Sureye Dön

Kâf Suresi Suresi, 36. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve nice nesiller helak ettik onlardan önce; onlar, bunlardan daha çokluktu, daha güçlü kuvvetliydi, derken şehirleri delikdeşik etmişlerdi, her tarafı ellerine geçirmişlerdi, fakat bir kaçacak yer mi var?
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bu inkârcılardan önce, nice nesilleri helak etmiştik ki, onlar kuvvetçe bunlardan daha üstün ve çetin idiler, şehirleri imar etmek üzere veya ölümden kaçmak üzere, nice ülkeleri işgal etmişlerdi. Böyle iken sığınacak bir yer mi buldular?
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Biz bunlardan önce de nice nesilleri ve yerleşim merkezlerini yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak (yakıp-yıkmak, halkı baskı ve şiddetle yönetmeye kalkmak ve sindirip pusturmak) bakımından kendilerinden daha şedit ve ileri (insanlardı; bunlar bulundukları) beldeleri (ve bölgeleri, ziraat ve madencilik amaçlı çalışmalarla yerin altını üstüne getirmiş, sayısız kazı, inşaat ve araştırmalarla her yanı) delik-deşik etme (imkânı bulmuşlardı. Ama sonunda) kaçacak bir yer var mı? (Allah’ın elinden nasıl kurtulacaklardı?)
A

Ahmet Tekin Meali

Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar, bunlardan daha çok karşı koyacak güce sahip zorba idiler. Diyar diyar, ülke ülke dolaşarak kaçacak, sığınacak yer aradılar. Kaçıp kurtulacak yer var mı hiç?
A

Ahmet Varol Meali

Onlardan önce nice nesilleri helak ettik ki onlar bunlardan daha güçlüydüler. Öyle ki memleketleri delik deşik etmişlerdi. (Ama) kaçacak bir yer var mı?
A

Ali Bulaç Meali

Biz onlardan önce nice nesilleri yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak (yakıp-yıkmak, baskı ve şiddetle yönetmek, sindirmek) bakımından kendilerinden daha üstündüler; şehirlerde (yerin üstünü altına getirip, sayısız kazı, inşaat ve araştırmalarla her yanı) delik-deşik etmişlerdi. (Ama) kaçacak bir yer var mı?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlardan (senin kavminden) önce, biz nice nesilleri helâk ettik ki, onlar senin kavminden daha kuvvetli idiler. Öyle ki, memleketleri delik deşik etmişler, (her tarafı dolaşmışlar, ölümden kurtulmağa çare aramışlardı). Kaçacak bir yer var mı?
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve kendilerinden önce, onlardan daha güçlü nice çağları helak ettik. Şehir ve memleketleri gezip dolaştılar. Acaba kurtuluşları oldu mu?
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz onlardan önce, kendilerinden daha güçlü olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri helâk ettik. Kurtuluş var mı?
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlardan önce nice nice kurunları yok ettik, kuvvetçe onlardan daha katı idiler, kentlerde dolaşırlardı, var mı bir kaçacak yer?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz onlardan (Məkkə müşriklərindən) əvvəl özlərindən daha qüvvətli neçə-neçə nəsilləri məhv etdik. (Onlar: ) “Görəsən, (ölümdən qaçıb) can qurtarmağa bir yer varmı?” (deyərək) ölkə-ölkə gəzib dolaşmışdılar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Biz onlardan önce, kendilerinden daha kuvvetli nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helâk ettik de (ölmemek için) bölge bölge dolaşıp kaçacak delik aradılar. Ama kaçacak bir yer mi var?
C

Cemil Said (1924)

(Mekke) ahâlîsinden daha kuvvetli ne kadar bilâd ehlini kendilerinden evvel mahv iyledik. memleketleri geziniz bizim gadabımızdan kurtulacak bir yer var mı göriniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz, onlardan önce kendilerinden daha güçlü olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri helâk etmişizdir. Kurtuluş var mı!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helâk ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey Muhammed! Biz onlardan önce kendilerinden daha kuvvetli olan ve beldeleri delik deşik eden nice nesilleri helak ettik, hiç kurtuluş var mı?
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hem önlerinde nice karn helâk ettik, onlar tutumca onlardan daha çetin idiler, beldelerde delik aradılar: varmı bir kaçamak?
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Biz onlardan (müşriklerden) önce kendilerinden kuvvet bakımından daha üstün nice nesilleri helâk ettik. Ve onlar (azabımızdan korunmak için) şehirlerde kaçacak yer aradılar. (Ama azabımızdan) kaçacak bir yer var mı?
E

Erhan Aktaş Meali

Onlardan önce, kendilerinden daha güçlü nice nesilleri yok ettik. Yok olmaktan kurtulmak için belde belde dolaştılar. Böyleyken sığınacak bir yer buldular mı?
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı niçe helāk eyledük anlardan ilerü geçmiş bölük anlar ķatıraķdur anlardan ķatı dutmaķdın yaña. pes gezdiler şeḥrlerde hįç var mı ķaçacaķ yir?
H

Hasan Basri Çantay Meali

Biz, bunlardan evvel nice nesilleri helak etdik ki onlar kuvvetçe kendilerinden daha (üstün ve) çetin idiler, (Öyle ki ölümden kurtulmak için) memleketlerde delikler aramışlardı. (Fakat) firara bir (çâre) var mıydı?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Biz onlardan önce, kendilerinden daha güçlü nice nesilleri helak ettik. Onlar memleketlerinde kaçacak bir yer aradılar. Kaçacak yer mi var?
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Biz) onlardan (Mekke'lilerden) önce, nice nesilleri helâk ettik ki, onlar kendilerinden kuvvetçe daha şiddetli idiler; bu yüzden diyar diyar dolaştılar. (Hiç ölümden)kurtuluş var mı?
K

Kadri Çelik Meali

Biz, onlardan önce kendilerinden daha güçlü olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri helâk etmişizdir. (Azaptan) Kurtuluş yolu var mı?
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kendilerinden önce, onlardan daha güçlü olup yeryüzünde şehirler kurarak aralarında gidip gelen nice toplulukları yok ettik. Kurtuluş var mı?
M

M. Pickthall (English)

And how many a generation We destroyed before them, who were mightier than these in prowess so that they overran the lands! Had they any place of refuge (when the judgment came)?
M

Mahmut Kısa Meali

Biz onlardan önce, kendilerinden çok daha güçlü nice toplumları yok etmiştik de, azâbımız başlarına çöküverince şehirlerde çil yavrusu gibi sağa sola kaçışmışlardı fakat azâbımızdan kurtulmaya imkân var mı!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlardan önce nice kuşakları helâk ettik.
Tutuş bakımından onlar bunlardan daha çok çetindi. Beldeler’de / Ülkeler’de dolaşıp durdular. Hiç "kaçıp kurtulacak yer" var mı?
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz onlardan önce kendilerinden çok daha güçlü olan [*] ve (ölümden kurtulmak için) “Sığınılacak bir yer var mı?” diye diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir.
M

Mehmet Türk Meali

“(Ey Muhammed!) Biz onlardan önce kendilerinden kuvvet bakımından daha üstün nice nesilleri helâk ettik. Ve onlar şehirlerde kaçacak delik aradılar. (Bu helâkten) hiç kurtuluş var mı?”¹
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! biz daha önce bunlardan daha zorlu nice nesilleri yok ettik. Ülkede kaçacak delik aramışlardı.
M

Mehmet Çoban Meali

Ey insanlar! Daha önce bunlardan daha güçlü toplumlar vardı. Onlar yeryüzünde ülkeleri dolaşırlardı. Hepsi yok oldu. Söyleyin: "Kaçacak yeriniz var mı?"
M

Muhammed Esed Meali

BU[GÜN hakikati inkar ede]nlerden önce -onlardan çok daha güçlü olan- kaç nesli yok ettik: ²⁵ ama [her ne zaman azabımız başlarına geldiyse] yeryüzünde gezginler gibi dolaşıp sığınacak bir yer aradılar. ²⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz önce gelip geçmiş üstelik onlardan daha güçlü ve ülke ülke gezip hâkimiyetler kurmuş nice memleketleri helak ettik. Peki, onlardan hiç kurtulan var mı? 10/13, 14/44-45
M

Mustafa İslamoğlu Meali

BİZ, onlardan önce nice uygarlıkları helâk etmişiz; onlar güç ve kudret olarak bunlardan çok daha ileriydiler; fakat “Bir sığınak yok mu?”diye sığınacak delik aradılar.[⁴⁶⁹⁰]
O

Orhan Kuntman Meali

Biz onlardan önce, kendilerinden çok daha güçlü olan, (azaptan kurtulmak umuduyla) memleketlerinde delikler arayan (kayalara oydukları mağaralara sığınan) nice nesilleri helak ettik! (Oysa azaptan) Kaçıp kurtulmanın bir çaresi var mıydı?
O

Osman Fırat Meali

Ve onlardan önce, onlardan daha güç, kuvvet sahibi nice kentler yok ettik. Yakalanmaktan beldelerde kaçıştılar; sığınacak bir yer var mı diye.
S

Sardorxon Jahongir

Quraysh kofirlaridan oldin ulardan ham quvvatliroq qanchadan-qancha nasllarni halok qildik. Bas, ular halokatdan qochib qutuladigan joy bormi?” – deb shaharlarni kezib yurdilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Niceleri helāk itdik ki onlar ehl‐i Mekkeden ḳuvvet ciheti‐y‐le çoḳ ḳavī ve şedīdidiler. Onlar her biri ṭolaşup çoḳ māllar cem‘ itdiler. Onlarıñ üzerlerine ḳażā nāzilolunca ḳaçup ṣıġınacaḳ hīç bir mekān ve me’vā buldılar mı?
S

Suat Yıldırım Meali

Kendilerinden önce Biz öyle nesiller helâk ettik ki onlar, bunlardan daha güçlü kuvvetli idiler. Hakimiyetlerini yaymış, şehir şehir dolaşmış, “ölümden kaçıp kurtulacak bir yer yok mu? ” diye her tarafı delik deşik etmişlerdi, ama hep eli boş dönmüşlerdi.
S

Süleyman Ateş Meali

Bunlardan önce nice kuşakları helak etmiştik ki onların tutuşu, bunlardan daha kuvvetli idi, yakalaması daha güçlü idi. Ülkelerde gezip dolaşmışlardı, ama bir kurtuluş buldular mı?
S

Süleyman Tevfik (1927)

Biz ehl-i Mekke'den mukaddem ne kadar karnlar helâk itdik ki onlar kuvvet ve şiddetde bunlardan çok fazla idiler ve memleketlerde dolaşarak mal cem' itdiler. 'Azâbımız geldikde kaçub kurtulacak ve gizlenecek yer buldılar mı?
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlardan önce, daha üstün vurucu güce sahip nicelerini etkisizleştirdik (gücünü kırdık)[*]. Ülkelerinde kazmadık yer bırakmamışlardı. Onlardan geriye kalan var mı?
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik ki, vuruş ve tutuşları bunlardan daha zorluydu. Ülkelerde delikler açmışlardı/beldelerde kaçacak delik aradılar/beldeleri boydan boya dolaştılar. Var mı bir kaçacak yer?
Y

Yusuf Ali (English)

But how many generations before them did We destroy (for their sins),- stronger in power(4973) than they? Then did they wander through the land: was there any place of escape (for them)?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onlardan evvel nice nesilleri helâk ettik ki, onlar kuvvetçe bunlardan daha şiddetli idiler, beldelerde dolaşıp durdular. Hiç kaçıp kurtulacak bir yer var mıdır?
Ü

Ümit Şimşek Meali

Biz onlardan önce nice nesiller helâk ettik ki, onlardan çok daha güçlüydüler; fakat diyar diyar kaçacak delik aradılar. Allah'ın azabından sığınılacak yer mi olur?
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve biz, onlardan önce (yaptıkları zulüm ve kötülükler yüzünden) nice nesilleri yıkıma uğratmışız. Onlar, bunlardan daha güçlü (kuvvetli) idiler ve (hâkimiyetlerini yaymak için başka) ülkeleri delip geçerlerdi (başka ülkelere akınlar düzenlerdi). Ama (azabımız geldikten sonra) kaçıp kurtulmanın bir çaresi var mıydı?
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. O yok ettiklerimiz, onlardan daha güçlü ve daha zorba nesiller oldukları halde (azabımız geldiğinde) “sığınacak yer yok mu?” diye şehirlerin içinde koşuşturup durdular.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bunlardan evvel nice tabakayı helak ettik ki onlar bunlardan daha kuvvetli şecaatliydiler. Ticaretle memleket memleket dolaşıp zengin olmuşlardı. Böyleyken azaptan kaçacak yer bulabildiler mi?
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Biz onlardan önce kendilerinden daha güçlü nice nesilleri yok ettik. Diyar diyar dolaşıp (ölümden) kaçacak delik aradılar. Ondan kurtuluş [mahıs]¹⁹ var mı?
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onlardan önce de nice soyları yok etmişizdir. Onlar gücce kendilerinden üstün idiler. Öyle iken ülkeden ülkeye kaçmak için delik aramışlardı.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlardan önce nice kuşakları yıkıma uğrattık. Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler ve ülkelerde dolaşıp durmuşlardı. Kaçıp kurtulacak bir yer var mı?

Kâf Suresi 36. Ayet Meali ve Tefsiri

Kâf Suresi 36. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kâf Suresi 36. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kâf Suresi 36. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kâf Suresi 36. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim