Sureye Dön

Nebe’ Suresi Suresi, 40. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Şüphe yok ki biz sizi, yakın bir azapla korkutmadayız; o gün kişi, elleriyle hazırladığına bakar ve kafir de ne olurdu der, keşke toprak olaydım.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Gerçek şu ki; Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız. O gün herkes ellerinin önden gönderdiğine bakacak. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden ise, büyük bir pişmanlık içinde, “Ah ne olurdu ben hesabı görülüp cezasını hakeden insan değil de, keşke toprak olaydım” diyecek.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Gerçekten Biz sizi (çok uzak sanıp yanıldığınız, ama aslında gelmesi) yakın bir azap ile uyarıverdik. Her kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine (işledikleri amellerine) bakacağı gün, kâfir olan(lar şaşkın ve perişan bir vaziyette: İnsan olarak yaratılıp da imtihanı kaybederek bu azaba uğratılacağıma) “Ah, keşke ben (dünyada bir avuç) toprak oluverseydim!” (Veya şimdi de yok olup gitseydim!) diyecek (ama son pişmanlık para etmeyecektir).
A

Ahmet Tekin Meali

Biz, yakında başınıza gelecek bir azap ile sizi uyardık. Kişinin, nelere öncelik verdiğini, ilerisi için neler hazırlayıp, takdim ettiğini kontrol edeceği, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirin:
“- Ah ne olaydı, toprak olaydım” diyeceği gün, bu azap sizin başınıza gelecek.
A

Ahmet Varol Meali

Doğrusu biz sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve inkâr eden: "Keşke ben toprak olsaydım!" der.
A

Ali Bulaç Meali

Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan: 'Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim' diyecek.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Çünkü biz, size, (ahirette olacak) yakın bir azabı haber verdik. O gün kişi, ellerinin kazanıp öne (ahirete) gönderdiği amellere bakacak ve kâfir şöyle diyecektir: “- Ah ne olurdu, ben bir toprak olaydım!...”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

(Mazeret kabul değildir.) Çünkü Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Öyle bir gün ki insan yaptıklarını o gün görür, kâfir kişi de “keşke ben toprak olaydım,” der.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir, “Keşke toprak olsaydım!” diyecektir.[712]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biz, sizi kocundurduk, yakın olan azapla; o gün kişi bakına önceki yaptığına; «Keşke toprak olaydım!» diyecek küfreden de
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Həqiqətən, Biz sizi yaxın bir əzabla (qiyamət gününün əzabı ilə) qorxutduq. O gün insan öz əlləri ilə etdiyi (yaxşı, pis) əməlləri görəcək, kafir isə: “Kaş (bu əzabı görməmək üçün) torpaq olaydım!” – deyəcəkdir.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes, dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek. 
C

Cemil Said (1924)

İnsânın a’mâlini göreceği ve kâfirin "Kâşki toprak ola idim de bunı görmeye idim" diyeceği günün ’azâbını evvelce haber virdik.(*)
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: «Keşke toprak olsaydım!» diyecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Çünkü biz size yakın bir azâbı ıhtar ettik, o gün ki kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve diyecek ki kâfir: ah nolaydı ben bir türâb olaydım
E

Emrah Demiryent Meali

Şüphesiz biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O (hesap) gün (ü) herkes, ellerinin önden (âhirete) gönderdiğine (dünya hayatında iken cüz’î irâdesiyle yapmış olduğu amellerine) bakacak ve kâfir (kişi, müstahak olduğu ebedî cehennem azabından kurtulmak için, yok olmayı temenni ederek), “Ah keşke toprak olsaydım” diyecek.
E

Erhan Aktaş Meali

Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla¹ karşı karşıya gelecek ve gerçeği yalanlayarak nankörlük eden kimse: “Keşke toprak olsaydım.” diyecek.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz ķorķıttuķ sizi yaķın 'aźābdan. ol gün kim göre gişi anı kim ilerü duttı iki eli daħı eyide kāfir ya'nį iblįs yā dükeli kāfir “iy keşki olmış-mıssam ŧopraķ!”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Çünkü hakıykaten biz size yakın bir azabın tehlikesini haber verdik. O gün (her) kes iki elinin önden yolladığı ne ise (ona) bakacak, kâfir ise «Ah, ne olurdu ben bir toprak olaydım» diyecek.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişinin önceden kendi elleriyle gönderdiklerine baktığı gün, kâfir: “Keşke ben toprak olsaydım.” diyecektir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Şübhesiz ki biz, sizi yakın bir azâb ile korkuttuk. O gün kişi, ellerinin takdîm ettiği şeye (önceden işlediği ameline) bakar ve kâfir: “Ah! Keşke ben toprak olaydım!” der.
K

Kadri Çelik Meali

Sizi yakın gelecekteki azapla uyardık. O gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve kâfir de, “Keşke toprak olsaydım” der.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kuşkusuz biz insanın önceden yapıp ettiklerini karşısında göreceği ve inkârcının, “Keşke toprak olsaydım!” diyerek dövüneceği gün gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı sizi uyardık.
M

M. Pickthall (English)

Lo! We warn you of a doom at hand, a day whereon a man will look on that which his own hands have sent before, and the disbeliever will cry: "Would that I were dust!"
M

Mahmut Kısa Meali

Bakın; Biz sizi yakında gerçekleşecek bir azâba karşı uyarmış bulunuyoruz. O gün insan, kendi elleriyle yapıp âhiret hayatı için gönderdiği her şeyi orada hazır görecek ve böylece, bütün davranışlarının acı-tatlı sonuçlarıyla yüzleşecek.Bu yüzleşmeden doğan dehşet ile kâfir, karşısında korkunç cehennem ateşini de görünce, “Âh, n’olurdu!” diye feryat edecek, “Keşke mezarımdan hiç kalkmasaydım da, sonsuza dek toprak olup gitseydim!” Dünyada hayvanlar gibi yaşamıştım. Şimdi de onlar gibi toprak olup kurtulsaydım. Ayrıca dünyada ateşten yaratılan İblis’in peşine takılıp şimdi cehennem ateşine gideceğime keşke ne olurdu topraktan yaratılan Adem’in yolunda gitseydim de şimdi cennette olsaydım.
M

Mahmut Özdemir Meali

Biz, sizi yakın bir azâp ile uyardık.
Kişi’nin kendi elleriyle ne sunduğuna bakacağı gün Kâfir der ki: -"Ah keşke toprak olsaydım!".
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki biz sizi yakın bir azap ile uyardık. [*] O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir (olanlar) “Ah, keşke toprak olsaydım!” diyecektir.
M

Mehmet Türk Meali

İşte böylece Biz size, çok yakın bir azabı haber vermiş olduk. O gün belirli¹ kişiler, dünyada elleriyle yaptıklarına bakacak ve (sonunda) bu kâfirler:² “Ah ne olurdu keşke ben de bir toprak³ olsaydım!” diyecekler.
M

Mehmet Çakır Meali

Biz sizi, bu kaçınılmaz felakete karşı uyarıyoruz: O gün insan, yaptıklarını gözüyle görecek, inkarcı ise: " keşke toprak olaydım " diyecek.
M

Mehmet Çoban Meali

Elbette biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi elleriyle öne sürdüğü işlere bakar: "Keşke toprak olsaydım!" der.
M

Muhammed Esed Meali

Gerçek şu ki, Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız; insanın ilerisi için yapıp-ettiklerini [açıkça] göreceği ve hakikati inkar edenin: “Eyvah, keşke toprak olsaydım..!” diyeceği ²¹ Gün[ün azabına]!
M

Mustafa Çavdar Meali

Şüphesiz biz, sizi çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz. Zira o gün, kişi yapıp ettikleri karşısına çıktığını görecek işte o zaman kâfir kişi; “Eyvahlar olsun bana, keşke toprak olsaydım! Diyecek. 14/52, 67/6...12, 70/5...9
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkâr eden kişi şöyle diyecek: “Âh n’olaydım, keşke bir toprak olaydım!”[⁵⁵⁴¹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey insanlar) Biz sizi yakın bir azapla uyardık. (Herkes kendini kurtarmak için vakit geçirmeden, iman edip sâlih ameller işlemeye gayret etmelidir, çünkü) O gün kişi önden ne yolladıysa ona bakacak! (Dünyadayken işlediği -iyi kötü- amellerinin tümü önüne konacak) Kâfir ise, "Ah keşke ben toprak olaydım" (bir hayvan olup da toprağa dönseydim, sorumlu olmasaydım da bu gün azap görmeyeydim) diye hayıflanacaktır.
O

Osman Fırat Meali

Şüphesiz ki sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yapıp öne sürdüğüne bakar. Ve kafir: "Vah... Vah bana, keşke toprak olsaydım." der.
S

Sardorxon Jahongir

Darhaqiqat, Biz sizlarni yaqin kelajakda bo‘‎ladigan azobdan ogohlantirdik. U kunda har bir kishi o‘‎zi qilib o‘‎tgan narsani ko‘‎radi. Kofir kimsa esa: “Eh, koshki edi, tuproq bo‘‎lib ketsam”, – deydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Biz sizi ögütledük yaḳın, muḥaḳḳaḳ ‘aẕābdan. Ol gün ki göre her kişi işle‐dügi ‘amelini. Daḫı eyide kāfir ol günde: Kāşki ben ṭopraḳ olaydum.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz, gelmesi yaklaşmış bir azabı bildirerek sizi uyarıyoruz. O gün gelecek, ve her şahıs önünde, yalnız yapıp ettiklerini bulup bakacak ve kâfir: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım! ” diyecek. [18, 49; 75, 13]
S

Süleyman Ateş Meali

Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. O gün kişi, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlere bakar ve kafir: "Keşke ben, toprak olsaydım!" der.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Biz sizi yakîn olan 'azâbla (kıyâmetle) korkudırız. O günde insân evvelce gönderdiği a'mâline nazar ider ve kâfirler: "Ne olurdı, kâşki toprak ola idik (bu güni görmeye idik)" dirler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Biz sizi böylece yakın bir azapla uyarmış olduk. O gün kişi, yaptığı her şeye bakar. Kâfir olan, “Ah, keşke toprak olsaydım !” der.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der: "Keşke toprak olsaydım!"
Y

Yusuf Ali (English)

Verily, We have warned you of a Penalty near-(5914) the Day when man will see (the deeds) which his hands have sent forth, and the Unbeliever will say, "Woe unto me! Would that I were (metre) dust!"(5915)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Şüphe yok ki Biz, sizi yakın bir azap ile korkutmuş olduk. O gün ki herkes iki elinin ne takdim etmiş olduğuna bakacaktır. Kâfir de, «Ah! Ben keşke, bir toprak olaydım,» diyecektir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Biz sizi yakın bir azap hakkında uyardık. O gün insan kendi eliyle yaptıklarına bakar; kâfir de “Keşke toprak olsaydım” der.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ey insanlar!) Biz, sizi kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz sizi yakın bir azapla uyarıyoruz. O gün her kişi, elinin yaptıklarına bakar durur. Doğruları inkâr edenler de “Keşke toprak olaydım” derler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz sizi yakın bir azapla korkuttuk, o gün kişi, eliyle yaptığını görecek; kâfir de «— Keşke toprak olaydım!» diyecek.
İ

İsmail Yakıt

Muhakkak ki Biz sizi yakın bir azapla uyardık. Kişi kendi elleriyle önceden gönderdiklerine¹¹ baktığı gün; inkâr eden, “Keşke toprak olsaydım” der.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz sizi yakın olan bir azapla uyardık. O gün, herkes ne işlediyse ona göz atacak, tanımaz olan da: "Ah, ne olurdu,toprak olsaydım!" diyecektir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi o gün, elleri ile ne sunduğuna bakar. Kafir olan da:-Keşke toprak olsaydım! der.

Nebe’ Suresi 40. Ayet Meali ve Tefsiri

Nebe’ Suresi 40. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nebe’ Suresi 40. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nebe’ Suresi 40. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nebe’ Suresi 40. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim