Bunlara: “Artık azabı tadınız. Biz sizin azabınıza ancak azap katarız” denilecek.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Kur’an’ın bir hükmünü dahi gereksiz ve geçersiz gören kâfirlere denilecek ki:) Şimdi tadın (bakalım). Size artık azaptan başkasını arttırmayacağız;
A
Ahmet Tekin Meali
“Şimdi tadın azâbınızı. Artık size azabı artırmaktan başka bir muamele yapmayacağız.
A
Ahmet Varol Meali
"Şimdi tadın. Artık sizin azaptan başka bir şeyinizi artırmayacağız."
A
Ali Bulaç Meali
Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(O kâfirlere şöyle denilir): Şimdi tadın, artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
“Madem böyle yaptınız, artık azabınızı tadın! Biz size azaptan başka bir şey artırmayız” (diyeceğiz.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlara, “Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka bir şey yapmayacağız” denir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
İmdi tadın azabı, artırırız size onu biz ancak
B
Bunyadov-Memmedeliyev
İndi (ey kafirlər!) dadın əzabı. Biz sizə əzabdan başqa bir şey artırmayacağıq!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı), artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”
C
Cemil Said (1924)
Şimdi cezâsını çekiniz biz ’azâbınızı teşdîd ideceğiz.
D
Diyanet Vakfı Meali
Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
(Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Artık tatınız, artık size azâb artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz
E
Emrah Demiryent Meali
(O gün kâfirlere şöyle buyururuz: “Dünyada iken inkâr ettiğiniz azabı) tadın bakalım, artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız!”
E
Erhan Aktaş Meali
Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
E
Eski Anadolu Türkçesi
“pes ŧaduñ hergiz arturmayavuz size illā 'aźāb.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Onlara şöyle denilir:) «İşte tadın (cezanızı)! Artık size azâb (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Şimdi tadın. Size artık azaptan başkasını artırmayacağız.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Onlara o gün şöyle denilir:) “Şimdi tadın (cezânızı)! Artık size aslâ azabdan başka bir şey artırmayacağız!”
K
Kadri Çelik Meali
Şimdi tadın. Size artık azaptan başkasını artırmayacağız.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Tadın artık! Bundan sonra size arttırarak vereceğimiz şey ancak azaptır.
M
M. Pickthall (English)
So taste (of that which ye have earned). No increase do We give you save of torment.
M
Mahmut Kısa Meali
O gün onlara “Ey zâlimler!” diyeceğiz, “Madem inkârı tercih ettiniz, o hâlde işlediğiniz günahların acı meyvelerini şimdi tadın bakalım; artık, sizin azâbınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız!”
M
Mahmut Özdemir Meali
Artık tadın; size azâp dışında artırmayacağız. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Tadın (azabı)! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız. [*]
M
Mehmet Türk Meali
(O gün onlara): “Haydi şimdi (cezanızı) çekin bakalım. Artık size, azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız.” (denilecek.)
M
Mehmet Çakır Meali
Artık tadın. Daha ne acılar tattıracağız...
M
Mehmet Çoban Meali
Hesap gününü inkâr edenlere şöyle denilir: "Şimdi tadın azabı artık! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız!"
M
Muhammed Esed Meali
[Ve onlara şöyle diyeceğiz:] “O halde, [yaptığınız kötülüklerin meyvelerini] tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!” ¹⁴
M
Mustafa Çavdar Meali
Şimdi tadın bakalım bu azabı. Bizim yapacağımız tek şey sizin azabınızı arttırmak. 3/185, 27/89-90
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Sonunda (onlara diyeceğiz ki): “(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.”[⁵⁵³³]
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey cehennemlikler) "Cehennem azabını tadın, bundan böyle size azaptan başka bir şey tattırmayız.
O
Osman Fırat Meali
Tadın (bakalım), size ancak azabı artırırız.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, ey kofirlar, azobimizni totib ko‘ringlar! Endi sizlarga faqat azobni ziyoda qilamiz.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes daduñuz biz sizi arturmazuz, illā ‘aẕāb.
S
Suat Yıldırım Meali
Onun için onlara şöyle diyeceğiz: Yaptığınız kötülüklerin meyvelerini tadın! Artık Bizden sizin azabınızı artırmaktan başka bir şey beklemeyin.
S
Süleyman Ateş Meali
Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azabdan başka bir şey artırmayacağız!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlara: "Bu 'azâbı tadınız. Sizin içün ancak 'azâbı artırırız" denilür.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Tadın bakalım; size daha ne azaplar tattıracağız!
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
"Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."
Y
Yusuf Ali (English)
"So taste ye (the fruits of your deeds); for no increase(5903) shall We grant you, except in Punishment."
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık tadınız, imdi size azaptan başkasını artırmayacağız.
Ü
Ümit Şimşek Meali
İşte, tadın; size azaptan başka birşey arttırmayız.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onlara, (o azgın, zalim ve suçlulara) “Azabı tadınız. (Orada kaldığınız sürece) size azabımızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız” deriz.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Yalnızca şiddetini artırdığımız azabı tadın.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara «— Artık azabı, tadınız, biz daima azabınıza azap katarız» denecek.
İ
İsmail Yakıt
Onlara şöyle denilir: “Şimdi tadınız! Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artırırız!”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Şimdi azabımızı tadın bakalım. Artık Biz yalnız azabınıza azap katacağız.
Ş
Şaban Piriş Meali
-İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Nebe’ Suresi 30. Ayet Meali ve Tefsiri
Nebe’ Suresi 30. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nebe’ Suresi 30. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nebe’ Suresi 30. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nebe’ Suresi 30. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?