Senden önce de peygamberlerden hiçbirini yollamadık ki onlar, yemek yememiş, sokaklarda gezmemiş olsunlar ve biz, sizin bir kısmınızı, bir kısmınızla denedik, bakalım dayanacak mısınız? Ve Rabbin, her şeyi görür.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de yemek yerler, çarşılarda gezerlerdi, biz sizin bir kısmınızı bir kısmınızla denedik, bakalım buna katlanacak mısınız? Çünkü Rabbin herşeyi görüp bilendir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ey Resulüm!) “Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de yemek yerler ve çarşılarda gezerlerdi” (diye onları kınıyorlardı.) Oysa Biz sizi birbiriniz için bir fitne ve deneme (vesilesi) yaptık. (Bu nedenle aranızdan bazılarını peygamber kıldık.) Ta ki (teslimiyet gösterip) sabrediyor (veAllah’ın takdirine razı oluyor) musunuz? (Bunları bilelim.) Rabbin (her şeyi, her halinizi ve hareketlerinizi sürekli) Görendir.
A
Ahmet Tekin Meali
Rasulüm, senden önce özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, görevlendirip gönderdiğimiz bütün peygamberler de, hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda, panayırlarda bilgi ve becerilerini kullanarak dolaşırlardı.
Ey insanlar, sizin bir kısmınızın imanda sebat derecesini tesbit için, diğer bir kısmınıza, zengini fakire, sıhhatliyi hastaya, itibarlıyı itibarsıza ağır bir imtihan konusu haline getirdik. Bakalım, sabredip mücadeleye devam edebilecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla bilmekte, görmektedir; doğru yolu göstermektedir.
A
Ahmet Varol Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de muhakkak yemek yiyor çarşılarda dolaşıyorlardı. Sabrediyor musunuz diye sizin bazılarınızı bazılarınız için imtihan kıldık. Senin Rabbin görendir.
A
Ali Bulaç Meali
Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Biz, senden evvel de peygamberleri başka bir halde göndermedik; onlar da yemek yiyorlar, çarşılarda geziyorlardı. Bir de, hanginiz sabırlıdır, bilelim diye, bir kısmınızı diğer bir kısmınız üzerine bir imtihan vesilesi kıldık (zenginlere karşı, fakirleri, sabretmekle imtihan ettik). Senin Rabbin Basîr'dir= sabredenleri görür.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Sabreder misiniz diye, sizi birbirinizle imtihan ediyoruz. Şüphesiz Allah, her şeyi görendir. (Eğer bu imtihan hikmeti olmasaydı, peygamberler yemez, içmez, melekler gibi olurlardı.)
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de yemek yerlerdi, çarşılarda gezerlerdi. Biz, birbirinizle sizi imtihan ediyoruz, bakalım sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi görmektedir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ondan önce göndermiş olduğumuz peygamberler de, yemek yerlerdi, pazarlarda gezerlerdi, sizin bir nicenizi, nicenize sınav kıldık, sabreder misiniz? Senin Tanrın görücüdür
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum!) Səndən əvvəl göndərdiyimiz peyğəmbərlər də, şübhəsiz ki, yemək yeyər, (ruzi qazanmaq üçün) bazarları gəzib dolaşardılar. Sizin bir qisminizi digərinizə sınaq vasitəsi etdik ki, görək (möhnətlərə) dözə biləcəksinizmi? (Birinizi varlı, digərinizi kasıb, birinizi sağlam, digərinizi xəstə, zəif etdik ki, hansınızın daha səbirli, daha dözümlü olduğunu, Allahın öz əzəli hökmü ilə ona verdiyi qismətə razı olub-olmadığını bilək). Sənin Rəbbin (çətinliklərə səbr edənləri və onlardan qorxanları) görəndir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün resuller de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık ki, (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, (her şeyi) hakkıyla görendir.
C
Cemil Said (1924)
Yâ Muhammed! senden evvel gönderdiğimiz rasûller senin gibi ta’âm iderler, pazarda gezerler idi. İçinizden ba’zılarını fitneye dûçâr itdik tâ ki sabır ideni tecrübe idelim, Allâh her şeyi görir.
D
Diyanet Vakfı Meali
(Resûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız. Rabbin her şeyi görür.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biz senden evvel de Peygamberleri başka türlü göndermedik, şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı) bir de ba'zınızı diğerine bir fitne kılmışızdır ki bakalım sabredecek misiniz? Maamafih rabbın basîr bulunuyor
E
Emrah Demiryent Meali
(Resûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, (ihtiyaçlarını almak ya da helâl yollardan ticaret yapmak için) çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Kiminizi kiminiz için bir imtihân (vesilesi) kıldık. Sabrediyor (ve Allah’ın takdirine razı oluyor) musunuz? Rabbin her şeyi hakkıyla görendir.
E
Erhan Aktaş Meali
Kesinlikle Biz, senden önce de yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan resullerden farklı resul göndermedik. Ve sizin bir kısmınızı¹ bir kısmınız² için sınav kıldık. Bakalım sabrediyor musunuz? Rabb'in Her Şeyi Gören'dir.
Biz senden evvel hiçbir peygamber göndermedik (ve hiç biri haaric değildi ki) muhakkak onlar da yemek yerlerdi, çarşılarda yürürlerdi. Sizin bir kısmınızı diğer bir kısım için bir ibtilâ (ve imtihan mevzuu) yapdık, sabredecek misiniz (diye). Rabbin (her şey'i) hakkıyle görendir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bizim senden önce gönderdiğimiz elçiler de yemek yer ve çarşılarda gezerlerdi. Biz sizi birbiriniz için bir fitne (:deneme) konusu yaptık. Sabredecek misiniz? Rabbin görmektedir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Ey Resûlüm!) Senden önce peygamberlerden gönderdiklerimiz var ya, şübhesiz ki onlar da elbette yemek yerler ve çarşılarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbirinize imtihan yaptık. Bakalım sabredecek misiniz? Rabbin ise hakkıyla görendir.
K
Kadri Çelik Meali
Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezenlerden başkasını (melekleri) göndermiş değiliz. Biz, sizin bir kısmınızı bir kısmı için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda dolaşırlardı. Biz kiminizi kiminiz için imtihan vesilesi yaptık ki bakalım sabredecek misiniz! Rabbin her şeyi görüp gözetlemektedir.
M
M. Pickthall (English)
We never sent before thee any messengers but lo! they ate food and walked in the markets. And We have appointed some of you a test for others: Will ye be steadfast? And thy Lord is ever Seer.
M
Mahmut Kısa Meali
Ey Muhammed! Senden önce göndermiş olduğumuz bütün Peygamberler, tıpkı senin gibi yiyip içen ve çarşı pazarda dolaşan ölümlü kimselerdi. Gerçi dileseydik, melekleri de elçi olarak gönderebilirdik. Fakat Biz, kulluk ve ibâdet konusunda sabır ve sebat gösterebilecek misiniz diye, iyilerle kötüleri karşı karşıya getirerek sizin bir kısmınızı diğerleriyle böyle imtihân ediyoruz. O hâlde, ey hak yolunun yolcusu! Bu dünyada karşılaştığın zorluklar seni yıldırmasın! Bıkıp usanmadan Allah yolunda mücâdeleye devam et! Unutma ki, Rabb’in her şeyi görmektedir. Dolayısıyla, O’nun yolunda gösterdiğin samîmiyet ve bağlılığın mükâfâtını sana tam olarak verecek, zâlimleri de hak ettikleri cezaya çarptıracaktır.
M
Mahmut Özdemir Meali
Senden önce gönderdiğimiz rasûller de Yemek yerlerdi; Çarşılar’da yürürlerdi.
Bir kısmınızı bir kısmınız için deneme / sınav yaptık. Sabrediyor musunuz? Senin rabbin çok iyi görendir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan (insan elçi)lerin dışında, bir başkasını senden önce de elçi olarak göndermedik. [*] Sabırlı olup olmayacağınızı denemek için bir kısmınızı bir kısmına imtihan kıldık. [*] Rabbin görendir.
M
Mehmet Türk Meali
(Ey Muhammed!) Bizim senden önce gönderdiğimiz bütün Peygamberler de kesinlikle (senin gibi) yemek yerler ve çarşılarda dolaşırlardı.¹ (Ey insanlar!) Acaba karşılaştığınız sıkıntılara katlanabilecek misiniz diye sizi birbirinize imtihan (vesilesi) kıldık. (Zira) Rabbin her şeyi hakkıyla görendir.
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! bizim, daha önce gönderdiğimiz elçiler de yemek yerler, çarşı pazar dolaşırlardı. Biz, denemek için sizi birbirinize vurur dayanma gücünüzü ölçeriz. Senin Rabb’in, her şeyi görüp bilmektedir.
M
Mehmet Çoban Meali
Ey Resulüm! İnkârcıların yalan yanlış verdiği örnekler, kurdukları yanlış muhakemeler seni üzmesin! Sadece sen değil senden önce gönderilmiş tüm Resuller yer içer, çarşıda pazarda dolaşırdı. Şunu bil ki, biz bütün insanları birbiri için imtihan sebebi kıldık! Her insan diğeri için şahit olacak! Her insan diğerinin düşüncesine, davranışlarına, dünyada kurdukları olumlu olumsuz ilişkilere şahitlik edecek! Onların inkârlarına ve olumsuz örneklerine aldırma, bütün bunlar senin lehine şahitlik edecek! Onların şahitliği kendi aleyhine olacak! Sen ve bütün insanlar imtihan ediliyorsunuz. Sınavlardan geçerken sabrınız deneniyor. Rabbin olan biten her şeyi görmektedir.
M
Muhammed Esed Meali
[EY MUHAMMED,] Biz senden önce de yiyip içen, çarşıda pazarda dolaşan [ölümlü] insanların dışında kimseyi elçi olarak göndermedik. [Böyle yaparak, ey insanlar,] kiminizi kiminiz için bir imtihan vesilesi kıldık ¹⁶ [ki,] sabredecek misiniz, ¹⁷ (bunu kendiniz de göresiniz; yoksa,) Allah zaten her şeyi olduğu gibi görmektedir!
M
Mustafa Çavdar Meali
Oysa senden önce gönderdiğimiz elçilerin hepsi de yiyip içer, çarşı pazar dolaşırlardı. Zira biz sizleri birbinizle imtihan ediyoruz, bakalım sabrediyor musunuz? Senin Rabbin, zaten her şeyi görmektedir. 5/75, 11/69- 70, 21/7- 8, 25/7
M
Mustafa İslamoğlu Meali
(EY NEBİ!) Biz senden önce de yemek yiyen, çarşıda pazarda dolaşan insanlar dışında hiçbir rasul göndermemiştik.[³¹⁰³] Bazılarınızı diğerleriniz için sınama vesilesi kıldık ki, bakalım sabrediyor musunuz?[³¹⁰⁴] (Bunu siz öğrenesiniz diye böyle yaptık); yoksa senin Rabbin zaten her şeyi görmektedir.
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de kuşkusuz yemek yerler ve çarşılarda gezinirlerdi. (Senin kavmin gibi onların kavimleri de bu yüzden, peygamberlerini yalancı yerine koymuşlardı.) Biz, -hanginizin sabredeceğini denemek için- sizin bir kısmınızı bir kısmınıza karşı imtihan vesilesi kıldık. Rabbin herşeyi hakkıyle görendir.
O
Osman Fırat Meali
Senden önce gönderdiğimiz resuller istisnasız hepsi yemek yer ve çarşılarda gezerlerdi; kiminizi kiminiz için fitne (deneme) yaptık, (bakalım) sabredebiliyor musunuz? Ve senin Rabbin (her şeyi) görmektedir.
S
Sardorxon Jahongir
Ey Muhammad, sizdan oldingi Biz yuborgan barcha payg‘ambarlar ham, albatta, odamlardek taom yeb, bozorlarda yurar edilar. Biz ba’zilaringizni ba’zilaringiz uchun sinov qilib qo‘ydik, qani, bu sinovlarga sabr qila olarmikinsiz? Robbingiz esa barchasini ko‘rib turuvchi Zotdir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı biz göndermedük senden öñdin mürsel nebīleri, illā anlar yimek yir‐lerdi, daḫı bāzārlarda yürürlerdi. Daḫı biz sizi biri birüñüze fitne eyledük.Ṣabr ider misiz? Daḫı sizi yaradan Tañrı her nesneyi göricidür.
S
Suat Yıldırım Meali
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de yemek yer, çarşılarda ihtiyaçlarını temin ederlerdi. Böylece sizi birbirinizle imtihan ediyoruz: bakalım buna sabredecek misiniz, sabredemeyecek misiniz? Rabbin zaten her şeyi görmektedir. [46, 9; 18, 110; 21-8; 12, 109]
S
Süleyman Ateş Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün elçiler de yemek yerler, çarşılarda gezerlerdi. Biz sizi birbiriniz için bir sınav yaptık. (Sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım) sabrediyor musunuz? Rabbin, (herşeyi) görendir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Yâ Muhammed! Senden evvel gönderdiğimiz rasûller yimek yerler, sokakda gezerlerdi. Ba'zınızı ba'zınız üzerine, sabır idüb itmediğinizi imtihân itmek içün fitne kıldık. Rabbin her şeyi göricidir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Senden önce gönderdiğimiz elçilerin hepsi de yer içer; çarşıda[*] pazarda dolaşırdı. Sabrınızı denemek için birinizi diğeriniz için sıkıntı kaynağı yaptık. Senin Sahibin her şeyi görür.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı. Biz sizi birbiriniz için imtihan aracı yaptık. Sabrediyor musunuz? Rabbin her şeyi görmektedir.
Y
Yusuf Ali (English)
And the messengers whom We sent before thee were all (men) who ate food and walked through the streets:(3075) We have made some of you as a trial for others:(3076) will ye have patience? for Allah is One Who sees (all things).
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve senden evvel de peygamberlerden göndermedik ki, illâ onlar da elbette taam yerlerdi ve çarşılarda gezerlerdi ve sizin bazınızı bazısı için bir fitne kıldık. Sabredecek misiniz? Ve Rabbin (her şeyi kemaliyle) görücü bulunmaktadır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Senden önce peygamber olarak gönderdiklerimiz de yiyip içen ve çarşılarda dolaşan kimselerden başkası değildi. Biz sizi birbiriniz için böylece bir sınama vesilesi yapmışızdır. Bakalım, sabredecek misiniz? Rabbin ise herşeyi hakkıyla görür.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Ey Resulüm!) Biz senden önce de yemek yiyen, çarşıda pazarda dolaşan (ölümlü) insanların dışında kimseyi elçi olarak göndermedik. (Böyle yaparak, ey insanlar,) kiminizi kiminiz için bir imtihan vesilesi kıldık, (o hâlde hak uğruna) sabredecek misiniz? (Bunu kendiniz de göresiniz diye yaptık; yoksa) Allah zaten her şeyi olduğu gibi görmektedir! *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Senden önce gönderdiğimiz bütün elçilerde yemek yerler ve çarşı pazar dolaşırlardı. Biz sizin bir kısmınızı bir kısmınıza deneme (imtihan) vesilesi yaptık. Sabreder misiniz? Senin Rabbin her şeyi görendir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Senden evvel gönderdiğimiz peygamberler de yemek yerler, pazarlarda dolaşırlardı. Biz birinizi diğerinize belâ ve mihnete sebep kıldık Bakalım siz buna katlanabilecek misiniz [¹¹] ? Rabbin hakikati görür, ona göre ceza verir.
İ
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Senden önce gönderdiğimiz elçiler de hiç şüphesiz yemek yiyorlar, çarşılarda pazarlarda geziyorlardı. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan vasıtası yaptık.⁸ Sabredecek/göğüs gerecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz senden önce ne kadar elçi göndermişsek hepsi de yer içer, sokaklarda dolaşırlardı. Sizin de kiminizi kiminizle sınadık, bakalım katlanabilecek misiniz diye. Senin çalabın her nesneyi görücü olandır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerin hepsi de yemek yerlerdi ve sokaklarda yürürlerdi. Sabrediyor musunuz diye bir kısmınızı, bir kısmınızla sınıyoruz. Rabbin, her şeyi görendir.
Furkân Suresi 20. Ayet Meali ve Tefsiri
Furkân Suresi 20. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Furkân Suresi 20. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Furkân Suresi 20. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Furkân Suresi 20. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?