Sureye Dön

Yûsuf Suresi Suresi, 63. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Dönüp babalarına varınca baba dediler, bize artık zahire verilmeyecek, kardeşimizi de bizimle gönder de zahire alalım ve şüphe yok ki biz, onu iyice koruruz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve böylece babalarının yanına döndüklerinde, Yûsuf'un kardeşleri, “Ey baba!” dediler. “Bünyamin'i yanımızda götürmedikçe, artık bize bir ölçek bile zahîre verilmeyecek; bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki, hepimize yetecek tartıda zahîre alabilelim. Şüphen olmasın ki, biz onu koruyacağız.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Böylelikle (Yusuf’un kardeşleri) babalarına döndükleri zaman, dediler ki: "Ey babamız, (şimdilik bize ikram olarak karşılıksız erzak verildi ama, bundan sonra Mısır’da) ölçek(le bir şey almak) bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder de (ihtiyacımız olanerzakındaha fazlasını) değerini vererek ve ölçerek alalım. (Sana söz veriyoruz) Onu mutlaka koruyacağız."
A

Ahmet Tekin Meali

Babalarının yanına vardıklarında:
“Ey babamız, erzak almak bize yasaklandı. Kardeşimiz Bünyamin'i bizimle beraber gönder de, biz de ölçekler dolusu erzak alalım. Biz onu kesinlikle koruruz.” dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Babalarının yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Bizden ölçek (erzak) alıkonuldu. Kardeşimizi de bizimle birlikte gönder ki ölçek (erzak) alalım. Biz onu mutlaka koruruz."
A

Ali Bulaç Meali

Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: 'Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka koruyacağız.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bu şekilde babalarına döndükleri zaman, şöyle dediler: “- Ey Babamız! Bizden ölçek (zahire) menedildi. Şimdi kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de zahire ölçüp alalım. Biz muhakkak onu koruruz.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar babalarına döndüklerinde dediler ki: “Bundan böyle, ölçek bize yasaklandı. Kardeşimizi bizimle beraber gönder, ölçekten (Buğdaydan) nasibimizi alalım. Şüphesiz biz, kardeşimizi koruyacağız.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi bizimle beraber gönder de, erzak ölçüp alabilelim. Biz onu mutlaka koruyacağız” dediler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar evlerine, babaları yanına varınca dediler ki: «Ey babamız! Bize tahıl yasak oldu, bizimle birlikte kardeşimizi gönder, ancak tahıl alabiliriz, bizler onu koruruz»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Yusifin) qardaşları atalarının yanına döndükdə dedilər: “Ata! Bizə ərzaq (taxıl ölçülüb) verilməsi qadağan edildi. (Əgər Bin Yamini bizimlə Misirə göndərməsən, bizə daha heç bir şey verilməyəcək). Yenidən ərzaq (taxıl ölçüb) almaq üçün qardaşımızı bizimlə birlikdə (Misirə) göndər. Biz, əlbəttə, onu qoruyacağıq!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar, babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz mutlaka koruyacağız” dediler.
C

Cemil Said (1924)

Pederlerinin nezdine ’avdet iyledikleri vakit "Ba’demâ bize buğday virmiyecekler. Bırak birâderimizi berâber götürelim ki buğday alabilelim biz ânı muhâfaza ideriz" didiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i)  bizimle beraber gönder de (onun sayesinde)  ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Onu elbette koruruz" dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz” dediler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: "Ey babamız! Bizden ölçek menedildi (bize zahire verilmeyecek). Bu kere kardeşimizi de bizimle gönder ki, ölçek alabilelim. Biz onu kesinlikle koruyacağız."
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bu suretle vaktâ ki babalarına döndüler, ey pederimiz! Dediler: bizden ölçek men'edildi, bu kerre kardeşimizi bizimle beraber gönder ölçüp alalım ve her halde biz onu muhafaza ederiz
E

Emrah Demiryent Meali

(Yûsuf’un kardeşleri) babalarının yanına döndükleri zaman dediler ki: “Ey babamız! (Bünyâmin’i yanımızda götürmedikçe) artık bize bir ölçek bile (zahîre) verilmeyecek, bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki, (hepimize yetecek kadar) ölçek (zahîre) alabilelim. Şüphen olmasın (sana söz veriyoruz) ki, biz onu kesinlikle koruruz.”
E

Erhan Aktaş Meali

Babalarının yanına vardıklarında: “Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz.” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim döndiler atalarına eyittiler “iy atamuz! yıġlındı bizden ölçmek pes viribi bizüm-ile ķarındaşumuzı ölçüp alavuz daħı bayıķ biz anı śaķlayıcılaruz.” .
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bu suretle babalarına döndükleri zaman: «Ey babamız, dediler, bizden ölçek men olundu. (Bu sefer) kardeşimizi de bizimle beraber yolla da ölçek alalım. Biz her halde onu muhaafaza edicileriz».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık ölçek verilmeyecek. Bu yüzden kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka koruyacağız.” dediler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nihâyet babalarına döndüklerinde dediler ki: “Ey babamız! (Kardeşimizi bizimle göndermediğin takdirde) bizden ölçek men' edildi; bu yüzden kardeşimizi bizimle berâber gönder ki, ölçek (ile verilen zahîre) alalım; artık şübhesiz ki biz onu gerçekten muhâfaza edici kimseleriz.”
K

Kadri Çelik Meali

Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize ölçek (erzak) yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de ölçek (erzak) alalım. Biz onun için elbette koruyucu kimseleriz” dediler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Artık (kardeşimiz olmadan) bize erzak verilmeyecek (çünkü kardeşimizi istiyorlar). Kardeşimizi bizimle beraber gönder de erzak alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız” dediler.
M

M. Pickthall (English)

So when they went back to their father they said: O our father! The measure is denied us, so send with us our brother that we may obtain the measure, surely we will guard him well.
M

Mahmut Kısa Meali

Böylece Yûsuf’un kardeşleri babalarının yanına döner dönmez, daha yüklerini açmadan, “Ey babamız!” dediler, “Bünyamin’i de yanımızda götürmediğimiz takdirde, bundan böyle Mısır’dan erzakalmamız bize yasaklandı! O hâlde, bir daha Mısır’a gidişimizde küçük kardeşimiz Bünyamin’i de bizimle beraber gönder ki, onun sayesinde bol bol erzak satın alalım. Bünyamin için endişelenmene gerek yok. Sana söz veriyoruz, biz onu gözümüz gibi koruyacağız!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Babalarına döndüklerinde: -"Ey babamız!
Bize Tartı / Ölçek yasaklandı. Daha çok almak üzere kardeşimizi bizimle birlikte gönder! Biz, onun için elbette koruyucularız" dediler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Babalarına döndüklerinde (ona şöyle) demişlerdi: “Ey babamız! Böyle bir ölçek (tahıl verilmesi artık) bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle birlikte gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım! Biz onu mutlaka koruyacağız.”
M

Mehmet Türk Meali

(Yûsuf’un kardeşleri,) babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! (Eğer kardeşimizi bizimle göndermezsen) bize bir ölçek bile erzak verilmeyecek. (Ne olur) onu bizimle gönder de erzak alalım. Biz onu kesinlikle koruruz.” dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

Döner dönmez, babalarının huzuruna çıkan kardeşler: " Baba! N'olur kardeşimizi bizimle gönder, yoksa bize mal vermeyecekler. Ona çok iyi bakacağız. "
M

Mehmet Çoban Meali

Kardeşleri babalarına döndüklerinde dediler ki: "Bizden bir daha Mısır’a gidip buğday almamız yasaklandı. Ancak kardeşimizi yanımızda götürürsek bize istediklerimiz verilecek! Ey babamız! Yanımıza kardeşimizi ver! Tekrar Mısır’a gidelim! Biraz daha buğday alıp gelelim! Muhakkak ki biz kardeşimizi mutlaka koruruz."
M

Muhammed Esed Meali

Ve böylece babalarının yanına döndüklerinde, [Yusuf’un kardeşleri,] “Ey babamız!” dediler, “[Bünyamin’i yanımızda götürmedikçe] artık bize bir ölçek bile zahire ⁶² verilmeyecek; bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki (bize yetecek) tartıda [zahire] alabilelim; bu arada onu elbette koruyup gözeteceğiz!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Sonunda babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bir dahaki sefer kardeşimizi de götürmezsek, bize bir ölçek bile tahıl verilmeyecek. Onun için kardeşimizi bizimle beraber Mısır’a gönder de tahıl alabilelim. Emin ol ki onu çok iyi koruyacağız.” dediler.
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sonunda babalarının yanına dönerek (olan biteni haber verdiler ve) “Ey babamız!” dediler, “(Bünyamin olmadan) bize bir ölçek dahi verilmeyecek. İşte bu yüzden kardeşimizi bizimle birlikte gönder de payımızı alalım.[¹⁸⁸¹] Bir de, onu koruyacağımızdan en ufak kuşkun olmasın!”
O

Orhan Kuntman Meali

(Babalarına döndüklerinde de) "Ey babamız, -kardeşimizi bizimle beraber yollamaz isen- bundan sonra bize ölçek men edildi! (Zahire verilmeyecek çünkü Mısır'ın hâkimi çok konuksever ve adil bir insan, Bünyamin'in hakkını da verdi, fakat bundan sonra bizzat vermek istiyor, böylece bizim doğru söyleyip söylemediğimizi deneme arzusunda.. ne olur bizi yalancı çıkarma, sen hiç tasalanma) Biz elbette onu koruruz" dediler..
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki babalarına geri döndüler, dediler ki: "Ey babamız, bizden ölçek (erzak) engellendi; kardeşimizi bizimle gönder ki erzak alalım ve kesinlikle onun için koruyucularız."
S

Sardorxon Jahongir

Akalari otalarining oldiga qaytib kelib: “Ey otamiz, bundan keyin bizlarga yegulik tortib berish man qilindi. Biz bilan birga ukamiz Binyaminni ham yuborgin, shundagina don-dun o‘‎lchab olib kelamiz. Albatta, biz uni turli xatarlardan himoya qiluvchimiz”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt kim yitdiler atalarına eyitdiler: İy bizüm atamuz, ölçü bizden men‘olundı ḳardaşumuzı virmesek. Pes gönder bizümle ḳardaşumuzı ölçeyim.Daḫı biz anı ṣaḳlayıcılar, didiler.
S

Suat Yıldırım Meali

Babalarının yanına dönünce: “Sevgili babamız, dediler, ölçeğimiz, tahsisatımız kaldırıldı. Gelecek sefer, öbür kardeşimizi de bizimle beraber gönder ki onu vesile ederek, daha çok tahsisat alalım. Onu gözümüz gibi koruyacağımıza kesin söz veriyoruz. ! ”
S

Süleyman Ateş Meali

Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız, bizden ölçü men'edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de (ihtiyacımız olanı) ölç(üp al)alım. Biz onu mutlaka koruruz."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Pederlerinin nezdine 'avdetlerinde: "Ey Pederimiz! Bizden zahîre men' olundı. Bizimle berâber kardaşımızı gönder ki zahîre alabilelim. Biz, onı muhâfaza iyleriz." didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Babalarının yanına dönünce dediler ki; “Ey babamız! Tahsisatımız kaldırıldı. Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tekrar tahsisat alalım. Biz onu iyi koruruz.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Ölçü bizden yasaklandı. Şimdi kardeşimizi bizimle gönder ki, ölçüp alabilelim. Biz onu gerçekten iyi koruyacağız."
Y

Yusuf Ali (English)

Now when they returned to their father, they said: "O our father! No more measure of grain shall we get (unless we take our brother): So send our brother with us, that we may get our measure; and we will indeed take every care of him."(1724)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki babalarına dönüverdiler, dediler ki: «Ey pederimiz! Bizden zahire men edildi, artık bizimle beraber kardeşimizi de gönder ki, zahire alalım ve muhakkak ki biz onun için elbette muhafız kimseleriz.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Babalarının yanına döndüklerinde, “Baba, artık bize erzak verilmeyecek,” dediler. “Kardeşimizi de bizimle gönder ki erzak alalım. Biz ona göz kulak oluruz.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Babalarına döndüklerinde (olan biteni haber verdiler ve) dediler ki: "Ey babamız! (Bir daha ki sefer için) bizden ölçek (erzak) alıkonuldu. Kardeşimizi (Bünyamin’i) de bizimle birlikte gönder ki (onun sayesinde) ölçüp (erzak) alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız."
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Babalarına döndüklerinde “Ey Babamız! Bundan sonra (bizimle kardeşimizi göndermezsen) bize ihtiyaçlarımız verilmeyecek. Bizimle birlikte kardeşimizi gönderde ihtiyaçlarımızı alalım. Biz kardeşimizi koruruz” dediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki babalarına döndüler. «— Baba! Artık bize zahire men edildi. Bizim ile kardeşimizi gönder ki zahire alalım. Biz onu saklarız» dediler.
İ

İsmail Yakıt

Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize (tahıl) ölçeği yasaklandı. Bizimle beraber kardeşimizi de gönder ki ölçekle tahıl alalım. Muhakkak biz onu koruruz” dediler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Böylece babalarının yanına dönünce dediler: "Ey babamız! Artık ölçek bize yasak edildi. Onun için bizimle birlikte kardeşimizi de gönder ki ölçek alabilelim. Biz onu nasıl olsa koruruz."
Ş

Şaban Piriş Meali

Babalarına döndüklerinde: -Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Biz, onu koruruz, dediler.

Yûsuf Suresi 63. Ayet Meali ve Tefsiri

Yûsuf Suresi 63. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûsuf Suresi 63. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûsuf Suresi 63. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûsuf Suresi 63. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim