Sureye Dön

Beyyine Suresi Suresi, 5. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve ancak özleri halis olarak ve onun gerçek dinine uyarak Allah'a kulluk etmeleri emredildi onlara, doğru olmaları emredildi ve namaz kılmaları ve zekat vermeleri ve işte budur hükümleri sabit doğru kitaplardaki din de.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Oysa kendilerine yalnızca Allah'a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O'na iman ederek batıl olan herşeyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları ve mallarının bencillik kirinden arındırılması için karşılıksız harcamada bulunmaları emrolunmuştu. İşte dosdoğru din de budur.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Oysa onlar, Dini sadece O’na halis kılan hanifler (Allah’ı birleyenler) olarak, ancak Allah’a kulluk etmek, namazı dosdoğru ikame edip (huzur ve şuurla yerine getirmek) ve zekâtı vermek dışında (yanlış ve yararsız şeylerle) emrolunmamışlardı. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din bu (İslam)dır.
A

Ahmet Tekin Meali

Halbuki, onların da, yalnız Hakka ve tevhide yönelerek, dininde Allaha halisane samimi davranarak Allah'a kulluk ve ibâdet etmeleri, O'nun şeriatına bağlanmaları, O'na boyun eğmeleri, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılmaları, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte sağlıklı bir toplumun dini, insanlığı, insanî değerleri ayakta tutacak hak din, zamanla değişmeyen tabiî hukuk kurallarını içeren şeriat, düzen, medeniyet budur.
A

Ahmet Varol Meali

Oysa onlar dini yalnız O'na halis kılan hanifler olarak Allah'a kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekten başka bir şeyle emrolunmamışlardı. İşte dosdoğru din de budur.
A

Ali Bulaç Meali

Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başka şeyle emrolunmadılar. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Halbuki onlar, ancak Allah'a, O'nun dininde ihlâs sahibleri olarak, diğer bâtıl dinlerden İslâm'a yönelerek ibadet etsinler, namazı gereği üzre kılsınlar ve zekâtı versinler diye emrolunmuşlardı. İşte bu emredildikleri şey, dosdoğru hak dindir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Hâlbuki dini Allah’a has kılarak, dosdoğru bir şekilde O’na ibadet etmekle, namaz kılmakla, zekât vermekle emir almışlardı. (Evet, kendilerine yalnızca böyle emredilmişti.) İşte doğru yolda olan bir milletin dini budur!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Oysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din budur.[788]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlarsa ancak, dini Allah için özden kılarak, pak Müslüman olarak, namaz kılmak, zekât vermek ile emrolunmuşlardır; doğru din işte budur
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Halbuki onlara əmr edilmişdir ki, Allaha – dini yalnız Ona məxsus edərək, batildən haqqa (islama) dönərək – ibadət etsinlər, namaz qılıb zəkat versinlər. Doğru-düzgün din budur!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Oysa onlar, bâtıl dinlerden uzaklaşarak saf bir inançla, dini yalnız Allah’a has kılmak, O’na kulluk etmek, namazlarında dikkatli ve devamlı olmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte en doğru olan din de budur.
C

Cemil Said (1924)

Hâlisâne du’â itmekden, Allâh’a sâdık olmakdan, namâz kılmakdan ve zekât virmekden gayri kendilerine ne emir olunuyor? Hakîki dîn budur.
D

Diyanet Vakfı Meali

Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Halbuki onlar ancak şununla emr olunmuşlardı: hak perest müvahhid (hanîfler) olarak dîni Allah için halis kılarak yalnız Allaha ıbadet etsinler ve namazı dürüst kılsınlar ve zekâtı versinler, ve odur «dîni kayyime»
E

Emrah Demiryent Meali

Hâlbuki onlara, dini ancak Allah’a has kılarak, şirk koşmadan sadece Allah’a kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte (Allah’ın bütün peygamberlere vahyettiği ve bütün peygamberlerin de ümmetlerine tebliğ ettiği) dosdoğru din budur.
E

Erhan Aktaş Meali

Oysa Allah'a kulluktan ve dini hanifler¹ olarak O'na has kılmaktan ve salatı ikame etmekten², zekâtı vermekten² başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı buyrılmadılar illā kim ŧapalar Tañrı’ya iħlāś eyleyicilerken aña dįni müsülmānlarken daħı ŧururalar namāzı daħı vireler zekātı. daħı şol ŧoġru dįndür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Halbuki onlar Allaha, Onun dîninde ihlâs (ve samîmiyyet) erbabı ve muvahhidler olarak, ibâdet etmelerinden, namazı dosdoğru kılmalarından, zekâtı vermelerinden başkasıyle emr olunmamışlardı. En doğru dîn de bu idi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Oysa onlar, dini yalnızca O’na halis kılan hanifler olarak, sadece Allah’a kulluk etmek, salâtı yerine getirmek ve zekâtı gerçekleştirmekle emrolunmuşlardı. İşte sapasağlam din budur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hâlbuki (onlara) ancak, dinde ihlâslı (samîmî) kimseler, hakka yönelmişler olarak O'nun (rızâsı) için yalnız Allah'a kulluk etmeleri, namazı hakkıyla edâ etmeleri ve zekât vermeleri emrolunmuştu. İşte bu ise, doğru dindir!
K

Kadri Çelik Meali

Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılanlar olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermek dışında bir şeyle emredilmiş değillerdir. İşte sapasağlam din budur.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Halbuki onlara, Allah’a kulluk etmeleri, Hanîfler olarak O’na yürekten inanıp boyun eğmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emredilmişti. Doğru din de işte budur.
M

M. Pickthall (English)

And they are ordered naught else than to serve Allah, keeping religion pure for Him, as men by nature upright, and to establish worship and to pay the poor due. That is true religion.
M

Mahmut Kısa Meali

Oysa onlara, tertemiz bir inançla bir tek Allah’a yönelerek ve her konuda O’nun hükmüne boyun eğerek yalnızca O’na kulluk etmeleri, namazı dosdoğru kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti; işte budur,insanı kurtuluşa iletecek dosdoğru din!
Öyleyse;
M

Mahmut Özdemir Meali

Oysa hanîfler olmak üzere Din’i O’na hâlis kılanlar olarak sadece Allah’a kulluk etmekle, Namaz’ı kılmakla, Zekât’ı vermekle emredildiler.
Bu, Kayyime (Dimdik Sağlam Duran / Yürürlükte / Geçerli / Gerçek) dindir.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Oysa) dini yalnız O’na özgü kılarak, [hanîf]ler (Allah’ı birleyenler) olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri kendilerine özellikle emredilmişti. İşte sağlam din budur.
M

Mehmet Türk Meali

Hâlbuki onlar sadece, dini yalnız Allah’a has kılarak,¹ Allah’a tam inanarak, namazı dosdoğru ve devamlı kılmakla ve zekât vermekle emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din de buydu.
M

Mehmet Çakır Meali

Halbuki, Allah'a tertemiz bir kalp ile ibadet etmeleri, namaz kılıp zekat vermeleri onlara da emredilmiş ve: " bütün ilahî kitapların dini budur " denmişti.
M

Mehmet Çoban Meali

İnsanlara gönderdiğimiz kitabımızda ağır sorumluluklar yüklemedik! İnsanlardan istediğimiz şey, yeryüzündeki yaşamı sadece yasalarımıza göre kurmaları, yasamızdan ayrılmayarak hakkı adaleti gözetmeleriydi. Emirlerimi dinleyerek inançlarını göstermeleri, Salât-ı İkame etmek için huzurumuza durmaları, ayetlerimle bilgilerini, bilinçlerini artırarak kendilerini özeleştiriye tabi tutmaları, hataları varsa tövbe etmeleriydi. İnsanlara yeryüzünde birçok nimetler verdik! İnsanları varlıklarla donattık! İstedik ki Zekât-ı İkame ederek, her türlü dünyevi kaygılardan, dünyevi düşkünlüklerden uzak dursunlar, kötülüklerden, pisliklerden, haramlardan temizlensinler, kendilerine verdiğimiz varlıklardan Allah yolunda harcayarak arınsınlar! İnsanlar için katımızdaki en doğru yol, en doğru yaşam tarzı budur. İnsanlara sadece barışı, huzuru, esenliği koruyan bir yaşam tarzı emrettik!
M

Muhammed Esed Meali

Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O’na iman ederek bâtıl olan her şeyden uzak durmaları; ⁵ namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları; ve karşılıksız harcamada bulunmaları ⁶ emrolunmuştu: çünkü bu, doğruluğu kesin ve açık olan bir ahlakî değerler sistemidir. ⁷
M

Mustafa Çavdar Meali

Oysa onlar, dini/yaşamlarını sadece Allah’a has kılarak Hanifler/şirke bulaşmamış kimseler olarak Allah’a kulluk etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek ile emrolunmuşlardı. İşte insanlığın değerler sistemi/dosdoğru din budur. 6/162, 30/30
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Oysa kendileri yalnızca Allah’a kulluk etmek, din koyma yetkisinin sadece O’na mahsus olduğuna iman edip bâtıl olan her şeyden uzak durmak, ibadeti hakkıyla eda etmek,[⁵⁸⁴³] arınmak ve artmak için verilmesi gerekeni vermekle emrolunmuşlardı: İşte insanlığın ebedî değerler sistemi budur.[⁵⁸⁴⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

Oysa onlar ancak, dini Allah'a tahsis ederek, O'nu birleyerek yalnız Allah'a kulluk etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı ki, en doğru din de bu idi.
O

Osman Fırat Meali

Hâlbuki onlara sadece Allah’a kulluk etmeleri, dini O’na has kılarak hanîfler olmaları, namazı kılmaları ve zekât vermeleri emredilmişti. İşte bu, (insanları sapasağlam) ayakta tutan gerçek dindir.
S

Sardorxon Jahongir

Holbuki, ular faqat yagona Allohga, Uning uchun dinni shirkdan xolis qilgan, to‘‎g‘‎ri yo‘‎ldan og‘‎magan hollarida ibodat qilishga va namozni to‘‎liq ado qilishga hamda zakot berishga buyurilgan edilar. Mana shu to‘‎g‘‎ri dindir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı buyrulmadılar, illā Allāha ṭapmaġa, iḫlāṣ idüp aña dīni aru i‘tiḳād‐ıla.Daḫı durġuralar namāzı, daḫı vireler zekātı. Daḫı doġrularuñ dīni oldur.
S

Suat Yıldırım Meali

Halbuki onlara, şirkten uzak olarak yalnız Allah'a ibadet etmeleri, namazı hakkıyla ifâ etmeleri, zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte sağlam, dosdoğru din budur. [21, 25; 16, 36]
S

Süleyman Ateş Meali

Oysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din oydu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar ancak dînlerinde hâlis ve bâtıldan 'ârî olarak Allâh'a 'ibâdet itmekle ve namâz kılmak ve zekât virmekle emr olunmuşlardı. Bu da doğrı dîndir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara (resullerimiz tarafından) sadece şu emir verilmiştir: Allah’ın dinine bir şey katıştırmadan yalnız O’na kulluk edin; namazı düzgün ve sürekli kılın, zekâtı da verin. İşte doğru din budur.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Oysaki onlara, dini yalnız O'na özgüleyerek, dosdoğru yürüyen kişiler halinde sadece Allah'a ibadet etmeleri, namazı/duayı yerine getirmeleri, zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din.
Y

Yusuf Ali (English)

And they have been commanded no more than this:(6228) To worship Allah, offering Him sincere devotion, being true (in faith);(6229) to establish regular prayer; and to practise regular charity; and that is the Religion Right and Straight.(6230)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Halbuki, onlar emrolunmadılar, ancak dinde ihlas sahipleri, muvahhidler olarak ibadet etsinler ve namazı dosdoğru kılsınlar ve zekâtı versinler (diye emrolunmuşlardır). Ve işte en doğru din de budur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Oysa onlar sadece bâtıl dinlerden uzaklaşarak saf bir inançla Allah'a kulluk etmek, namaz kılmak ve zekât vermekle emrolunmuşlardı ki, dosdoğru din de zaten budur.
İ

İhsan Aktaş Meali

Oysa onlara (daha önce Tevrat ve İncil’de de) dini (kuralları koyma yetkisini) yalnız Allah’a has (özgü kılıp), hakka yönelen kimseler olarak ona kulluk etmeleri, namazı (dosdoğru) kılmaları ve zekâtı (yoksul, fakir, muhtaç ve toplumun işsizlerine) vermeleri emredilmişti. İşte dosdoğru (sağlam) din budur.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Hâlbuki Allah’ın dinine hiçbir şey katmadan samimi (muhlisine) ve yalnızca doğru ve gerçekleri araştırarak belgeli olmak (hünefaae) şartı ile belirlediği dinde (kurallar içinde) kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekâtı vermeleri onlara emredilmişti. İşte en doğru din bunları yapmaktır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Halbuki onlar muvahhid-i pâk olarak, dini yalnız Allah/a tahsis ederek ibadet etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı eda eylemekten başka bir şeyle emrolunmadılardı. İşte doğru yolda bulunanların dini [⁷] budur.
İ

İsmail Yakıt

Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, Hakk’a yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı dosdoğru kılmaları ve arınmak için [zekât] vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara buyrulanlar yalnız şunlardı: Allah’a yürekten bağlı olarak tapın, yalvarıya durun, zekat verin, işte dosdoğru din budur.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, sadece dini/otoriteyi Allah'a has kılan hanifler olarak ona kulluk etmek, namazı kılmak, zekatı vermek ile emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din budur.

Beyyine Suresi 5. Ayet Meali ve Tefsiri

Beyyine Suresi 5. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Beyyine Suresi 5. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Beyyine Suresi 5. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Beyyine Suresi 5. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim