Sureye Dön

Kehf Suresi Suresi, 85. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O, batıya doğru bir yol tutmuştu.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve bu sayede, O da yaptığı her işte, doğru ve meşru araçlara başvurdu.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

O da, (bu hikmetli ve etkili sebeplere uyarak, her konuda uygun) bir yol tuttu. (Bir sebebe, plan ve projeye tâbi olup gitti.)
A

Ahmet Tekin Meali

O da, bu sayede doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe yöneldi.
A

Ahmet Varol Meali

O da bir yol tuttu.
A

Ali Bulaç Meali

O da, bir yol tuttu.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

O da (batıya ulaşmak için) bir yol tuttu.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O da bir sebep ve aracın ardına (bir yola) düştü.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

O da bir yol tutup gitti.
B

Besim Atalay Meali (1965)

O da, uydu bu yola
B

Bunyadov-Memmedeliyev

O, (məğribə çatmaq üçün) yola çıxdı. (Tövbə qapısı məğribdə olduğuna görə səfərini oradan başladı).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

84-85.Doğrusu biz, onu yeryüzünde büyük bir kudret sahibi kıldık ve ona her şey için bir sebep verdik. O da (Batı’ya gitmek için) bir yol tuttu.
C

Cemil Said (1924)

O da garba doğrı yolunı ta’kîb iyledi.
D

Diyanet Vakfı Meali

O da bir yol tutup gitti.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

O da bir yol tuttu.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

O da (Batı’ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Derken bir sebebi ta'kıb etti
E

Emrah Demiryent Meali

(Böylece) o da (kendisine bahşettiğimiz imkânlar ile batıya doğru) bir yol tuttu.
E

Erhan Aktaş Meali

Böylece bir sebebe tabi oldu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes udı maķśūda irüriciye.
H

Hasan Basri Çantay Meali

O da (batıya doğru) bir yol tutdu.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

O da bir sebebe tutundu.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Böylece (o da) bir sebeb (batıya doğru, bir yol) ta'kib etti.
K

Kadri Çelik Meali

O da bir yol tutmuş oldu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

O da bir yol tutup gitti.
M

M. Pickthall (English)

And he followed a road
M

Mahmut Kısa Meali

Böylece Zülkarneyn, batıya doğru bir yol tuttu.
M

Mahmut Özdemir Meali

Derken bir sebep / yol tuttu.
M

Mehmet Okuyan Meali

O da (batıya doğru) bir yol tutup gitmişti.
M

Mehmet Türk Meali

O, bir sebebe sarıldı.
M

Mehmet Çakır Meali

Zülkarneyn yollara düştü.
M

Mehmet Çoban Meali

O da inancı doğrultusunda bir yol tuttu!
M

Muhammed Esed Meali

Ve bu sayede o da [yaptığı her işde] doğru ve meşru araçlara başvurdu. ⁸³
M

Mustafa Çavdar Meali

O da sahip olduğu imkânlarla yola koyuldu. 18/89
M

Mustafa İslamoğlu Meali

o da kendisini (amacına) ulaştıracak bir araca[²⁴³²] başvurdu.
O

Orhan Kuntman Meali

Bunun üzerine de o da, bir yolu takip etti.
O

Osman Fırat Meali

Ardından bir sebebe uydu.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, avval u g‘‎arbga qarab yo‘‎l oldi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Tābi‘ oldı sebebleri bile.
S

Suat Yıldırım Meali

84, 85. Biz ona dünyada geniş imkânlar verdik ve onun ihtiyaç duyduğu her konuda sebep ve vasıtalar ihsan ettik. O da batıya doğru bir yol tuttu.
S

Süleyman Ateş Meali

O da (kendisini batı ülkelerine ulaştıracak) bir yol tuttu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Bir yola tâbi' oldı.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Derken bir yolu tutup gitti.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O da bir sebebi izledi.
Y

Yusuf Ali (English)

One (such) way he followed,
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık o, bir yol takibe başladı.
Ü

Ümit Şimşek Meali

O da bir sebebi izledi.
İ

İhsan Aktaş Meali

O da, bu sayede (doğru sebep ve vesilelere başvurarak) bir hedefe yöneldi (yola koyuldu).
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sonra O’da uyguladı.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

84, 86. Biz, yeryüzünde ona seferi kolaylaştırmak suretiyle kudret verdik, kendisine her şeyi teshir etmek esbabını da verdik. O, bir yol tuttu [¹]. Nihayet güneşin battığı yere vardı. Onu, kara çamurlu [²] bir pınara batar buldu [³] pınarın yanında kâfir bir kavim buldu. Biz «— Zülkarneyn! Bunlar İslâm/a gelmezlerse bunları ya azaba çarparsın [⁴], yahut onlara hüsn-ü muamelede bulunursun [⁵]» dedik.
İ

İsmail Yakıt

O da bir yol tuttu.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine o da bir yol tuttu.
Ş

Şaban Piriş Meali

O da bir yol tuttu.

Kehf Suresi 85. Ayet Meali ve Tefsiri

Kehf Suresi 85. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 85. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 85. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 85. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim