Müjdeci gelip de gömleği gözlerine sürünce Yakup'un gözleri açıldı, görmeye başladı. Demedim mi size, şüphe yok ki Allah bana bildirmiştir, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim ben dedi.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Fakat müjdeci çıkagelip Yûsuf'un gömleğini Ya'kub'un yüzüne sürünce, gözü açılıverdi de Ya'kub: “Ben size Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim?” dedi.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Vaktâki müjdeci gelip de onu (gömleği) onun (Hz. Yakub’un) yüzüne sürdüğü zaman, hemen gözleri görür olarak (sağlığına) dönüverdi. (Yakub) Dedi ki: “Ben size, sizin bilmediklerinizi (ve akıl erdiremediklerinizi) Allah’tan (bir basiret ve ferasetle) hakikaten bildiğimi (ve Allah’ın Kitabına ve hitabına dayanarak haber verdiğimi) söylemedim mi?”
A
Ahmet Tekin Meali
Müjdeci gelip, gömleği Yâkup'un yüzüne koyduğu zaman sevinçten gözleri sağlığına kavuşarak görmeye başladı.
“Ben size söylememiş miydim, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri Allah'tan gelen vahiylerle ben biliyorum” dedi.
A
Ahmet Varol Meali
Müjdeci gelip onu (gömleği) yüzüne koyunca hemen görür hale döndü. (Bunun üzerine): "Ben Allah'tan sizin bilmediğinizi biliyorum, dememiş miydim?" dedi.
A
Ali Bulaç Meali
Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne sürdüğü zaman, gözü görür olarak (sağlığına) dönüverdi. (Yakub) Dedi ki: 'Ben, size bilmediğinizi Allah'tan gerçekten biliyorum demedim mi?'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Fakat, hakikaten müjdeci gelip de gömleği (Yâkub'un) yüzüne bırakınca, gözü açılıverdi: “- Ben size, Allah katından vahy ile, sizin bilemiyeceklerinizi bilirim demedim mi?” dedi.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ne zaman ki müjdeci geldi, gömleği Yakub’un yüzünün üzerine attı, gözleri yeniden görmeğe başladı. “Ben size demedim mi? Allah’tan gelen bilgi ile sizin bilmediğinizi bilirim.” dedi.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz, Yakub görür oldu. Bunun üzerine Ya‘kûb, “Ben size Allah tarafından vahiy ile sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim, demedim mi?” dedi.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Müjdeci gelince, onu yüzüne koydu, hemencecik görür oldu, dedi ki : «Size demedim mi? Sizin bilmediğinizi, bilirim Allahın bildirmesiyle»
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Muştuluqçu gəlib köynəyi (Yə’qubun) üzünə sürtən kimi onun gözləri açıldı və o: “Məgər sizə demədimmi ki, mən Allahdan (gələn vəhy ilə) sizin bilmədiklərinizi bilirəm!” söylədi.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Öncü olarak gönderilen) müjdeci gelip gömleği (Yakup’un) yüzüne koyunca derhal gözleri açılıverdi. (Bunun üzerine Yakup:) “Ben size, Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?” dedi.
C
Cemil Said (1924)
Haber-i beşâreti getüren gelüb gömleği Ya’kûb’ın yüzine sürdiği gibi Ya’kûb görmeğe başladı.
D
Diyanet Vakfı Meali
Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz (Ya'kub) görür oldu. Ben size: «Allah tarafından (vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim» demedim mi! dedi.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Müjdeci gelip, gömleği Yakub'un yüzüne bırakınca, hemen gözleri açıldı. Bunun üzerine Yakub "Ben size, Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim?" dedi.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Müjdeci gelip gömleği Yakub’un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, “Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?” dedi.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Fakat ne zaman ki, gerçekten müjdeci geldi, gömleği Yakub'un yüzüne koydu, hemen gözü açıldı. "Ben size demedim mi, ben Allah'dan sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Fakat vaktâ ki hakıkaten müjdeci geldi gömleği yüzüne bıraktı gözü açılıverdi, ben size, dedi: Allahdan sizin bilemeyeceklerinizi bilirim demedim mi?
E
Emrah Demiryent Meali
(Öncü olarak gönderilen) müjdeci gelip gömleği (Ya‘kûb’un) yüzüne koyunca (gözleri) görür hâle geldi. (Bunun üzerine Ya‘kûb,) “Ben size, Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?” dedi.
E
Erhan Aktaş Meali
Haberci geldiği zaman, onu yüzüne koyunca gözü hemen görmeye başladı. “Ben size demedim mi, ben Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim.” dedi.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim geldi muştılayıcı bıraķdı anı ya'nį göñlegi yüzi üzere pes döndi görici eyitti “eyitmedüm mi size bayıķ ben bilürin Tañrı’dan anı kim bilmezsiz.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Fakat müjdeci gelib de onu (Ya'kubun) yüzüne koyduğu, o da derhal (yeni başdan) görür bir haale geldiği zaman dedi ki: «Ben size bilmeyeceğiniz şeyleri Allahdan muhakkak biliyorum demedim mi»?
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Müjdeleyici gelip de gömleği yüzüne bırakınca görmesi geri geldi. (Yakup) dedi ki: “Sizin bilmediğiniz şeyleri Allah tarafından biliyorum dememiş miydim?”
H
Hayrat Neşriyat Meali
Nihâyet müjdeci gelip onu (o gömleği Ya'kubun) yüzüne koyunca, hemen(gözleri) görür hâle geri geldi. “Size, 'Bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından şübhesiz ki ben biliyorum' demedim mi?” dedi.
K
Kadri Çelik Meali
Müjdeci gelip, gömleği Yakub'un yüzüne bırakınca, hemen gözü görür olarak (eski haline) dönüverdi. Bunun üzerine Yakup, “Ben size, Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim?” dedi.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Müjdeci gelince, gömleği yüzüne koyar koymaz Ya‘kūb tekrar görür hale geldi. Dedi ki: “Ben size, ‘Allah tarafından sizin bilmediklerinizi bilirim’ demedim mi?”
M
M. Pickthall (English)
Then, when the bearer of glad tidings came, he laid it on his face and he became a seer once more. He said: Said I not unto you that I know from Allah that which ye know not?
M
Mahmut Kısa Meali
Nihâyet, uzun bir yolculuğun ardından kervan, Kenan topraklarına ayak bastı. Öncü olarak gönderilen müjdeci, koşa koşa Yakup’un yanına gelip gömleği onun yüzüne sürünce, Yakupmûcizevî bir şekilde yeniden görmeye başladı ve büyük bir heyecanla, “Ben size, ‘Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi bilirim.” dememiş miydim!” diye haykırdı.
M
Mahmut Özdemir Meali
Müjdeci gelip gömleği onun yüzüne attığında, görmeye başladı. -"Ben size demedim mi? Ben Allah’tan, bilmeyeceğiniz şeyleri iyi bilirim" dedi.
M
Mehmet Okuyan Meali
Müjdeci gelince, gömleği yüzüne koyar koymaz (Yakup) görür olmuştu. [*] “Ben size ‘Allah tarafından (Vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim’ dememiş miydim!” demişti.
M
Mehmet Türk Meali
Müjdeci gelip o (gömleği), Yâkûb’un yüzüne sürüp de gözü görmeye başlayınca (Yâkûb): “Ben, Allah tarafından (verilen bir bilgi ile) sizin bilmediğiniz (birçok) şeyi biliyorum demedim mi?” ¹ dedi.
M
Mehmet Çakır Meali
Müjdeci gelir gelmez gömleği babasının yüzüne doğru fırlattı, gözleri açılıverdi. Babaları: " Demedim mi ben. Allah bana, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri fısıldıyor " diye.
M
Mehmet Çoban Meali
Kervandan önce bir müjdeci gelip Yusuf’un gömleğini Yakup’un yüzüne koyunca Yakup’un gözü açıldı. Hasretle kapanan gözleri görmeye başladı. Yakup çevresindekilere dedi ki: "Size demedim mi? Ben Allah’ın yardımıyla sizin bilmediklerinizi bilirim?"
M
Muhammed Esed Meali
Fakat ne zaman ki müjdeci çıkagelip [Yusuf’un gömleğini] o’nun yüzüne sürdü ve o’nun gözleri ışığına kavuştu, “Ben size, ‘ben Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum’ dememiş miydim?” ⁹⁵ diye haykırdı.
M
Mustafa Çavdar Meali
Nihayet müjdeci gelip gömleği Yakup’un yüzüne sürünce, hemen görmeye başladı. Bunun üzerine: “Ben size, Allah’ın lütfuna dair sizin bilmediğiniz birçok şeyi biliyorum dememiş miydim?” dedi. 12/86
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Nihayet müjdeci ulaşıp da o (gömleği) yüzüne sürünce, derhal[¹⁹¹⁴] gözleri ışığa yeniden kavuştu; “Ben size dememiş miydim’ dedi, ‘herhalde ben Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi biliyorum’ diye?”[¹⁹¹⁵]
O
Orhan Kuntman Meali
Fakat ne zaman ki (kafileden) müjdeci geldi, gömleği yüzüne koyar koymaz Yakub görür hale geldi onlara: "Ben sizin bilmediğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) bilirim, demedim mi?" dedi.
O
Osman Fırat Meali
Ne zaman ki müjdeci geldi, gömleği yüzünün üzerine bıraktığında, görmesi geri geldi ve dedi ki: “Ben size demedim mi, sizin bilmediğinizi ben Allah tarafından bilirim diye?”
S
Sardorxon Jahongir
Vaqtiki xushxabarchi kelib, u ko‘ylakni Ya’qubning yuziga tashlagan edi u ko‘radigan bo‘lib qoldi. Keyin Ya’qub: “Sizlarga men, Allohdan Uning mehribonligi haqida siz bilmaydigan narsalarni bilaman deb aytmaganmidim!” – dedi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes ḳaçan kim muştılayıcı geldi, bıraḳdı göñlegi. Ya‘ḳūb yüzine dutdı, gözievvelki gibi görür oldı. Ya‘ḳūb eyitdi: Ben size eyitmez mi‐düm ki ben bi‐lürem Tañrı fażlından siz bilmegeni, didi.
S
Suat Yıldırım Meali
Müjdeci gelip de gömleği Yâkub'un yüzüne sürünce gözleri açıldı ve: “Ben sizin bilmediklerinizi Allah tarafından vahiy yolu ile bilirim dememiş miydim? ” dedi.
S
Süleyman Ateş Meali
Müjdeci gelip de (Yusuf'un gömleği)ni (Ya'kub'un) yüzüne koyunca, derhal (gözü açıldı), görür oldu: "Size demedim mi ben, Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim?" dedi.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Vaktâ ki gömleği hâmil olan müjdeci geldi. Ve onı Ya'kûb'un yüzi üzerine koydı, görmesi 'avdet itdi. Ve: "Ben size dimedim mi ki, ben Allâh tarafından sizin bilmediğinizi bilirim" didi.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Müjdeci gelip gömleği yüzünün üstüne bırakınca Yakup tekrar görmeye başladı. “Size dememiş miydim sizin bilmediğiniz bir şeyi ben, Allah’ın bildirmesiyle biliyorum, diye?”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Müjdeci gelip gömleği yüzünün üstüne bırakınca, gözü derhal görür hale geldi. Yakub: "Ben size demedim mi? Allah'ın izniyle sizin bilmediklerinizi bilirim." diye konuştu.
Y
Yusuf Ali (English)
Then when the bearer(1772) of the good news came, He cast (the shirt) over his face, and he forthwith(1773) regained clear sight.(1774) He said: "Did I not say to you, ´I know from Allah that which ye know not?´"(1775)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Vaktâ ki müjdeci geldi, onu yüzünün üzerine koydu, hemen görücü haline döndü. Dedi ki: «Ben size dememiş mi idim ki, sizin Allah'tan bilmeyeceklerinizi ben bilirim?»
Ü
Ümit Şimşek Meali
Müjdeci geldiğinde gömleği yüzüne sürdü ve gözü açıldı. “Ben size Allah'ın lütfuyla sizin bilmediğinizi bilirim demedim mi?” dedi.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ne zaman ki müjdeci geldi, gömleği onun (Yakub’un) yüzünün üzerine koydu, (hüzünden dolayı görme yetisi zayıflanmış olan Yakub’un gözleri) tekrar görmeye başladı. “Ben size dememiş miydim? Allah’tan gelen bilgi ile sizin bilmediğinizi bilirim.” dedi. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Müjdeci Yakup’a gelip, (Yusuf’un gömleğini) yüzüne sürdüğünde, Yakup yeniden görmeye başladı ve “Ben, Allah tarafından sizin bilmediklerinizi biliyorum diye, size söylememiş miydim?” dedi.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Vaktaki müjdeci geldi. Gömleği Yakub/un yüzüne sürdüğü gibi gözü açıldı. Yakup «— Ben size bilmediğinizi Allah tarafından bilirim demedim mi?» dedi.
İ
İsmail Yakıt
Müjdeci gelip (gömleği) Yakup’un yüzüne/önüne bırakınca [elkâhu] derhâl görür hâle geldi. (Yakup), “Ben size Allah tarafından bilmediklerinizi bilirim dememiş miydim?” dedi.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ancak, müjdeci gelip de gömleği yüzüne sürünce Yakup’un görmiyen gözleri görür oldu. Yakup dedi: "Ben size demedim mi ki sizin bilmediklerinizi Allah’ın yardımıyla ben bilirim diye?"
Ş
Şaban Piriş Meali
Müjdeci gelip, gömleği Yakub'un yüzüne atınca, hemen gözleri açıldı. Bunun üzerine:-Ben size, Allah tarafından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim? dedi.
Yûsuf Suresi 96. Ayet Meali ve Tefsiri
Yûsuf Suresi 96. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûsuf Suresi 96. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûsuf Suresi 96. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûsuf Suresi 96. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?