Sureye Dön

Tâ-Hâ Suresi Suresi, 113. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İşte biz, belki çekinirler, yahut onlara bir öğüt olur, bir ibret verir diye Arapça olan Kur'an'ı indirdik ve onda, bazı tehditleri tekrartekrar söyledik, açıkladık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İşte böylece biz sana, bu Kur'ân'ı Arap diliyle ifade edilmiş şekilde indirdik ve O'nda her türden uyarıyı tekrar tekrar apaçık dile getirdik ki, insanlar yollarını bizim kitabımızla bulsunlar diye, yahut bu kitap ve içindeki tehditler, onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirmesi için.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Böylece Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Onda korkulması ve sakınılması gereken şeyleri türlü şekillerde izah ettik; umulur ki (Kur’an’la) takvaya erişeceklerdir ve yine (Kur’an) onlardaki düşünme (tezekkür ve tefekkür yeteneğini, yeni görüş ve öneriler üretmeyi geliştirip) ortaya çıkarıverecektir.
A

Ahmet Tekin Meali

İşte böyle uyarılar yapmak için biz Kur'ân'ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap olarak indirdik. Onda ikazları çok yönlü açıkladık. Umulur ki Allah'a sığınmalarına, emirlerine yapışmalarına, günahlardan arınıp azaptan korunmalarına, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmalarına, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmalarına yahut onlarda ibret ve uyanış doğurmasına vesile olur.
A

Ahmet Varol Meali

İşte onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri çeşitli şekillerde açıkladık. Umulur ki sakınırlar ya da bu onlara bir ibret verir.
A

Ali Bulaç Meali

Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup-sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İşte böylece biz, onu Arabca bir KUR'AN olarak indirdik. Onda tehdidlerden nice türlüsünü tekrar tekrar beyan ettik ki, belki sakınır ve takva yolunu tutarlar; yahud o (Kur'an'daki nasihat ve tehditler), onlara bir ibret ve uyanış verir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte Biz, o mesajı Arapça bir Kur’an olarak indirdik. Onlara azap verileceğini tekrar tekrar çeşitli ifadelerle haber verdik ki, sakınsınlar ve onlara bir bilgi, bir mesaj versin.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz, onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda uyarıları ayrıntılı olarak açıkladık ki, belki saygılı olurlar, yahut onlara bir hatırlatma yapar.[319]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onların sakınmaları, ya da öğüt almaları İçin, biz Arapça olarak Kur'anı İndirdik, içersinde nice nice korkutmalar, ya da öğüt söyledik
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Biz onu (sənə göndərilən ilahi Kitabı) ərəbcə Qur’an olaraq nazil etdik. Biz orada (kafirlərə əzab veriləcəyinə dair) təhdidləri (cürbəcür misallarla) təkrar-təkrar izah etdik ki, bəlkə, onlar pis əməllərindən çəkinsinlər, yaxud (onu öyüd-nəsihətlərindən) ibrət alsınlar! (Qur’an onlara öyüd-nəsihət versin!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İşte böylece biz onu (insanlar anlasın diye) Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret ve uyanış olsun diye onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık.
C

Cemil Said (1924)

Kur’ân’ı arabca inzâl iyledik. Va’d ve tehdîdlerimiz ânın içindedir. Belki nihâyetde Allâh’dan korkarlar, belki Kur’ân ânları düşündirir.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Resûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

İşte Kuran'ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve işte onu böyle Arabî bir Kur'an olarak indirdik ve bunda vaîydden türlü şekilde tekrar yaptık, ki belki korunur takvâ yolunu tutarlar, yahud da o, onlara bir zikr ihdas eyler
E

Emrah Demiryent Meali

Biz onu, Arapça bir Kur’ân olarak vahyettik. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret teşkil etsin diye ondaki uyarı ve tehditlerimizi farklı üslûplarla (tekrar ederek) açıkladık.
E

Erhan Aktaş Meali

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir hadis¹ olur.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ancılayın indürdük anı ķur’ān iken 'arabça daħı döndürdük anuñ içinde ķorķıtmaķdan ola kim anlar ķorķalar yā yiñileye anlaruñ içün ķur’ān.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Biz onu böylece Arabca bir Kur'an olarak indirdik, onda tehdîdlerden (nicesini) tekrar tekrar açıkladık. Olur ki (meaasîden) korunurlar, yahud o, kendilerinde yeni bir haatıra ve ibret canlandırır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Böylece onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ve onda her türlü uyarıyı çeşitli şekillerde açıkladık, umulur ki takva sahibi olurlar veya onlar için bir hatırlatma olur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte böylece onu, Arabca bir Kur'ân olarak indirdik ve onda (yaptığımız)tehdidleri türlü şekillerde açıkladık. Tâ ki onlar (günahlardan) sakınsınlar, ya da (o Kur'ân), onlar için (ders alacakları) bir ibret meydana getirsin.
K

Kadri Çelik Meali

Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar veya onlar için bir hatırlama (uyanış) icat eder.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İşte, sakınsınlar yahut hatırlamalarını sağlasın diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda uyarılarımıza tekrar tekrar yer verdik.
M

M. Pickthall (English)

Thus We have revealed it as a Lecture in Arabic, and have displayed therein certain threats, that peradventure they may keep from evil or that it may cause them to take heed.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey insanoğlu! İşte böylece Biz bu kitabı, Arapça yani,hiç bilmediğiniz bir dilde değil, okunup anlaşılabilen ve hayatın her cephesini kuşatan; insanın bulunduğu her yerde sürekli okunup gündeme getirilmesi gereken bir Kur’an olarak gönderdik ve içerisinde, her türden uyarıyı tekrar tekrar ele alıp açıkladık ki, önce Kur’an’ın ilk muhatabı olan Araplar, daha sonra da tüm insanlar iyiliklere, güzelliklere yönelip kötülüklerden sakınsınlar; yâhut bu ibret verici ayetler, onların en azından gaflet uykusundan uyanmalarını ve öğüt alıp düşünmelerini sağlasın.
M

Mahmut Özdemir Meali

İşte böyle, onu anlaşılır bir kur’ân (okuyuş) olarak indirdik; onun içinde va’îdlerden / tehditlerden bir kısmını evire çevire açıkladık. Umulur ki sakınıp korunurlar veya onlara bir hatırlatma yapar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz o (Kur’an’ı), insanlar [takvâ]lı (duyarlı) olsunlar veya onlar için (gerçeği) hatırlama oluştursun diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve uyarıları onda tekrar tekrar açıkladık.
M

Mehmet Türk Meali

İşte böylece Biz o (Kur’an’ı), Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve sakınırlar yahut onlara bir ibret ve uyanış verir diye onda ikazları, tekrar tekrar açıkladık.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! biz bu Kuran’ı, anlaşılır bir Arapça ile indirdik. İçine de sık sık uyarılar sepeledik ki, Okuyan kendisini sağlama alsın. Ya da en azından dikkat etsin.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlara okudukları Arapça bir kitap gönderdik. Kitapta yol gösteren bilgiler verdik. Akıl edip düşünmeleri için deliller sunduk. Her şeyi tekrar tekrar açıkladık. Gereken uyarıları defalarca yaptık. Umulur ki, hata yapmaktan, yasalarımıza karşı çıkarak suç işlemekten kurtulurlar. Kendilerine güzel bir yol çizerler. Yasalarımıza uyarak tertemiz insan olurlar. Başlarına gelenlerden, yaşadıklarından, ayetlerimizden kendilerine gerekli dersleri çıkarırlar. Böylece şaşırmaktan ve şaşırtılmaktan kurtulurlar.
M

Muhammed Esed Meali

İŞTE BÖYLECE ⁹⁶ bu [vahyî mesajı] Biz sana Arap diliyle (ifade edilmiş) bir hitabe olarak indirdik; ⁹⁷ ve onda her türden uyarıyı apaçık dile getirdik ki, insanlar Bize karşı sorumluluk bilinci taşısınlar; yahut bu (kitap) onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirsin. ⁹⁸
M

Mustafa Çavdar Meali

İşte biz bu vahyi böylece Arapça bir Kuran olarak indirdik. Belki korunurlar veya onlara yeni bir öğüt olur diye vereceğimiz cezaları tekrar tekrar ortaya koyduk. 13/37, 14/4, 19/97, 26/192...196, 39/27-28, 41/3
M

Mustafa İslamoğlu Meali

VE böylece Biz bu (vahyi) Arapça bir hitâb[²⁶³⁷] olarak indirdik; ve ondaki tüm uyarıları bütün boyutlarıyla ortaya serdik: Belki sorumluluk duyarlar veya (bu mesaj) onların (fıtratlarında zaten) var olanı hatırlatarak yeniden ortaya çıkarır diye.[²⁶³⁸]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) biz onu (Kur'an'ı) böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik, sakınıp ibret alsınlar diye de tehditlerden nicesini tekrar tekrar açıkladık.
O

Osman Fırat Meali

Ve böylece onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve bütün vaadleri (tehdit ve müjdeleri) onda açıkladık ki belki sakınırlar veya onlar için Kur’an’da anlatılanlar bir hatırlatma olur.
S

Sardorxon Jahongir

Shuningdek, Biz uni arabiy Qur’on qilib nozil qildik va unda ogohlatirishga doir va’dalarni bayon qildik. Balki, ular bu shirk va kufrdan saqlanadilar yoki bu Qur’on ular uchun eslatma paydo qiladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Anuñ gibi indürdük Ḳur’ānı ‘Arab dilince. Tekrār söyledük anda ‘aẕābāyetlerini, ola kim Tañrıdan ḳorḳalar, yā ögüt ḥāṣıl ola özlerine işitdüklerivaḳt.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte böylece bu kitabı Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ve onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık. Ta ki insanlar Allah'a karşı gelmekten korunsunlar ve ta ki o, kendilerine bir ibret ve uyanış versin.
S

Süleyman Ateş Meali

Biz sana onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü biçimlere çevirip açıkladık ki korunsunlar. Yahut (Kur'an,) onlara bir hatırlama yaptırsın.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Nâsın Allâh'dan korkub ittikâ itmeleri veyâhud mütte'iz olmaları içün sana arabca olarak Kur'ân'ı indirdik ve onda va'îdlerimizi zikr itdik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Böylece onu, Arapça kur'ân[*] olarak indirdik. Belki çekinirler ya da bilgi edinirler diye tehditleri onun içine, değişik şekillerde yerleştirdik.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz onu işte böyle, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onun içinde tehditleri türlü ifadelerle sıraladık ki sakınabilsinler, yahut da Kur'an onlara yeni bir hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.
Y

Yusuf Ali (English)

Thus have We sent this down - an arabic Qur´an - and explained therein in detail some of the warnings, in order that they may fear Allah, or that it may cause their remembrance (of Him).(2638)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve böylece O'nu bir Arabî Kur'an olarak indirdik ve O'nda tehditlerden mükerrer şeyler açıkladık. Belki korunurlar, yahut onlar için bir öğüt vücuda getirmiş olur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İşte böylece onu sana Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ve onda tehditlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık—tâ ki Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut bu onlar için bir zikir(11) vesilesi olsun.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve işte böylece biz onu (kitabı) sana Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda her türden uyarıyı dile getirdik ki, insanlar (kötülüklerden) korunsunlar yahut bu (kitap) onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirsin.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İşte böylece Kur’an’ı sana Arapça olarak indirdik. Bu Kur’an’ın içerisinde, insana vaat edilen karşılıkların hepsini kullandık (anlattık) ki, korunurlar veya onlarda öğüt alma kabiliyeti meydana gelir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kur/an/ı böylece sakınabilmeleri veya kendileri için bir ibret teşkil edebilmeleri için arabî olarak indirdik, tehditlerimizi tekrar ettik.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) İşte böylece Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. İnsanlar belki sorumluluk bilinci taşırlar veya onlar için bir hatırlatma/bir bilgi meydana getirir diye tehditleri [va’îd] teker teker sıraladık.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Böylece Biz o Kur’an’ı arap diliyle, okunmak için bildirdik. Orada gözdağının her türlüsünü de verdik ki insanlar sakınsınlar, kendilerine bir öğüt olsun, diye.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Biz onu işte böyle Arapça Kur'an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret olur diye tehditleri o kitapta açıkladık.

Tâ-Hâ Suresi 113. Ayet Meali ve Tefsiri

Tâ-Hâ Suresi 113. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tâ-Hâ Suresi 113. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tâ-Hâ Suresi 113. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tâ-Hâ Suresi 113. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim