Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 50. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sana bir iyilik geldi mi kötüleşir onlar; bir musibete uğrarsan biz derler, daha önce tedbir aldık, ihtiyata riayet ettik ve güvenle, gururla yüz çevirip giderler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ey peygamber! Senin başına iyi bir hal gelse, onları üzüp tasalandırır. Ama sana bir kötülük ulaşsa, kendi kendilerine, “Biz önceden kendimiz için, savaşa katılmamakla gerekli tedbirleri almıştık” derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(O dönek ve ödlek münafıklar var ya) Sana bir hasene (iyilik ve izzet) ulaşsa, bu onları kötüleştirir (ve kederlendirir.Ama) Eğer Sana (kötü) bir musibet dokunsa; “(Oh, iyi ki biz önceden) kesinlikle işimizi sağlam tutarak (tedbirimizi alıpbunlardan ayrılmıştık)” diye sevinip ferahlanarak dönüp giden (kimse)lerdir.
A

Ahmet Tekin Meali

Eğer sana bir iyilik dokunur, zafere ulaşır, ganimet elde edersen bu onları üzer. Başına bir belâ gelirse de,
“Biz, zaten planımızı önceden yapmış, tedbirimizi almıştık” derler. Sevine sevine sırtlarını dönerek halkı yönlendirmeye devam ederler.
A

Ahmet Varol Meali

Sana bir iyilik ulaşsa onları rahatsız eder. Sana bir kötülük dokunduğunda da: "Biz önceden işimizi sağlama bağlamıştık" der ve sevinç içinde dönüp giderler.
A

Ali Bulaç Meali

Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır, bir musibet isabet edince ise: 'Biz önceden tedbirimizi almıştık' derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sana bir iyilik (ganimet ve zafer) gelirse, fenalarına gider ve eğer sana bir musibet gelirse derler ki, biz tedbirimizi önceden almıştık; ve sana isabet eden musibetten dolayı sevine sevine döner giderler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Sana bir iyilik geldiğinde, onların zoruna gider. Eğer başına bir kötülük gelse; “biz, daha önce tedbirimizi aldık” der ve sevinerek sırt çevirip giderler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sana bir iyilik gelirse, onların ağırına gider. Eğer sana bir kötülük gelse, “Biz önceden önlemimizi aldık” deyip, sevinerek geri dönerler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Sana bir iyilik gelecek olsa, onları kayırtmakta sana kötülük gelse, «İşimizi önceden yoluna koymuştuk» demektedirler, sevinerek dönerler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Sənə bir yaxşılıq (zəfər, qənimət) nəsib olsa, onların halı pis olar. Sənə bir müsibət üz versə: “Biz tədbirimizi qabaqcadan görmüşük!” deyər və sevincək halda dönüb gedərlər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Eğer sana (zafer gibi) bir iyilik erişirse; bu (durum) onları üzer. Eğer başına bir kötülük gelse: “Biz, (savaşa katılmayarak) baştan tedbirimizi almıştık (bizi ilgilendirmez)” diyerek (sizi sıkıntılarla baş başa bırakarak) keyif içerisinde dönüp giderler.
C

Cemil Said (1924)

Sana muzafferiyet nasîb oldığı vakit canları sıkılıyor, sana musîbet geldiği vakit "Biz tedâbirimizi ahz itdik" diyorlar. Sonra yüz çeviriyorlar, ferahlanıyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Eğer sana bir iyilik erişirse, bu onları üzer. Ve eğer başına bir musibet gelirse, «İyi ki biz daha önce tedbirimizi almışız» derler ve böbürlenerek dönüp giderler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sana bir iyilik gelince onların fenasına gider; bir kötülük gelse, "Biz önceden ihtiyatlı davrandık" derler, sevinerek dönüp giderler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Eğer sana bir iyilik dokunursa fenalarına gider. Eğer sana bir musibet gelirse "Biz zaten tedbirimizi önceden almıştık." derler ve sevine sevine dönüp giderler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sana bir güzellik kısmet olursa fenalarına gider ve eğer bir musîbet gelirse biz tedbirimizi önceden almıştık derler ve sevine sevine döner giderler
E

Emrah Demiryent Meali

Eğer sana (fetih gibi) bir iyilik erişirse, bu (durum) onları üzer. Eğer başına bir musibet/yenilgi gelirse, “Biz, (savaşa katılmayarak) baştan tedbirimizi almıştık (bizi ilgilendirmez)!” diyerek (sizi sıkıntılarla baş başa bırakarak) sevinerek dönüp giderler.
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer sana bir iyilik isabet ederse, bu onları üzer. Fakat sana bir kötülük dokunursa, “Biz daha önceden önlemimizi almıştık.¹” derler ve sevinç içinde arkalarına dönüp giderler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eger ire saña eyü iş ķayırda anları daħı eger ire saña musibet eyideler “bayıķ duttuķ işümüzi ilerüden” daħı yüz döndüreler anlara seviniciler iken.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Eğer sana bir iyilik isaabet ederse bu, (müdhiş hasedlerinden dolayı) onların fenasına gider. Şâyed sana bir musîybet erişirse «Biz derler, daha önceden (ihtiyat) tedbirimizi almışızdır» ve onlar böbürlene böbürlene dönüb giderler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sana iyilik dokunursa bu onları rahatsız eder. Bir musibet dokununca da: “Biz önceden tedbirimizi almıştık.” derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Eğer sana bir iyilik isâbet ederse, (bu) onları üzer. Fakat sana bir musîbet gelirse: “Doğrusu (biz) önceden tedbîrimizi almıştık” derler ve onlar sevinçli kimseler olarak dönüp giderler.
K

Kadri Çelik Meali

Sana bir iyilik gelince onların fenasına gider; bir kötülük gelse, “Biz önceden tedbirimizi almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sen iyi bir sonuç elde etsen bu onlara üzüntü verir; ama başına bir musibet gelse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevine sevine dönüp giderler.
M

M. Pickthall (English)

If good befalleth thee (O Muhammad) it afflicteth them, and if calamity befalleth thee, they say: We took precaution, and they turn away well pleased.
M

Mahmut Kısa Meali

Sana bir zafer, ganîmet veya başarı gibi bir iyilik ulaşacak olsa, bu durum, iflah olmaz kıskançlıkları yüzünden onları üzer; eğer başına bir kötülük gelse, içlerinden, “İyi ki bunlarla savaşa katılmayıp baştan tedbirimizi almışız!” diyerek sizi sıkıntılarla baş başa bırakıp keyif içerisinde dönüp giderler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Sana bir iyilik isabet ederse, onlara fenalık gelir.
Sana bir musibet isabet ederse, "Biz önceden tedbirimizi aldık" derler; sevinerek dönüp giderler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sana bir iyilik gelirse bu onları üzer. Başına bir musibet gelirse “(İyi ki) biz daha önce tedbirimizi almışız.” derler ve kibirlenerek dönüp giderler. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Eğer sana bir iyilik dokunursa,¹ onların ağırına gider. Yok, eğer sana bir kötülük dokunursa: “İyi ki biz, önceden tedbirimizi almışız.” derler ve sevinerek (kâfirlerin tarafına) dönüverirler.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! sana gelen iyilik, onlara dokunuyor. Senin başına bir iş gelince de: " Valla biz önceden tedbirimizi almıştık " diyerek sevinçten deliye dönüyorlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Sana bir iyilik gelirse bu durum Münafıkları ve Kâfirleri üzer. Eğer başına bir felaket, bir bela, bir yenilgi gelirse: "Biz tedbirimizi önceden almıştık!" derler. Kibirle ve ukalaca sevinerek dönüp giderler.
M

Muhammed Esed Meali

Senin başına iyi bir hal gelse, ⁷³ (ey Peygamber), bu onları eseflendirir; ama başına bir musibet gelse, [kendi kendilerine]: “Biz önceden bizim (için gerekli) tedbirleri almıştık!” derler; ve sevinç içinde dönüp giderler.
M

Mustafa Çavdar Meali

Eğer sana bir zafer gelirse bu onların canını sıkar onlar fenalık geçirirler. Ama size bir mağlubiyet gelirse ‘İyi ki biz tedbirimizi önceden almıştık.’ deyip sevinerek dönüp giderler. 3/118, 4/78- 79, 57/22
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Eğer sana bir iyilik dokunsa onların canı sıkılır. Ama başına bir kötülük gelse; “İyi ki biz daha önceden önlemlerimizi almışız” derler ve şen şakrak dönüp giderler.
O

Orhan Kuntman Meali

Eğer sana bir iyilik (düşmana karşı zafer) erişirse, (hasedlerinden ötürü) bu, onları çok üzer, Eğer sana bir musibet (geçici bir yenilgi) erişirse bu kez, "İyi ki biz önceden tedbirimizi aldık! (da, sefere katılmadık" derler ve sevine sevine dönüp giderler.)
O

Osman Fırat Meali

Şayet sana bir iyilik isabet etse, bu onları üzer; eğer sana bir musibet dokunsa, “Biz önceden tedbirimizi almıştık.” derler ve ferahlanarak dönerler.
S

Sardorxon Jahongir

Bordi-yu sizga g‘‎alaba yoki o‘‎lja kabi biror yaxshilik yetib qolsa, bu ularni xafa qiladi. Mabodo sizga biror bir musibat yetsa, – “Yaxshi hamki, ishimizning oldini olibmiz”, – deb xursand bo‘‎lgan hollarida yuz o‘‎girib ketadilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger saña ḫayr yitişse ġanīmetden güç gelür özlerine ḥasūdluḳdan ve egermuṣībet yitişse eydürler ki biz ḳurtulduḳ oturmaḳ bile ilerüden. Daḫı yüzḳaytarup dönerler sevinmek bile.
S

Suat Yıldırım Meali

Sana bir iyilik gelirse onlar üzülürler ve eğer başına bir musîbet gelirse içlerinden, “Neyse ki biz daha önce tedbirimizi almıştık. Sorununuzu nasıl çözerseniz çözünüz! ” deyip senin başına gelen felaketten dolayı keyifli keyifli arkalarını döner giderler.
S

Süleyman Ateş Meali

Sana bir iyilik ulaşsa (bu,) onların hoşuna gitmez ve eğer sana bir kötülük ulaşsa: "Biz önceden (sefere katılmamakla) başımızın çaresine bakmışız" derler, sevinerek döner(gider)ler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Sana bir iyilik isâbet itse onlar mahzûn ve müteessir olurlar. Eğer bir musîbet isâbet itse: "Biz işimizi evvelden yoluna koyduk" dirler ve ferahlı oldukları halde dönüb giderler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Elinize bir iyilik geçse, bu onları üzer; kötü bir durumla karşılaşsanız “İyi ki önceden tedbirimizi almışız” derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sana bir iyilik isabet etse bu onları üzer. Sana bir musibet dokunsa: "İşimizi önceden sağlam tutmuşuz." derler ve kibirli bir sevinçle dönüp giderler.
Y

Yusuf Ali (English)

If good befalls thee, it grieves them; but if a misfortune befalls thee, they say, "We took indeed our precautions beforehand," and they turn away rejoicing.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sana bir güzellik nâsip olunca onları mahzun eder. Ve eğer sana bir musibet dokunsa, «Biz muhakkak ki, tedbirimizi evvelce almış bulunduk» derler. Ve onlar sevinir bir halde geri dönerler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Sana bir iyilik erişirse bu onları üzer. Başına bir kötülük gelirse, “İyi ki tedbirimizi önceden almışız” diye, sevinerek döner giderler.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) ‘’Eğer sana bir iyilik (zafer, başarı vs.) dokunursa, bu onları (münafıkları) üzer (canlarını sıkar). Sana bir musibet (mağlubiyet, sıkıntı vs.) gelirse de (kendi kendilerine] biz zaten planımızı önceden yapmış, tedbirimizi almıştık’’ derler. Ve onlar sevinir bir hâlde geri dönerler. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sana bir iyilik isabet ederse, bu onları çok üzer. Eğer senin başına kötü bir şey gelirse, “Biz önceden tedbirimizi aldık” diyerek, (onun için kötülük başımıza gelmedi diye) sevinerek çekip giderler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Sana bir iyilik [⁴] gelirse o iyilik onları hasetlerinden tasaya düşürür. Şayet sana bir musibet [⁵] erişirse «— Biz bundan evvel işimizi yoluna koyduk.» [⁶] derler, bu musibete sevinerek dönüp giderler.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!), Sana bir iyilik ulaşsa bu onları üzer ve eğer sana bir musibet ulaşsa onlar, “Biz (savaşa katılmamakla) tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Eğer sana bir iyilik gelecek olursa onlar tasalanırlar. Eğer senin başına bir kötülük gelecek olursa "Doğrusu biz erkenden işimizi yoluna koymuş bulunuyoruz" erler, sevinç içinde dönüp giderler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sana bir iyilik gelirse onlar fenalık geçirirler. Sana bir musibet gelirse 'Biz tedbirimizi önceden aldık.” deyip sevinerek dönüp giderler.

Tevbe Suresi 50. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 50. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 50. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 50. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 50. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim