O gün, Ruh ve melekler, saf saf dururlar; konuşamazlar, ancak rahmanın izin verdiği konuşur ve gerçek söyler.
A
Abdullah Parlıyan Meali
O gün Rûh ve melekler saf saf dururlar. Rahman'ın izin verdiği kimseden başkası konuşamaz. Onlar da ancak doğru söz söylerler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
O gün Ruh ve melekler sıra sıra (huzura) duruvereceklerdir. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse (tek kelime) konuşamaz. (İzin verilenler de ancak) Doğruyu söyleyeceklerdir. (Çünkü onlar dünyada iken de doğru sözlülerdir.)
A
Ahmet Tekin Meali
Ruhun, büyük meleklerin ve meleklerin saflar halinde tesbih ederek görev yaptıkları gün, onlar konuşamazlar. Yalnızca Rahman olan Allah'ın kendilerine izin verdikleri konuşurlar. Hakkı, hakikati ve doğruyu söylerler.
A
Ahmet Varol Meali
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
A
Ali Bulaç Meali
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O gün Cebrâil ve melekler saf halinde duracaklar. Rahmân'ın, kendisine izin verip de doğruyu söylemiş olandan başkaları bir kelime söyliyemiyecekler...
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ruhanilerin ve meleklerin saf tuttukları gün, O’nun izin verdiğinden başka hiçbiri konuşamaz. O da doğru söylemek şartıyla…
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Rûh ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.
B
Besim Atalay Meali (1965)
37,38. Göklerin de, yerin de, bu ikisi arasında olanın da, Tanrısıdır esirgeyen, kimsenin gücü yetmez O'nunla konuşabilsin; ruhla, meleklerin sıra sıra dizilip, durdukları bir günde, ancak, Tanrının izni olan bir kimse konuşur; doğru da söyliyecek
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Ruhun (Cəbrailin) və mələklərin səf-səf duracağı gün Rəhmanın izin verdiyi kimsələrdən başqa heç kəs danışmayacaq, danışan da doğrunu deyəcəkdir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler, yalnız) doğruyu söyleyecek.
C
Cemil Said (1924)
Rûh (Cibrîl) ve meleklerin saf saf dizildikleri o gün Rahmân’ın izni olmaksızın kimse söz söylemeyecek ve ancak doğrı söz söyleyebilecekdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O günkü Kıyama duracak Ruh ve Melâike saf saf. Bir kelime söyliyemezler, o kimseden başka ki o Rahman ona izin vermiş o da savabı söylemiştir
E
Emrah Demiryent Meali
O gün Rûh (Cebrâîl) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. (O gün) Rahmân’ın (kendisinden razı olup da) izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. (Tarafımızdan izin verilip) konuşan da doğruyu söyler.
E
Erhan Aktaş Meali
O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ol gün kim ŧura cebreyil daħı firişteler dizilmiş söylemeyeler illā ol kim destūr virdi aña raḥmān daħı eyitü ŧoġru.
H
Hasan Basri Çantay Meali
O gün Ruuh ve melekler saf haalinde ayakda duracakdır. Rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) ın, kendilerine izin verdiğinden başkaları (o gün) konuşmazlar. O (nlar) da (ancak) doğruyu söylemiş (ler) dir (söyleyeceklerdir).
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
O gün ruh (:Cebrail) ve melekler saf saf olurlar. Rahmân’ın izin verdiğinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
O gün ruh (Cebrâîl) ve melekler saf saf olarak ayakta durur. Rahmân'ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşamaz; ve (o konuşan da ancak) doğruyu söyler!
K
Kadri Çelik Meali
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün, Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ruh ve meleklerin saf saf olup durduğu o gün, ancak Rahmân’ın izin verdikleri konuşur ve konuşan da doğruyu söyler.
M
M. Pickthall (English)
On the day when the angels and the Spirit stand arrayed, they speak not, saving him whom the Beneficent alloweth and who speaketh right.
M
Mahmut Kısa Meali
O Gün Kutsal Ruh Cebrail ve diğer bütün melekler, büyük mahkeme için Rabb’inin huzurunda sıra sıra duracaklar. Rahmân’ın izin verdikleri hariç, hiç kimse şefaat için ağzını açamayacak ve konuşma izni verilen kimseler de, sadece doğruyu dile getirecekler.
M
Mahmut Özdemir Meali
O gün Rûh ve Melekler saff durur; Rahmân’ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşmaz.
Bir savâb (doğru ve gerçek bir söz) söyledi:
M
Mehmet Okuyan Meali
Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.
M
Mehmet Türk Meali
O gün Cebrâil¹ ve melekler, saflar halinde duracaklar ve ancak Rahman olan (Allah)’ın izin verdikleri, Onun uygun gördükleri hakkında (şefâat için) konuşabileceklerdir.
M
Mehmet Çakır Meali
O gün, Cebrail dahil tüm melekler saf tutacaklar. Sadece Sevgi'nin izin verdiği konuşacak ve sadece doğruyu söyleyecek.
M
Mehmet Çoban Meali
Hüküm günü emrimizle melekler saflar halinde durduğu zaman Rahman’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmaz. Konuşmasına izin verilen de ancak doğruyu söyler, asla yalan söyleyemez.
M
Muhammed Esed Meali
bütün [insan] ruhların[ın] ¹⁸ ve bütün meleklerin saf saf sıralandıkları Gün: Rahmân’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve [herkes, yalnız] doğruyu söyleyecek. ¹⁹
M
Mustafa Çavdar Meali
Evet o gün Ruh ve diğer melekler onun huzurunda saf saf dizilirler, gerçekleri söylemek şartıyla Rahman’ın kendisine izin verdiği kişiler konuşabilir. 34/23
M
Mustafa İslamoğlu Meali
o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar[⁵⁵³⁸] ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahmân’ın izin[⁵⁵³⁹] verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.[⁵⁵⁴⁰]
O
Orhan Kuntman Meali
O gün, Ruh ve melekler (huzurunda) saf saf dururlar. Rahman’ın izin verdikleri dışında, kimse konuşamaz, onlar da ancak doğruyu söylerler.
O
Osman Fırat Meali
O gün Ruh ve Melekler saf olarak ayaktadırlar. Hiç kimse konuşamaz; ancak Rahman olan (Allah) izin verdiği zaman ve onlar doğruyu söylediler.
S
Sardorxon Jahongir
Ruh va barcha farishtalar saf tortib turadigan kunda odamlar gapirmaydilar, faqat Rahmon izn bergan kishigina so‘zlaydi hamda faqat rost gapiradi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Ol günde ki dura Cebrā’īl ve barça melā’ikeler daḫı ṣaf baġlayup.Hīç birisi söylemez, illā ol kimse ki aña destūr vire Tañrı Ta‘ālā. Yā ṣavāb söyle ki lā ilāhe illa’llāh Muḥammedün resūlu’llāh.
S
Suat Yıldırım Meali
O gün Rûh ve melekler saf saf sıralanır. Rahman'ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar. Konuşan da yerli yerinde söz söyler.
S
Süleyman Ateş Meali
O gün Ruh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Rûh'un (Cibrîl'in) ve melâikenin saf olarak durdukları günde ancak Rahmân olan Allâh'ın izin virdikleri tekellüm iderler ve sevâb söylerler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Ruhların[*] ve meleklerin saflar halinde ayağa kalkacağı gün, Rahman’ın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
Y
Yusuf Ali (English)
The Day that the Spirit(5911) and the angels will stand forth in ranks, none shall speak except any who is permitted by ((Allah)) Most Gracious, and He will say what is right.(5912)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
O gün ki Rûh ve melekler saf saf ayakta duracaklardır. Kendisine Rahmân'ın izin verdiğinden başkaları konuşamıyacaklar ve (o da) doğruyu söylemiş olur.
Ü
Ümit Şimşek Meali
O gün Ruh(2) ve melekler saf saf olurlar. Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ruh (sahibi insanoğlu) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahman’ın (sonsuz merhamet sahibi olan Allah’ın) izin verip (dünyada iken) doğruyu söylemiş (hakka şahitlik edip ona göre amel etmiş) olanların dışında kimse konuşamaz. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
O gün Ruh (Cibril) ve melekler, huzurda saflar halinde dururlar. İçlerinden yalnızca Rahman’ın izin verdiği konuşur. Konuşanda, yalnızca doğru olanı konuşur.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
O gün ruh [²] ve melekler saf bağlayıp duracaklar, esirgeyen Tanrı/nın izin verip doğru söz olan şehadet kelimesini söyleyen kimselerden başka hiçbir kimse ağız açamayacak.
İ
İsmail Yakıt
Ruh’un⁸ ve meleklerin sıra sıra dizilecekleri gün, Rahmân’ın izin verdiklerinin dışında kimse konuşamaz;⁹ konuşan da doğruyu söyler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün Cebrail ile melekler ayakta dizilirler. Esirgeyici’nin dilediklerinden başkaları Onunla konuşamazlar, o da doğruyu söylemek için.
Ş
Şaban Piriş Meali
Ruh ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman'ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu söyler.
Nebe’ Suresi 38. Ayet Meali ve Tefsiri
Nebe’ Suresi 38. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nebe’ Suresi 38. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nebe’ Suresi 38. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nebe’ Suresi 38. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?