Gözleri yere dikilir, üstlerine aşağılık çöker ve gerçekten de sağ esenken de secdeye davet edilmişlerdir de secde etmemişlerdi.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Evet secdeye çağrılacaklar gözleri düşük kendilerini bir zillet sarmış olarak. Halbuki onlar bu secdeye dünyada herşeyden salim ve sapasağlam iken çağrılıyorlardı da secde etmiyorlardı.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Gözleri korkudan ve dehşetten düşüp şaşkınlaşmış, kendilerini de zillet sarıp-kuşatmıştır. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye (ve Kur’an’a itaat ve teslimiyete)davet edilirlerdi (de tenezzül edip buna yanaşmazlardı).
A
Ahmet Tekin Meali
Onlar, dünyada, rahatları, huzurları yerinde iken, secdelere, imana, İslâm'a, namaza davet edildikleri, teşvik edildikleri halde, davete icabet etmedikleri için, o gün, hakkaniyete riayet duyguları gereği, gözleri korku ve saygıyla dolu, işarete bile mecalleri olmayacak durumda, düşkün bir halde, kendilerini bir zillet sararken secdeye güçleri yetmeyecek.
A
Ahmet Varol Meali
Gözleri düşkün bir halde. Kendilerini de zillet bürür. Oysa onlar sağlamken secdeye çağrılıyorlardı.
A
Ali Bulaç Meali
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Gözleri düşkün bir halde, kendilerini bir zillet saracaktır. Halbuki, vaktiyle (dünyada) başları selâmette iken, bu secdeye davet olunuyorlardı; (da onu kabul etmiyorlardı).
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Gözleri zelil olarak, yüzlerini bir alçaklık bürüyecektir. Hâlbuki onlar sapasağlam iken secdeye (ibadete) çağrılmışlardı.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Gözleri horluktan aşağı düşmüş bir halde, kendilerini zillet bürür. Halbuki onlar, sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
B
Besim Atalay Meali (1965)
42,43. O gün işler güçleşir; secdeye çağrılırlar, gözleri dönmüş, horluğa uğramış olduklarından, secde edemezler de, bunlar, sağlam iken de secdeye çağrıldılar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Gözləri zəlilcəsinə yerə dikiləcək, özlərini də zillət bürüyəcəkdir. Halbuki onlar (dünyada) sağlam olduqları ikən səcdəyə də’vət olunurdular.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Gözleri düşmüş bir durumda, onları aşağılanma kaplar. Oysa onlar (dünyada) sağlam iken secdeye çağrılmışlardı.
C
Cemil Said (1924)
Gözleri kapanmış, yüzleri hicâb ile örtülmüş olacakdır. Halbuki sağ ve sâlim oldukları vakit ’ibâdete da’vet olunurlar da gitmezler idi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Gözleri horluktan aşağı düşmüş bir halde kendilerini zillet bürür. Halbuki onlar, sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı (fakat yine secde etmiyorlardı).
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
42,43. O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
42,43. Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kâfirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir hâlde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Hâlbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Gözleri düşmüş, kendilerini bir zillet sarmış bulunur, halbuki o secdeye onlar sağ sâlim iken da'vet olunuyorlardı
E
Emrah Demiryent Meali
(O gün kâfirlerin, pişmanlıktan) gözleri öne düşmüş bir hâlde, kendilerini bir zillet kaplar. Hâlbuki onlar (dünyada) sıhhatli (sapasağlam) kimseler iken, secdeye çağırılıyorlardı (fakat onlar emrimize itaat etmiyorlardı).
E
Erhan Aktaş Meali
O gün, gözlerini umutsuzca endişe bürüyecek, yüzlerini aşağılanmışlık duygusu kaplayacaktır. Oysaki onlar, fırsat varken secdeye davet olunmuşlardı.
(Evet, secdeye da'vet edilecekler) gözleri düşük, kendilerini bir zillet sarmış olarak. Halbuki onlar bu secdeye (dünyâda) herşeyden salim ve sapasağlam iken da'vet ediliyorlardı.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bakışları yere çevrilmiş, yüzlerini zillet kaplamıştır. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(O gün kâfirlerin, pişmanlıktan) gözleri öne düşmüş bir hâlde, kendilerini bir zillet kaplar. Hâlbuki onlar (dünyada) sıhhatli kimseler iken, (okunan ezanlarla) doğrusu secdeye çağrılıyorlardı (fakat namaz kılmıyorlardı).
K
Kadri Çelik Meali
Gözleri yerde, kendilerini de bir zillet sarıp kuşatır. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
O sırada gözlerine korku çökmüş, perişan olmuşlardır. Halbuki onlar, yapabilecek durumda iken de secdeye çağrılmışlardı.
M
M. Pickthall (English)
With eyes downcast, abasement stupefying them. And they had been summoned to prostrate themselves while they were yet unhurt.
M
Mahmut Kısa Meali
Utanç ve pişmanlıktan gözleri önlerine düşecek ve onları tepeden tırnağa bir zillet bürüyecektir. Oysa onlar, dünyada sağlık ve esenlik içindeyken de Allah’a secdeye çağrılmış, fakat inatla karşı koymuşlardı.
M
Mahmut Özdemir Meali
Baş eğmiş olarak zillet bürüyen bakışları!
Oysa onlar esenlikteyken, Secdeler’e çağrılıyorlardı.
M
Mehmet Okuyan Meali
Kendilerini aşağılanma kaplamış olarak gözleri (sıkıntıdan) yıkılmış bir hâlde (olacaktır). [*] (Oysa) onlar, sağlamken secde etmeye davet edilmişlerdi.
M
Mehmet Türk Meali
(İşte o an) onların bakışları yere saplanır ve kendilerini de bir alçaklık sarar. Hâlbuki onlar, sapasağlam iken de (Allah’a) secdeye davet edilmişlerdi.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Gözleri belerecek. Secde edememekten kan ter içinde kalacaklar. Halbuki onlar, hayatta iken secdeye davet edilmişlerdi.
M
Mehmet Çoban Meali
Onların hesap günü gözleri suçluluktan düşmüş, yüzlerini zillet kaplamıştır. Hatırlasınlar! Onlara da herkese olduğu gibi eşit davranılarak nimetlerle donatılmış, sağlık ve afiyet içinde dünyada yaşarlarken, Allah’ı yüceltmeleri, Allah’ın yasalarına göre yaşamaları istenmişti. Ama onlar isyan ettiler. Dünyada Allah’ın yoluna uymadılar. Allah’ın yasalarına göre yaşamadılar.
M
Muhammed Esed Meali
(işte o Gün) gözleri zilletin ağırlığıyla ürkekleşip durgunlaşacaktır; çünkü hayatta iken [Allah’ın huzurunda] secde etmeye çağrılmaları [boşa gitmişti].
M
Mustafa Çavdar Meali
O gün onların gözlerini korku bürüyecek ve her taraflarını zillet kaplayacak Oysa onlar, dünyada iken secdeye davet edilmişlerdi de secde etmeye yanaşmamışlardı. 6/26.28, 42/45
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Bakışları (gerçeğin dehşetinden)[⁵²⁶³] yere düşmüş, kendilerini bir zillet kuşatmıştır; zira onlar, becerebilecekleri bir haldeyken secdeye çağrılmışlardı (da reddetmişlerdi).
O
Orhan Kuntman Meali
(Evet onlar) Boyunlarını bükmüş, kendilerini aşağılık hissi bürümüş bir haldedirler. (Zillet içindeyken -utanırlar da- secdeye güçleri yetmez) Oysa onlar, -dünyada- sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı. (Fakat, kibirlerinden secdeye yanaşmıyorlardı)
O
Osman Fırat Meali
Bakışları horlukla çekingen; onları zillet kaplamıştır. Onlar sağ salim iken de secdeye çağrılmışlardı.
S
Sardorxon Jahongir
O‘shanda ularning ko‘zlari qo‘rqinchda va ularni xorlik egallagan bo‘ladi. Ular dunyo hayotida sog‘lom bo‘lgan hollarida sajda qilishga chaqirilgan edilar.
Gözleri yerde, kendilerini zillet kaplamıştır. Halbuki dünyada bedenleri sağlam, âzaları salim iken de secdeye dâvet edilirler, ama bunu yapmazlardı.
S
Süleyman Ateş Meali
Gözleri düşük olarak yüzlerini bir zillet kaplar. Onlar sağlam iken de secdeye da'vet edilirler(fakat secde etmezler)di.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Havf ve nedâmetden gözleri karârmış oldığı halde onları zillet ve hakâret ihâta ider. Halbuki onlar dünyâda, sıhhatde ve illetden sâlim oldukları halde secdeye da'vet olunmuşlardı. (Buna îcâbet itmemişlerdi).
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Saygıyla önlerine bakacaklar, alçaklık her yanlarını saracak. Onlar bu hale gelmeden önce de secdeye çağrılmışlardı.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gözleri yere eğilmiş, benliklerini zillet kaplamıştır. Onlar, sapasağlam oldukları zaman da secde etmeye çağrılıyorlardı.
Y
Yusuf Ali (English)
Their eyes will be(5623) cast down,- ignominy will cover them; seeing that they had been summoned aforetime to prostate in adoration, while they were in good shape,(5624) (and had refused).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Gözleri kararmış, kendilerini zillet kaplamış (bulunurlar). Halbuki onlar sapasağlam iken bu secdelere dâvet olunuyorlardı.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Gözleri baygın düşmüş, kendilerini zillet kaplamıştır. Halbuki sapasağlam iken de onlar secdeye çağrılmışlardı
İ
İhsan Aktaş Meali
(O gün) onların (müşrik ve inkârcıların) gözleri horluktan aşağı düşmüş bir hâlde kendilerini zillet bürür. Oysa gerçekten onlar, sapasağlam iken de (dünyada) secdeye (Hakka boyun eğmeye) davet ediliyorlardı (fakat yine secde etmiyorlardı).
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Gözleri korku içerisinde, onları zillet bürümüş bir halde. Hâlbuki daha önce dünyada sapasağlam iken secde etmeye çağrılmışlardı (da güçleri yeterken yapmamışlardı).
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Fakat gözleri kararır, kendilerini zillet bürür bir halde secdeye güçleri yetmeyecek. Halbuki onlar selâmetteyken secdeye dâvet olunmuşlardı [¹].
İ
İsmail Yakıt
Gözlerini korku bürümüş bir hâlde kendilerini de bir zillet kaplamıştır. Hâlbuki onlar sapasağlam iken de secdeye çağrılmışlardı.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
önlerine bakacaklar, alçalacaklardır. Oysaki onlar bu secdeye sapasağlam iken çağırılmışlardı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Gözleri yere yıkılmış, yüzlerini zillet bürümüş/perişan olmuşlardır. Oysa onlar, selamette iken secdeye çağrılmışlardı.
Kalem Suresi 43. Ayet Meali ve Tefsiri
Kalem Suresi 43. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kalem Suresi 43. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kalem Suresi 43. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kalem Suresi 43. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?