Sureye Dön

Zümer Suresi Suresi, 46. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

De ki: Gökleri ve yeryüzünü yaratan, gizliyi de, açıkta olanı da bilen Allah'ım, ihtilafa düştükleri şeyler hakkında, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.
A

Abdullah Parlıyan Meali

De ki: “Ey Allah'ım, ey gökleri ve yeri yaratan, ey yaratılmış varlıkların kavramaktan aciz oldukları şeyleri de, akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen sensin. Farklı görüş ve iddialarda bulundukları şeyler hakkında, kulların arasında sen hüküm vereceksin.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

De ki: "Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, gaybı ve müşahede edileni bilen Allah’ım! Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında Sen hüküm vereceksin."
A

Ahmet Tekin Meali

“- Allahım, ey gökleri ve yeri yaratan! Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilen! Kullarının ihtilâfa, ihtilâf çıkarmaya devam ettikleri, çarpıttıkları, imandan uzaklaştıkları konularda, aralarında, sen, yalnız sen hüküm vereceksin.” de.
A

Ahmet Varol Meali

De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de görüneni de bilen Allah'ım! Aralarında ayrılığa düşmüş oldukları konularda, kullarının arasında sen hüküm vereceksin."
A

Ali Bulaç Meali

De ki: 'Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen Allah'ım. Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

De ki: “- Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybi ve hazırı bilen Allahım! Kularının arasında, o ayrılığa düştükleri (dine ait) şeyler hakkında sen hüküm vereceksin.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

De ki: “Ey gökleri ve yeri açıp yaratan, gayb ve şehadet âlemlerini bilen Allah’ım! Sen kullarının ihtilaf ettikleri konularda (kıyamet günü) hükmünü vereceksin.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

De ki: “Ey Allah'ım! Ey göklerin ve yerin yoktan yaratıcısı! Ey gizli ve açık her şeyi bilen! Kullarının, arasında ayrılığa düştükleri konularda hüküm verecek sensin.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Diyesin ki: «Allahım! Gökleri, yeri yaratan sensin, görüneni, görünmiyeni bilen de sensin, kullarının ayrışmış olduklarını, aralarında sen hükmedersin!»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

De: “Ey göyləri və yeri yoxdan yaradan, ey gizlini və aşkarı bilən Allah! Bəndələrin arasında ixtilafda olduqları (məsələlər) barəsində Sən hökm edəcəksən!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
C

Cemil Said (1924)

Di ki: "Semâvâtı ve arzı halk iden Allâhım! Mer’î ve gayr-ı mer’î her şeyi sen bilürsin ’ibâdının ihtilâflarını sen hal ideceksin."
D

Diyanet Vakfı Meali

De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de aşikârı da bilen Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

De ki: ey Gökleri ve Yeri yaradan ve gayb-ü şehadeti bilen Allahım! Kullarının arasında o ıhtılâf edip durdukları şeyler hakkında sen huküm vereceksin
E

Emrah Demiryent Meali

De ki: “Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve görüneni bilen Allahım. Kullarının ihtilaf ettikleri konularda hüküm verecek olan sensin.”
E

Erhan Aktaş Meali

De ki: “Göklere ve yere işleyiş yasalarını koyan, gaybı¹ ve görüneni bilen Allah'ım! Kullarının aralarında çekiştikleri şeyler hakkında hüküm verecek olan Sen'sin.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “iy Tañrı yaradıcı gökleri daħı yiri bilici ġaybı daħı ḥāżırı! sen hükm eyleyesin ķullaruñ arasında anuñ içinde kim oldılar anuñ içinde ŧartışurlar.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de, aşikârı da bilen Allah, kullarının arasında ihtilâf etmekde oldukları şeyler hakkındaki hükmü sen vereceksin».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı, gaybı ve şehadeti bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında hüküm verecek olan sensin.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, görünmeyeni ve görüneni bilen Allah'ım! Hakkında ihtilâfa düşegeldikleri şeyler husûsunda kullarının arasında ancak sen hüküm vereceksin!”
K

Kadri Çelik Meali

De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edileni bilen Allah'ım! Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde kullarının arasında sen hüküm vereceksin.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, duyular ötesini ve duyular âlemini bilen Allahım! İhtilâfa düştükleri konularda kulların arasında hükmü sen vereceksin.”
M

M. Pickthall (English)

Say: O Allah! Creator of the heavens and the earth! Knower of the invisible and the visible! Thou wilt judge between Thy slaves concerning that wherein they used to differ.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Müslüman! Bunlara karşılık, sen Rabb’ine yalvararak de ki: “Ey Allah’ım! Ey gökleri ve yeri yoktan var eden; görülen ve görülmeyen, açıkta ve gizli olan her şeyi en mükemmel biçimde bilen Rabb’im! Anlaşmazlığa düştükleri her konuda, Kıyâmet Günü kullarının arasında hüküm verecek olan Sensin! O hâlde, bu inkârcıları sana havale ediyorum Allah’ım!
M

Mahmut Özdemir Meali

De ki:
-"Ey Şehadet’in ve Gayb’ın bileni, Yer’in ve Gökler’in yoktan ilk yaratıcısı Allah’ım!
İhtilaf ediyor oldukları şeylerde kulların arasında sen hüküm verirsin!".
M

Mehmet Okuyan Meali

De ki: “Ey gökleri ve yeri yoktan yaratan, [*] görünmeyeni de görüneni de bilen [*] Allah’ım! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.”
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!): “Ey gökleri ve yeri yaratan, görülmeyeni¹ de görüleni de bilen Allah’ım! Şüphesiz kullarının aralarında anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında hüküm verecek, ancak Sensin.” de.
M

Mehmet Çakır Meali

De ki: " ey gökleri ve yeri yoktan var eden Allah’ım!, görünen görünmeyen her şeyi bilen Allah’ım! artık kulların uzlaşamadığı konularda son söz senindir. "
M

Mehmet Çoban Meali

De ki: "Ey gökleri ve yeri yoktan var eden! Sen, görülmeyeni görüleni bilen Allah’sın! Sen kullarının arasında ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hükmü verensin!"
M

Muhammed Esed Meali

De ki: “Ey Allahım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de, yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen! ⁵⁰ Kullarının ayrılığa düştükleri her konuda [Kıyamet Günü] aralarında hüküm verecek olan Sensin!”
M

Mustafa Çavdar Meali

De ki: Ey göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı, gizli ve aşikâr her şeyi bilen Allah’ım, ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında hüküm verecek olan sadece sensin! 67/13, 42/10
M

Mustafa İslamoğlu Meali

De ki: “Allah’ım! Ey göklerin ve yerin ilk yaratıcısı! Ey idraki aşan hakikatleri de, idrak edilenleri de bilen! Kullarının tartıştıkları konularda, aralarında son sözü söyleyecek olan yalnızca Sensin, Sen!”
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, gizlilikleri ve aşikarı bilen Allah’ım, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, kullarının arasında hükmü Sen vereceksin".
O

Osman Fırat Meali

De ki: "Gökleri ve yeri yerince yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’ım, sen kullarının o ihtilaf etmekte oldukları şeyler hakkında aramızda hüküm veren (verecek olan) sensin."
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad ularga: “Ey Allohim, ey osmonlar va Yerni yo‘‎qdan bor qilib yaratuvchisi, ey yashirin va oshkor narsalarni biluvchi Zot, Sen bandalarning orasida ular ixtilof qilib yurgan narsalar xususida hukm qilasan”, – deb ayting.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: İy benüm Allāhum ki gökleri yaratduñ ve yirleri daḫı.Bilicisin ġaybı ve şehādeti. Daḫı sen ḥükm idersin ḳullaruñ arasında anlarçekişdükleri nesnede.
S

Suat Yıldırım Meali

Sen şöyle dua et: “Allah'ım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey görünen görünmeyen ne varsa bilen. Hakkında ihtilaf ettikleri her meselede kulların arasında Sen elbette hükmedeceksin. Ben bu güven içinde bekliyor ve sabrediyorum. ”
S

Süleyman Ateş Meali

De ki: "Allah'ım, ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görülmeyeni ve görüleni bilen! Ancak Sen, ayrılığa düştükleri şeylerde kullarının arasında hükmedersin."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Di ki: "Yâ İlâhî! Göklerin ve yerin yaradıcısı sensin. Gizliyi ve âşikârı bilirsin. Kulların arasında ihtilâf iyledikleri şeyi sen hüküm iylersin"
S

Süleymaniye Vakfı Meali

De ki “Göklerin ve yerin yaratıcısı, görüneni de görünmeyeni de bilen Allah’ım! Kullarının tartıştığı her konuda, aralarında hüküm verecek olan sensin.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

De ki: "Ey Allahım! Ey gökler ve yeri yaratan, ey görülmeyeni ve görüleni bilen! Sen hüküm vereceksin kulların arasında, ihtilaf ettikleri şeyleri hakkında."
Y

Yusuf Ali (English)

Say: "O Allah. Creator of the heavens and the earth! Knower of all that is hidden and open!(4314) it is Thou that wilt judge between Thy Servants in those matters about which they have differed."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan ve gizli ve âşikâre olanı bilen Allah'ım! Sen kullarının arasında kendisinde ihtilâf eder oldukları şeyler hakkında hükmedersin.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

De ki: Ey gökleri ve yeri hiç yoktan yaratan, görünür ve görünmez herşeyi bilen Allahım! Anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında, kulların arasında hükmü Sen verirsin.
İ

İhsan Aktaş Meali

De ki: “Ey göklerin ve yerkürenin (evrenin) yaratıcısı olan, gaybı da (yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındakileri de, yaratılmış varlıkların akıl ve duyularıyla) görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Deki “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı, gizli ve açık olanları bilen Allah’ım! Kullarının ihtilaf ettiği konularda, aralarında hüküm verecek olan yalnızca sensin.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

De ki Allah/ım! Ey gökleri, yeri yaratan! Ey gizliyi, aşikârı bilen! [⁴]. Kulların arasındaki ihtilâfı sen hükmedeceksin.
İ

İsmail Yakıt

De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, algılanamayan [ğayb] ve algılanabilen gerçekleri bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeylerde kullarının arasında ancak Sen hüküm verirsin.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Ey yerlerin, göklerin yaratıcısı olan, görünürü, görünmezi bilen çalabımız! Kullarının aralarında bütün çekiştiklerini yargılayacak olan yalnız Sensin."
Ş

Şaban Piriş Meali

De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, görülmeyeni ve görüleni bilen Allahım, hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda kulların arasında hüküm verecek sensin.

Zümer Suresi 46. Ayet Meali ve Tefsiri

Zümer Suresi 46. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zümer Suresi 46. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zümer Suresi 46. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zümer Suresi 46. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim