Sureye Dön

Mürselât Suresi Suresi, 48. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Rüku edin denince onlara, rüku etmezler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlara Allah'ın huzurunda baş eğin denildiğinde, asla bunu yapmazlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onlara: "Rükû edin" denildiği zaman, rükû etmezlerdi, (İslam’ın hükümlerine boyun eğmezlerdi.)
A

Ahmet Tekin Meali

Onlara:
“Hakka ve tevhide yönelin, saygıyla Allah'ın emirlerine itaat ederek, İslâmî sorumluluklara, ibadetlere, cemaate, faaliyetlere katılın” denildiği zaman Hakka ve tevhide yönelmezler, itaat etmezler, saygı göstermezler.
A

Ahmet Varol Meali

Onlara: "Rüku edin" dendiğinde rüku etmezler.
A

Ali Bulaç Meali

Onlara: 'Rüku edin' denildiği zaman, rüku etmezler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar: “- İtaat edin, namaz kılın.” denildiği zaman, itaat etmezler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlara; “Rükûa gidin, (itaat edin!)” denildiği zaman, rükûa gitmezler (itaat etmezler.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

48,49. Kendilerine “Allah'ın huzurunda eğiliniz” dendiğinde, eğilmezler. O gün, Allah'a ibadeti yalanlayanların vay haline!
B

Besim Atalay Meali (1965)

«Rükû edin!» denildikçe onlara, rükû da etmiyorlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlara: “Namaz qılın!” – deyildiyi zaman namaz qılmazlar!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Dünyada) onlara: “Gelin Allah’a boyun eğin” denildiği zaman buna yanaşmazlardı (ve Allah’ın emirlerine itaat etmezlerdi).
C

Cemil Said (1924)

"Diz çökiniz rükû’ idiniz" dinildiği vakit rükû’ itmiyorlardı.
D

Diyanet Vakfı Meali

Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlara, “Rükû edin (namaz kılın)” dendiği zaman rükû etmezler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlara: "Rüku edin" denildiği zaman etmezler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Yerler, içerler de rükû' edin denildiği zaman onlara, rükû' etmezler
E

Emrah Demiryent Meali

Onlara, “(Allah’a îmân ederek) rükû edin (namaz kılın)” denildiği zaman, (onlar, îmân da) rükû (da) etmezler.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlara, “Ruku¹ edin.” Denildiği zaman rukû etmezler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan eyidile anlara “ruķū' eyleñ” ruķū' eylemezler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlara «(Allahın huzuurunda) eğilin» denildiği zaman eğilmezler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlara: “Rükû edin.” denildiğinde rükû etmezler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem onlara: “Rükû' edin!” denildiği zaman, rükû' etmezler.
K

Kadri Çelik Meali

Onlara, “Rükû edin” denildiği zaman, rükû etmezler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlara, “Allah’ın huzurunda eğilin!” denildiğinde eğilmiyorlar.
M

M. Pickthall (English)

When it is said unto them: Bow down, they bow not down!
M

Mahmut Kısa Meali

Onlara, “Sizi yaratan ve size bunca nîmetler bahşeden Rabb’inize kulluk ederek, rükû ve secdelerle O’nun önünde saygıyla eğilin!” denildiğinde, küstahça kibre kapılır, eğilmeyi gururlarına yediremezler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara: -"Rukü’ edin!" denildiği zaman rukü’ etmezler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlara “(Allah’a) boyun eğin!” dendiğinde boyun eğmezler.
M

Mehmet Türk Meali

Onlar kendilerine: “Allah’ın huzurunda eğilin!” denildiği zaman eğilmezlerdi.
M

Mehmet Çakır Meali

Çünkü, vaktiyle kendilerine: " Allah'a karşı saygılı olun " dendikçe hiç oralı olmazlardı.
M

Mehmet Çoban Meali

Biz onlara demiştik ki: "Ancak Allah’ın huzurunda eğilin! Allah emir sahibi olarak bütün emir verenlerden üstündür. Allah’ın emirleri bütün emirlerden üstündür. Allah’ın yasaları bütün yasalardan üstündür. Allah’ın emrettiği yaşama düzeni bütün yaşama düzenlerinden üstündür. Allah’ın üstünlüğünü kabul edin. Allah’ın emirleri, Allah’ın yasaları, Allah’ın düzeni önünde eğilin! Başkaldırmayın! İsyan etmeyin! İnkâr etmeyin!" Onlar ne yaptı? Önce çıkarları önünde eğildiler. Sonra Rabbinin dışında korktukları her şeyin önünde eğildiler. Onların tek bildiği kendilerinden güçlü birini gördüklerinde önlerinde eğilmekti.
M

Muhammed Esed Meali

Ve onlara “[Allah’ın huzurunda] baş eğin!” denildiğinde buna uymazlar:
M

Mustafa Çavdar Meali

– Onlara gelin Allah’a boyun eğin, denildiği zaman buna yanaşmıyorlardı. 25/60, 74/41.43
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Zira onlara Allah’ın huzurunda saygıyla eğilin denildiğinde eğilmezler.
O

Orhan Kuntman Meali

Onlara: "Rükû edin" (Rabbinize ibadet ve itaat edin namaz kılın) denildiğinde (büyüklük taslayarak, Rablerinin emirlerini) yerine getirmezler.
O

Osman Fırat Meali

Onlara rükû edin denildiği zaman rükû etmezler/etmediler.
S

Sardorxon Jahongir

Qachon ularga: “Ruku qilinglar, namoz o‘‎qinglar”, – deyilsa, ruku qilmaydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan anlara eyidilse namāz ḳıluñuz, ḳılmazlar.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlara: Haydin Allah'a boyun eğin denildiğinde, boyun eğmezler.
S

Süleyman Ateş Meali

Onlara: "Rüku' edin" dendiği zaman rüku' etmezler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara "Rükû' idin" ('ibâdet idin) dinildikde rükû' itmezlerdi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara, “Allah’a boyun eğin!” denince boyun eğmiyorlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlara, "Rükû edin!" dendiğinde rükû etmezler.
Y

Yusuf Ali (English)

And when it is said to them, "Prostrate yourselves!" they do not so.(5887)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlara «Rükû ediniz!» denildiği zaman rükû etmezler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Rükû edin denildiğinde onlar rükû etmezler.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Dünyada iken) onlara, (Allah’ın huzurunda) rükü edin (boyun eğin ve hakkı kabul edip kibirlenmeyin) denildiğinde, rükü etmezler. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlara, (Rabbinizin huzurunda) eğilin denilmişti de, büyüklenerek eğilmediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara iman ediniz de, namaz kılınız denildiği zaman onlar namaz kılmazlar.
İ

İsmail Yakıt

Onlara “Rükû ediniz” denildiğinde rükû etmezler.⁹
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara eğilin denilince eğilmezler.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Boyun eğin denildiği zaman Boyun eğmiyorlardı.

Mürselât Suresi 48. Ayet Meali ve Tefsiri

Mürselât Suresi 48. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mürselât Suresi 48. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mürselât Suresi 48. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mürselât Suresi 48. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim