Sureye Dön

Haşr Suresi Suresi, 10. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve onlardan sonra gelenler de Rabbimiz derler, suçlarımızı ört bizim ve bizden önce inanan kardeşlerimize ve inananlara karşı gönlümüze bir kin, bir haset verme; Rabbimiz, şüphe yok ki sen esirgeyicisin, rahimsin.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bunlardan sonra gelenler: “Ey Rabbimiz!” diye yalvarırlar. “Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve iman etmiş kardeşlerimizden hiç birine karşı, kalplerimizde yersiz ve uygunsuz düşüncelere yer bırakma. Şüphesiz sen, çok merhametli ve çok şefkatlisin.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ayrıca) Onlardan (Muhacir ve Ensar’dan) sonra gelen (mü’min)ler de şöyle derler: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin.
A

Ahmet Tekin Meali

Bu ganimet malları, bunların ardından gelen:
“Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman ile öne geçmiş kardeşlerimizi koruma kalkanına al, bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz, sen çok şefkatli, engin merhamet sahibisin.” diyen nesillerindir.
A

Ahmet Varol Meali

Onlardan sonra gelenler de derler ki: "Rabbimiz! Bizi ve imanda bizi geçen kardeşlerimizi bağışla. İman edenlere karşı kalplerimize bir kin koyma. Rabbimiz! Şüphesiz sen şefkatlisin, merhametlisin."
A

Ali Bulaç Meali

Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: 'Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlardan (Muhacirlerle Ensar'dan) sonra gelenler şöyle derler: “- Ey Rabbimiz! Bizi ve iman ile bizden evvel geçmiş olan kardeşlerimizi bağışla; iman etmiş olanlar için kalblerimizde bir kin bırakma. Ey Rabbimiz! Muhakkak ki sen, Raûf'sun= çok şefkatlisin, Rahîm'sin= çok merhametlisin.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlardan sonra gelenler derler ki: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla. Ey Rabbimiz! İnananlara karşı kalbimize bir kin koyma. Şüphesiz Sen, çok şefkat eden ve çok acıyansın.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlardan sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, inananlara karşı hiçbir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatlisin; çok merhametlisin.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bunlardan sonra gelmiş olanlar derler ki: «Tanrımız! Bizleri bağışlayasın, bizden önce inanmış bulunan kardeşleri de, inanı olanlara gönlümüzde hınç bırakma; ey Tanrımız! Şensin esirgeyici, şensin yarlıgayıcı !»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlardan (mühacirlərdən və ənsarlardan) sonra gələnlər belə deyirlər: “Ey Rəbbimiz! Bizi və bizdən əvvəlki iman gətirmiş (din) qardaşlarımızı bağışla. Bizim qəlblərimizdə iman gətirənlərə qarşı kinə (həsədə) yer vermə. Ey Rəbbimiz! Sən, həqiqətən, şəfqətlisən, mərhəmətlisən!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlardan (Muhacirlerle Ensar’dan) sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde, iman edenlere karşı kin ve kıskançlık gibi duygulara yer verme! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!”
C

Cemil Said (1924)

Ânlardan sonra gelenler "Ya rabbî islâmı kabûlde bize tekaddüm idenler hakkında kalblerimize gayz ve hased ilkâ itme. Yâ rabbî sen şefkatli ve rahîmsin" dirler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlardan sonra gelenler: "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla; kalbimizde müminlere karşı kin bırakma; Rabbimiz! Şüphesiz Sen şefkatlisin, merhametlisin" derler.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”[534]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve şunlar ki arkalarından gelmişlerdir, Şöyle derler: ya Rabbena bizlere ve önden iyman ile bizi geçmiş olan kardeşlerimize mağfiret buyur ve gönüllerimizde iyman etmiş olanlara karşı kin tutturma ya Rabbena şübhe yokki sen raufsun rahîmsin
E

Emrah Demiryent Meali

Onlardan (muhâcir ve ensârdan) sonra gelen (mü’min) ler de şöyle derler: “Ey Rabbimiz, bizi ve bizden önce îmân etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalbimizde îmân edenlere karşı nefret ve kıskançlık duygusuna yer verme. Ey Rabbimiz şüphesiz ki sen çok şefkatlisin çok merhamet edensin.”
E

Erhan Aktaş Meali

Onlardan sonra gelenler: “Rabb'imiz! Bizi ve bizden önce iman ile göç etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı kin bırakma. Rabb'imiz! Kuşkusuz Sen Çok Şefkatli, Rahmeti Kesintisizsin.” derler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlar kim geldiler anlardan śoñra eydürler “iy çalabumuz! yarlıġa bizi daħı ķarındaşlarumuzı anlar kim öñürtdiler bizden daħı ķılma göñüllerümüz içinde kįne anlara kim įmān getür diler. iy çalabumuz! bayıķ sen mihrubansın raḥmet ķılıcı.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bunların arkasından gelenler (şöyle) derler: «Ey Rabbimiz, bizi ve îman ile daha önden bizi geçmiş olan (dîn) kardeşlerimizi yarlığa îman etmiş olanlar için kalblerimizde bir kîn bırakma. Ey Rabbimiz, şübhesiz ki sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlardan sonra gelenler derler ki: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla; zihinlerimizde, iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz sen şefkatlisin, merhametlisin.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onlardan (Muhâcirlerle Ensâr'dan) sonra gelenler ise derler ki: “Rabbimiz! Bize ve îmân (ciheti) ile bizi geçmiş olan kardeşlerimize mağfiret eyle! Kalblerimizde îmân edenlere karşı bir kin bırakma!(1) Rabbimiz! Şübhesiz ki sen, Raûf (çok şefkat eden)sin, Rahîm (çok merhamet eden)sin!”
K

Kadri Çelik Meali

Bir de onlardan sonra gelenler derler ki: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman etmiş olanlara karşı bir kin bırakma. Rabbimiz! Gerçekten sen çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bunların ardından gelenler de “Ey rabbimiz” derler, “Bizi ve bizden önceki iman etmiş kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı kötü bir düşünce ve duyguya yer bırakma. Rabbimiz! Kuşkusuz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin.”
M

M. Pickthall (English)

And those who came (into the faith) after them say: Our Lord Forgive us and our brethren who were before us in the faith, and place not in our hearts any rancor toward those who believe. Our Lord! Thou art Full of Pity, Merciful.
M

Mahmut Kısa Meali

Onlar, ta başından beri iman dâvâsına gönül veren öncü Müslümanlardır. Onlardan sonra gelen ve kıyâmete kadar gelecek olan müminler ise, “Ey Rabb’imiz!” diye yalvarırlar, “Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla; inananlara karşı kalbimizde en ufak bir kırgınlık ve nefret duygusuna yer verme! Duâmızı kabul eyle ey Rabb’imiz, şüphesiz Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlardan sonra gelmiş olanlar diyor ki:
-"Rabbimiz! Bizi ve İman ile bizi geçmiş olan kardeşlerimizi bağışla! İnanmış kimseler için kalblerimizde bir kin bırakma!
Rabbimiz! Sen, rahîm raûfsün". ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Bunların arkasından gelenler şöyle dua ederler: “Rabbimiz! Bizi ve imanda bizi geçmiş (bizden önce iman etmiş) kardeşlerimizi bağışla! İman edenlere kalplerimizde hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatlisin; çok merhametlisin! [*]
M

Mehmet Türk Meali

Onlardan sonra gelenler¹ de (onlar için): “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce îman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve îman edenlere karşı gönüllerimizde çekememezlik bırakma. Ey Rabbimiz! Gerçekten Sen çok acıyan ve çok merhamet edensin.” diye duâ ederler.²
M

Mehmet Çakır Meali

Daha sonra gelen kuşaklar, Ensâr’ı hayırla anıp şöyle dua edeceklerdir: " Ya Rab! N'olur bizi de, imanda bize öncülük eden kardeşlerimizi de bağışla. N'olur önceki müminler için içimizde ufacık bir kin bırakma bizim! Ya Rab! artık duyarlı olan ve seven sensin... "
M

Mehmet Çoban Meali

Medine’ye sonradan göç edenler şöyle der: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı olan kinlerimizi silelim! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyici ve çok merhametlisin!"
M

Muhammed Esed Meali

Onlardan sonra gelenler, ¹⁵ “Ey Rabbimiz!” diye yalvarırlar, “Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve imana ermiş olan[lardan hiçbiri]ne karşı kalplerimizde yersiz ve uygunsuz düşünce veya duygulara yer bırakma. Ey Rabbimiz! Sen şefkat Sahibisin, rahmet kaynağısın!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlardan sonra hicret eden müminler şöyle derler: – Rabbimiz bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalbimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık bırakma! Rabbimiz hiç şüphesiz sen müminlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin! 8/74-75, 14/41
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlardan sonra gelenler şöyle yakarırlar: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imanla göçüp gitmiş olanları bağışla! İman edenlere ilişkin gönlümüzde en küçük bir kin[⁵⁰¹⁸] bırakma! Rabbimiz! Şüphe yok ki Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!”
O

Orhan Kuntman Meali

Bunlardan sonra gelenler (göç edenlerin ve onlara yardım edenlerin arkasından, kıyâmete dek gelecek müminler) ise "Ey Rabbimiz bizi ve bizden önce iman etmiş olan -din- kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde onlara karşı hiçbir kin bırakma. (Hepsine karşı bir muhabbet ve bir hürmet hissi duyalım.) Şüphe yok ki Sen, çok şefkatli ve çok merhametlisin" diye niyaz ederler.
O

Osman Fırat Meali

Ve o kimseleredir ki, onlardan sonra geldiler; deriler ki: "Rabbimiz, bizi bağışla ve imanda bizi geçen kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı bir kırgınlık meydana getirme. Rabbimiz, sen acıyan ve merhamet edensin."
S

Sardorxon Jahongir

Ulardan keyin dunyoga kelgan kimsalar: “Ey Robbimiz, bizlarni va bizlardan ilgari iymon bilan o‘‎tganlarni mag‘‎firat qilgin va qalblarimizda iymon keltirgan kimsalarga nisbatan gina paydo qilmagin! Ey Robbimiz, shubhasiz, Sen odamlarga shafqatli – Ra’uf va marhamati keng bo‘‎lgan – Rahim Zotsan”, – deydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ve ol kişiler ki geldiler anlardan ṣoñra, eydürler: Yā Rabbenā bizümgünāhumuz baġışla, daḫı ol ḳardaşlarumuzuñ günāhlarını ki bizden öñdinīmāna geldiler. Daḫı yüreklerümüzde ḥıḳıd ḳılma mü’minlere. Yā Rabbenā,sen şefḳatlüsin, raḥmet idicisin.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlardan sonra gelenler (başta muhacirler olarak, kıyamete kadar gelecek müminler): “Ey kerim Rabbimiz, derler, bizi ve bizden önceki mümin kardeşlerimizi affeyle! İçimizde müminlere karşı hiçbir kin bırakma! Duamızı kabul buyur ya Rabbenâ, çünkü Sen raufsun, rahîmsin! ” (şefkat ve ihsanın son derece fazladır). [9, 100]
S

Süleyman Ateş Meali

Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla, kalblerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz, Sen çok şefkatli çok merhametlisin!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve şunlar ki onlardan (muhâcirîn ve ensârdan) sonra geldiler (kıyâmete kadar gelecek müslümânlar): "Yâ Rabbî! Bize ve biri îmânda sebk iden ihvânımıza mağfiret buyur ve kalblerimizde îmân idenlere karşı gill ü gış kılma. Yâ Rabbî! Tahkîk sen kullarına müşfik ve rahîmsin" dirler. (Bunlar da felâha irenlerdendirler.)
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Sonradan gelecek olanlar şöyle derler: "Sahibimiz (Rabbimiz)! Bizi ve bizden önce inanıp güvenmiş olan kardeşlerimizi bağışla; kalbimizde müminlere karşı bir kin oluşturma; Rabbimiz! Şüphesiz Sen çok şefkatlisin ve ikramın boldur".
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlardan sonra gelenler de şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi affet; kalplerimizde, inananlara karşı bir düşmanlık bırakma! Rabbimiz, sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"
Y

Yusuf Ali (English)

And those who came(5384) after them say: "Our Lord! Forgive us, and our brethren who came before us into the Faith, and leave not, in our hearts, rancour (or sense of injury)(5385) against those who have believed. Our Lord! Thou art indeed Full of Kindness, Most Merciful."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve o kimseler ki bunlardan sonra gelmişlerdir. Derler ki: «Ey Rabbimiz! Bizim için ve imân ile bizi geçmiş olan kardeşlerimiz için mağfiret buyur ve bizim kalblerimizde imân etmiş olanlar için bir kin bulundurma. Ey Rabbimiz! Şüphe yok ki Sen çok esirgeyicisin, çok rahmet sahibisin.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlardan sonra gelenler de “Ey Rabbimiz,” derler. “Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı kin bırakma. Rabbimiz, muhakkak ki Sen çok şefkatli, çok merhametlisin.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve onlardan (Muhacir ve Ensar’dan) sonra gelenler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Gönüllerimizde, iman etmiş olanlara karşı hiçbir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen (çok) şefkatli olan, merhamet edensin’’ derler.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

(Medine’ye) Sonradan gelen (Mekkeli) muhacirler de “Ey Rabbimiz! Bizi ve imanları ile bizi geçmiş kardeşlerimizi (ensar’ı) bağışla, iman edenlere karşı kalplerimizde bir kin bırakma. Rabbimiz sen kullarına çok şefkatli ve merhametlisindir” diye dua ederler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bunlardan sonra gelenler de [¹] «— Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden evvel iman eden din kardeşlerimizi yarlığa, kalblerimizde mü/minler hakkında kin bırakma. Ey Rabbimiz! Sen şefkatli ve merhametlisin» derler.
İ

İsmail Yakıt

Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde inananlara karşı hiçbir kin [ğıllen] tutturma! Rabbimiz! Muhakkak ki Sen Ra’ûf’sun, Rahîm’sin.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunların ardından gelenler de şöyle derler: «Ey çalabımız! Sen bizi de, bizden önce inanmış olan din kardeşlerimizi de yarlıga. İnananlara karşı yüreklerimizde hınç bırakma. Ey çalabımız! Çünkü Sen yumuşak davranıcısın, esirgeyicisin.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlardan sonra gelenler de:-Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Rabbimiz, sen çok şefkatli, çok merhametlisin! dediler.

Haşr Suresi 10. Ayet Meali ve Tefsiri

Haşr Suresi 10. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Haşr Suresi 10. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Haşr Suresi 10. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Haşr Suresi 10. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim