Öldürün Yusuf'u, yahut da öyle bir yere atın ki babanız, artık onu göremesin, ondan sonra tövbe eder, düzgün bir topluluk olursunuz.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İçlerinden biri: “Yûsuf'u öldürün” dedi. “Yahut onu uzak bir yere götürün bırakın ki, böylece babanız sevgi ve alakasıyla, yalnızca size kalsın. Daha sonra da sizler, tevbe ederek iyi insanlar olmuş olursunuz.”
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Şeytan onlara şöyle fısıldamıştı:) “Yusuf’u öldürüp (ortadan kaldırın) veya onu (artık geri dönemeyeceği) bir yere bırakın ki, babanız (Yakub)un yüzü (ilgisi ve sevgisi) yalnız size kalsın. Ondan sonra da (Allah’a tevbe eder) ve yine iyi kimseler olursunuz (ve kendinizi affettirirsiniz).”
A
Ahmet Tekin Meali
“Yûsuf'u öldürün veya onu uzak bir yere atın ki, babanızın teveccühü, sevgisi yalnız size kalsın. Bundan sonra da, tevbe ederek, dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslüman, sâlih kimseler olursunuz.” dediler.
A
Ahmet Varol Meali
Yusuf'u öldürün veya (uzak) bir yere bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Bundan sonra iyi bir topluluk olursunuz."
A
Ali Bulaç Meali
'Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(içlerinden biri dedi ki: ) Yûsuf'u öldürün, yahud onu uzak bir yere atın ki, babanızın sevgisi yalnız size bağlı kalsın ve ondan sonra tevbe edip sâlih bir kavim olasınız.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
“Yusuf’u ya öldürün veya onu boş bir yere (çöle) atın; babanızın sevgisi ve teveccühü yalnız size kalsın. Ve ondan sonra uyumlu bir topluluk olursunuz.” dediler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
“Yûsuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanızın sevgi ile yönelişi yalnız size kalsın! Ondan sonra da tövbe ederek iyi kimseler olursunuz.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Siz Yusuf'u ya öldürün, ya da bir yere sürün, babanızın yüzü artık size çevrile, bundan sonra onat ulus olasız
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Aralarında biri dedi: ) “Yusifi öldürün və ya (uzaq) bir yerə atın ki, atanız mehrini yalnız sizə salsın. Ondan sonra isə (tövbə edib) əməlisaleh bir camaat olarsınız!”
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(İçlerinden biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ondan sonra da tevbe ederek iyi kimseler olursunuz (babanızla münasebetleriniz düzeltir, işleri yoluna koyarsınız.)”
C
Cemil Said (1924)
Ânlardan biri didi ki: "Yûsuf’u öldürünüz ve yâhud uzak bir yere götürünüz pederinizin nazarları sizin üzerinizde olur sonra tevbe idüb iyi âdemler gibi hareket idersiniz."
D
Diyanet Vakfı Meali
(Aralarında dediler ki:) Yusuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
"Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz"
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
“Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Yusüfü öldürün yahud bir yere atın ki babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra salâhlı bir kavm olasınız
E
Emrah Demiryent Meali
(İçlerinden biri dedi ki:) “Yûsuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü (ilgisi, sevgisi) yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tövbe ederek) sâlih kimselerden olursunuz.”
E
Erhan Aktaş Meali
Yûsuf'u öldürün veya onu bilinmez bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ve bunun ardından iyi bir topluluk olursunuz.
E
Eski Anadolu Türkçesi
depeleñ yūsuf’ı, yā bıraġuñ anı bir yire boş ķala size atañuz yüzi daħı olasız andan śoñra bir ķavm eyü işleyiciler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
«Yuusufu öldürün. Yahud onu (uzak ve ıssız) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalınız size münhasır olsun ve siz ondan sonra Saalih bir zümre olasınız».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
“Yusuf’u öldürün veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın sevgisi yalnızca size kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.”
H
Hayrat Neşriyat Meali
(İçlerinden biri dedi ki:) “Yûsuf'u öldürün veya onu bir yere bırakın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın; ondan sonra (tevbe eder) de sâlih kimseler topluluğu olursunuz.”
K
Kadri Çelik Meali
“Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü (sevgisi) yalnızca size (özgü) kalsın. Ondan sonra da (tevbe ederek) salih bir topluluk olunuz.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Yûsuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tövbe ederek) iyi kimseler olursunuz!”
M
M. Pickthall (English)
(One said) : Kill Joseph or cast him to some (other) land, so that your father's favour may be all for you, and (that) ye may afterward be righteous folk.
M
Mahmut Kısa Meali
“Bunun için, Yûsuf’u ya öldürmeli, ya da onu asla geri dönemeyeceği uzak bir yere atmalısınız ki, babanızın bütün ilgi ve şefkati yalnızca size kalsın! Ondan sonra da, nasıl olsa tövbe eder, iyi birer insan olursunuz!”
M
Mahmut Özdemir Meali
-"Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atıverin ki; babanızın yüzü / ilgisi size kalsın! Ondan sonra salih (iyi) bir kavim olursunuz".
M
Mehmet Okuyan Meali
Yusuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere bırakın ki babanızın ilgisi [*] yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) iyi kişiler olursunuz!” [*]
M
Mehmet Türk Meali
(İçlerinden biri): “Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere bırakın ki babanız sadece sizi sevsin. Sonra da (tevbe eder) salih bir topluluk olursunuz.” ¹ dedi.
M
Mehmet Çakır Meali
Biri: " Yusuf'u öldürüp araziye bırakın.Böylece babanızın sevgisi sırf size kalır. Bakarsın bu sevgiden gül gibi bir toplum olur.
M
Mehmet Çoban Meali
Kardeşlerinden biri: "Yusuf’u öldürelim veya onu bir yere bırakalım! Belki o zaman babamızın sevgisi bize kalır. Ondan sonra da Allah’a tövbe eder, iyi bir topluluk oluruz." <>dedi.
M
Muhammed Esed Meali
[İçlerinden biri:] “Yusuf’u öldürün” dedi, “yahut o’nu [uzak] bir yere götürüp bırakın ki böylece babanız sevgi ve alakasıyla yalnızca size kalsın ve siz de bundan sonra [artık tevbe edip] iyi insanlar ol[arak yaşamak için serbest ol]asınız!” ¹⁴
M
Mustafa Çavdar Meali
“Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere atıp bırakın ki, babanızın sevgi ve ilgisi size kalsın. Ondan sonra da mutlu mesut yaşar gidersiniz.” 12/64
M
Mustafa İslamoğlu Meali
(İçlerinden biri dedi ki): “Yusuf’u öldürün! Ya da onu ıssız bir yere atın ki babanızın[¹⁸³¹] ilgisi yalnız size yönelsin; ve onun ardından, işleri tıkırında giden bir topluluk olmuş olursunuz.”[¹⁸³²]
O
Orhan Kuntman Meali
(Kimi) "Yusuf'u öldürün veya onu (uzak ve ıssız bir yere atın ki, babanızın ilgisi yalnız size kalsın; ondan sonra (nasıl olsa tevbe eder, Rabbinizden bağışlanma diler) sâlih kimseler olursunuz. (Umulur ki Rabbiniz sizleri affeder, diye öğüt verdiler.)
O
Osman Fırat Meali
“Yusuf’u öldürün veya (buradan başka) bir yere atın ki babanızın yüzü sizden yana olsun ve onun (yaptığınız bu kötü işin) ardından iyi bir topluluk olasınız.”
S
Sardorxon Jahongir
Keyin ular bir-birlariga: “Yusufni o‘ldiringlar yoki uni biron yerga olib borib tashlanglar, shundagina otangizning yuzi sizga boqib balki mehr qo‘yar. Undan keyin esa tavba qilib solih kishilar qavmidan bo‘lib olasizlar”, – dedilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Öldürüñüz Yūsufı, yā anı bıraġuñuz bir yire, ḥattā ki yaluñuz size ḳala atañuz. Daḫı anı bıraḳduḳdan ṣoñra ṣāliḥlerden olasız.
S
Suat Yıldırım Meali
8, 9. Hani onlar, (aralarında şöyle konuşmuşlardı): “Yusuf ile öz kardeşi, babamıza daha sevimli geliyor. Oysa biz daha güçlü bir grubuz. Pek belli ki babamız bu işte yanılıyor. Yusuf'u öldürün yahut onu uzak bir yere atın ki babanızın sevgi ve teveccühü yalnız size kalsın. Ondan sonra da tövbe ederek salih kimseler olursunuz, babanızla münasebetleriniz düzelir, işiniz yoluna girer. ”
S
Süleyman Ateş Meali
Yusuf'u öldürün, ya da onu bir yere bırakın da babanızın yüzü yalnız size kalsın (bundan böyle babanız yalnız sizi görsün ve sevsin)! Ondan sonra da (tevbe eder), iyi bir topluluk olursunuz!
S
Süleyman Tevfik (1927)
"Yûsuf'ı öldiriniz yâhud bir hâlî yere atınız ki pederinizin yüzi (muhabbeti) size kala! Sonra sâlih bir kavim olınız." didiklerinde,
S
Süleymaniye Vakfı Meali
“Yusuf’u öldürelim ya da bir yere atalım gitsin de babamız hep bizimle ilgilensin, böylece daha iyi sıkıntısız bir topluluk haline geliriz[*]”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
"Yûsuf'u öldürün yahut bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin ve bunun ardından barışçıl ve hayırsever bir topluluk haline gelesiniz."
Y
Yusuf Ali (English)
"Slay ye Joseph or cast him out to some (unknown) land, that so the favour of your father may be given to you alone: (there will be time enough) for you to be righteous after that!"(1640)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
«Yusuf'u öldürün veya O'nu bir yere atınız ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın ve siz ondan sonra sâlihler olan bir cema-at olursunuz.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
“Yusuf'u ya öldürün veya uzak bir yere atın ki babanızın ilgisi size yönelsin. Ondan sonra da tevbe edip iyi insanlar olursunuz.”
İ
İhsan Aktaş Meali
(Onladan biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da (geri dönemeyeceği uzak) bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ve ondan sonra da (babanızla münasebetlerinizi düzeltir, işleri yoluna koyarsınız) iyi kimseler olursunuz. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
“Yusuf’u öldürün veya yeryüzünün ıssız bir yerine bırakın ki, babanız yalnızca sizi görsün ve sizi sevsin. Bundan sonrada barış içinde uyumlu bir topluluk olun” dediler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Biri dedi ki: Yusuf/u öldürün veya bir yere [⁵] atıverin ki babanızın yüzü yalnız size dönsün. Bundan sonra salih kimseler olursunuz [⁶].
İ
İsmail Yakıt
“Yûsuf’u öldürünüz veya onu bir yere bırakınız da babanızın yüzü yalnız size kalsın. Ondan sonra da tevbe eder iyi ve yararlı işler [sâlihîn] yapan bir topluluk [kavm] olursunuz.”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
"Yusuf’u öldürün, ya da başka bir yere sürün ki artık babanız kendini yalnız size versin, böylelikle siz de kurtulmuş olursunuz."
Ş
Şaban Piriş Meali
Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakın ki babanız size kalsın. Siz de ondan sonra dürüst bir topluluk olursunuz.
Yûsuf Suresi 9. Ayet Meali ve Tefsiri
Yûsuf Suresi 9. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûsuf Suresi 9. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûsuf Suresi 9. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûsuf Suresi 9. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?