Sureye Dön

A’râf Suresi Suresi, 49. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Allah, onları rahmetine nail etmez diye yemin ettiğiniz kişiler, bunlar değil miydi? Sonra bunlara girin cennete denir, ne korku vardır size, ne de mahzun olursunuz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Şu cennete girenler, sizin Allah'ın rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz, cennete giren kimseler değil miydi? Oysa bakın şimdi onlara: “Girin cennete, size korku yok, hüzün de duymayacaksınız” diye sesleniliyor.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ardından onlara cennetlikleri göstererek) "Kendilerine Allah’ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz (ve hiçbir nimet ve fazilete layık görmediğiniz) kimseler bunlar mıydı? (Şimdi bakın ve pişmanlık içinde kıvranın ki, iman, itaat ve sadakat ehli mü’minler, ne kutlu ve mutlu bir sona kavuşmuşlardır.Ve mü’minlere dönerek:) Haydi girin cennete! (diyeceklerdir.) Sizin için artık korku yoktur ve mahzun da olmayacaksınız."
A

Ahmet Tekin Meali

“Allah onları rahmetine kavuşturmayacak diye yeminler ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" derler. Cennetliklere de:
“Girin cennete, artık size ne korku var, ne de geride bıraktığınız yakınlarınız ve yapamadığınız şeyler dolayısıyla mahzun olacaksınız" derler.
A

Ahmet Varol Meali

Allah'ın kendilerine rahmet ulaştırmayacağına yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı? Girin cennete! Size bir korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de!"
A

Ali Bulaç Meali

'Kendilerine Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete. Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

A'raftakiler, kâfirlerin ileri gelenlerine fakir müminleri göstererek: “- Bunlar, müminlerin zayıfları değil midir ki, siz dünyada bunları tahkir edip onlar Allah'ın rahmetine erişemez (cennete giremez) ler diye yemin ediyordunuz?” derler. O anda fukaraya şöyle denir; “- Cennete girin. Size hiç bir korku yoktur ve siz mahzun da olacak değilsiniz.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

48, 49. O A’raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları bazı erlere seslenirler. Derler ki: “Sizin derleme ve toplamanız ve kibirlenerek Allah’ın ayetlerinden uzak durmanız, size hiçbir fayda vermedi. Allah’ın rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar (bu Cennete girecek olanlar) değil miydi?” (Ve o Cennete girecek olanlara) “Cennete girin. Sizin için, ne (gelecek) korkusu ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır.” (derler.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” Cennet ehline dönerek: “Giriniz cennete! Artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz” derler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İşte bunlar o kimseler değil mi? «Allahın rahmetine erişemezler» diye ant içmiştiniz, iyiler: «Cennete giresiniz size ne korku var, ne de kaygılanırsınız» diyerek çağrırlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Və fağır, yoxsul mö’minləri kafirlərin böyüklərinə göstərərək: ) “Allah onları Öz mərhəmətinə nail etməyəcək, -deyə and içdiyiniz kəslər bunlarmıdır?” – söyləyəcəklər. (O anda Allah həmin mö’minlərə müraciətlə belə buyuracaq: ) “Cənnətə daxil olun. Sizin heç bir qorxunuz yoxdur və siz qəm-qüssə görməyəcəksiniz!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

“Allah’ın rahmetine eriştirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bu (cennetlik ola)nlar mıdır?” dedikten sonra (cennetliklere dönerek): “Girin cennete, artık size ne korku vardır ne de üzüleceksiniz” (derler).
C

Cemil Said (1924)

48, 49. A’râfdakiler ’alâmât-ı fârikalarından teşhis idecekleri âdemlere: "Sizin topladığınız servetler ve kibir ve ’azametiniz neye yaradı?" Mü’minler içün "Allâh’ın rahmetine nâil olmıyacak diyu kasem itdiğiniz âdemler bunlar mıdır?" dirler ve ehl-i cennet de: "Dâhil olınız her dürlü havfden masûn olursınız ve mahzûn olmazsınız" dirler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?» (ve cennet ehline dönerek): «Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz» (derler).
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

48,49. Burçlarda olanlar, simalarından tanıdıkları adamlara; Topluluğunuz, topladığınız mal ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi. Allah'ın rahmetine erdirmeyeceğine yemin ettikleriniz bunlar mıydı? Oysa Allah onlara şöyle der: "Cennete girin, size korku yoktur, sizler mahzun da olmayacaksınız."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Sizin, ‘Allah bunları rahmete erdirmez’ diye yemin ettikleriniz şunlar mı?” (Sonra cennetliklere dönerek) “Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz” derler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Allah onları hiç bir rahmete erdirmiyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz" derler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Tâ şunlarmıydı o sizin Allah bunları kabil değil rahmetine irdirmez diye yemin ettikleriniz? dedikten sonra berikilere dönüb «girin Cennete size korku yok artık siz mahzun olacak değilsiniz» demektedirler
E

Emrah Demiryent Meali

(Kâfirlere cennetlikleri göstererek,) “Sizin: “Allah bunları rahmete erdirmez” diye yemin ettikleriniz bunlar mıydı?” (Sonra cennetliklere dönerek,) “Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz” derler.
E

Erhan Aktaş Meali

Cehennemliklere; “Allah, hiçbir rahmete erdirmeyecek.” diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? Onlara:¹ “Girin Cennet'e, artık size korku yoktur. Üzülecek de değilsiniz.” denir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

“uşbunlar mıdur anlar kim and içdüñüz kim irürmeye anlara Tañrı raḥmet?” “girüñ uçmaķa ķorķu yoķdur üzerüñüze ne daħı siz ķayġurasız.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

«Kendilerini Allahın, rahmetine erdirmeyeceğine yemîn etdiğiniz kimseler bunlar (bu ehl-i cennet) mi idi? Girin cennete. Size hiç bir korku yokdur ve siz mahzun da olacak değilsiniz».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

’Allah bunları rahmete kavuşturmayacaktır.’ diye yemin ettikleriniz bunlar mıydı?” diye seslenirler. (Sonra cennetliklere): Girin cennete, size korku yoktur, sizler mahzun da olmayacaksınız.” (derler.)
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Yine A'râf ehli:) “Allah, onları hiçbir rahmete eriştirmeyecek, diye yemînettiğiniz (hor gördüğünüz) kimseler bunlar mı?” (derler). (Sonra A'râf ehline de şöyle denilir:) “Cennete girin! Size hiçbir korku yoktur ve siz mahzûn olmayacaksınız!”
K

Kadri Çelik Meali

(Ey zalimler!) “Allah'ın asla rahmetine erdirmeyeceğine yemin ettiğiniz (müminler) bunlar mıydı? (O halde zalimlerin isteklerinin aksine, ey cennet ehli kimseler!) “Cennete girin; size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah’ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” (Cennet ehline de şöyle derler:) “Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz.”
M

M. Pickthall (English)

Are these they of whom ye swore that Allah would not show them mercy? (Unto them it hath been said): Enter the Garden. No fear shall come upon you nor is it ye who will grieve.
M

Mahmut Kısa Meali

“Sizin bir zamanlar, kendileri hakkında ‘Allah lütuf ve rahmetini böyle yoksul ve çaresiz kimselere vermez!’ diye yemin ettiğiniz insanlar bunlar mı?Oysa bakın, şimdi onlara ne müjdeleniyor: “Girin cennete, artık sizin için ne korku vardır, ne de üzüntü!”
M

Mahmut Özdemir Meali

-" ’Allah onları rahmete erdirmez’ diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?".
-"Cennet’e girin! Size korku yoktur; siz üzülür de değilsiniz".
M

Mehmet Okuyan Meali

(Haklarında) ‘Allah’ın merhameti onlara ulaşmaz!’ diye yemin ettiğiniz kişiler bunlar mı?” [*] (Oysa onlara:) “Cennete girin! Size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.” (denecektir).
M

Mehmet Türk Meali

Ve: “(cennetlikleri göstererek) Allah’ın, kendilerini rahmete erdirmeyeceğine dâir yemin ettikleriniz bunlar mıydı?” deyip (ardından cennetliklere dönerek): “Girin cennete, artık bugün sizin için bir korku yoktur ve siz, mahzun da olmayacaksınız.” diyecekler.
M

Mehmet Çakır Meali

bir yandan da cehennemdekilere, cennetlikleri işaret ederek: Sahi bunlar mıydı? Yemin edip:' Allah bunların yüzüne bile bakmaz ' dediğiniz adamlar derler, bir yandan da: " hadi korkusuzca buyurun cennete " diyerek cennetliklere yol verirler...
M

Mehmet Çoban Meali

"Allah’ın kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?" Cennet ehline dönerek: "Girin cennete artık size korku yoktur. Siz üzülecek de değilsiniz." derler.
M

Muhammed Esed Meali

Bir vakit haklarında, ‘Allah rahmetini asla böylelerine ulaştırmaz!’ ³⁸ diye kestirip attığınız kimseler, işte bunlar, [bu onurlandırılmış kimseler] mi? [Oysa, bakın, şimdi onlara:] “girin cennete; size korku yok, hüzün de duymayacaksınız!’ [diye sesleniliyor]”.
M

Mustafa Çavdar Meali

Hani bir zamanlar “Allah bunlara rahmetini ulaştırmaz” diye var gücünüzle yemin ettiğiniz kişiler bunlar mıydı? Derler. – Şöyle seslenilir: - Girin cennete artık size ne bir korku vardır ne de bir hüzün. 38/62-63, 221/101…103, 27/89, 43/68…73, 50/31...35
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Cennetlikleri işaret ederek) “İşte şunlar, bir zamanlar ‘Allah rahmetini onlara asla ulaştırmaz!’ diye yeminler ettiğiniz, (şimdi ise) kendilerine ‘Girin cennete! Sizin için gelecek endişesi yok, geçmişten dolayı hüzün duymak da yok!’ denilen kimseler değiller mi?”
O

Orhan Kuntman Meali

(İşte bakın fakir oldukları için küçümsediğiniz) "Allah’ın kendilerini asla rahmetine erdirmeyeceğine de yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Ki siz azaba uğrarken onlar cennet yolunu tutmuşlar) diye seslenirler, (sonra da cennet ehline dönerler ve) "Girin cennete, artık size hiçbir korku yoktur ve sizler üzülecek de değilsiniz" derler, (onlara selamet dilerler.)
O

Osman Fırat Meali

(Kâfirlere denilecek ki:) “Ha, bunlar mıydı? Sizin yemin edip ’Allah’ın rahmetine kavuşmayacaklar’ dedikleriniz! Girin cennete! Üzerinize korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de.”
S

Sardorxon Jahongir

Yana ular: “Ularga Allohning rahmati yetib kelmaydi deya ont ichganlaringiz anavi bechora musulmonlarmi?” – deb aytadilar. Shundan keyin arosatda qolganlarga: “Jannatga kiringlar, endi sizlarga hech qanday xavfu xatar yo‘‎q va sizlar g‘‎am-tashvish ham chekmaysizlar”, – deyiladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Bunlar anlar mıdur ki and içerdüñüz ki irişmez anlara Tañrı Ta‘ālānuñraḥmeti? Girüñüz uçmaġa diyeler. Ḳorḳu yoḳdur üstüñüze, ne daḫı sizḳayurursız.
S

Suat Yıldırım Meali

48, 49. A'râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: “Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı! ”O cennetlikleri göstererek “Sahi, şunlar “Allah, bunları asla lütfuna nail etmez. ” diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: “Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Allah onları hiçbir rahmete erdirmeyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz!" dediler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Ashâb-ı A'râf cehennem halkına cennetdeki fukarâ-yı mü'minîni göstererek) "Allâh'ın onları rahmetine nâil itmeyeceği hakkında yemîn itdikleriniz bunlar mıdır?" dirler. (A'râf halkına, cenet ve cehennemi gördükden sonra) "Haydi cennete giriniz, Size korku yokdur ve mahzûn dahî olmazsınız" dinilür.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

(Ey cehennemlikler!) ‘Allah onlara bir iyilikte bulunmaz’ diye yemin ettikleriniz bunlar mıydı? (Ey Allah’ın ikramına kavuşanlar) ‘Sizler Cennet’e girin. Üzerinizde ne bir korku olacak ne de üzüleceksiniz.’ ”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Şunlar mıydı o, 'Allah kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyecek' diye yemin ettikleriniz?" Ey cennetlikler! Siz de girin cennete. Ne bir korku var size ne de kederleneceksiniz.
Y

Yusuf Ali (English)

"Behold! are these not the men whom you swore that Allah with His Mercy would never bless? Enter ye the Garden: no fear shall be on you, nor shall ye grieve."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ya o kimseler mi idi ki, «Allah onları rahmetine nâil etmez,» diye yemin ediyordunuz! Cennete giriniz, size ne bir korku vardır ve ne de siz mahzun olacaksınız.
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Şu Cennetlikler ise, 'Allah bunlara rahmetini eriştirmez' diye yemin ettiğiniz kimseler değil miydi?” Derken onlara da “Cennete girin,” denir. “Artık ne bir korku vardır size, ne de üzülürsünüz.”
İ

İhsan Aktaş Meali

(Ve yine onlara:) ’’Allah’ın asla rahmetine erdirmeyeceğine (merhamet etmeyecek diye) yemin ettiğiniz (dünya hayatında kendilerini hor gördüğünüz, ezip sömürdüğünüz o) kimseler bunlar mıydı? (Oysa bakın, şimdi onlara:) “Girin cennete, artık (bugün) sizin için bir korku yoktur ve siz, mahzun da olmayacaksınız.”(diye sesleniliyor.) *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Yeryüzünde iken, küçük gördüğünüz ve Allah’ın rahmetine asla erişemez diye yeminler ettiğiniz, bunlar mıydı?” derler. (Allah) Girin cennete, sizin için orada ne korku nede üzüntü var” der.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kendilerine Allah/ın hiçbir rahmeti erişmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler [⁴] bunlar değil midir?» derler. O sırada onlara «— Cennete girin, size hiçbir korku yoktur. Siz mahzun da olmazsınız» denecek.
İ

İsmail Yakıt

Sizin “Allah onları rahmete erdirmez diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?” (oradakilere), “Cennete giriniz! Artık orada size bir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de” (denir).
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Kendilerine Allah’ın esirgeyiciliği erişmeyecek diye and içtiğiniz kimseler bunlar mıdır? Size gelince siz Cennet’e girin. Sizin için korku yoktur. Kaygılanacak da değilsiniz."
Ş

Şaban Piriş Meali

Bunlar mıydı o sizin, “Allah bunları rahmetine erdirmeyecektir” diye yemin ettikleriniz? derler.-Girin cennete size korku yoktur ve siz, mahzun da olmayacaksınız!

A’râf Suresi 49. Ayet Meali ve Tefsiri

A’râf Suresi 49. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda A’râf Suresi 49. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. A’râf Suresi 49. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. A’râf Suresi 49. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim