sonuç ne olursa olsun bize göre) ancak iki güzellikten (saldırganlara karşılık verdiğimizde şehitlik veya zafer olmak üzere) biridir. Biz de (ikiyüzlü olmanız sebebiyle) Allah’ın kendi katından veya (saldırgan müşriklerle bir olup bize saldırdığınızda) bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı (bize karşı yenilgiye uğramanızı) bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Doğrusu biz de (Allah’ın size nasıl muâmele edeceğini görmek üzere) sizinle beraber bekleyicileriz!” *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Deki “Siz bize Allah’dan iki güzellikten biri olanın, başımıza gelmesini mi bekliyorsunuz. Bizde, sizin başınıza gelecek azabın Allah’ın katından mı, yoksa bizim ellerimizle olacağını, beklemekteyiz. Siz bekleyip görün, bizde bekleyip göreceğiz.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
De ki sizin beklediğiniz ancak hakkımızda iki iyilikten [⁷] biridir. Biz de hakkınızda Allah/ın sizi, ya kendi tarafından veya bizim elimizle bir azaba duçar etmesini bekliyoruz. Haydi siz akıbetimizi bekleyiniz, biz de sizinle beraber akıbetinizi bekleyelim.
İ
İsmail Yakıt
De ki: “Siz bizim için ancak (şehitlik-gazilik gibi) iki iyilikten birini mi gözlüyorsunuz? Biz de sizin için, ya kendi katından veya bizim elimizle Allah’ın size bir azap ulaştırmasını gözlüyoruz. O hâlde haydi gözleyin bakalım. Muhakkak biz de sizinle birlikte gözleyip duruyoruz.”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
De ki: "Sizin bizim için beklediğiniz iki iyilikten başkası olabilir mi? Bizim sizin için beklediğimiz ise Allah’ın sizi ya kendiliğinden, ya da bizim elimizle azaba çarpmasıdır. Öyleyse, sonunuzu bekleyin. Biz de sizinle birlikte bekliyeceğiz."
Ş
Şaban Piriş Meali
De ki:-Bize iki iyiden başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyin siz, biz de sizinle bekleyenleriz!
Tevbe Suresi 52. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 52. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 52. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 52. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 52. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?