Sureye Dön

Yûsuf Suresi Suresi, 81. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Siz babanıza dönün de baba deyin, oğlun hırsızlık etti ve biz, ancak bildiğimizi söyleyerek tanıklıkta bulunduk, gizli olanıysa zaten bilemeyiz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Size gelince, siz babanıza dönüp gidin ve ona ey baba! Oğlun hırsızlık yaptı; fakat biz bildiğimizden ve gördüğümüzden başkasına şahit değiliz ve sana söz vermiş olsak da, onu bizim göremeyeceğimiz gizli tehlikelere karşı da koruyamazdık ki” deyiniz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Dönün babanıza ve deyin ki: Ey babamız, senin (o çok sevdiğin ve güvendiğin) oğlun (Bünyamin), gerçekten (zahiri delillere göre) hırsızlık etti. Biz, (görüp) bildiğimizden başkasına şahitlik etmemekteyiz. Biz gaybın bekçileri (ve bilicileri) de değiliz.”
A

Ahmet Tekin Meali

“Babanıza dönün ve ey babamız, oğlun hırsızlık yaptı. Biz çaldığını görmedik. Ancak, altın tasın yükünden çıkarıldığına şahidiz, gözümüzün önünde olmayan bir şeyden dolayı onu koruyamazdık, deyin.”
A

Ahmet Varol Meali

Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Oğlun hırsızlık etti. Biz bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Gaybın kollayıcıları da değildik.
A

Ali Bulaç Meali

'Dönün babanıza ve deyin ki: '-Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Siz, babanıza dönün ve ona şöyle deyin: “- Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık etti. Biz ancak bildiğimize şâhidlik ediyoruz; yoksa gaybın bekçileri değiliz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte babanıza dönün! Deyin ki: “Oğlun kesinlikle hırsızlık yaptı. Biz yalnızca bildiğimize tanıklık ettik. Biz gayb âlemini bilenler de değiliz.” (Bir şey yapmadığı takdirde, onu sana getireceğimize söz vermiştik.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Siz babanıza dönüp deyiniz ki: Ey babamız! Doğrusu, oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka bir şey görmedik. Gaybı da bilmeyiz.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dönüp babanıza dersiniz ki: «Ey babamız! Oğlun hırsızlık etti, biz yalnız, bildiğimiz bir nesneye tanıkız, göze görünmeyeni bizler koruyamayız
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Atanızın yanına qayıdıb deyin: “Ata! Oğlun, həqiqətən, oğurluq etdi. Biz ancaq bildiyimiz şey barəsində şahidlik edirik. (Biz Bin Yaminin oğurluq etdiyini öz gözlərimizlə görməsək də, hər halda su qabı onun yükündən çıxdı). Biz qeybi mühafizə edən deyilik. (Bin Yamini sağ-salamat qaytarıb gətirəcəyimiz barədə sənə söz verdiyimiz zaman irəlidə bir oğurluq hadisəsinin baş verəcəyini və düzgün olub-olmasa da, onun qardaşımızın boynuna qoyulacağını haradan biləydik? Buna görə də bizi üzrlü hesab et).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Size gelince) siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yaparak alıkonacağını) bilemezdik.”
C

Cemil Said (1924)

"Pederinizin nezdine ’avdet idiniz âna diyiniz ki: "Ey peder senin oğlun bir sirkat icrâ itdi biz yalnız bildiğimiz şeye şehâdet idebilüriz ve gâibi bilemeyiz."
D

Diyanet Vakfı Meali

Babanıza dönün ve deyin ki: «Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

81,82. "Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Siz babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. Yoksa gaybın bekçileri değiliz."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Siz dönün babanıza da deyin ki ey bizim babamız, inan oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şehadet ediyoruz yoksa gaybin hafızları değiliz
E

Emrah Demiryent Meali

(Size gelince...) Siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: ‘Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yapacağını) bilemezdik.
E

Erhan Aktaş Meali

“Siz dönün! Babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka bir şeye tanıklık etmedik; işin iç yüzünü de bilmiyoruz.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

“dönüñ atañuzdın yaña eyidüñ iy atamuz! bayıķ oġluñ uġurladı. ŧanuķlıķ virmedük illā aña kim bildük daħı olmaduķ ġāyıb olaña śaķlayıcılar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

«Siz dönün, babanıza da deyin ki: — Ey pederimiz, oğlun, inan ki, (zaahiri emre nazaran) hırsızlık etdi. Biz bildiğimizden başkasına şâhidlik yapmadık. Gaybın bekçileri de değildik».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Babanıza dönün ve deyin ki: ’Ey babamız! Senin oğlun hırsızlık etmiş. Biz bildiğimizden başkasına şahitlik etmiyoruz. Bilgimiz dışında kalan olaylara karşı da onu koruyamazdık.’
H

Hayrat Neşriyat Meali

“(Siz) babanıza dönün de: 'Ey babamız! Gerçekten oğlun (Bünyâmin) hırsızlık etti. Hâlbuki (biz) ancak bildiğimize şâhidlik ettik; gaybın muhâfızları da değiliz, (sana söz verirken Bünyâmin'in hırsızlık edeceğini bilemedik)' deyin!”
K

Kadri Çelik Meali

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, biz bildiğimizden başka bir şeye şahitlik etmedik ve biz gaybın kollayıcıları da değiliz.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz de ancak bilip gördüğümüze tanıklık ettik. (Koruma sözü verdik ama) bilgimiz dışında kalan olaylara karşı da onu koruyamazdık.
M

M. Pickthall (English)

Return unto your father and say: O our father! Lo! thy son hath stolen. We testify only to that which we know; we are not guardians of the unseen.
M

Mahmut Kısa Meali

“Şimdi babanızın yanına dönün ve ona deyin ki: “Baba, inan ki oğlun Bünyamin hırsızlık yaptı. Gerçi onu hırsızlık yaparken görmedik, biz ancak,bilgimiz ölçüsünde olup bitenlere şahit olduk; bilgi ve idrâk sınırlarımızın ötesinde neler olup bittiğini, yani gaybı elbette bilemeyiz.”
M

Mahmut Özdemir Meali

Babanıza dönün ve deyin ki:
-"Ey babamız! Senin oğlun, hırsızlık yaptı. Bildiğimizden başka şeye şahid olmadık. Gayb için muhafızlar / koruyucular değildik".
M

Mehmet Okuyan Meali

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yapmış. Biz sadece bildiğimize şahitlik ettik. Biz bilinemeyenlerin bekçileri de değiliz.
M

Mehmet Türk Meali

(Yûsuf): “Dönün ve babanıza; ‘Ey babamız! Senin oğlun, gerçekten hırsızlık etti. Biz, kesinlikle gördüğümüzü söylüyoruz, bunun böyle olacağını da bilemezdik ki...¹
M

Mehmet Çakır Meali

Şimdi siz doğruca babanıza gidin ve deyin ki: Baba!!! Ne yazık ki oğlun hırsızlık yaptı, biz de maalesef görgü şahidi olduk ama, işin iç yüzünü bilmiyoruz.
M

Mehmet Çoban Meali

"Babamıza dönün! Deyin ki: Ey babamız oğlun hırsızlık etti. Biz ancak bildiğimize şahitlik ederiz. Su tasının onun yükünden çıktığını gördük. Ötesini bilmiyoruz. Gizli bir şey varsa onu bilmeyiz."
M

Muhammed Esed Meali

[Size gelince] siz babanıza dönüp gidin ve ona “Ey babamız!” deyin, “Oğlun hırsızlık yaptı; fakat biz bildiğimizden, gördüğümüzden başkasına şahit değiliz; ⁸³ ve [sana söz vermiş olsak da onu] bizim göremeyeceğimiz [gizli] (tehlikelere) karşı da koruyamazdık. ⁸⁴
M

Mustafa Çavdar Meali

“Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki, ‘Ey babamız! Senin oğlun hırsızlık yapmış, biz sadece görüp bildiğimize şahitlik ettik. Biz bilgimiz dışında olan bir şeyi de koruyamayız.”
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Babanıza dönünüz ve “Ey babamız!” deyiniz, “Oğlun hırsızlık yaptı;[¹⁹⁰⁰] ne ki biz sadece bilip gördüğümüzün şahidiyiz: Üstelik biz, bilip gördüğümüz dışında olup bitenlerin sorumlusu da değiliz![¹⁹⁰¹]
O

Orhan Kuntman Meali

Siz babanıza dönün ve "Ey babamız şüphe yok ki, oğlun (Bünyamin) bir hırsızlıkta bulundu. (Kralın değerli su kabını çaldı) Biz gördüğümüz şeyden başkasına şahitlik etmedik. (Çalınan su kabının onun yükünden çıktığım gözlerimizle gördük) Biz elbette gaybın bekçileri değildik. (Kardeşimizi geri getirmeye kesin söz verdik, ama hırsızlık yapacağını biz nereden bilebilirdik)
O

Osman Fırat Meali

“Babanıza dönün ve deyin ki: ’Ey babamız! Senin oğlun hırsızlık etti; biz sadece bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz ve biz görmediğimiz şeylerin bekçileri değiliz.’”
S

Sardorxon Jahongir

Sizlar endi otalaringiz oldiga qaytinglar va: “Ey otamiz, o‘‎g‘‎ling Binyamin o‘‎g‘‎rilik qildi. Bizlar faqat bilgan narsamizga guvohlik bermoqdamiz. Axir biz g‘‎aybga taalluqli bo‘‎lgan yashirin ishlarni biluvchi emasmiz”, – deb aytinglar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Dönüñüz atañuza. Varuñuz, eyidüñüz: Yā atamuz senüñ oġluñ uġrılıḳeyledi, daḫı ṭanuḳluḳ virmedük illā bildügümüz nesneye. Daḫı biz ġaybıbilmedük, didiler.
S

Suat Yıldırım Meali

“Siz dönün, babanıza deyin ki: “Sevgili babamız, bizler farkına varmadanoğlun inan ki hırsızlık etmiş. Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. (Söz verdiğimiz zaman, bu durumun ortaya çıkacağını nereden bilebilirdik? )Gayb bize emanet edilmiş değil ki! ”
S

Süleyman Ateş Meali

Babanıza dönün, deyin ki: Ey babamız, oğlun hırsızlık etti! Biz ancak bildiğimize şahidlik ettik (tasın, onun yükünden çıktığını gördük, ötesini bilmiyoruz), Biz gizliyi bilenler değiliz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Babanızın yanına 'avdet idiniz ve ona: 'Ey babamız oğlun hırsızlık itdi. Biz ancak gördüğimiz ve bildiğimiz şeye şehâdet ideriz. Biz gayba âşinâ değiliz.'
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Babanızın yanına dönün de deyin ki “Babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz sadece bildiğimize şahitlik ederiz. İşin aslını kavrayacak durumda da değiliz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Babanıza dönüp şöyle deyin: "Ey babamız, oğlun hırsızlık etti. Biz sadece bildiğimize tanıklık ettik. Biz gaybı bilenler değiliz."
Y

Yusuf Ali (English)

"Turn ye back to your father, and say, ´O our father! behold! thy son committed theft! we bear witness only to what we know, and we could not well guard against the unseen!(1754)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Babanıza dönün de deyiniz ki, Ey pederimiz! Şüphe yok ki, oğlun hırsızlıkta bulundu. Biz bildiğimiz şeyden başkasına şehâdet eder olmadık, ve biz gaybı (bilip onu) hıfzediciler değiliz.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Babanıza dönün ve deyin ki: Baba, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz. Yoksa biz gaybın bekçisi değiliz.(8)
İ

İhsan Aktaş Meali

(Onların büyüğü devamla dedi ki:) Şimdi siz gidin ve babanıza vararak deyin ki, ey baba! Oğlun hırsızlık yaptı (gerçi onu hırsızlık yaparken görmedik): Hâlbuki biz bildiğimizden ve (kralın su kabını Bünyamin’in yükünde) gördüğümüzden başkasına şahit değiliz ve sana söz vermiş olsak da, onu bizim göremeyeceğimiz gizli tehlikelere (bela ve musibetlere) karşı da koruyamazdık.”
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Babanıza dönün ve ona deyin ki” Ey Babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz yalnızca bildiğimizden başkasına şahitlik yapmayız. Bizim dışımızda olan hırsızlık olayından (kardeşimizi) koruyucular olamadık.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Babanıza dönün, deyin ki «— Baba! Oğlun hırsızlık etmiştir, biz ancak bildiğimize [²] şahit olduk, gaybe [³] vâkıf değildik.
İ

İsmail Yakıt

“Babanıza dönünüz ve deyiniz ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka şeye şahit değiliz. Biz algılanamayanın [ğayb] muhafızı da değiliz.”¹⁵
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Babnızın yanına dönün de ona deyin: "Ey babamız ! işte senin oğlun hırsızlık etti. Biz ancak gördüğümüze tanık olduk, o kadar. Gözle görünmiyene gelince onu bilemezdik.
Ş

Şaban Piriş Meali

Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: -Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz.

Yûsuf Suresi 81. Ayet Meali ve Tefsiri

Yûsuf Suresi 81. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûsuf Suresi 81. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûsuf Suresi 81. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûsuf Suresi 81. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim