Sureye Dön

Zâriyât Suresi Suresi, 52. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Böylece onlardan önce de hiçbir peygamber gelmedi ki ona büyücü, yahut da deli demesinler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İşte böyle, kendilerinden önce yaşamış olanlara da hangi elçi geldiyse, mutlaka, “Bu bir sihirbazdır veya delidir!” dediler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka (ona): "Büyücü veya cinnlenmiş" demişlerdir.
A

Ahmet Tekin Meali

Geçmişteki peygamber-toplum ilişkileri böyle cereyan etmişti. Onlardan öncekilere de herhangi bir Rasul geldiğinde ona mutlaka:
“Büyüleyici söz söyleyerek aklı etkileyen biridir veya cinlere mahkum olmuştur, delidir.” dediler.
A

Ahmet Varol Meali

İşte böyle. Onlardan öncekilere de ne zaman bir peygamber geldiyse muhakkak: "Büyücü veya delidir" dediler.
A

Ali Bulaç Meali

İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: 'Büyücü ve cinlenmiş' demişlerdir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, senin kavmin, sana sihirbaz yahud mecnûn dediği gibi), onlardan evvelki ümmetler de bir peygamber gelince; muhakkak böyle; ya sihirbaz dediler, ya mecnun...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte bunun gibi kendilerinden önce hangi topluma bir elçi gelmiş ise, mutlaka sihirbaz veya deli dediler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Aynen bunların yaptığı gibi, onlardan öncekilere de bir peygamber geldiğinde ona “büyücü” ya da “deli” demişlerdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onculayın, bunlardan öncekilere bir peygamber gelmedi ki: «Ya bir deli, ya büyücü!» demiş bulunmasınlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum! Sənin qövmün sənə şair, sehrbaz, divanə dediyi kimi) eləcə də onlardan əvvəlkilər özlərinə bir peyğəmbər gələr-gəlməz ona sehrbaz, divanə dedilər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İşte böyle! Onlardan öncekiler de kendilerine gelen her resule mutlaka; “o bir büyücüdür yahut bir delidir” dediler.
C

Cemil Said (1924)

Yâ Muhammed! Senin kavmin yapdığı gibi evvelkiler de gönderilen rasûllerin kâffesini mecnûn veyâ sihirbaz telâkkî iylediler.
D

Diyanet Vakfı Meali

İşte böylece, onlardan öncekilere her hangi bir peygamber geldiğinde hemen: O, bir büyücüdür veya delidir, dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: "sihirbazdır" veya "Delidir" derlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, “O bir büyücüdür” yahut “bir delidir” demiş olmasınlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Böylece onlardan öncekilere de herhangi bir peygamber gelince, onun hakkında da mutlaka: "Bir sihirbazdır veya bir delidir." dediler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Böyle, bunlardan evvelkiler bir Resul gelince behemehal ya sahir dediler ya mecnun
E

Emrah Demiryent Meali

İşte böyle! Onlardan öncekilere de her ne zaman bir peygamber geldiyse, muhakkak (peygamberleri için, “O bir) sihirbazdır veya mecnundur” dediler.
E

Erhan Aktaş Meali

Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen resûllere, “Sihirbazdır veya mecnundur.” dan başka bir şey demediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

ancılayın gelmedi anlara kim anlardan ilerüdi hįç yalavaç illā eyittiler “cādūdur, yā delüdür.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlardan evvelkilere de herhangi bir peygamber gelmedi ki (onun hakkında da) mutlakaa böylece sihirbaz, yahud mecnun dediler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İşte böyle! Onlardan öncekilere ne zaman bir resul geldiyse: “O, büyücü veya delidir.” dediler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte böyle, onlardan öncekilere ne zaman bir peygamber geldiyse, mutlaka (ona da): “(O) bir sihirbazdır veya mecnundur!” dediler.
K

Kadri Çelik Meali

İşte böyle, onlardan önce de ne kadar elçi geldiyse mutlaka, “Büyücü veya cinlenmiş” dediler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İşte böyle; kendilerinden öncekilere de hiçbir peygamber gelmemiştir ki, “O bir sihirbaz veya bir mecnun” demiş olmasınlar.
M

M. Pickthall (English)

Even so there came no messenger unto those before them but they said: A wizard or a madman!
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Peygamber ve onun izinden yürüyen mümin! İnkârcıların yalan ve iftiralarla İslâm’a saldırmaları seni üzmesin. Küfrün değişmez karakteri böyledir; zaten onlardan önceki kâfirlere de ne zaman bir elçi veya dâvetçi geldiyse, her defasında Bu adam, insanların gözünü boyayan bir büyücü ya da zavallı bir delidir!” demişlerdi. Tıpkı şimdiki kâfirlerin yaptığı gibi:
M

Mahmut Özdemir Meali

İşte böyle! Onlardan öncekilere ne kadar rasûl geldiyse, ancak sihirbaz veya mecnûn (cinlenmiş) dediler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Böylece onlardan öncekilere herhangi bir elçi geldiğinde elbette “O bir büyücüdür veya cinlenmiştir!” demişlerdi.
M

Mehmet Türk Meali

Bunlardan öncekiler de tıpkı bunlar gibi kendilerine gelen her Peygamber için kesinlikle: “Ya büyücü ya da delidir” dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

Hep böyle olmuştur: yani daha öncekilere, her ne zaman bir Tanrı elçisi gelse hep: " ya büyücü ya da deli " deyip çıkmışlardır.
M

Mehmet Çoban Meali

İnkâr edenler kendilerini inananlardan üstün mü görüyorlar? Onlardan öncekiler de kendilerini üstün görmüş, elçilerimizi inkâr etmişler: "O bir büyücüdür." yahut "Bir delidir." demişlerdi. Bak sonları ne oldu? Rabbinizin katında üstün olan inkâr edenler değildir. İnkâr edenlerin dünya hayatında kendilerini üstün görmesi neyi değiştirecek? Onlar kısa bir dünya hayatı için ebedi ahiret hayatını kaybediyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

İşte böyle, kendilerinden önce yaşamış olanlara da hangi elçi geldiyse, mutlaka, “[O] bir göz boyayıcı[dır], ³⁶ yahut bir deli!” dediler.
M

Mustafa Çavdar Meali

İşte, böyle. Onlardan öncekiler de, kendilerine gelen her elçiye mutlaka ya ‘‘sihirbaz’’ ya da ‘‘deli’’ dediler. 23/24-25, 34/6...8
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte böyle! Onlardan öncekiler, kendilerine gelen her rasule mutlaka “sihirbaz” ya da “mecnun”[⁴⁷³⁵] dediler;
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed, ne yazık ki ümmetin sana karşı geldiler) İşte böyle! Onlardan öncekilere de, bir peygamber geldiğinde muhakkak: "O bir sihirbaz veya divanedir" dediler.
O

Osman Fırat Meali

Bu böyledir. O önceden gelen resullerden hiçbiri yoktur ki (onlar için) "Bu bir sihirbazdır veya cinlenmiş biridir" demesinler.
S

Sardorxon Jahongir

Xuddi shuningdek, Makka mushriklaridan avvalgi kofirlarga biror payg‘‎ambar kelsa, ular ham, albatta, uni sehrgar yoki majnun, der edilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Anuñ gibi gelmezdi özlerinden burun olan ümmetlere, illā cāẕūdur, yādelüdür, dirlerdi.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte böyle. . . Senin hemşehrilerinden önceki ümmetlere ne zaman bir elçi geldiyse mutlaka ona muhatapları büyücü veya deli dediler.
S

Süleyman Ateş Meali

İşte böyle, onlardan önce de ne kadar elçi geldiyse mutlaka: "Büyücü veya cinlenmiş" dediler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! bunların sana didikleri gibi senin kavminden evvel geçen ümmetlere bir rasûl gelmedi ki illa ona sihirbaz veyâhud dîvâne didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Hep öyle oldu; daha önce de hangi elçi gelse, ya büyücü ya da cinlerin etkisine girmiş dediler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İşte böyle! Onlardan önce herhangi bir resul geldiğinde, mutlaka şöyle dediler: "Ya büyücüdür ya deli."
Y

Yusuf Ali (English)

Similarly, no messenger came to the Peoples before them, but they said (of him) in like manner, "A sorcerer, or one possessed"!(5029)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Böylecedir. Onlardan evvelkilere de bir peygamber gelmedi ki illâ «Sâhirdir veya mecnûndur,» dediler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Şimdi olduğu gibi, onlardan öncekilere de ne zaman bir peygamber gelse ya büyücü demişlerdi, ya deli.
İ

İhsan Aktaş Meali

Böylece, onlardan öncekilere hiçbir elçi gelmemişti ki, (ona her defasında bu adam, insanların gözünü boyayan) “bir büyücüdür yahut (zavallı) “bir delidir”demiş olmasınlar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Böylece, onlardan önce gelen elçilerin getirdiklerinin karşılığında söyledikleri, yalnızca “Sihirbaz veya delirmiş” demeleri olmuştur.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bu kâfirler gibi, onlardan evvel gelenlere hiçbir peygamber gelmedi ki ona «— Büyücü veya divane» demesinler.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) İşte böyle olmuştur; onlardan öncekilere hiçbir elçi gelmemiş olsun ki, “O bir büyücüdür veya delinin biridir” dememiş olsunlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Hep böyle olmuştur. Onlardan öncekilere de hiç bir peygamber gelmedi ki ona büyücü ya da deli demiş olmasınlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

İşte, böyle... Onlardan öncekilere de bir elçi gelmedi ki ona sihirbaz veya mecnun dememiş olsunlar.

Zâriyât Suresi 52. Ayet Meali ve Tefsiri

Zâriyât Suresi 52. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zâriyât Suresi 52. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zâriyât Suresi 52. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zâriyât Suresi 52. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim