Sureye Dön

Zâriyât Suresi Suresi, 42. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bu kasırga geçtiği her yerde, hiç birşey bırakmadı, herşeyi çürümüş kemiklere ve küle çevirdi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bu helak edici rüzgâr;) Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.
A

Ahmet Tekin Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi canlı bırakmıyor, kül haline getiriyordu.
A

Ahmet Varol Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şey bırakmaksızın hepsini kül gibi ediyordu.
A

Ali Bulaç Meali

Üzerinden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Öyle bir rüzgâr ki, uğradığı bir şeyi bırakmıyor, mutlak onu kül gibi savuruyordu.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Dokunduğu her şeyi, çürütüp kül etmeden bırakmazdı.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bu fırtına, bir şeye dokunmazdı ki, onu çürük kemik gibi yapmasın !
B

Bunyadov-Memmedeliyev

O, qarşısına çıxan heç bir şeyi buraxmır, onu sovurub külə (çör-çöpə) döndərirdi.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O (rüzgâr), Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmamış, ne varsa toz duman edip dağıtmıştı.
C

Cemil Said (1924)

41,42. ’Âd ehli üzerine de muhrib bir rüzgâr gönderdik, kimin üzerinden geçdi ise toprağa tahvîl itdi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

41,42. Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Uğradığı bir şey'i bırakmıyor, mutlak onu çürütüp kül gibi ediyordu
E

Emrah Demiryent Meali

(Öyle bir rüzgâr ki) üzerine uğradığı hiçbir şeyi sağlam bırakmıyor, mutlaka onu (yakıp) kül ediyordu.
E

Erhan Aktaş Meali

Nereye uğradıysa orayı çürümüş çer çöpe çevirmişti.
E

Eski Anadolu Türkçesi

ķomaz [278b] hįç nesene kim geldi anuñ üzere illā kim ķıldı anı çürimiş süñük gibi.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Öyle bir rüzgâr ki) her uğradığı şey'i (yerinde) bırakmıyor, mutlakaa onu kül gibi savuruyordu.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

(Rüzgâr) üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(O,) üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu toz gibi ediyordu!
K

Kadri Çelik Meali

(O rüzgâr) Uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka kemik gibi çürütüp kül ediyordu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, kül edip savuruyordu.
M

M. Pickthall (English)

It spared naught that it reached, but made it (all) as dust.
M

Mahmut Kısa Meali

Karşısına çıkan her şeyi kavurupküle çeviren korkunç bir fırtına!
M

Mahmut Özdemir Meali

Üzerine geldiği hiçbir şeyi bırakmadı; ancak onu Kül gibi yaptı.
M

Mehmet Okuyan Meali

(O kasırga) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmamış, her şeyi kül edip savurmuştu.
M

Mehmet Türk Meali

(O rüzgâr) üzerinden geçtiği her şeyi yok edip, külünü göğe savuruyordu.¹
M

Mehmet Çakır Meali

O da üzerinden geçtiği her şeyi ezip kül etti...
M

Mehmet Çoban Meali

Rüzgârlar geçtiği yerlerdeki her şeyi yok ediyor, hiçbir canlı bırakmıyor, canlıları kül edip havaya savuruyordu.
M

Muhammed Esed Meali

(bu kasırga) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı, ve [her şeyi] çürümüş kemiklere benzetti. ²⁸
M

Mustafa Çavdar Meali

Geçtiği yerde hiçbir şey bırakmıyor dokunduğu her şeyi un ufak ediyordu. 41/15-16, 46/21...25
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Bu fırtına) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı, hepsini kül edip göğe savurdu.
O

Orhan Kuntman Meali

Rastladığı her şeyi kökünden koparıyor, toza çeviriyordu.
O

Osman Fırat Meali

Üzerinden geçtiğinden bir şey bırakmıyordu; ancak süprüntüye çeviriyordu.
S

Sardorxon Jahongir

U bo‘‎ron nimaning ustidan o‘‎tsa, albatta, uni yo‘‎q qilib, xuddi chirigan suyaklardek qilib tashlar edi.
S

Satıraltı Meal (1534)

hīç bir nesne ḳomaz ki üstine gelür, illā anı çürimiş süñük gibi eyler.
S

Suat Yıldırım Meali

Bu rüzgâr, uğradığı her şeyi derhal kül gibi savuruyordu.
S

Süleyman Ateş Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

O rüzgâr her nereye dokandı ise onı toz gibi itdi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Üstünden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.
Y

Yusuf Ali (English)

It left nothing whatever that it came up against, but reduced it to ruin and rottenness.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Üzerine her uğradığı şeyi bırakmıyordu, illâ ki, onu çürümüş bir gül gibi kılmış oluyordu.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bir rüzgâr ki, dokunduğu herşeyi küle çeviriyordu.
İ

İhsan Aktaş Meali

(O kasırga), üzerinden geçtiği (hiç) bir şeyi (ayakta) bırakmayarak, onu (adeta) dövülmüş kuru ot gibi (cansız) yapardı.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O rüzgâr, üzerine geldiği her şeyi biçilmiş ot gibi, ayakta bırakmadı.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O rüzgâr nereye uğradıysa orasını çürümüş kemiğe [⁴] çevirdi.
İ

İsmail Yakıt

Uğradığı yerde hiçbir şeyi bırakmıyor ve mutlaka onu un ufak ediyordu [remîm].¹⁴
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O yel ki yolu üzerinde ne bulduysa onu kül gibi savurdu.
Ş

Şaban Piriş Meali

Dokunduğu her şeyi çürük kemik gibi yapmıştı.

Zâriyât Suresi 42. Ayet Meali ve Tefsiri

Zâriyât Suresi 42. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zâriyât Suresi 42. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zâriyât Suresi 42. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zâriyât Suresi 42. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim