Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 89. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Her ümmete, kendi cinsinden bir tanık getireceğiz ve seni de bunlara tanık tutacağız ve biz, sana her şeyi açıklayıp anlatan ve Müslümanlara hidayet, rahmet ve müjde olan kitabı indirdik.
A

Abdullah Parlıyan Meali

O gün her topluma, kendileri içinden aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. Ve seni de ey peygamber! Mesajının ulaşabileceği tüm insanlar üzerinde şahit kılacağız ve biz sana herşeyi açıklayıp anlatan, doğru yolu gösteren ve rahmet olan ve Allah'a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu kitabı indirdik.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Her ümmete kendi içlerinden birisini (görevli nebi ve davetçilerini) onların üzerine bir şahit getirdiğimiz diriltme günü, (ey Nebim!) Seni de onlar üzerine bir şahit olarak getireceğiz (Baş müşahit makamına eriştireceğiz). Biz Kitabı (Kur’an’ı) Sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde (kaynağı) olarak indirdik.
A

Ahmet Tekin Meali

O gün, her millet içinde, kendilerinden, kutsal kitabı bilen ve kendilerine tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan şâhitler görevlendireceğiz. Seni de, geçmiş ümmetlere ve bu ümmete, Kur'ân'ı bilen, tebliğ eden önder, doğruları konuşan şâhit olarak getireceğiz. Biz bu kitabı sana, sorumluluklarını tevdi etmek üzere, dînî-şer'i her esası, genel kuralları açıklamak için, İslâm'ı yaşayan müslümanlara bir hidayet kaynağı, hidayet rehberi, bir rahmet ve müjde olsun diye bölüm bölüm indirdik.
A

Ahmet Varol Meali

Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.
A

Ali Bulaç Meali

Her ümmet içinde kendi nefislerinden üzerlerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kıyamet günü, her ümmet içinden kendileri üzerine Peygamberlerini bir şâhid göndereceğiz ve seni de şu ümmetin üzerine şâhid getireceğiz (Ey Rasûlüm). Sana bu kitabı (Kur'an'ı), her şeyi beyan etmek için ve bir hidayet, bir rahmet, müminlere de bir müjde olarak perderpey indirdik.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O günü düşün ki; her ümmetin içinden kendilerine bir şahit göndeririz. Seni de bunlara şahit olarak getiririz. Müslümanlar için hidayet, rahmet ve müjde ve her şeyin bir açıklaması olarak, sana Kitab’ı indirdiğimizin (doğruluğu, o gün görünecektir.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şâhit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şâhit olarak getireceğiz. Ayrıca bu kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.
B

Besim Atalay Meali (1965)

O gün her bir ümmete, yine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız, bunlara da seni tanık tutarız; Müslümanlar için her şeyi belirterek, müjdelemek, onlara kılavuzluk eylemek, rahmet olmak üzere biz sana kitap indirdik
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Qiyamət günü hər ümmətə özlərindən bir şahid (hər ümmətin öz peyğəmbərini) göndərəcəyik (tutacağıq). (Ya Rəsulum!) Səni də bunlara (öz ümmətinə) şahid gətirəcəyik. Biz Qur’anı sənə hər şeyi (dini hökmləri, halal-haramı, günahı və savabı) izah etmək üçün, müsəlmanlara (və ya Allahın vəhdaniyyətini qəbul edən bütün insanlara) da bir hidayət, mərhəmət və müjdə olaraq nazil etdik!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O gün (kıyamette) her ümmete kendilerinden bir şahit (peygamber) göndeririz ve seni de (Ey Muhammed!) bu (mesajın muhatabı olan) insanlar üzerine şahit olarak getiririz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için bir doğru yol rehberi, bir rahmet kaynağı ve Allah’a yürekten teslim olanlara bir müjde olarak indirdik. 
C

Cemil Said (1924)

O gün şehâdet içün her ümmete peygamberlerini şâhid çıkaracağız. Seni de ümmetinin üzerine şâhid tutacağız. Çünki rahmetimize bir numûne olmak üzere her şeyi îzah iden ve râh-ı hidâyeti irâe iyleyen ve müslümanlara beşârertler getüren Kur’ân’ı sana inzâl iyledik.
D

Diyanet Vakfı Meali

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak indirdik.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hele her ümmet içinde kendilerinden üzerlerine bir şâhid ba's edeceğimiz, seni de onlar üzerine şâhid getirdiğimiz gün!... ve bu kitabı sana ceste ceste indirdik ki her şeyi beliğ bir surette beyan etmek hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslimîne bir müjde olmak için
E

Emrah Demiryent Meali

O (hesap) gün (ünde) her ümmet içinden kendilerine bir (peygamberi) şahit getiririz. (Resûlüm!) Seni de onların (hepsinin) üzerine şâhit getireceğiz. (Biz) sana (bu) Kitâb’ı (Kur’ân’ı), her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.
E

Erhan Aktaş Meali

Biz, o gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için¹ yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol gün kim viribiyevüz her bölüġe ŧanuķ ya'nį peyġamber anlaruñ üzere, gendüzilerinden daħı getürdük seni ŧanuķ şunlaruñ üzere ya'nį ķavmuñ üzere. daħı indürdük üzerüñe kitāb’ı ya'nį ķur’ān’ı bellü eylemek içün her neseneyi daħı ŧoġru yol göstermek içün daħı raħmet içün daħı muştılamaķ içün müsülmānlara ya'nį uçmaķ.
H

Hasan Basri Çantay Meali

O gün her ümmetin içinden kendilerinin üzerine birer şâhid (-i hak) göndereceğimiz gibi seni de (Habîbim) onların üstüne tam bir şâhid olarak getirdik. Sana (bu) kitabı her şey'in apaçık bir beyânı, bir hidâyet, bir rahmet ve (hele) müslümanlar için bir müjde olmak üzere peyderpey indirdik.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Her ümmete kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunlara şahit getireceğiz. Kitabı sana her şeyin açıklayıcısı, hidayet, rahmet ve teslim olanlara bir müjde olarak indirdik.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Ey Resûlüm!) O gün her ümmet içinde, üzerlerine kendilerinden bir şâhid çıkaracağız, seni de bunların (ümmetinin) üzerine şâhid getireceğiz. Sana bu Kitâb'ı, herşey için bir açıklama(1) ve Müslümanlar için bir hidâyet, bir rahmet ve bir müjde olmak üzere indirdik.
K

Kadri Çelik Meali

Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. Biz kitabı sana her şeyin açıklayıcısı ve Müslümanlara da bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Yine o gün her ümmetin içinden kendileri hakkında birer tanık çıkaracağız; seni de bu kimseler hakkında tanık yapacağız. Bu kitabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidayet ve rahmet kaynağı, Allah’a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdik.
M

M. Pickthall (English)

And (bethink you of) the day when We raise in every nation a witness against them of their own folk, and We bring thee (Muhammad) as a witness against these. And We reveal the Scripture unto thee as an exposition of all things, and a guidance and a mercy and good tidings for those who have surrendered (to Allah).
M

Mahmut Kısa Meali

Ve o gün her ümmetten, kendileri hakkında şâhitlik edecek birer Peygamberi şâhit getireceğiz; seni de ey Muhammed, Kur’an’ı tebliğ ettiğin şu kıyamete kadar yaşayacak insanlara şâhit tutacağız. (6. En’am: 19) İşte bu yüzden Biz sana, insanlığı dünyada ve âhirette kurtuluşa ulaştıracak her şeyi açıklamak ve yalnızca Allah’a boyun eğen Müslümanlara bir hidâyet rehberi, bir rahmet kaynağı ve bir kurtuluş müjdesi olmak üzere buKitabı gönderdik. Ve bakın Allah, sağlıklı ve dengeli bir toplumun temel dayanaklarını nasıl açıklıyor:
M

Mahmut Özdemir Meali

Her ümmet içinde nefislerinden onlara şahid seçip göndereceğimiz gün seni de bunlara şahid getirdik.
Her şey için bir açıklama olmak üzere, Müslümanlar için bir müjde,
rahmet ve hidayet olarak, sana da Kitab’ı indirdik. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

O gün kendilerinden her ümmete bir şahit göndereceğiz (getireceğiz). [*] Seni de bunların üzerine şahit olarak getirmiş olacağız. Bu Kitabı sana, her şey için bir açıklama, [*] müslümanlar için de bir rehber, rahmet ve müjde olarak indirdik. [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Kıyamet) günü, her ümmete kendilerinin içerisinden (Peygamberlerini) şâhit getirdiğimizde (Ey Muhammed!) seni de onların tamamına birden¹ şâhit olarak getireceğiz. Biz bu Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı,² doğru yol rehberi, rahmet ve Müslümanlar için de bir müjde olarak indirdik.
M

Mehmet Çakır Meali

O gün, her toplum içinden kendileri aleyhine tanıklık edecek bir şahit getireceğiz. Resulüm seni de şunlar aleyhine tanık göstereceğiz. Çünkü biz, bu Kitabı sana, her şeyi ayan beyan göstersin diye indirmiştik, Müslümanlara kılavuz osun, kalplere sevgi aşılasın huzur versin istemiştik...
M

Mehmet Çoban Meali

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit getireceğiz. Seni de bunların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı sana her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı olarak Müslimlere müjde olarak indirdik.
M

Muhammed Esed Meali

Ve gün gelecek her toplum içinden kendi aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. ¹⁰⁵ Ve seni de [ey Peygamber, mesajının ulaşabileceği] ¹⁰⁶ kimseler üzerinde şahit kıldık; nitekim sana adım adım her şeyi olduğu gibi açıklayan, ¹⁰⁷ bir doğru yol bilgisi, bir rahmet ve Allah’a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu ilahî kelâmı indirdik.
M

Mustafa Çavdar Meali

Her topluma kendi içlerinden onların aleyhine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de şunların aleyhine şahit olarak getireceğiz!1 Çünkü sana her şeyi açıklayan ve gönülden Müslüman olanlar için bir yol gösterici, bir rahmet ve müjde olan bu kitabı/Kuran’ı indirdik.2, 14/41, 39/69, 210/57, 12/111, 14/1, 16/64, 17/82
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ve günü gelince onların aleyhine (de)[²¹⁷⁸] her bir ümmetin kendi içerisinden bir şahit çıkaracağız.[²¹⁷⁹] Seni de (ey Muhammed), işte şu (mesajın muhatabı olan) insanlara bir şahit olarak getirdik; ve sana her şeyi[²¹⁸⁰] ana kaynağından indirerek vurgulu bir biçimde açıklayan[²¹⁸¹] ve bir yol haritası, bir rahmet ve Allah’a teslim olanlar için bir müjde olan bu ilâhî mesajı indirdik.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) O gün her ümmetten kendilerine birer şahit göndeririz, seni de hepsinin üzerine şahit getiririz. Bu Kur'an'ı da sana herşeyi (geçmişlerin hüküm ve haberlerinin özünü içeren ve) açıklayan bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlara da bir müjde olarak indirdik.
O

Osman Fırat Meali

O gün onların üzerine bütün topluluklardan, kendilerinden üzerlerine bir şahit ve seni de bunlara (yaşadığın zamanındaki kimselere) şahit olarak getiririz. Ve senin üzerine her şeyi açıklayan ve yol gösteren ve Müslümanlar için de bir rahmet ve müjde olarak kitabı (Kur’an’ı) indirdik.
S

Sardorxon Jahongir

Biz qiyomat kuni har bir ummat orasidan o‘‎zlaridan bo‘‎lgan payg‘‎ambarni guvoh qilib keltiramiz. Sizni esa ey Muhammad, ana ular ustiga guvoh qilib keltiramiz. Sizga hamma narsani bayon qilib beruvchi, hidoyat va rahmat manbai hamda musulmonlar uchun xushxabar bo‘‎lgan kitobni nozil qildik.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol günde durġuzur‐biz her ümmetden bir ṭanuḳ, nebīlerden üstlerine özle‐ri cinslerinden ve seni getürürüz biz yā Muḥammed ṭanuḳ, bunlar üstine.Daḫı indürdük senüñ üstüñe Ḳur’ānı bellü eylemeg‐içün her nesneyi. Daḫıhidāyetdür ve raḥmetdür ve beşāretdür Müselmānlara.
S

Suat Yıldırım Meali

Gün gelir, her ümmetten kendilerine birer şahit getiririz. Seni de ümmetin üzerine bir şahit olarak getirip dinleriz. Ey Resulüm, işte sana bu kutlu kitabı indirdik ki her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, Allah'a teslimiyetle itaat edecek olanlara, rahmetin ve müjdenin ta kendisi olsun. [7, 6; 5, 109; 4, 41]
S

Süleyman Ateş Meali

Her ümmet içinde, kendi aralarından, aleyhlerine bir şahid getireceğimiz gün, seni de bunların aleyhine şahid getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve yevm-i kıyâmetde her ümmetde 'aleyhlerine kendilerinden bir şâhid ba's ider ve seni de bunlar üzerine şâhid getiririz. Sana her şeyin beyânı ve müslümânlar içün rehber-i hidâyet ve beşâret olarak kitâb inzâl iyledik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Her toplumun (ümmetin) içinden kendilerine karşı bir şahit çıkardığımız gün, seni de bunlara karşı şahit getiririz. Bu Kitabı, her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, bir ikram ve İslam’a girenlere müjdeci olsun diye sana parça parça indirdik.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde ol
Y

Yusuf Ali (English)

One day We shall raise from all Peoples a witness against them, from amongst themselves:(2126) and We shall bring thee as a witness against these (thy people): and We have sent down to thee the Book explaining all things, a Guide, a Mercy, and Glad Tidings to Muslims.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve o gün her ümmet için de üzerlerine kendilerinden birer şahit göndereceğiz, seni de bunların üzerine bir şahit olarak getirdik ve sana kitabı herşey için apaçık bir beyan ve bir hidâyet ve bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olmak üzere indirdik.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Her ümmetten kendileri hakkında bir şahit çıkardığımız gün, seni de bu ümmet için şahit tutarız. Çünkü Biz herşeyi açıklamak üzere, hakka teslim olanlar için bir hidayet, rahmet ve müjde olarak kitabı indirmiş bulunuyoruz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve her ümmet üzerine kendi içlerinden (onların mesajlarımız karşısındaki tavırları konusunda) bir şahit göndereceğimiz gün (ey Resulüm,) seni de onların (tebliğinin ulaştığı tüm insanların) üzerine bir şahit olarak getiririz. Ayrıca bu Kitabı (Kur’an’ı) da sana, (din hususunda muhtaç olduğunuz) her şeyi bildiren, (tüm insanlık için) doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için de bir müjde (kaynağı) olarak peyderpey indirdik.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Hesap günü her toplum içinden, onlara şahitlik yapacak kendi içlerinden bir şahit getireceğiz ve seni de, sana indirdiğimiz kitabın açık anlaşılır ve insanlara doğru yolu gösteren, rahmet ve müjde olduğuna dair, bunlara şahitlik yapman için getireceğiz. Teslim olanları müjdele.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O gün, her ümmete kendilerinden olan peygamberleri şahit çıkaracağız, seni de bunlara [²] şahit getireceğiz, her şeyi beliğ veçhile beyan etmek, herkese hidayet ve rahmet, bilhassa Müslümanlara müjde-i saadet olmak üzere sana Kitap indirdik.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine şahit göndereceğimiz o gün, seni de onların/tebliğine muhatap olanların üzerine bir şahit olarak getiririz. Sana bu Kitab’ı, her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için de bir müjde olarak indirdik.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün her topluluğun içinden o topluluğa karşı bir tanık çıkaracağız. Seni de bunlara karşı tanık olarak getireceğiz. Biz sna Kitap’ı da her nesneyi apaçık belirten, doğru yolu gösterici, esirgeyici, bağınanlar için de müjdeleyici olarak bildirdik.
Ş

Şaban Piriş Meali

Her topluma, kendi içlerinden bir şahid getirdiğimiz gün, seni de bunlara şahid olarak getireceğiz. Çünkü, sana her şeyi açıklamak için ve yol gösterici, müslümanlar ve rahmet için müjde olarak kitabı indirdik.

Nahl Suresi 89. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 89. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 89. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 89. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 89. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim