Sureye Dön

Furkân Suresi Suresi, 21. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bize ulaşacaklarını ummayanlar, bize melekler inmeliydi, yahut da Rabbimizi görmeliydik dediler. Andolsun ki onlar, kendi kendilerine ululanmadalar ve büyük bir azgınlığa ve inada düşmedeler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Fakat bizim huzurumuza çıkarılacaklarını hiç beklemeyen kimseler: “Bize melekler indirilmeliydi, yahut Rabbimizi görmeliydik değil mi?” dediler. Andolsun ki onlar, kendi kendilerine ululandılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Huzurumuza çıkmaktan hoşlanmayıp) Bize kavuşmayı ve karşılaşacaklarını ummayanlar (dirilmeye ve hesap vermeye inanmayanlar) dediler ki: “Bize meleklerin indirilmesi ya da (açıkça) Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?” Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe (boş gurur ve kibire) kapılmış ve büyük bir azgınlıkla başkaldıran (şımarmış) kimselerdir.
A

Ahmet Tekin Meali

Bizim huzurumuzda hesaba çekileceklerini, mükâfatı ummayanlar, cezalandırılma endişesi duymayanlar:
“Bize ya melek indirilmeliydi, ya da Rabbimizi görmeliydik.” dediler. Andolsun ki, akıllarınca kendilerini daha büyük gördüler ve azgınlıkta da, pek ileri gittiler.
A

Ahmet Varol Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi veya Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun onlar kendi kendilerine büyüklenmiş ve büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlardır.
A

Ali Bulaç Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: 'Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?' Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar şöyle dediler: “- Üzerimize melekler indirilse ya (böylece verecekleri haber üzerine Muhammed'in (s.a.v.) hak peygamber olduğunu tasdik etsek), yahut Rabbimizi görsek (de O bize doğru haber verse).” Yemin olsun ki, onlar nefislerinde büyüklük ve inad tasladılar, büyük bir azgınlıkla hududu aştılar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar: “Bu peygamberin üzerine melekler indirilmeli veya Rabbimizi açıkça görmeli değil miydik?” derler. Andolsun! Onlar, gönüllerinde kibir ve gurur duydular ve büyük bir azgınlığa giriştiler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar/inanmayanlar, “Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimizi görmeliyiz” derler. Andolsun ki kendi kendilerini büyük gördüler, azgınlıkta çok ileri gittiler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bize kavuşmayı ummayanlar diyorlar ki: «Bize melekler gelseydi; ya da Tanrımızı görebileydik»; kasaldılar kendi kendilerine, taşkınlıkta çok ileri gittiler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bizimlə qarşılaşacaqlarına ümid etməyənlər (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün hüzurumuzda duracaqlarında qorxmayanlar): “Bizə (Muhəmmədin həqiqi peyğəmbər olduğunu təsdiq edən) mələklər endirilməli, yaxud biz (onun doğru danışıb-danışmadığını bilmək üçün) Rəbbimizi görməli idi!” – dedilər. Həqiqətən, onlar özləri barəsində təkəbbürə qapıldılar və (Allahı bilavasitə görmək, onunla danışmaq istəməyə cür’ət etməklə) azğınlaşıb həddi çox aşdılar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Bize kavuşmayı (hesap günü huzurumuza gelmeyi) ummayanlar: “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik” dediler. Andolsun ki, onlar kendilerini büyük görerek azgınlıkta son derece ileri gittiler. 
C

Cemil Said (1924)

Bize rücû’ itmeyeceğini zan idenler "Bize gökden melekler indirilmedikce ve yâhud Allâh’ı gözümüzle görmedikce inanmayız" diyorlar ve kibirlerinden nefîslerine karşu büyük günâhlar işliyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bizimle karşılaşmayı (bir gün huzurumuza geleceklerini) ummayanlar: Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik, dediler. Andolsun ki onlar kendileri hakkında kibire kapılmışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimiz'i görmeliyiz" derler. And olsun ki kendi kendilerine büyüklenmişler, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bize kavuşacaklarını ummayanlar, “Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!” dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bununla beraber, bize kavuşmayı ummayanlar "Bize ya melekler indirilmeliydi, ya da Rabbimizi görmeliydik" dediler. Andolsun ki, doğrusu nefislerinde kendilerini büyük gördüler ve büyük azgınlık ettiler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bununla beraber likamızı ümid etmiyenler dediler ki: «o melâike bizim üzerimize indirilse ya, yâhud rabbımızı görsek â» celâlime kasem ederim ki doğrusu nefislerinde kendilerini büyüksündüler, büyük azgınlık ettiler
E

Emrah Demiryent Meali

(Hesap gününü inkâr ederek) bize (manevi huzurumuza) kavuşmayı ummayanlar şöyle dediler: “Üzerimize melekler indirilse ya (böylece verecekleri haber üzerine Muhammed’in, hak peygamber olduğunu tasdik etsek), yahut Rabbimizi görsek (de O bize doğruyu haber verse)!” Kasem olsun ki, onlar, kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir azgınlıkla hadlerini aştılar.
E

Erhan Aktaş Meali

Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: “Bize meleklerin indirilmesi veya Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?” dediler. Ant olsun ki onlar kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir taşkınlıkla hadlerini aştılar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyitti anlar kim ummazlar ya'nį ķorķmazlar görmekligümüzi “nişe inmedi üzerümüze firişteler yā nişe görmeyevüz çalabumuzı?” bayıķ kibr eylediler gendü nefsleri içinde daħı ḥaddan geçdiler ḥaddan geçmek ulu.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bize kavuşmayı ümîd etmeyenler dedi (ler) ki: «Bizim üzerimize melekler indirmeli değil miydi, yahud Rabbimizi görmeli (değil mi) ydik»? Andolsun ki onlar nefislerinden kibir (ve azamet) saklamışlar, büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlar (küstahlığa kalkışmışlar) dır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?" dediler. Yemin olsun onlar kendi kendilerine büyüklük tasladılar ve başkaldırmada çok ileri gittiler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar ise dedi ki: “Bize melekler indirilmeli veya Rabbimizi görmeli değil miydik?”(1) And olsun ki (onlar), nefislerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.
K

Kadri Çelik Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik.” Şüphesiz onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bizim huzurumuza çıkarılacaklarını hiç beklemeyenler, “Bize melekler gönderilmesi veya rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?” diyorlar. Gerçek şu ki onlar içlerinde derin bir kibir duygusu besliyor, azgınlıkta sınır tanımıyorlar.
M

M. Pickthall (English)

And those who look not for a meeting with Us say: Why are angels not sent down unto us and (why) do we not see our Lord? Assuredly they think too highly of themselves and are scornful with great pride.
M

Mahmut Kısa Meali

Hal böyleyken, Hesap Gününde huzurumuza çıkarılacakları gerçeğini inkâr eden o kâfirler, imtihân hikmetini göz ardı ederek ve göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, rab ve ilah olarak birliğini, sonsuz kudret ve merhametini gözler önüne seren sayısız varlıkları görmezlikten gelerek, Eğer bizim ille de inanmamız isteniyorsa, bize neden uyarıcı melekler gönderilmiyor; yâhut neden Rabb’imizi gözlerimizle görmüyoruz?” diyorlar. Doğrusu onlar, sıradan bir kul olmayı içlerine sindiremeyerek içten içe kibirleniyor, her biri birer Peygamber makâmına yükselmedikçe iman etmeyeceklerini îmâ ederek büyük bir küstahlıkta bulunuyorlardı. Gerçi istedikleri olacak ve günün birinde elbette melekleri karşılarında bulacaklar, fakat:
M

Mahmut Özdemir Meali

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar dedi ki:
-"Ya Melekler üzerimize indirilseydi veya rabbimizi görsek!". And olsun kendi nefislerinde (aralarında) kibirlendiler, büyük bir azgınlıkla azıttılar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar, “(İnanmamız için) ya bize de melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik!” dediler. [*] Şüphesiz ki onlar, kendileri hakkında kibir gösterdiler ve büyük bir azgınlığa düştüler.
M

Mehmet Türk Meali

Bize kavuşacaklarını ummayanlar:¹ “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik.”² dediler. Yemin olsun ki onlar, kendilerini büyüksündüler ve azgınlıkta da son derece ileri gittiler.
M

Mehmet Çakır Meali

Bize hesap vereceklerine ihtimal vermeyenler: " bize bir melek indirilmeli, ya da Tanrımızı görebilmeliyiz " diyorlar. kabardıkça kabarıyor, azdıkça azıyorlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Açıklamalarımıza rağmen Rabbinin hesabıyla karşılaşmayı ummayanlar, dünyadaki mevkilerine, makamlarına, mallarına, mülklerine güvenerek büyük bir ukalalık ve azgınlık içine giriyorlar. İnkârlarını gölgelemek ve kendilerini haklı çıkarmak için dediler ki: "Bize gökten melekler gönderilmeli veya Rabbimizi görmeli değil miydik?" Şüphesiz ki onlar bu sözleriyle büyüklük taslayarak korkunç bir azgınlığa ulaştılar.
M

Muhammed Esed Meali

Fakat Bizim huzurumuza çıkarılacaklarını hiç beklemeyen kimseler: ¹⁸ “Bize niçin melekler gönderilmedi?”, yahut “Neden Rabbimizi görmüyoruz?” diye sorup duruyorlar. Gerçek şu ki, onlar büyük bir küstahlıkla [Allah’ın mesajına karşı böylece] burunlarını dikerek kendilerini onulmaz bir büyüklük duygusuna kaptırmış bulunuyorlar!
M

Mustafa Çavdar Meali

Bizim huzurumuza çıkıp hesap vermeyi hesaba katmayanlar: Bize melekler indirilmesi veya Rabbimizi açıkça görmemiz gerekmez miydi? Dediler. Andolsun ki onlar kibir ve küstahlıkta azgınlaşmışlardır. 6/31, 36/51- 52, 37/16...21
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ama Bizim (rahmetimizle) buluşma umudu taşımayan kimseler:[³¹⁰⁵] “Bize melekler gönderilseydi veya Rabbimizi görseydik ya!” dediler. Doğrusu onlar kendi iç dünyalarında büyüklük tasladılar ve hadlerini aşarak pek bi kasıldılar.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed, kavminden) Bize kavuşmayı ummayanlar (Huzurumuzda hesap vereceklerine inanmayanlar) "Bize melekler indirilmeli değil miydi? veya Rabbimizi görmeli değil miydik?" dediler. Andolsun ki onlar; büyüklük taslayarak, azgınlıkta haddi aşmışlardır.
O

Osman Fırat Meali

Bizimle karşılaşacaklarına ümidi olmayanlar: "Bizim üzerimize ya melek indirilmeli, ya da Rabbimizi görmeli değilmiydik?" (dediler). Muhakkak ki büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlıkla azdılar.
S

Sardorxon Jahongir

Bizga duch kelishni umid qilmaydiganlar: “Bizga payg‘‎ambar o‘‎rniga farishtalar tushirilsa edi yoki biz Robbimizni ko‘‎zlarimiz bilan ko‘‎rsak edik”, – deydilar. Darhaqiqat, ular haddan oshdilar va juda katta ketdilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyitdi ol kişiler ki ümīẕ kesdiler bizüm ḥażretümüze durmaḳdan:Niçün bizüm üstümüze feriştehler inmedi, yā niçün Tañrı müzdi görmez‐biz? didiler. Taḥḳīḳ büyüklendiler nefslerinde, daḫı ḥadden çıḳdılar.
S

Suat Yıldırım Meali

Âhirette huzurumuza gelip Bizimle karşılaşacaklarını düşünmeyenler: “Bize elçi olarak melekler gönderilmeli yahut Rabbimizi görmeli değil miydik? ” dediler. Gerçekten onlar kendilerini büyük görüp azgınlıkta haddi iyice aştılar. [6, 124; 17, 92]
S

Süleyman Ateş Meali

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize melekler indirilmeliydi, yahut Rabbimizi görmeliydik değil mi?" dedi(ler). Andolsun ki onlar kendi içlerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Âhireti inkâr idenler: "Ne olurdı bize melekler inzâl olunsa idi ve yâhud rabbimizi göre idik" didiler. Tahkîk onlar kendi nefislerinde büyüklük gördiler ve hadlerini pek büyük derecede tecâvüz iylediler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bizimle karşılaşmayı temenni etmeyenler; “Bize (elçi olarak) melekler indirilse veya bizzat Sahibimizi görsek ya?” derler. Kendi kendilerini pek büyük görürler de büyük bir azgınlığa düşerler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: "Üstümüze melekler inse, yahut Rabbimizi görsek olmaz mı?" Yemin olsun ki, kendi benliklerinde büyüklük kuruntusuna düştüler ve korkunç bir biçimde azdılar.
Y

Yusuf Ali (English)

Such as fear not the meeting with Us(3077) (for Judgment) say: "Why are not the angels sent down to us, or (why) do we not see(3078) our Lord?" Indeed they have an arrogant conceit of themselves, and mighty is the insolence of their impiety!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve Bize kavuşmayı ümit etmeyenler dedi ki: «Bizim üzerimize melekler indirilmeli değil mi idi? Veya Rabbimizi görmeli idik.» Andolsun ki, (onlar) nefislerinde bir büyüklük görmüşlerdir ve büyük bir azgınlık ile azgınlıkta bulunmuşlardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bize kavuşmayı ummayanlar, “Üzerimize melekler inseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!” dediler. Gerçekten onlar kendilerini pek büyük gördüler ve büyük bir küstahlıkla azdılar da azdılar.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve bizimle karşılaşacaklarını (yaptıklarından sorguya çekilmek üzere huzurumuza geleceklerini) ummayanlar (inanmayanlar) «bize melekler gönderilmeli değil miydi, ya da doğrudan doğruya Rabbimizi görmeli değil miydik» dediler. Gerçekten onlar büyüklük kompleksine kapılarak (kötülük, zulüm ve) azgınlıkta son derece ileri gitmişlerdir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bize kavuşmayı inkâr edenler “Bizim üzerimize melekler indirilseydi veya Rabbimizi görseydik ya” dediler. Onlar kendilerini büyüklük duygusuna kaptırdılar ve büyüklük duygusu ile hadlerini aşarak taşkınlık yaptılar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bize kavuşmayı ummayanlar «—- Bize melekler indirmeliydi. Veya doğrudan doğruya biz Rabbimizi görmeliydik» dediler. * Onlar nefislerini kabarttılar. Hele taşkınlıkta pek ileri vardılar.
İ

İsmail Yakıt

Biz’e kavuşacaklarını/huzurumuza çıkacaklarını ummayanlar, “Bize melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik” (derler). Andolsun ki onlar kendi benlikleri hakkında büyüklük taslamışlar ve böylece azdıkça azmışlardır.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki Bize kavuşacaklarını ummadılar, dediler: " Bize melekler gönderilmeliydi, ya da çalabımızı gözümüzle görmeliydik." Doğrusu, onlar kendilerini büyük gördüler, hem de azdıkça azdılar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Bizimle karşılaşmayı beklemeyenler:-Bize meleklerin indirilmesi veya Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi? dediler. Kendi kendilerine büyüklenmişler ve büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlardı.

Furkân Suresi 21. Ayet Meali ve Tefsiri

Furkân Suresi 21. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 21. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 21. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 21. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim