Sureye Dön

Zümer Suresi Suresi, 57. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Yahut Allah beni doğru yola sevketseydi elbette çekinenlerden olurdum dediği.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Veya gerçekten Allah beni doğru yola iletseydi, O'na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum” diyeceği,
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Veya (gafillerin ve kâfirlerin): "Şayet Allah bana hidayet verseydi, elbette müttakilerden olurdum" diyerek (hâşâ Allah’ı suçlamaya kalkışacağı),
A

Ahmet Tekin Meali

Yahut:
“Allah bana doğru yolu gösterme lütfunda bulunsaydı, Allah'a sığınanlardan, emirlerine yapışanlardan, günahlardan arınıp azaptan korunanlardan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerden olurdum.” diyeceği günden önce Kur'ân'a tâbi olun.
A

Ahmet Varol Meali

Yahut: "Eğer Allah beni hidayete erdirseydi mutlaka takva sahiplerinden olurdum" demesinden.
A

Ali Bulaç Meali

Veya: 'Gerçekten Allah bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum' diyeceği,
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Yahud şöyle demesi var: “- Eğer Allah bana hidayet vereydi, muhakkak ben, Allah'dan korkanlardan (şirkten sakınanlardan) olurdum.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Veya demesin: “Eğer Allah bana doğru yolu göstermiş olsaydı, elbette kendini (azaptan) koruyanlardan olurdum.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Yahut, “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı saygı duyanlardan olurdum” demesin diye.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Hiçbir kimse: «Allaha karşı yaptığım taşkınlıktan dolayı, bana yazıklar olsun; ben alay ediyorum!» demeye; ya da: «Allah beni doğru yola iletseydi sakınçlardan olurdum!» demeye; yahut azabı gördüğü zaman: «Bir kez daha döneydim, iyilerden olurdum!» Demeden önce, Allaha yönelin, ona teslim olun, sonra yardım olunmazsız
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Yaxud: “Əgər Allah məni doğru yola yönəltsəydi, mən mütləq müttəqilərdən olardım!” – söyləməsin.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Yahut: “Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka sakınanlardan olurdum!” diyeceği (günden de sakının)!
C

Cemil Said (1924)

56,57. Sonra nefis "Eyvâh bana ki Allâh’a karşu günâhkâr oldum, hak ile istihzâ itdim, Allâh hidâyet ide idi ben de Allâh’dan korkanlar meyânında bulunur idim" diyecek.
D

Diyanet Vakfı Meali

57, 58. Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

57,58. Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Yahut, “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” demesin.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana doğru yolu gösterseydi, her halde ben müttakilerden olurdum."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Yâhud diyeceği: Allah bana yolunu gösterse idi her halde ben müttekılerden olurdum
E

Emrah Demiryent Meali

57-58. Yahut “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” ya da azabı gördüğünde, “Keşke benim için bir kez (dünyaya dönmeye) imkân olsaydı da iyilik yapanlardan olsaydım” diyeceği (günden sakının)!
E

Erhan Aktaş Meali

Veya “Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum.” denmemesi için;
E

Eski Anadolu Türkçesi

yā eyitmeginden “eger bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermiş misse baña oladum şaķınıcılardan.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

yahud «Hakıykaten Allah bana hidâyet verseydi her halde (şirkden günâhlardan) sakınanlardan olurdum» diyeceği,
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ya da: “Allah beni hidayete ulaştırsaydı elbette muttakilerden olurdum.” demesin;
H

Hayrat Neşriyat Meali

57,58. Yâhut: “Doğrusu Allah beni hidâyete erdirmiş olsaydı, elbette (ben de) takvâ sâhiblerinden olurdum” demesi(nden) yâhut azâbı gördüğü zaman: “Keşke benim için gerçekten bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım!” demesi(nden evvel Kur'ân'a tâbi' olun)!
K

Kadri Çelik Meali

Veya “Gerçekten Allah bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum” diyeceği (günden sakının).
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Yahut “Eğer Allah bana hidayet nasip etseydi günahtan sakınanlardan olurdum” diyerek;
M

M. Pickthall (English)

Or should say: if Allah had but guided me I should have been among the dutiful!
M

Mahmut Kısa Meali

Ya da, “Eğer Allah bana bir kitap göndererek doğru yolu göstermiş olsaydı, kesinlikle kötülüklerden uzak durur, günah ve isyankârlıktan sakınanlardan biri olurdum!” diye mâzeretler öne sürmesin.
M

Mahmut Özdemir Meali

Yahut:
"-’Keşke Allah bana yol gösterseydi de Müttakîler’den / Sakınıp Korunanlar’dan olsaydım!’ demeden önce!".
M

Mehmet Okuyan Meali

Veya ‘Allah beni doğru yola ulaştırsaydı, elbette [muttakî]lerden (duyarlı olanlardan) olurdum!’ demesi(nden önce Kur’an’a uyun)! [*]
M

Mehmet Türk Meali

Veya: “Gerçekten Allah, beni hak yola iletseydi, elbette Allah’tan hakkıyla sakınanlardan olurdum.” demesi,
M

Mehmet Çakır Meali

Allah beni yola getirseydi, ben de pekâlâ kendimi sağlama alabilirdim demeden.
M

Mehmet Çoban Meali

Yahut: "Allah bana hidayet verseydi elbette sakınanlardan olurdum!"
M

Muhammed Esed Meali

yahut, “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka O’na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum!” demesin diye,
M

Mustafa Çavdar Meali

Yahut “Keşke Allah zorla da olsa beni doğru yola iletseydi de bende ona karşı gelmekten sakınanlardan olsaydım”. 6/125, 39/22
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Veya “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi, elbet ben de müttakiler arasında olurdum” demesin!
O

Orhan Kuntman Meali

Veya: "Allah bana doğru yolu gösterseydi ben de, sakınanlardan olurdum”
O

Osman Fırat Meali

Veya: "Eğer Allah bana hidayet etseydi, ben Allah’tan sakınanlardan olurdum" demesinden (sakının).
S

Sardorxon Jahongir

Yoki biror jon: “Agar Alloh meni hidoyat qilganida, albatta, taqvodorlardan bo‘‎lar edim”, – deb qolmasligi uchun.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yā eyitmezden burun eger Tañrı Ta‘ālā baña hidāyet virse‐y‐di müt‐taḳīlerden olurdum.
S

Suat Yıldırım Meali

Yahut: “Allah bana hidâyet verseydi, ben de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardan olurdum. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Yahut şöyle demesinden: "Allah bana hidayet etseydi, elbet ben de (Allah'ın azabından) korunanlardan olurdum."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yahud: "Eğer Allâh beni hidâyet itmiş olsa idi muttakîlerden olurdum"
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kalkıp şunu diyebilir: “Beni Allah yola getirseydi ben de çekinerek korunanlardan[*] olurdum.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana kılavuzluk etseydi elbette ben de korunanlardan olur[d]um."
Y

Yusuf Ali (English)

"Or (lest) it should say:(4328) ´If only Allah had guided me, I should certainly have been among the righteous!´-
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Veya (her nefsin) şüphe yok ki, «Eğer Allah bana hidâyet etse idi elbette ben muttakîlerden olurdum,» demesinden evvel (uyanması lâzımdır).
Ü

Ümit Şimşek Meali

Veya “Allah bana hidayet verseydi ben de sakınanlardan olurdum” demesin.
İ

İhsan Aktaş Meali

Yahut "Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka ben de (fenalıklardan) korunup sakınanlardan biri olurdum!" demesin diye,
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Veyahut “Allah beni doğru yola iletmiş olsaydı, bende sakınıp korunanlardan olacaktım.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Veya «— Allah bana hidayet verseydi elbette ben de sakınanlardan olurdum» demesin.
İ

İsmail Yakıt

Yahut “Allah beni doğru yola iletseydi elbette ben O’na karşı sorumluluk bilincinde olurdum” (demesin).²⁰
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kimse demesin ki : "Allah beni doğru yola iletseydi kesenkes ben de sakınanın biri olurdum."
Ş

Şaban Piriş Meali

Veya keşke Allah bana doğru yolu gösterseydi de korunanlardan olsaydım demesi...

Zümer Suresi 57. Ayet Meali ve Tefsiri

Zümer Suresi 57. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zümer Suresi 57. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zümer Suresi 57. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zümer Suresi 57. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim