Önlerinde ve artlarında, onları kuşatan göğe ve yere bakmıyorlar mı hiç? Dilersek yere geçiririz onları, göğün bir parçasını başlarına yıkarız; şüphe yok ki bunda, mabuduna dönüp teslim olan her bir kula elbette bir delil var.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Önlerinde ve arkalarında kendilerini kuşatan, göğe ve yere bakmıyorlar mı hiç? Apaçık delilleri ve ispatlayıcı belgeleri görmüyorlar mı? Biz dileseydik, onları yerin dibine batırır veya göğü başlarına geçirirdik. Bütün bunlarda pişmanlık duyarak ona yönelen her Allah'ın kulu için, bir ders ve ibret vardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlar, (son sistem teknolojik aletlerle) gökten ve yerden (tabiat ve kâinat düzenine bakıp da) önlerinde ve arkalarında olanı (uzaydaki ve dünyadaki bu harika yaratılışı hâlâ) görmüyorlar mı? Eğer Biz dilersek, onları yerin dibine geçirir, ya da gökten üzerlerine parçalar çökertiriz (de mahvolup giderler). Hiç şüphesiz, bunda (dünya ve kâinat nizamında) ’gönülden (Allah’a) yönelen’ her kul için nice ayetler ve ibretler vardır.
A
Ahmet Tekin Meali
Onlar, gökte ve yerde, cereyan eden ve edecek olan, çözdükleri ve çözemedikleri olaylara bakmıyorlar mı, kör mü onlar? Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olursa, onları yerin dibine batırırız, yahut gökten üzerlerine kütleler düşürürüz. Rabbine yönelen, hakka gönül veren bir kul için, elbette bunlarda Allah'ın yeniden diriltmeye gücünün kudretinin yeteceğine işaretler, insanlar için ibretler vardır.
A
Ahmet Varol Meali
Onlar gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmediler mi? İstesek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda gönülden boyun eğen her kul için ibretler vardır.
A
Ali Bulaç Meali
Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Eğer biz dilersek, onları yerin-dibine geçirir ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç şüphesiz, bunda 'gönülden (Allah'a) yönelen' her kul için bir ayet vardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O kâfirler bakmadılar mı ki, önlerinde ve arkalarında gökten ve yerden ne var, (etrafları nasıl çevrelenmiştir)? Eğer dilersek, kendilerini yere geçiririz, yahud gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz. Şüphesiz ki bunda (yere ve göğe bakıp düşünmekte), Allah'a yönelen her kul için bir ibret alâmeti var.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Önlerinde ve arkalarında olan göğü ve yeri görmediler mi? İstersek, onları yere batırırız. Veya üzerlerine gökten (azap) parçaları indiririz. Şüphesiz bunda, (Allah’a) yönelen her kul için, önemli bir ayet vardır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunana bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar indiririz. Şüphesiz bunda Rabbine yönelen her kul için bir ders vardır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar önlerindekini, artlarındakini, göğü, yeri görmezler mi? İsteseydik, onları yere geçirirdik, ya da üzerlerine gökten kesek düşürürdük, yönelen her kul için bunda bir ibret vardır
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Məgər onlar başlarının üstündəki göyü və ayaqlarının altındakı yeri görmürlərmi? (Yer və göy onları elə əhatə etmişdir ki, bu dairədən heç yerə çıxıb qaça bilməzlər). Əgər istəsək, onları yerə batırar, yaxud göyün bir parçasını onların başına endirərik. Şübhəsiz ki, bunda tövbə edib (Allaha tərəf) dönən hər bir bəndə üçün ibrət vardır!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize (ibret nazarıyla) bakmazlar mı? Biz dileseydik onları (korkunç bir deprem, sel felâketiyle) yerin dibine batırır yahut göğü başlarına geçirirdik? Bütün bunlarda, (pişmanlık duyarak) O’na yönelen her kul için bir ders vardır.
C
Cemil Said (1924)
Önlerindekini ve ardlarındakini, semâyı ve arzı görmüyorlar mı? Eğer biz istese idik ânları yere geçirir idik ve yâhud semâdan bir kıt’a başlarına düşürür idik. Îmân itmeğe kâdir olan her âdem içün bu bir ’alâmetdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlar, gökte ve yerde önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Önlerinde ve ardlarında olan göğü ve yeri görmezler mi? Dilesek onları yere geçirir veya göğün bir parçasını başlarına indiririz. Bunlarda, Allah'a yönelen her kul için dersler vardır.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ya gökten ve yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilesek kendilerini yere geçiriveririz. Yahut gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz. Şüphesiz bunda Allah'a yönelen (hakka gönül veren) her kul için bir ibret vardır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ya Gökten ve Yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilersek kendilerini Yere geçiriveririz, yâhud Gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz hakıkaten onda inâbe edecek (hakka gönül verecek) bir kul için şübhesiz bir âyet vardır
E
Emrah Demiryent Meali
Onlar, önlerinde ve arkalarında, kendilerini çepeçevre kuşatan gökyüzüne ve yeryüzüne (ibret nazarıyla) hiç bakmıyorlar mı? Dilersek onları yerin dibine batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (kalben Rabbinin rızasına) yönelen her kul için bir ibret vardır.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlar, göklerde ve yerde, önlerinde ve arkalarında olanları görmediler mi? Dilersek onları yere geçiririz. Veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunlarda¹ yönelen² her kul için ayet³ vardır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
iy görmediler mi anı kim ileylerindin yañadur daħı ardlarındın yaña gökden daħı yir. eger dilersevüz givürevüz anları yire yā bıraġavuz anlaruñ üzere pāre gökden. bayıķ anuñ içinde nişāndur her ķula Tañrı’ya dönici.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Gökden ve yerden önlerinde ne var, arkalarında ne var, bakmadılar mı? Eğer biz dilersek onları yere geçiririz, yahud gökden üstlerine parçalar düşürürüz. Şübhe yok ki bunda Rabbine dönen her kul için elbet bir ibret vardır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onlar gökte ve yerde önlerinde ve arkalarında (olup bitene) bakmadılar mı? Dilersek onları yerin dibine geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda, içten yönelen her kul için bir ayet vardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Onlar,) gökten ve yerden önlerinde ne var, arkalarında ne var hiç görmediler mi? Dilersek onları yer(in dibin)e batırırız yâhut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şübhesiz ki bunda, (Allah'a) yönelen her kul için gerçekten bir delil vardır.
K
Kadri Çelik Meali
Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Eğer biz dilersek, onları yerin dibine geçirir ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç şüphe yok, bunda gönülden (Allah'a) yönelen her kul için bir ayet vardır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kendilerini her yönden kuşatan göğe ve yere bakıp düşünmezler mi? Dilesek onları yerin dibine geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Kuşkusuz bütün bunlarda Allah’a yönelen her kul için alınacak bir ders vardır.
M
M. Pickthall (English)
Have they not observed what is before them and what is behind them of the sky and the earth? If We will, We can make the earth swallow them, or cause obliteration from the sky to fall on them. Lo ! herein surely is a portent for every slave who turneth (to Allah ) repentant.
M
Mahmut Kısa Meali
Peki onlar, kendilerini çepeçevre kuşatan gökyüzüne ve yeryüzüne ibret nazarıyla hiç bakmıyorlar mı? Şu uçsuz bucaksız evrenin hikmetsiz ve amaçsız yaratılmış olamayacağını; her şeyi mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyen Allah’ın onları başıboş bırakmayacağını anlamıyorlar mı? Ve şunu düşünemiyorlar mı ki; Biz dilesek onları korkunç bir depremle yerin dibine geçirebilir ya da başlarına gökten parçalar yağdırabiliriz! Hiç kuşkusuz bunda, içtenlikle Rabb’ine yönelen her kul için Allah’ın varlığını, birliğini, sonsuz kudret, merhamet ve adâletini gözler önüne seren ve dolayısıyla, âhiretin varlığını ispatlayan nice işâretler, nice deliller vardır. İşte size, içtenlikle Rabb’ine yönelen güzel bir kul örneği:
M
Mahmut Özdemir Meali
Yer ve Gök’ten ellerindeki şeylere ve arkalarındaki şeylere bakıp görmediler mi?
Dilersek onları Yer’e batırırız; üzerilerine Gök’ten parçalar / kütleler düşürü rüz.
Bunda, yönelen her kul için elbette âyet vardır. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlar gökten ve yerden, önlerinde ve arkalarında (olup bitenlere) hiç bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırır veya üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz ki bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ders vardır.
M
Mehmet Türk Meali
Onlar kendilerini her yandan kuşatan göğü ve yeri görmüyorlar mı?¹ Eğer Biz, dilersek onları yere batırırız, ya da göğü tepelerine parça parça indiririz. Şüphesiz bunda (Allah’a) gönülden yönelen her kul için bir mûcize vardır.
M
Mehmet Çakır Meali
Acaba insanlar, gözlerini aşağı, ya da yukarı doğru çevirip gökte ve yerde olup bitenleri göremiyorlar mı? Yani biz istersek, onları her an yerin dibine geçirebilir ya da her an gökyüzünü başlarına yıkabiliriz. Bütün bu olaylarda, yüzünü Hakk'a çeviren kullar için çıkarılacak dersler vardır...
M
Mehmet Çoban Meali
İnkâr edenler gökyüzünden ve yeryüzünden kendilerine verilenleri görmüyorlar mı? Onlara nimetler verip önlerine koyduk. Birçoğu ömürleri tükendiği için yiyemeden ölüp giderler. Bütün bunları görmüyorlar mı? Dilersek onları yerin dibine geçiririz. Üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bu söylediklerimizde Rabbine yönelen her kul için dersler vardır.
M
Muhammed Esed Meali
Göğün ve yerin ne kadar az kısmının önlerine serildiğini, ne kadarının da gizlendiğini anlamazlar mı? ⁶ [Yine anlamazlar mı ki] Biz dileseydik onları yerin dibine batırır, ⁷ yahut göğü başlarına geçirirdik? ⁸ Bütün bunlarda, [pişmanlık duyarak] O’na yönelen her [Allah’ın] kul[u] için bir ders vardır. ⁹
M
Mustafa Çavdar Meali
Peki onlar göğün ve yerin her bir yandan kendilerini çepeçevre kuşattığını görmüyorlar mı? Eğer biz dilersek onları yerin dibine geçirir veya gökten başlarına taş yağdırırız. Şüphesiz bunda, Allah’a tüm benliği ile yönelmiş her kul için alınacak bir ders vardır. 8/32, 52/44
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize, ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize bakmazlar mı?[³⁸¹²] Biz istersek onları yerin dibine geçirir, ya da göğü başlarında paralarız. Şüphe yok ki bütün bunlar, O’na yönelen her bir kulu uyaran bir delildir.[³⁸¹³]
O
Orhan Kuntman Meali
Onlar, gökte ve yerde, önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı? (Hak ettikleri o azabı indirecek olsak, kaçıp kurtulacak bir yerleri var mı) Dilesek onları (Karun gibi) yerin dibine batırırız. Ya da (Eyke ahalisi gibi) üzerlerine gökten parçalar düşürür helak ederiz!.. Şüphe yok ki bunda (eşsiz kudret sahibi olduğumuzu belirten bu olaylarda) Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır. (Bize yönelen' has kullarımızı, elbette boş çevirmeyiz, nitekim)
O
Osman Fırat Meali
Onlar önlerinde ve arkalarında, gökten ve yerden (başlarına gelebilecekleri) görmüyorlar mı? Eğer dilersek onları yere geçiririz veya gökten üstlerine bir parça düşürürüz. Muhakkak ki bunda Allah’a yönelen bütün kullar için ayetler vardır.
S
Sardorxon Jahongir
Axir ular osmon va yerdagi narsalarga, oldilaridagi va ortlaridagi narsalarga nazar solmaydilarmi?! Agar Biz xohlasak, ularni yerga yuttirib yuboramiz yoki ustilariga osmondan parchalar tashlab yuboramiz. Albatta, bunda Allohga tavba qilib qaytuvchi har bir banda uchun dalolat bordir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes niçün baḳmazlar ileylerinde olana ve ardlarında olana. Daḫı gökden ve yirden biz dilese‐y‐dük anları yire geçürürdük, yā bıraġurduḳ anlar üs‐tine ṣā‘iḳalar gökden. Taḥḳīḳ anda āyetler vardur her tevbe idici ḳula.
S
Suat Yıldırım Meali
Onlar gökte ve yerde önlerinde ne var, arkalarında ne var bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz, yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda Rabbine yönelen her kul için ibret vardır. [51, 47-48; 36, 81; 40, 57]
S
Süleyman Ateş Meali
Onlar gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunanı, (kendilerini her yandan kuşatan göğü ve yeri) görmüyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Müşrikler, önlerinde ve ardlarında (her taraflarında) bulunan göği ve yeri görmezler mi? Eğer istemiş olsak onları yere geçiririz. Veyâhud üstlerine semâdan bir parça düşüririz. Tahkîk bunda rabbinin kudretine îmân iden kavim içün 'ibret vardır.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Bunlar, önlerinde ve arkalarındaki göğe ve yere bakmadılar mı? Emretsek onları yere batırır veya gökten başlarına parçalar düşürürdük. Bunda, Allah'a yönelen her kul için dersler vardır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onlar, önlerinde ve arkalarında, gökten ve yerden neler var, görmediler mi? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Hiç kuşkusuz, bütün bunlarda Allah'a yönelen her kul için mutlak bir ibret vardır.
Y
Yusuf Ali (English)
See they not what is before them and behind them, of the sky and the earth?(3796) If We wished, We could cause the earth to swallow(3797) them up, or cause a piece of the sky to fall upon them.(3798) Verily in this is a Sign for every devotee that turns to Allah (in repentance).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Bakmazlar mı, gökten ve yerden önlerinde neler ve arkalarında neler olduğuna! Eğer dilesek onları yere geçiririz, yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphe yok ki, bunda (Hakk'a) dönen her kul için elbette açık bir alâmet vardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar, kendilerini önlerinden ve arkalarından kuşatan gökyüzünü ve yeryüzünü görmediler mi? Dilesek, onları yerin dibine geçirir, yahut başlarına gökten bir parça indiririz. Allah'a yönelen herbir kul için bunda bir ibret vardır.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onlar gökten (uzaydan) ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunana, (kendilerini her yandan kuşatan uzaya ve yerküreye) bakmıyorlar mı? (Şu uçsuz bucaksız kâinatın bir rastlantı sonucu kendiliğinden yaratılmış olamayacağını; her şeyi mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyen Allah’ın onları başıboş bırakmayacağını anlamıyorlar mı?) Eğer dilersek onları (korkunç bir depremle) yere batırabilir, ya da üzerlerine gökten parçalar (gök taşları vs.) düşürebiliriz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar gerek gökten ve gerekse yerden, önlerinde ve arkalarında olan olayları görmüyorlar mı? Biz istersek onları yerin dibine batırırız veya gökten onların üzerine parça parça azap indiririz. Bunlarda, Allah’a yönelmiş her kul için alınacak ibretler var.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı ki gökler ve yer onları kaplamıştır. Biz dileseydik onları yere geçirir veya gökten üzerlerine ateş parçası düşürürdük. İşte bunda Allah/a rücu eden her bir kul için ibret vardır.
İ
İsmail Yakıt
Onlar, kendilerini önlerinden ve arkalarından (kuşatan) gökyüzünde ve yeryüzünde neler var görmüyorlar mı? Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz/göğü başlarına yıkarız. Muhakkak ki bunda Allah’a yönelen her bir kul için ibret [âyet] vardır.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar yerlerde, göklerde, önlerinde, artlarında olanları görmüyorlar mı? Eğer Biz dilersek onları yerin dibine geçirir, ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda Allah’a dönen bütün kullar için kesin bir belge vardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlar önlerindeki arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten bir parça üzerlerine düşürürüz. İşte bunda, her ihlasla yönelen kul için bir işaret vardır.
Sebe’ Suresi 9. Ayet Meali ve Tefsiri
Sebe’ Suresi 9. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sebe’ Suresi 9. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sebe’ Suresi 9. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sebe’ Suresi 9. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?