Sureye Dön

Sebe’ Suresi Suresi, 10. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ مِنَّا فَضْلًاۜ يَا جِبَالُ اَوِّب۪ي مَعَهُ وَالطَّيْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَۙ

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve andolsun ki biz, Davud'a, katımızdan lutfettik, üstünlük verdik. Ey dağlar dedik, onunla beraber tenzih edin beni ve ey kuşlar, siz de ve ona, demiri yumuşattık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve andolsun ki, Davud'a katımızdan bir üstünlük verdik. Ey dağlar ve kuşlar! Davud'la beraber Allah'ın yüceliğini terennüm edin. O'nun elinde demiri yumuşattık.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Andolsun, Biz Davud’a tarafımızdan bir fazilet (üstün nimet ve inayet) verdik. "Ey dağlar, onunla birlikte (Beni tesbih edip) yankıyla ses verin (ve tüm gizli hazine ve madenlerinizi hizmetine serin"dedik). Ve kuşlara da (aynısını emrettik). Ve ona (ayrıca) demiri yumuşatıp (emriyle istediği gibi büküp şekillendirdik).
A

Ahmet Tekin Meali

Andolsun, Dâvûd'a tarafımızdan bir üstünlük verdik.
“Ey dağlar! Yankılanarak onunla beraber Allah'ı tesbih edin, siz de ey kuşlar, öterek onunla beraber tesbih edin, zikredin.” dedik. Onun için demiri yumuşattık.
A

Ahmet Varol Meali

Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. "Ey dağlar! Onunla birlikte (onun tesbihini) yankılayın!" Kuşlara da (bunu emrettik). Ona demiri yumuşattık.
A

Ali Bulaç Meali

Andolsun, biz Davud'a tarafımızdan bir fazl (üstünlük) verdik. 'Ey dağlar, onunla birlikte (Beni tesbih edip) yankıyla ses verin' (dedik) ve kuşlara da (aynısını emrettik). Ve ona demiri yumuşattık.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Gerçekten Davud'a, tarafımızdan (kendisine has olmak üzere) bir fazilet verdik: “- Ey dağlar ve kuşlar! Davud ile beraber tesbih edin?” dedik. Ona demiri de yumuşattık, (demiri eritmeden, çamur gibi, şekillendirme kudretini, Davud'a verdik).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

10, 11. Andolsun! Biz Davud’a, kendimizden bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve ey kuşlar!! Onunla beraber tesbihatlarını tekrar edin!” dedik. Ona: “Geniş zırhlar yap, ölçülü doku!” Ve ordusuna: “(Bunlarla) yararlı işler yapın! Şüphesiz Ben, yaptıklarınızı görmekteyim..” diye onun için demiri yumuşattık. (O, demirden, çok ince silahlar ve sanayiler yaptı ve yaptırdı.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Dâvûd'a katımızdan bir üstünlük verdik: “Ey dağlar ve kuşlar, onunla birlikte Allah'ı teşbihe/anmaya katılını!” dedik. Demiri onun için yumuşattık.[449]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Katımızdan erdem verdik, Davud'a; «Ey dağlar! Ey kuşlar! Davud ile birlikte tespih ediniz!», Onun için demiri de yumuşattık!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Həqiqətən, Biz Davuda Öz dərgahımızdan bir lütf bəxş edib: “Siz ey dağlar, siz ey quşlar! Onunla (Davudla) birlikdə Allahı təqdis edib şə’ninə tə’riflə deyin!” – deyə buyurduq və dəmiri onun (onun əlindən) yumşaltdıq. (Davud dəmiri əritmədən əlində mum kimi yumşaldıb istədiyi şeyi ondan düzəldərdi).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Andolsun ki biz, Davud’a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! O, Allah’ın yüceliğini terennüm ettikçe siz de edin (onunla beraber Allah’ın istediği gibi vazifenizi yapın)!” dedik. Ayrıca demiri onun için yumuşattık. 
C

Cemil Said (1924)

10,11. Biz Dâvud’a kendimizden bir hâssa virdik (güzel ses) "Ey dağlar ve kuşlar tegannîde Dâvud ile hem-âhenk olunuz" didik. Ânın altında demiri yumuşatdık ve "Bundan zırh gömleği yap halkalarının tenâsübüne dikkat it, ma’iyyetin ile berâber ’amel-i sâlih işle ben sizin yapdıklarınızı göriyorum" didik.
D

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. «Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin» dedik. Ona demiri yumuşattık.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

10,11. "Ey dağlar ve kuşlar! Davud tesbih ettikçe siz de onu tekrarlayın" diyerek and olsun ki, ona katımızdan lütufta bulunduk; "geniş zırhlar yap, dokumasını sağlam tut" diye ona demiri yumuşak kıldık. Yararlı iş işleyin; doğrusu Ben yaptıklarınızı görenim.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

10,11. Andolsun, Davud’a tarafımızdan bir lütuf verdik. “Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin” dedik ve “(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. “Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm” diye vahyettik.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar! Onunla beraber tesbih edin." dedik ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattık.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Şanım hakkı için Davuda bizden bir fadıl verdik: ey dağlar çınlayın onunla beraber ve ey kuşlar! dedik ve ona demiri yumuşattık
E

Emrah Demiryent Meali

Kasem olsun ki, biz Dâvûd’a tarafımızdan bir fazilet verdik. “Ey dağlar! Dâvûd ile birlikte (siz de Allah’ı) tesbih edin” (buyurduk) ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattık.
E

Erhan Aktaş Meali

Ant olsun ki, katımızdan Dâvud'a bir fazilet¹ verdik. Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber övgüyü tekrarlayın. Ve onun için demiri yumuşattık.²
E

Eski Anadolu Türkçesi

10-11. daħı bayıķ virdük dāvud’a bizden fażl “iy ŧaġlar dönüñ anuñ-ile” “daħı iy ķuşlar!” daħı yumşaķ eyledük aña demüri kim “eyle giñ zırıḥlar daħı endāze eyle zırıḥ ulandurmaķda.” “daħı işleñ eyü iş bayıķ ben anı kim işlersiz göriciven.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun ki biz Dâvuuda bizden bir imtiyaz verdik. «Ey dağlar, onunla birlikde tesbîh edin» (dedik), kuşlara da (bunu emretdik). Ona demiri de (mum gibi) yumuşatdık.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Muhakkak ki biz Davut’a tarafımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! Ona eşlik edin.” (dedik.) Ve ona demiri yumuşattık.
H

Hayrat Neşriyat Meali

10,11. Şânım hakkı için, Dâvûd'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! Onunla berâber tesbîh edin!” (dedik). Ve “Geniş zırhlar yap!” diye demiri ona yumuşattık.(1) “Hem dokumasında ölçüyü gözet (güzel ve yeteri kadar yap) ve (ehlinle birlikte) sâlih amel işleyin! Çünki ben ne yaparsanız hakkıyla görenim” (diye vahyettik).
K

Kadri Çelik Meali

Şüphesiz Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin” dedik. Ona demiri yumuşattık.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Andolsun biz Dâvûd’a tarafımızdan müstesna bir lutufta bulunduk. “Ey dağlar! Onunla birlikte tesbih edin. Ey kuşlar! Siz de!” dedik ve onun için demiri ¬yumuşattık.
M

M. Pickthall (English)

And assuredly We gave David grace from Us, (saying): O ye hills and birds, echo his psalms of praise! And We made the iron supple unto him,
M

Mahmut Kısa Meali

Biz, Dâvûd’a tarafımızdan büyük bir lütuf ve üstünlük bahşetmiştik: Dağları, taşları onun emrine vermiş ve “Ey dağlar; Davud ile birlikte siz de Allah’ı tesbih edin ve ey kuşlar Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini terennüm ederken, siz de ona eşlik edin!” diye ilham etmiştik.
Ayrıca, ona demiri işleme sanatını öğretmiş, madenleri onun elinde âdetâ hamur gibi yumuşatmıştık.
M

Mahmut Özdemir Meali

And olsun ki Davud’a bizden bir lütuf olmak üzere verdik. -"Ey dağlar! Onunla birlikte yönelin!
Kuşlar’ı da (verdik)!". Demir’i de onun için yumuşattık.
M

Mehmet Okuyan Meali

Yemin olsun ki Davud’a tarafımızdan bir ikramda bulunmuştuk (ve) “Ey dağlar! (Beni [tesbih] ederek) onunla (Davud’la) birlikte yankıyla ses verin!” (demiştik); kuşlara da (aynısını söylemiştik). [*] Ona (onun için) demiri yumuşatmıştık.
M

Mehmet Türk Meali

10,11. Yemin olsun Biz, Dâvût’a tarafımızdan, “ey dağlar ve kuşlar, onunla birlikte (Beni anmak için) çınlayın” diyerek, lütufta¹ bulunduk.² Ve: “Zırhlar yap ve (onları) düzenli bir biçime sok.” diyerek, demiri de (Dâvût’un) emrine verdik.³ (Ey îman edenler!) Hepiniz, (îman ettiğiniz) iyi işleri yapın. Gerçekten Ben bütün yaptıklarınızı hakkıyla görürüm.
M

Mehmet Çakır Meali

Dâvûd'a dahi ayrı bir değer verdik: Dağlara ve kuşlara seslenip: " Davud'a eşlik edin " dedik. Demiri yumuşatmasını öğrettik
M

Mehmet Çoban Meali

Davud’a tarafımızdan bir üstünlük verdik! O, dağlar bölgesine hükümran oldu. Ona yardım etmek için: "Ey dağlar! Ey kuşlar! Davut ile beraber yasalarımıza uyun!" dedik! Davud adaleti sağlamak için yasalarımızı uygulamaktaydı. Davud’a demirden araç gereç yapmanın yolunu gösterdik! Onlar demiri eritir veya yumuşatarak istediği şekli verirlerdi.
M

Muhammed Esed Meali

VE [böylece] Biz Davud’u lütfumuzla onurlandırdık: ¹⁰ “Siz ey dağlar! Onunla birlik olup Allah’ın yüceliğini terennüm edin! Ve [siz de] ey kuşlar!” ¹¹ Biz o’ndaki bütün sertliği ve katılığı yumuşattık ¹²
M

Mustafa Çavdar Meali

Andolsun ki biz Davud’a vahiy ve hükümdarlık vererek katımızdan büyük bir lütufta bulunmuştuk: – Ey dağlar Davud’la birlikte Allah’ı tespih edin ey kuşlar siz de ona katılın! Demiştik. Ayrıca biz ona demiri eritmeyi de öğretmiştik. 21/79, 27/15
M

Mustafa İslamoğlu Meali

DOĞRUSU Biz Dâvud’u da katımızdan (işte bu nedenle) ödüllendirmiştik:[³⁸¹⁴] “Ey dağlar! Onun sesine ses katın![³⁸¹⁵] Siz de (öyle yapın ey) kuşlar!”[³⁸¹⁶] Dahası, Biz ondaki bütün katılığı ve sertliği yumuşattık[³⁸¹⁷] (ve dedik ki):
O

Orhan Kuntman Meali

Andolsun ki Davud'a, katımızdan bir lütufta bulunduk; "Ey dağlar, onunla beraber tesbihte bulunun" dedik. Kuşlara da böyle emrettik. Ona demiri yumuşak kıldık.
O

Osman Fırat Meali

Elbette Davud’a bizden fazlalıklar verdik ve "Ey dağlar ve kuşlar, ona yönelin" dedik; onun için demiri yumuşattık.
S

Sardorxon Jahongir

Biz Dovud payg‘‎ambarga ulug‘‎ fazl ato qilib: “Ey tog‘‎lar va qushlar! Dovud bilan birga tasbeh aytinglar”, – dedik. Hamda uning uchun temirni xamirdek yumshoq qilib qo‘‎ydik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ biz virdük Dāvūda bizüm faṣlumuzdan mülk‐ile nübüvvet. Yāṭaġlar, didük, tesbīḥ idüñ anuñla bile. Ḳuşları daḫı aña musaḫḫar itdük.Demüri daḫı aña yumuşatduḳ
S

Suat Yıldırım Meali

10, 11. Biz Davud'a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: “Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla beraber tesbih edin, şevke gelip Allah'ın yüceliğini terennüm edin. ” dedik. Ayrıca demiri ona yumuşattık (demiri şekillendirme kudreti verdik) “Bütün bedeni örtecek uzun zırhlar yap, onları dokumada intizama dikkat et ve siz de ey Davud ailesi! Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum. ” buyurduk. [21, 80] {KM, Mezmurlar 96, 11-12; 97, 5; 114, 4}
S

Süleyman Ateş Meali

Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik: "Ey dağlar, onunla beraber tesbih edin. Ve ey kuşlar (siz de onun tesbihine katılın)!" (dedik) ve ona demiri yumuşattık:
S

Süleyman Tevfik (1927)

10,11. Biz taraf-ı ilâhiyemizden Dâvûd'a fazl ve rüchân virdik. Ve: "Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla berâber tesbîh idin" didik ve ona demiri balmumı gibi yumuşak itdik. "Geniş ve uzun etekli zırhlar i'mâl it, işler iken takdîr iyle (halkaları kıt'ada, kalınlık ve incelikde müsâvî ve münâsib olsun)" buyurduk. Ey Dâvûd ve hânedanı! A'mâl-i sâliha işleyin, ben sizin işlediğiniz şeyleri göririm diye emr itdik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Davut’a katımızdan bir üstünlük verdik. "Ey dağlar onunla birlikte Allah’a yönelin. Ey kuşlar, siz de yönelin.” dedik. Demiri Davut için yumuşattık.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun, biz, Dâvûd'a katımızdan bir lütufta bulunduk. "Ey dağlar, onunla birlikte tespih edin ve ey kuşlar siz de." dedik. Ve onun için demiri yumuşattık.
Y

Yusuf Ali (English)

We bestowed Grace aforetime on David from Ourselves:(3799) "O ye Mountains! Sing ye back the Praises of Allah with him! and ye birds (also)! And We made the iron soft for him;-(3800)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Şanım hakkı için Biz Dâvud'a tarafımızdan bir fazilet vermiştik. «Ey dağlar! O'nunla beraber tesbihte bulunun» (dedik). Kuşlara da (böyle emrettik). Ve onun için demiri yumuşattık.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Biz Davud'a tarafımızdan bir lütufta bulunmuştuk. “Ey dağlar ve ey kuşlar, onunla beraber tekrarlayın”(2) dedik. Demiri de onun için yumuşattık.
İ

İhsan Aktaş Meali

Muhakkak Biz Davud’a tarafımızdan bir fazl (peygamberlik, Zebur, ilim, kuvvet, iktidar ve adaletle hükmetme yeteneği) vermiştik. (Yakınındaki dağlara da) ‘’Ey Dağlar! Onunla birlikte (bize) yönelin! (kevni kanunlarımıza boyun eğerek tüm gizli hazine ve madenlerinizi istifadesine sunun ve böylece hâl diliyle beni tesbih edin diye ilham etmiştk). Ey (çevresinde bulunan) kuşlar! Siz de (onlar gibi bize yönelin, kevni kanunlarımıza boyun eğmek suretiyle hâl dilinizle tesbih edin). Ayrıca, ona (dağlardan çıkardığı) demiri de (işleme tekniğini öğretmiş, madenleri onun elinde adeta hamur gibi) yumuşatmıştık. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz Davud’a kendimizden bir lütuf verdik. Ey Dağlar! Davut la birlikte beni yüceltin. Ey Kuşlar! Sizde (onlara katılın). Demiri Davut için yumuşattık (demirin nasıl işleneceğini öğrettik).
İ

İsmail Hakkı İzmirli

* Biz Davud/a tarafımızdan bir meziyet verdik. «— Dağlar! Kuşlar! Onunla beraber tespih zamanında avazınızı çıkarın» dedik. Ona demiri de yumuşattık.
İ

İsmail Yakıt

Andolsun, Biz Davud’a tarafımızdan bir üstünlük [fadl] verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! (Davud) tesbih ettikçe siz de onu tekrarlayınız”³ (dedik). Demiri [hadîd]⁴ de onun için yumuşattık/eritmesini öğrettik.⁵
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki Biz Davut’a kendiliğimizden ulu bir vergi verdik. Ey dağlar! Onunla birlikte çınlayın. Ey kuşlar! Siz de. Onun için demiri de yumuşattık.
Ş

Şaban Piriş Meali

Davud'a katımızdan bir lütuf vermiştik.-Ey dağlar ve kuşlar Davud'la birlikte yönelin. Ona demiri de yumuşatmıştık.

Sebe’ Suresi 10. Ayet Meali ve Tefsiri

Sebe’ Suresi 10. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sebe’ Suresi 10. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sebe’ Suresi 10. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sebe’ Suresi 10. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim