Onların şehirleriyle kutladığımız şehirler arasında, adeta birbirine bitişik nice şehirler halketmiştik ve o şehirlere gidip gelmeyi kolay bir hale getirmiştik; demiştik ki: Geceleri, gündüzleri emniyet içinde gezin, dolaşın oralarda.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Biz o toplumun çöküşünden önce, bereketli kıldığımız şehirlerden olan, Mekke ve Kudüs ile onlar arasına, birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan birçok kasaba yerleştirdik ve onlar için seyahatleri kolaylaştırdık ve adeta: “Bu topraklarda hem geceleri, hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin” dedik.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlara; kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler (veya; merkezi meydanların etrafında, binaları sırt sırta vermiş yerleşim birimleri) var kılmıştık ve orada (karada ve denizde) yürüme (ve ulaşım imkânlarını) sağlamıştık; "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (diye bu muhteşem düzen ve dengeyi hazırlamıştık).
A
Ahmet Tekin Meali
Onların yurdu ile o bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen, birbirine yakın nice kasabalar kurdurduk. Bunlar arasında yolculuğu konaklara ayırdık, planı biz yaptık.
“Oralarda, geceleri, gündüzleri korkusuzca dolaşın” dedik.
A
Ahmet Varol Meali
Onlarla içini bereketli kıldığımız beldeler arasında (karşıdan karşıya) görünen kasabalar var ettik ve oralarda yürümeyi takdir ettik. "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde dolaşın!"
A
Ali Bulaç Meali
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: 'Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın' (dedik).
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Biz Sebe' halkı ile, kendilerine bereket verdiğimiz (Şam ve Ürdün gibi) memleketler arasında arka arakaya şehirler meydana getirmiştik. Oralarda yolculuk için (muayyen yer ve zamanlarda) gidiş geliş takdir eylemiştik. (Kendilerine de şöyle demiştik: “-Geceler ve gündüzler boyu (her istediğiniz zaman) oralarda emniyet içinde yürüyün.”
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlarla, mübarek kıldığımız şehirler arasında, birinden diğeri görünen nice şehirler yaptık. Aralarında dolaşım planladık. “Geceler ve gündüzlerce emniyet içinde yürüyün” dedik.(*)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onların yurdu ile mübarek kıldığımız şehirler arasında, birbirinden görünen beldeler yerleştirdik. Aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık. “Güven içerisinde oralarda gece ve gündüz gidip geliniz” dedik.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar ile, kutlu kıldığımız kentler arasında, birbirine yakın kentler yaratmıştık, geziyi de ölçümledik, gece, gündüz orada emniyetle gezesiniz
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onların (Səba əhlinin) yurdu ilə bərəkət verdiyimiz məmləkətlət (Şam və Urdun) arasında bir-birinə bitişik (abad) qəsəbələr inşa etmiş, orada gediş-gəliş yaratmışdıq (belə ki, səfər zamanı yolçular o qəsəbələrin birində istirahət edir, axşam isə digərində yatıb dincəlirdilər). (Onlara belə demişdik: ) “Gecələri-gündüzləri (istədiyiniz vaxt) orada arxayın gəzib-dolanın!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen kasabalar var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik. “Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde gezin/dolaşın” (dedik).
C
Cemil Said (1924)
Sebe’ şehriyle bereket virdiğimiz diğer şehirler beyninde ma’mûr karyeler ve mükemmel bir yol virdik "Gice, gündüz emn ve selâmetle seyahat idiniz" didik.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onların yurdu ile, içlerini bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında yürümeyi konaklara ayırdık. Oralarda geceleri, gündüzleri korkusuzca gezin dolaşın, dedik.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlarla, kutlu kıldığımız şehirler arasında, karşıdan karşıya görünen kasabalar var etmiş, oraları gezilecek belirli konak yerleri yapmıştık, "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde gezin" demiştik.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sebe’ halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş-gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: “Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik).
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biz onlarla o feyz-u bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta karyeler meydana getirmiştik ve onlarda muntazam seyr-ü sefer takdir eylemiştik, gezin oralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyyet içinde demiştik
E
Emrah Demiryent Meali
Onların yurdu ile içine feyz ve bereket verdiğimiz memleketler arasında, birbirlerinin görüş mesafesinde nice beldeler var ettik. Ve bunlar arasında gidip gelmeyi kolay bir hâle getirmiştik. “Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içerisinde gidip gelin” buyurduk.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlarla bereketli kıldığımız kentler arasında birbirlerine yakın kasabalar yaptık. Bunlar arasında yolculuk yapılacak yollar düzenledik. “Buralarda geceleri ve gündüzleri güvenli olarak yolculuk yapın dedik.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķılduķ aralarında daħı köyler arasında ol kim bereket virdük anda köyler görinür daħı ŧaķdir eyledük anda yürimegi. “yüriñ anda giceler daħı gündüzler iminler.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar (ın yurdu) ile (feyz ve) bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta nice kasabalar yapmışdık. Oralarda seyr (ve sefer etmelerini) takdîr etmiş, (kendilerine:) «Gecelerce ve gündüzlerce oralarda korkusuz gezin, dolaşın» (demişdik).
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Sebeliler ile bereketli kıldığımız şehirlerin arasına, birbirlerini gören şehirler var ettik ve orada seyahati kolaylaştırdık. “Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde seyahat edin.” (dedik.)
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hem onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketli kıldığımız memleketler (Şam havâlisi)arasında, (birbirinden rahatça) görünen (mesâfelerde) şehirler meydana getirmiştik ve buralarda (kolayca gidip gelmek üzere) sefer etmeyi takdîr etmiştik. “Oralarda geceleri ve gündüzleri emniyet içinde kimseler olarak seyâhat edin!” (demiştik.)
K
Kadri Çelik Meali
Kendileri (Sebe) ile içlerinde bereketler kıldığımız memleketler (Şam) arasında (birbirine yakın) görünebilen şehirler var ettik, içlerinde yolculuğu ölçülü (yanlarına azık almaya ihtiyaç duymayacakları şekilde) kıldık ve de “Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın” (dedik).
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bereketli kıldığımız beldeler ile onlar arasında birbirini gören birçok yerleşim yeri oluşturduk ve bunlar arasında seyahati uygun konaklara ayırdık. “Oralarda geceleri, gündüzleri güven içinde seyahat edin” dedik.
M
M. Pickthall (English)
And We set, between them and the towns which We had blessed, towns easy to be seen, and We made the stage between them easy, (saying): Travel in them safely both by night and day.
M
Mahmut Kısa Meali
Oysa Biz, bundan önce onlara nice nîmetler bahşetmiştik. Örneğin,bereketli kıldığımız Kudüs, Şam ve Mekke gibi şehirlerle onlar arasına, kervanların konaklaması için birbiri ardınca kasabalar serpiştirmiş ve bu şehirler arasında düzenli ulaşım imkânlarısağlamıştık. Ve Peygamberler aracılığıyla “Ey Sebe halkı!” demiştik, “Bu şehirler arasında gece gündüz güven içinde seyahat edebilirsiniz!”
M
Mahmut Özdemir Meali
Onların arasında ve orada, bereketlendirdiğimiz Şehirler’in arasında sırt sırta yeni şehirler de kurduk.
Orada Seyahat / Gidiş-Gelişler takdir ettik. Gündüzleri ve geceleri güven içinde orada seyahat edin / gidin-gelin!
M
Mehmet Okuyan Meali
Onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, kolayca görünen şehirler var etmiş ve bunlar arasında (kolayca) yürümelerini (seyahat etmelerini) mümkün kılmıştık. (Onlara) “Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün (seyahat edin!” demiştik).
M
Mehmet Türk Meali
Biz onların memleketiyle, kutsal kıldığımız (Mekke, Kudüs ve Şam) memleketleri arasında sırt sırta şehirler var etmiş,¹ onlara da düzenli gidiş geliş imkânı sağlamış ve onlara: “Oralarda geceler ve gündüzler boyunca güvenlik içerisinde gezip dolaşın.”(demiştik).²
M
Mehmet Çakır Meali
Biz, Yemen'in Sebe şehri ile, verimli topraklara sahip Şam arasına ardarda kentler inşa ettik. Bu kentler arasına düzenli seferler ayarladık. gece-gündüz güvenle seyahat edin dedik.
M
Mehmet Çoban Meali
Onların ülkelerine yakın şehirler var ettik! Şehirler bereketli topraklara sahipti. Aralarında gidip gelebilecekleri yol güzergâhları yarattık! Böyle yapmasaydık zorlu doğa koşullarında ulaşım imkânları bulamazlardı. "Oralarda gece veya gündüzleri ne zaman isterseniz korkusuzca gezin dolaşın!" dedik.
M
Muhammed Esed Meali
Biz, [o toplumun çöküşünden önce,] kutsadığımız şehirler ²⁶ ile onlar arasına birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan [birçok] kasaba yerleştirdik; ve böylece [onlar için] seyahati kolaylaştırdık, [ve adeta] “Bu [topraklarda] hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin!” [dedik].
M
Mustafa Çavdar Meali
Biz Sebe halkının yurtları ile topraklarını bereketli kıldığımız beldeler arasına, birbirini gören ve oldukça yakın köyler ve konaklayacak mekânlar yerleştirmiş, “Geceler ve gündüzler boyunca güven içinde seyahat edin!” diye bunlar arasında kolay ve güvenli bir seyahat imkânı oluşturmuştuk. 16/7, 43/13...15
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Biz (bu helâkten önce) onlara, mübarek kıldığımız şehirlerle kendileri arasına birbirine nâzır beldeler inşâ ed(ecek kudret ver)dik; ve bunlar arasında düzenli ulaşımı temin ettik; (ve bu yolla) “Geceler ve gündüzler boyunca güvenli bir biçimde yolculuk yapın!” (demiş olduk).[³⁸³⁸]
O
Orhan Kuntman Meali
Onların yurdu ile mübarek kıldığımız beldeler arasında (konaklamaları için) birbirine yakın yerlerde kasabalar var ettik. "Oralarda gece gündüz korkusuzca (kervanlarla) seyahat edin" dedik. (Fakat onlar nankörlük ettiler)
O
Osman Fırat Meali
Ve onlarla ve diğer kentler arasına, bereketli kıldığımız görülebilen kentler yaptık. Orada gecelerde ve gündüzlerde emniyetle seyrü seferi takdir ettik.
S
Sardorxon Jahongir
Ular bilan Biz muborak qilgan shaharlarning orasida ko‘rinib turadigan, bir-biriga yaqin qishloqlarni barpo qilib, ular orasida yurish masofasini qulay qilib o‘lchab qo‘ydik va: “Bu qishloqlarda kechalari ham, kunduzlari ham omonlikda yuraveringlar!” – degan edik.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eyledük anlar bile bereket virdügümüz şehrler‐ile arasında ki Şāmiḳlīmidür, biri birine yaḳın şehrler ḳılduḳ. Taḳdīr itdük anda seyr eylemegi.Seyr eyleñüz anda giçeler ve gündüzler iminlig‐ile.
S
Suat Yıldırım Meali
Onların diyarlarıyla, feyz ve bereket verdiğimiz kutlu beldeler arasında sırt sırta vermiş, biri birinden görülebilen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında düzenli ulaşım imkânları sağladık. “Oralarda geceler ve gündüzler boyunca, güven içinde gezin dolaşın! ” dedik.
S
Süleyman Ateş Meali
Onlarla, içinde bereketler yarattığımız kentler arasında, açıkça görünen kentler var ettik ve bunlar arasında yürümeyi takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün" (dedik).
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sebe memleketi ile mübârek kıldığımız arz (Arz-ı Şam) arasını birbirine yakın beldeler ve karyeler ile ma'mûr itdik ve orada seyr u seyahat menzillerini takdîr ve tahsîs iyledik. "Gice ve gündüz kemâl-i emniyet ile gidüb gelin" didik.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Halbuki onlarla, bereketli kıldığımız şehirler arasında, biri diğerinin arkasından gelen kentler var etmiş, yolculuk yapmaya uygun ölçüler koymuş ve "Oralarda gece - gündüz güven içinde yolculuk edin" demiştik.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Biz onlarla, içini bereketle dolduğumuz kentler arasında, sırt-sırta vermiş kasabalar oluşturduk; Bunlar arasında gidiş-gelişler belirledik. "Geceleri ve gündüzleri, güven içinde gezip dolaşın oralarda." dedik.
Y
Yusuf Ali (English)
Between them and the Cities(3816) on which We had poured our blessings, We had placed Cities in prominent positions, and between them We had appointed stages of journey in due proportion: "Travel therein, secure, by night and by day."
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve onların aralarında ve kendilerinde bereket vermiş olduğumuz beldeler arasında birbirine muttasıl kasabalar meydana getirmiştik ve onlara seyr-i seferi takdir eylemiştik. Geceleri ve göndüzleri emînler olarak yürüyünüz (demiştik).
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onların yurduyla bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta vermiş beldeler var etmiş ve böylece orada kolay bir seyahat nasip etmiştik—gece gündüz orada güven içinde gezin diye.
İ
İhsan Aktaş Meali
(O toplumun çöküşünden önce,) Onların yurdu ile içlerini bereketli kıldığımız kentler arasında, (biri diğerinden) açıkça görülen kentler oluşturmuştuk ve orada (onlar arasında) düzenli ve sistemli yolculuk yapma (ulaşım) imkânları sağlamıştık. Oralarda geceleri ve gündüzleri, güven içinde gezip dolaşın!”(demiştik). (*)
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Biz helak ettiğimiz toplumla, çevresini bereketli kıldığımız şehirlerarasında, görüp gezilecek yerler meydana getirdik ki, güven içinde gece ve gündüz gezip görün diye.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlarla bereketli kıldığımız köyler arasında birbirine yanaşmış mâmur kasabalar yaptık [¹], o kasabalar arasında gelip gitmeyi takdir ettik [²], «— Gece, gündüz, emin olarak bu kasabalarda gezin, tozun» dedik.
İ
İsmail Yakıt
Biz, (bu felaketten önce) onlarla, bereketli kıldığımız beldeler arasında birbirine nâzır beldeler var ettik ve aralarında geliş gidişi düzenledik. “Geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezin dolaşın” (demiştik).
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar ile birlikte bolluğa eriştirdiğimiz kentler arasında biribirlerine çok yakın şenlikli kentler de var ettik. Aralarında gidip gelmelerini yasadık. "Gece gündüz, tam bir güvenlik içinde, buralarda gezin" dedik.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlar ile bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, seçkin şehirler yaptık ve güven içinde gündüz gece seyahat edin diye, aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık.
Sebe’ Suresi 18. Ayet Meali ve Tefsiri
Sebe’ Suresi 18. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sebe’ Suresi 18. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sebe’ Suresi 18. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sebe’ Suresi 18. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?