Bunlar, kendilerine kitap, hükmetme yetkisi ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. Kafirler, bunları tanımazlar, inkar ederlerse zaten biz, kafir olmayacak bir topluluğu onların yerine geçmeye memur etmişizdir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ama biz onlara kitap, sağlam muhakeme ve peygamberlik bahşettik. Eğer bu toplum bu kitap ve peygamberi inkâr ederse, andolsun biz buna karşı Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeyen bir topluluğu vekil kılmışızdır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer (müşrikler) bunları (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı) tanımayıp küfre sapıyorlarsa; andolsun, Biz Ona (Hz. Muhammed Aleyhisselam’a); bunu (İslam’ı), inkâra sapmayan (mü’min ve mücahit) bir topluluğu vekil (Dinini yürütmeye görevli ve yetkili) bırakırız. (Onlara fırsat tanıyıp imkân ve iktidar sahibi kılarız.)
A
Ahmet Tekin Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra, şeriat ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer Kureyş müşrikleri, bunları inkâra devam ederlerse, bu sorumlulukları, kitabı, şeriatı, peygamberi kesinlikle inkâr etmeyecek toplumlara havale ederiz.
A
Ahmet Varol Meali
Bunlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunlar, onları inkar ederlerse, (bilsinler ki) biz onları inkar etmeyecek bir topluluğu onlara vekil kılmışızdır. [8]
A
Ali Bulaç Meali
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunları tanımayıp-küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) inkâra sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İşte onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şu KUREYŞ kavmi, buna nankörlük ediyorsa (kâfir oluyorsa), biz onların yerine, peygamberleri ve kitabları inkâr etmiyecek bir kavmi vekil ederiz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
İşte bunlar; kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. İşte eğer bu kavmin, bu peygamberliği inkâr ederse, Biz o peygamberliği asla inkâr etmeyecek bir kavmi (toplumu) ona sahip çıkartırız.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer kâfirler bunları inkâr ederlerse, şüphesiz, yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
B
Besim Atalay Meali (1965)
İşte bunlar, kitap, hikmet, peygamberlik vermiş olduklarımız, bunlar inanmazlarsa, inanan bir ulusla onları değiştiririz
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar Bizim kitab, hökm və peyğəmbərlik verdiyimiz kimsələrdir. Əgər (indi) bunlar (Qüreyş müşrikləri və başqa kafirlər) bu dəlilləri dansalar, Biz onlara həmin dəlilləri inkar etməyən bir tayfanı müvəkkil edərik (onların yerinə dəlillərimizi inkar etməyəcək bir zümrə gətirərik).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar kendilerine kitap, hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunları tanımayıp inkâr ederlerse, (bilsinler ki biz) yerlerine inkâr etmeyen bir topluluk getiririz.
C
Cemil Said (1924)
Kendilerine kitâb, hikmet ve nübüvvet virdiği insânların ahfâdından kürf idenler olur ise ânları îmân idenlere tevdî’ itdik.
D
Diyanet Vakfı Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Kafirler onları inkar ederlerse, inkar etmeyecek bir milleti onlara vekil kılarız.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkâr ederlerse, biz onları inkâr etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.[182]
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
İşte bunlar kendilerine kitâb, huküm, nübüvvet verdiğimiz kimseler, şimdi şu karşıdakiler buna körlük ediyorlarsa biz ona körlük etmiyen bir ümmeti müekkel kılmışız
E
Emrah Demiryent Meali
İşte bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (müşrikler), bunları (kitap, hikmet ve peygamberliği) inkâr ediyorlarsa, (bilsinler ki) biz onların yerine (hakkı) inkâr etmeyen bir topluluğu vekil kılarız.
E
Erhan Aktaş Meali
İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nubuvvet¹ verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları inkâr ederlerse, yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir halkı vekil etmişizdir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
şunlar anlardur kim virdük anlara kitābı daħı 'ilmi daħı peyġamberliġi. pes eger kāfir olur ise uşbunlar bayıķ śalduķ aña bir ķavmı kim degüller aña kāfirler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Şimdi bunlar (Kureyş kavmi) bunları (bu delilleri) tanımayıb da kâfir olurlarsa (zâten) biz ona, bunu inkâr etmeyen bir kavmi vekil (ve me'mur) kılmışızdır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bunlar kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiklerimizdir. Eğer bunları inkâr ederlerse yemin olsun, onların yerlerine kâfir olmayan bir topluluk getiririz.
H
Hayrat Neşriyat Meali
İşte onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Fakat bunlar (o müşrikler) onları (kitap, hikmet ve peygamberliği) inkâr ederse, artık muhakkak ki(biz,) onları inkâr eden kimseler olmayan bir kavmi (Muhâcir ve Ensâr'ı ve nice ehl-i îmânı)onlara (îmân etmeye) vekil kılmışızdır.
K
Kadri Çelik Meali
Kendilerine kitab, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Eğer onlar (Mekke halkı) bunları inkâr ediyorlarsa, biz buna (kitap, hüküm ve peygamberliğe inanmaya), kâfir olmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şimdi onlar bu söylenenleri inkâr ederlerse muhakkak ki yerlerine, bunları inkâr etmeyecek bir topluluk getiririz.
M
M. Pickthall (English)
Those are they unto whom We gave the Scripture and command and prophethood. But if these disbelieve therein, then indeed We shall entrust it to a people who will not be disbelievers therein.
M
Mahmut Kısa Meali
Onlar, kendilerine Kitap, hikmet ve Peygamberlik bahşettiğimiz kimselerdir. O hâlde, sen de o Peygamberlerin izinden gitmelisin. En yakınlarından başlayarak, çevrendeki insanları ve halkını imana davet etmelisin. Eğero insanlar gönderdiğimiz mesajı inkâr edecek olurlarsa, hiç önemli değil, Biz ayetlerimizi, onları inkâr etmeyecek sağlambir topluluğa emânet etmişizdir. Çünkü bu din, hiçbir ırkın, cemaatin tekelinde değildir. Emâneti taşıyamayanlar, —hangi ırka veya topluma ait olursa olsun— bertaraf edilir ve yerlerine, İslâm sancağını lâyık olduğu şekilde taşıyabilecek yeni toplumlar gelir.
M
Mahmut Özdemir Meali
İşte onlar Kitap, Hüküm (Hikmet, Uygulama) ve Nebiyylik verdiğimiz kimselerdir.
Eğer bunları inkâr ederse, (örtüp gizlerse), bunları, inkâr edenler ile birlikte olmamış bir kavme emanet ettik.
M
Mehmet Okuyan Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. [*] Onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse elbette yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
M
Mehmet Türk Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hükümranlık ve Peygamberlik verdiğimiz kimselerdir.¹ Eğer şu (kâfirler) bütün bunları inkar ederlerse, şüphesiz Biz, onların yerine bunları inkâr etmeyen bir toplum getiririz.
M
Mehmet Çakır Meali
Biz bu kullarımıza, hem kitap, hem egemenlik dersi, hem de ilahî habercilik görevi verdik. Eğer Mekkeliler bunları kabul etmezler ise, Biz de onlar yerine bu bilgileri reddetmeyecek bir millet buluruz.
M
Mehmet Çoban Meali
İşte onlar kendilerine kitap, hikmet ve Nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar gerçeklerimizi inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
M
Muhammed Esed Meali
[Ama] Biz, onlara vahyi, sağlam muhakemeyi ve peygamberliği bahşettik. Ve şimdi inançsızlar bu hakikatleri inkar etmeyi tercih edebilirler, ⁷¹ [ama bilin ki] Biz onları, asla reddetmeyecek olan insanlara bahşetmekteyiz;
M
Mustafa Çavdar Meali
İşte bunlar kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar bu vahye inanmazlarsa, biz de bunu inanacak başka bir topluma bu emaneti veririz. 3/81, 4/163...165, 29/27, 42/13
M
Mustafa İslamoğlu Meali
(Ne ki) Biz onlara vahiy, (onunla) hükmedecek yetenek ve nübüvvet verdik. Eğer onlar bu hakikatleri inkâr ediyorlarsa, iyi bilsinler ki Biz (çoktan) onların yerine başka bir topluluğu vekil kıldık: onlar asla bu hakikatlerin inkârcısı olmazlar;
O
Orhan Kuntman Meali
Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik ihsan ettiğimiz kimselerdir, şimdi şunlar (müşrikler) onları tanımayıp ta inkar ederlerse (zararı kendilerine olur) yerlerine, (Cenâb-ı Hakka iman eden) onları (hiçbirini) inkar etmeyen bir toplum (Muhammed s.a.s. ümmetini) getiririz.
O
Osman Fırat Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve nübüvvet verdiklerimizdir. Eğer bunlar bu sayılanları inkar ederlerse, işte bu topluluğu (iman edenleri) ona (o saydıklarımıza) vekil ettik ve ona inanmamazlık da etmezler.
S
Sardorxon Jahongir
Ana ular, biz ularga kitob, hikmat ilmi va payg‘ambarlik bergan zotlardir. Bularni anavi mushriklar inkor qilsalar, u holda ularni inkor etmaydigan qavmni unga vakil qilib qo‘yganmiz.
S
Satıraltı Meal (1534)
Anlar ol kişilerdür ki virdük anlara kitābı, şerī‘atı daḫı, peyġamberlıġıdaḫı. Eger aña anlar kāfir olsa taḥḳīḳ biz müvekkel ḳılduḳ aña bir ḳavmi ki aña kāfir degüldürler.
S
Suat Yıldırım Meali
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet, hükümranlık ve nübüvvet verdiğimiz şahsiyetlerdir. Şimdi o müşrikler bu nübüvveti inkâr ederlerse, biz nübüvveti inkâr etmeyip ona sahip çıkan bir topluluk görevlendiririz.
S
Süleyman Ateş Meali
İşte onlar, kendilerine Kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şunlar, (yani Kureyş kavmi), bunları inkar ederse, (bilsinler ki) biz, bunları inkar etmeyecek (koruyacak) bir toplumu, bunlara vekil bırakmışızdır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
İşte onlar bizim kendilerine kitâb ve hüküm ve nübüvvet virdiklerimizdir. Eğer bu müşrikler o kitâblara ve hükme ve nübüvvete kâfir olurlar ise biz, yerlerine onları inkâr itmeyecek bir kavmi ikāme iyleriz.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Adı geçenler, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şu insanlar bütün bunları görmezlik ederlerse, biz onları, görmezlik etmeyecek bir topluluğun korumasına bırakırız.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İşte bunlardır kendilerine kitap, hükmetme gücü ve peygamberlik verdiklerimiz. Şimdi şu insanlar bütün bunları inkâr ederlerse biz, bunları inkâr etmeyecek bir topluluğu onlara vekil ederiz.
Y
Yusuf Ali (English)
These were the men to whom We gave the Book, and authority, and prophethood: if these (their descendants) reject them,(908) Behold! We shall entrust their charge to a new people who reject them not.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
İşte onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir. Şimdi şu kavimler, eğer bu delilleri inkar ederlerse artık Biz ona münkir olmayan bir kavmi tevkil etmişizdir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şu müşrikler onları inkâr etseler de, Biz zaten kitabı, hüküm ve peygamberliği, onları inkâr etmeyen bir topluluğa emanet etmişizdir.
İ
İhsan Aktaş Meali
İşte onlar kendilerine kitap (vahiy içeren kitaplar ve çok ilim), hüküm (hikmet, hükümranlık, muhakeme ve doğru karar alma yeteneği) ve nübüvvet (peygamberlik) verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (müşrikler) onları (burada anlatılan gerçekleri tanımayıp) inkâr ederlerse, (bilsinler ki biz) muhakkak onları (o anlatılan gerçekleri) inkâr etmeyecek olan bir topluluğu vekil kılarız.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve nebîlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer verdiğimiz kitabı ve hükümlerini inkâr etselerdi, onların yerine bu görevi üstlenecek ve Allah’ın mesajlarını inkâr etmeyecek başka toplulukları getirirdik.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar, kendilerine Kitap, hikmet [³] ve nübüvvet verdiğimiz kimselerdir. Bunlar [⁴] O/nu [⁵] tanımayacak olurlarsa sıkılma, çünkü O/na riayet edecek, tanımamazlık yapmayacak bir cemaati mutlak yerlerine getiririz [⁶].
İ
İsmail Yakıt
İşte onlar kendilerine Kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar/kâfirler bunları inkâr ederse, andolsun biz onlara inkâr etmeyen bir topluluğu [kavm] vekil yaparız.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte onlar kendilerine Kitap, doğrunun bilgisi, elçilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar bunları tanımayacak olurlarsa Biz de onların yerine tanımazlık etmiyecek bir ulusu koyarız.
Ş
Şaban Piriş Meali
Kendilerine kitap, hüküm ve Peygamberlik verdiğimiz işte bu kimselerdir. Bunu işte onlar inkar ederse, biz de onları inkar etmeyecek bir kavmi vekil kılarız.
En’âm Suresi 89. Ayet Meali ve Tefsiri
En’âm Suresi 89. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda En’âm Suresi 89. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. En’âm Suresi 89. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. En’âm Suresi 89. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?