Derken ne ayakta durmıya güçleri kalmıştı, ne de bir yardım görmüşlerdi.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Çünkü ne ayakta durmaya güçleri kalmış, ne de yardım görebilmişlerdi.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Artık (onlar) ne ayağa kalkmaya güç yetirebiliyor, ne de yardım bulabiliyordu.
A
Ahmet Tekin Meali
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
A
Ahmet Varol Meali
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler ne de yardım bulabildiler.
A
Ali Bulaç Meali
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O vakit (bu azabdan kurtulub) kalkmağa güç yetiremediler, bir yardım da görmediler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ne ayağa kalkabildiler ne de yardım alabildiler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ne kalkabildiler, ne de yardım olundular
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onların nə (yıxıldıqları yerdən) qalxmağa gücləri çatmış, nə də (bir kimsədən özlərinə) kömək istəyə bilmişdilər (yaxud nə də özlərinə cəza verəndən intiqam ala bilmişdilər).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Artık ne ayağa kalkacak güçleri kalmıştı ne de yardım edenleri olmuştu.
C
Cemil Said (1924)
Ne ayakda durabiliyorlar ve ne de kaçabiliyorlar idi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Artık onlar, ne kendi kendilerine ayağa kalkabildiler, ne de yardım gördüler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O vaktı bir kalkınmaya da güç yetiremediler, bir yardım da görmediler
E
Emrah Demiryent Meali
(Öyle bir yıkıma uğradılar ki) ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler ne de yardım bulabildiler. (Ve böylece helâk oldular.)
E
Erhan Aktaş Meali
Ayağa kalkmaya güçleri yetmedi. Yardım görenler de olmadılar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes güçleri yitmedi ŧurmaġa daħı olmadı anlar ökünc alıcılar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
İşte (bu sebeble) ayakda durmıya güç yetiremediler, yardım edenleri de olmadı.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ne ayakta durmaya güçleri yetti ne de yardım görebildiler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne de (kendilerine) yardım edilen kimseler oldular.
K
Kadri Çelik Meali
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne de (birbirlerine) yardım edebildiler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Yerlerinden bile kalkamadılar ve kimseden yardım da alamadılar.
M
M. Pickthall (English)
And they were unable to rise up, nor could they help themselves.
M
Mahmut Kısa Meali
Azâbımız karşısında oldukları yere yıkılıverdiler; ne ayağa kalkabilecek dermanları kalmıştı, ne de kendilerini savunabilecek güçleri!
M
Mahmut Özdemir Meali
Ayakta kalmaya güçleri yetmedi; yardım edilen olmadılar.
M
Mehmet Okuyan Meali
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
M
Mehmet Türk Meali
Artık onlar ayağa kalkamadıkları gibi, kendilerine yardımcı da bulamamışlardı.
M
Mehmet Çakır Meali
Ne doğrulabildiler, ne de yardım alabildiler...
M
Mehmet Çoban Meali
Yıldırım çarptıktan sonra ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenler de olmamıştı.
M
Muhammed Esed Meali
çünkü yerlerinden kalkacak durumda bile değillerdi ve kendilerini savunamazlardı.
M
Mustafa Çavdar Meali
İşte o zaman ne bu belaya karşı koyabildiler ne de kaçıp kurtulabildiler. 27/45...53, 41/17-18
M
Mustafa İslamoğlu Meali
artık ne yerlerinden doğrulabildiler ne de kendilerini savunmaya mecal bulabildiler.
O
Orhan Kuntman Meali
(Yere yıkılıp kaldılar, kaçmaya çalıştılar) Ayağa kalkmaya güç yetiremediler, kendilerine yardım eden de olmadı, helâk olup gittiler.
O
Osman Fırat Meali
Ayağa kalkmaya güç bulamadılar ve ne de yardım olundular.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, ular ofatdan qochish uchun o‘rinlaridan turishga ham kuchlari yetmadi va hech kim tomonidan yordam beriluvchi ham bo‘lmadilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes güçleri yitmedi anı def‘ eylemege, anlara raḥmet daḫı olmadı.
S
Suat Yıldırım Meali
Oldukları yerde çöke kaldılar, ne doğrulabildiler, ne de yardım gördüler.
S
Süleyman Ateş Meali
(Yurtlarında çöküverdiler) Ne kalkabildiler, ne de (bu duruma) engel olabildiler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
'Azâbın nüzûlünde harekete ve ayağa kalkmağa, kimseden yardım istemeğe kâdir olamadılar.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Yerlerinden kalkamadılar, kimseden de yardım görmediler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ne kalkıp kaçabildiler ne de kendilerine yardım eden oldu.
Y
Yusuf Ali (English)
Then they could not even stand (on their feet),(5023) nor could they help themselves.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ne ayağa kalkabildiler, ne de kimseden yardım gördüler.
İ
İhsan Aktaş Meali
Artık ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
(Onları yakalayan azaptan dolayı) Ayakta durmaya güçleri yetmediği gibi, birbirlerine yardım bile edemediler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artık ne ayakta durmaya güçleri kaldı, ne de yardım görebildiler [⁵].
İ
İsmail Yakıt
Ne ayağa kalkabildiler ne de yardım görebildiler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık ayakta duramaz oldular, hiç bir yardım da görmediler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Ne ayakta durmaya güçleri yetmiş, ne de yardım edilenler olmuşlardı.
Zâriyât Suresi 45. Ayet Meali ve Tefsiri
Zâriyât Suresi 45. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zâriyât Suresi 45. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zâriyât Suresi 45. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zâriyât Suresi 45. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?