Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 90. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Şüphe yok ki Allah, adaleti, lütuf ve keremde bulunmayı ve yakınlara ihtiyaçları olan şeyleri vermeyi emreder ve çirkin olan, kötü görünen şeylerle haksızlığı nehyeder; öğüt alasınız diye de size öğüt vermededir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Şüphe yok ki, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı emredip, çirkin olan kötü görünen şeylerle, haksızlığı ve taşkınlığı yasaklıyor ve size böylece düşünesiniz diye öğüt veriyor.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Şüphesiz Allah, adaleti (hâkim kılmayı ve uygulamayı), ihsanı (görevini tastamam yapmayı ve iyilik ehli olmayı), yakınlara (ihtiyaçlarını karşılayacak oranda) bağışta bulunup bakmayı emreder; çirkin hayâsızlıktan (fahşadan), kötülük ve fenalıklardan, azgınlık ve zorbalıklardan (ise yasaklayıp) sakındırır. Umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz diye size öğüt vermektedir.
A

Ahmet Tekin Meali

Allah adâletli, mûtedil davranmayı, adâleti gerçekleştiren, hak sahibine hakkını sağlayan, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderler, idareciler, askerî erkân ve müslümanlar olmayı, yakınınızda olanların, akrabaların ihtiyaçlarını görmeyi emreder. Meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayri meşrû ilişkileri, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı, şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği şeyleri, haksızlığı, saldırıyı, baskı ve zulmü, bozgunculuğu, şeriata karşı çıkmayı, kural tanımamayı, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayı ilminin-hikmetinin gereği yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliği sağlar. Size, düşünüp ibret almanıza vesile olur diye öğüt veriyor, sorumluluklarınızı hatırlatıyor, uyarıyor.
A

Ahmet Varol Meali

Şüphesiz Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder, hayasızlıktan, kötülükten ve zorbalıktan da nehyeder. Olur ki öğüt alırsınız diye size öğüt veriyor.
A

Ali Bulaç Meali

Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emrediyor. Zinadan, fenalıklardan ve insanlara zulüm yapmaktan da nehyediyor. Size böyle öğüd veriyor ki, benimseyip tutasınız. (ADÂLET: Her şeyi yerli yerine koymak demektir. Zulmün zıddıdır. Her hakkın başı, Allah hakkı olduğundan ona ortak koşmamak, tevhide iman etmek esastır. Bundan sonra ilâhi ölçülere göre her şeyin hakkını vermek adalettir. İHSAN: Farzları yerine getirmek, Allah'ı görür gibi kendisine ibadet etmek, bir şeyi güzel ve iyi yapmak mânâlarına gelir.)
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Muhakkak Allah, adaleti, iyiliği ve akrabalara yardım etmeyi emreder; fahiş şeyleri, iğrenç şeyleri ve zulmü yasaklar. Size öğüt veriyor ki hatırlayasınız.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Gerçek şu ki, Allah adâleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor.[274]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allah adaletle, iyilikle, yakınlara bakmanızla emir buyurur, fuhuşa, kötülüğe, azgınlığa gitmeyi yasak etmekte, size öğüt veriyor; olur ki siz öğütlenirsiniz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Həqiqətən, Allah (Qur’anda insanlara) ədalətli olmağı, yaxşılıq etməyi, qohumlara (haqqını) verməyi (kasıb qohum-əqrabaya şəriətin vacib bildiyi tərzdə əl tutmağı) buyurar, zina etməyi, pis işlər görməyi və zülm etməyi isə qadağan edir. (Allah) sizə düşünüb ibrət alasınız deyə, belə öyüd-nəsihət verir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Muhakkak ki Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya/yakınlara bakmayı emreder; ahlaksızlığı/hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size öğüt verir.
C

Cemil Said (1924)

Allâh ’adl ve ihsân ile emr ider ve akrabâdan muhtâc olanlara mu’âveneti emr ider. Fuhşı, münkerliği ve haksızlığı men’ ider. belki teemmül idersiniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Haberiniz olsun ki Allah size adli, ihsanı ve yakınlığı olana atâyı emrediyor ve fuhşiyyâttan, münkerden, bagiyden nehyediyor, size va'zediyor ki dinleyip anlayıp tutasınız
E

Emrah Demiryent Meali

Şüphesiz Allah; adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder, hayâsızlığı, kötülük ve azgınlığı/zorbalığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız, diye size öğüt veriyor.
E

Erhan Aktaş Meali

Allah; adaleti, ihsanı¹ ve yakınlarınızda olanlara yardım etmeyi, buyurmakta; fahşadan², münkerden³ ve beğyiden⁴ men etmektedir. İyice anlayıp tutmanız için size öğüt veriyor.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ Tañrı buyurur 'adl eylemegi tā tevhįdi daħı eylüķ eylemegi yā farįżalar eylemegi daħı virmegi ħıśımlıķ issine ya'nį ħıśımlıķ śaķlamaķ, daħı yıġmaķ zişt işden, daħı şerį'atde bulınmaz işden, daħı sulumdan. ögütler sizi, anuñ-içün kim siz ögütlenesiz.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Şübhesiz ki Allah adaleti, iyiliği, (hususiyle) akrabaya (muhtâc oldukları şeyleri) vermeyi emr eder. Taşkın kötülük (ler) den, münkerden, zulm ve tecebbürden nehyeder. Size (bu suretle) öğüd verir ki iyice dinleyib ve anlayıb tutasınız.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah eşit davranmayı, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder; fahşayı, münkeri ve azgınlığı yasaklar. Size öğüt vermektedir, umulur ki düşünürsünüz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Şübhesiz ki Allah, adâleti, iyiliği ve akrabâya (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder; fuhşiyâttan, kötülükten ve azgınlıktan da men' eder. İbret alasınız diye size(Allah, böyle) nasîhat eder.
K

Kadri Çelik Meali

Şüphe yok Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder; çirkinliklerden, kötülüklerden ve taşkınlıklardan ise sakındırır. Size öğüt vermektedir; umulur ki kendinize gelirsiniz.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor.
M

M. Pickthall (English)

Lo! Allah enjoineth justice and kindness, and giving to kinsfolk, and forbiddeth lewdness and abomination and wickedness. He exhorteth you in order that ye may take heed.
M

Mahmut Kısa Meali

Hiç kuşkusuz Allah, insanlara karşı âdil davranmayı, olabildiğince merhametli, güler yüzlü, nazik ve lütufkâr davranarak dâimâ iyilik yapmayı ve özellikle yakınakrabaya, komşulara, dost ve arkadaşlaracömertçe ikramda bulunmayı ve acılarını, mutluluklarını paylaşarak onlarla sürekli ve samîmî bir dostluk ortamında olmayı emrediyor.
Buna karşılık; zina, fuhuş, cinsel sapıklık, çıplaklık gibi yüz kızartıcı ve utanç verici hareketleri, gerek Kur’an’ın, gerekse sünnetin asla onaylamayacağı görgüsüzlük, edepsizlik, terbiyesizlik türünden çirkinlikleri ve hak ve hukuka aykırı, onur kırıcı, saldırganca tutum ve davranışları yasaklıyor!
Bakın, Allah size böyle güzelce öğütler veriyor ki, düşünüp ibret alasınız:
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah, Yakın (Akraba)lığı olana vermeyi, İhsan’ı ve Adalet’i emrediyor. Fahşâ’yı (Ahlâksızlığı / Çirkin İşler’i), Münker’i (Bilinmedik Olan’ı) ve Taşkınlığı yasaklıyor.
Düşünmeniz için size öğüt veriyor / uyarı yapıyor.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkinliği, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. (O, gerçekleri) hatırlayasınız diye size öğüt vermektedir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Şüphesiz Allah, adaleti,¹ iyilik yapmayı,² akrabaya vermeyi³ emreder; her türlü aşırılığı,⁴ gayr-ı meşru işleri⁵ ve zorbalıkları⁶ yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size (işte böyle) öğüt verir.
M

Mehmet Çakır Meali

Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya yardımı emrediyor. Her türlü kabalığı, çirkinliği ve aşırılığı yasaklıyor. Bu öğütler, kulağınıza küpe olsun istiyor.
M

Mehmet Çoban Meali

Muhakkak ki; Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalığı, azgınlığı yasaklar. Belki düşünüp öğüt alırsınız. Denilenleri yaparak kurtulursunuz.
M

Muhammed Esed Meali

GERÇEK ŞU Kİ, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı ¹⁰⁸ emredip utanç verici ve arsızca olanı, akıl ve sağduyuya aykırı olanı ¹⁰⁹ ve azgınlığı, taşkınlığı yasaklıyor; ve size [böyle tekrar tekrar] öğüt veriyor ki, böylece [bütün bunları] belki aklınızda tutarsınız.
M

Mustafa Çavdar Meali

Hiç şüphe yok ki Allah, adil olmayı,1 iyilik yapmayı2 ve akrabaya yardım etmeyi emreder.3 Her türlü ahlaksızlığı, çirkin işleri ve haddi aşmayı da yasaklar.4 Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.5, 14/58-135, 5/8, 6/152, 27/29, 22/177, 9/112, 16/30, 27/89, 32/215, 4/36, 17/26, 24/22, 30/38, 44/15, 7/33, 17/32, 27/54, 33/30, 510/57, 39/27, 54/17, 68/52
M

Mustafa İslamoğlu Meali

HİÇ şüphe yok ki Allah âdil davranmayı, iyilik yapmayı ve yakınlara karşı cömert olmayı[²¹⁸²] emreder; ve her türlü utanç verici hayasızlığı, selim akla ve sağduyuya aykırı çirkinliği ve sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlığı yasaklar: size (bu) öğütleri verir ki, sorumluluklarınızı hatırlayabilesiniz.[²¹⁸³]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey iman edenler) Kuşkusuz Allah size; adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlarına yardım etmeyi emreder.. hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı (başkasının hakkını çiğnemeyi) ise yasaklar. (Rabbiniz) bunları yerine getirmeniz için size öğüt veriyor.
O

Osman Fırat Meali

Muhakkak ki Allah adaleti ve ihsanı emrediyor ve yakınlarınıza/yakınınızdakilere vermeyi; fahşayı (hayasızlığı), münkeri (reddedilen kötülüğü) ve azgınlığı men ediyor. Size böylece öğüt veriyor; umulur ki hatırda tutarsınız.
S

Sardorxon Jahongir

Albatta, Alloh adolatga, yaxshi ishlarga va qarindoshga haqini berishga buyuradi. Shuningdek, buzuqchilik, yomon ishlar va zulmdan qaytaradi. Alloh shoyad, eslatma olarsizlar, deb sizlarga va’z-nasihat qiladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā buyurur ‘adl eylemegi ve eylük eylemegi, daḫı ḳarāyi‐be yaḫşı baḳmaġı. Daḫı ḳaytarur sizi yaman işlerden ve ma‘ṣiyetler veẓulmden. Ögüt virür size, ola kim ögüt dutasız.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir. [16, 126; 5, 8; 17, 26; 7, 33]
S

Süleyman Ateş Meali

Allah adaleti, ihsanı, akrabaya vermeyi emreder, fahşa(edepsizlikten)dan, münker(fenalık)den ve bağy(azgınlık)den meneder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh Te'âlâ 'adl ve ihsân ile ve akrabâya i'tâ ile emir ve fâhiş günâhlardan, münkerden ve zulümden nehy ider. Ve belki tezekkür idersiniz diye size vaz' iyler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah, adaleti, güzel davranışı, yakınlara[*] veren el olmayı emreder. Çirkinliği, kötülüğü ve aşırılıkları yasaklar. Allah size öğüt verir, belki bilginizi kullanırsınız.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Şu bir gerçek ki; Allah; adaleti, iyi ve güzel davranmayı, akrabaya vermeyi emreder. Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor.
Y

Yusuf Ali (English)

Allah commands justice, the doing of good, and liberality to kith and kin, and He forbids all shameful deeds, and injustice and rebellion: He instructs you, that ye may receive admonition.(2127)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Muhakkak ki, Allah Teâlâ adâleti, iyiliği ve karabet sahiplerine (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emrediyor ve fuhşiyattan, münkerden, hukuka tecavüzden de nehyediyor. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah adaleti, iyiliği, akrabaya ikramı emreder; fuhşiyatı,(22) kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye O size böyle öğüt veriyor.
İ

İhsan Aktaş Meali

Muhakkak ki Allah, adaleti, (tüm insanlığa) iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; her türlü hayasızlığı (zina, eşcinsellik, tecavüz, taciz, ahlaksızlık, edepsizlik), fenalık ve azgınlığı da şiddetle yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah, adaletli olmayı, insanlara iyilikler yapılmasını, akrabalara ihtiyaçlarını karşılayacak şeylerin verilmesini emrediyor. Hayâsızlığın, çirkin şeylerin yapılmasını ve (Allah’a) isyan etmeyi yasaklıyor. Düşünesiniz diye Allah size böyle öğütler veriyor.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Şüphesiz ki Allah adli, ihsanı, akrabadan muhtaçlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, kötü olan işi, yolsuzluğu nehiy eyler. Size, nasihat kabul edesiniz diye emir ve nehiy ile öğüt verir.
İ

İsmail Yakıt

Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı/fuhşu, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.³¹
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Allah tüzlüğü, iyiliği yakınlara karşı elaçıklığı buyurur, çirkinliği, yozluğu, uygunsuzu, zorbalığı yıgayor. Allah sizi öğütlüyor, düşünesiniz diye.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah, adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder. Ahlaksızlığı, kötülüğü ve taşkınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye size öğüt verir.

Nahl Suresi 90. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 90. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 90. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 90. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 90. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim