Sureye Dön

Yûsuf Suresi Suresi, 56. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İşte Yusuf'a Mısır'da böylece bir mevki verdik, nereyi isterse orada, dilediği gibi konaklardı. Rahmetimizi, kime dilersek ona nasib ederiz ve iyilikte bulunanların ecrini zayi etmeyiz.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Böylece yeryüzünde Yûsuf'a imkan verdik. Herşey ve her yer O'nun idaresi altında idi. Rahmetimizi dilediğimiz kimselere nasib ederiz. İyilik yapanların mükafatını da muhakkak veririz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

İşte böylece Biz yeryüzünde (Mısır ülkesinde) Yusuf’a güç ve imkân (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır’da) dilediği yerde konaklayıp kalabilirdi. Biz kime dilersek rahmetimizi nasip ederiz ve iyilik yapanların ecrini zayi etmeyiz.
A

Ahmet Tekin Meali

Böylece Yûsuf'a, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, tercihini isabetli kullanarak dilediği yerde ikamet etmek, dilediği gibi hareket etmek üzere, ülke içinde yetki, güç, itibar ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi, sünnetimize, düzenimizin yasalarına uygun olarak, irademizin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere nasip ederiz. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan önderlerin, idarecilerin ve mü'minlerin mükâfatını zâyi etmeyiz.
A

Ahmet Varol Meali

İşte böylece Yusuf'a o yerde güç ve imkân verdik. Orada istediği yerde konaklıyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize ulaştırırız ve iyilik edenlerin ecirlerini zayi etmeyiz.
A

Ali Bulaç Meali

İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır'da) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İşte, Yûsuf'u zindandan kurtardığımız gibi, kendisine Mısır memleketinde de kudret ve şeref verdik. Orada istediği yerde makam sahibi oluyordu. Biz, rahmetimizi dilediğimiz kimseye ulaştırırız ve iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmeyiz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Böylece Yusuf’a yeryüzünde imkân verdik. Her yer, onun tasarrufunda idi.. Biz rahmet ve keremimizi istediğimize veririz ve iyilerin ücretini asla zayi etmeyiz.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Böylece Yûsuf'a, orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız. Güzel davrananların ödülünü zayi etmeyiz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yusuf'u böylece Mısır'da yerleştirdik, istediği gibi çalışırdı orada, dilediğimiz kimseye, yarlıgamız erişir, yitirmeyiz iyilerin sevabın
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Beləliklə, Yusifi o yerdə (Misir torpağında) mövqe (ixtiyar) sahibi etdik. O, (Misirdə) istədiyini edirdi (istədiyi yerdə mənzil sala bilirdi). Biz istədiyimizə mərhəmətimizi nəsib edər, yaxşı işlər görənlərin mükafatını zay etmərik.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkân verdik. Öyle ki orada (Mısır’da) dilediği yerde sözü geçiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların mükâfatını kayba uğratmayız.
C

Cemil Said (1924)

İşte bu vecihle Yûsuf’ı o memleketde iyice yerleşdirdik. İstediği yerde oturabiliyordı. Biz istediğimize rahmetimizi nasîb ideriz ve muhsin âdemlerin mükâfâtını zâyi’ itmeyiz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yusuf'u böylece o memlekete yerleştirdik; istediği yerlerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ve işte biz böylece Yusuf'u o yerde temkin ettik (yerleştirdik). Neresinde isterse orada makam tutuyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve işte bu suretle Yusüfü o arzda temkin ettik, neresinde isterse makam tutuyordu, biz rahmetimizi dilediğimize nasıb ederiz, ve muhsinlerin ecrini zayi' etmeyiz
E

Emrah Demiryent Meali

İşte böylece Yûsuf’a o yerde (Mısır’da) güç ve imkân verdik. Orada istediği yerde konaklıyordu. (Öyle ki, ülkenin her yerinde sözü geçiyordu.) Biz rahmetimizi dilediğimiz kimseye ulaştırırız ve (takvada sebat ederek, razı olacağımız şekilde) güzel davrananların ecirlerini (mükâfatlarını) zayi etmeyiz.
E

Erhan Aktaş Meali

Ve böylece Yusuf'u yetki sahibi yaptık, istediği yerde mekân tutma imkânı verdik. Rahmetimizi istediğimize veririz. İyilik edenlerin yaptıklarını karşılıksız bırakmayız.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ancılayın el üstünligin virdük yūsuf’a yirde ya'nį mıśr yirinde iner-idi andan andan kim diler. irürürüz raḥmetümüzi aña kim. dilerüz daħı żāyı' eylemezüz eylük eyleyicilerüñ müzdini.
H

Hasan Basri Çantay Meali

İşte o yerde Yuusufa kudret (ve şeref) verdik. O, o yerden neresini dilerse orada konaklardı. Biz rahmetimizi kime dilersek ona nasıyb ederiz, iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmeyiz.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İşte böylece Yusuf’u ülkeye yerleştirdik. Öyle ki orada dilediği yerde konakladı. Biz dilediğimize rahmetimizi nasip ederiz ve güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

İşte böylece Yûsuf'a o yerde (Mısır'da) imkân (ve kudret) verdik. Oradan dilediği yerde oturuyordu. Rahmetimizi dilediğimiz kimseye nasîb ederiz ve iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmeyiz.
K

Kadri Çelik Meali

İşte böylece biz o topraklarda Yusuf'a dilediği gibi hareket etmek üzere güç ve imkan verdik. Biz kime dilersek rahmetimizi nasip ederiz ve ihsan sahiplerinin ecrini kayba uğratmayız.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Böylece Yûsuf’a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
M

M. Pickthall (English)

Thus gave We power to Joseph in the land. He was the owner of it where be pleased. We reach with our mercy whom We will. We lose not the reward of the good.
M

Mahmut Kısa Meali

İşte böylece biz, Yûsuf’a o ülkede kudret ve egemenlik bahşettik. Öyle ki, ülkenin her yerinde onun sözü geçiyordu. Öyle ya, Biz lütuf ve rahmetimizi dilediğimize veririz; hele iyilik yapanların mükâfatını daha dünyadayken verir, onların beklentilerini kesinlikle boşa çıkarmayız.
M

Mahmut Özdemir Meali

Yûsuf’u Arz’da böyle yerleştirdik. Nerede dilerse makama geliyordu. Rahmetimizi, dileyeceğimiz kimselere nasip ederiz. Muhsinler’in / İyilik-Güzellik Edenler’in ödülünü yitirmeyiz.
M

Mehmet Okuyan Meali

Böylece Yusuf’a dilediği gibi hareket etmek üzere o yerde (Mısır’da) yetki vermiştik. [*] Dilediğimiz (layık olan) kimseye rahmetimizi (işte böyle) ulaştırır ve güzel davrananların ödülünü boşa çıkarmayız.
M

Mehmet Türk Meali

İşte böylece Biz, orada Yûsuf’a iktidar verdik.¹ Öyle ki, o (Mısır’da) dilediği gibi hareket ederdi. Biz, rahmetimizi kime dilersek ona nasip ederiz ve iyilik yapanların karşılığını boşa götürmeyiz.²
M

Mehmet Çakır Meali

Böylece Yusuf'a bu dünyada istediği yere gelebilmesini sağlayacak bütün imkanları hazırladık. Çünkü biz, istediğimizi sevgiye boğarız, iyilik sevdalılarına teşekkürü de unutmayız.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar farkında değildi ama Yusuf’a orada dilediği gibi hareket etmek üzere yetki verdik. Kral kendisinin Yusuf’a yetki verdiğini zannediyordu. Hâlbuki Yusuf’u oraya getiren, Mısır’ı yönetme yetkisi veren bizdik! Artık Yusuf Mısır’da dilediği yasayı uyguluyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Bilin ki güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
M

Muhammed Esed Meali

İşte böyle emin bir yer sağladık Yusuf’a (o) ülkede; öyle ki, dilediği yerde konaklayabilir/dilediği şeyi yapabilirdi. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz, ama iyilik yapanların hak ettiği karşılığı vermekten de geri durmayız. ⁵⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

İşte biz böylece ülkede Yusuf’a iktidar imkânını bahşettik ki, orada istediği gibi bir yapı inşa etsin. Zira biz mülkü kullarımızdan dilediğimize veririz ve işlerini doğru yapanların hak ettikleri karşılığı da asla zayi etmeyiz! 27/62
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte bu şekilde Biz, Yusuf’a ülkede sağlam bir iktidar zemini hazırladık.[¹⁸⁷⁶] O orada istediği gibi hareket ediyordu. Biz de rahmetimizi tercih edene/tercih ettiğimize bahşederiz; fakat iyilik yapanların karşılığını da asla zayi etmeyiz.
O

Orhan Kuntman Meali

İşte biz böylece Yusuf'a o yerde (Mısır’da) mevki ve yetki verdik ki o, dilediği yerde konaklardı. (Kıtlık tehlikesi için önlem alırdı) Biz kuşkusuz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz! Ve güzel davrananların mükafatını eksik etmeyiz.
O

Osman Fırat Meali

Ve böylece Yusuf’a yeryüzünde bir mevki verdik; nereyi istiyorsa oraya yerleşiyordu. Rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz; güzel davrananların mükafatını yok etmeyiz.
S

Sardorxon Jahongir

Shunday qilib, Yusufni Misr yerida o‘‎zi xohlagan joyida yashaydigan imkonni berdik. Biz rahmatimizni xohlagan kishilarga yetkazamiz va yaxshi ish qiluvchilarning mukofotini yo‘‎qqa chiqarmaymiz.
S

Satıraltı Meal (1534)

Anuñ gibi ḥükm virdük Yūsufa yir yüzinde. Bezedi Mıṣr iḳlīminde her yiredilese yitişdürür bizüm raḥmetümüzi. Kime dilesevüz daḫı yitürmezüz müzdini.
S

Suat Yıldırım Meali

Böylece Biz Yusuf'a Mısır'da iktidar verdik. Dilediği yerde konaklayabilir, orayı dilediği şekilde yönetirdi. Biz lütfumuzu dilediğimiz kimselere eriştirir ve güzel hareket edenlerin ücretlerini asla zayi etmeyiz.
S

Süleyman Ateş Meali

Böylece biz Yusuf'a o ülke'de iktidar verdik. Orada dilediği yerde konaklardı. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız, güzel davrananların ecrini zayi etmeyiz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Biz bu sûretle Yûsuf'ı arz-ı Mısır'da yerleşdirdik. Orada istediği gibi oturır, kalkar, iş görirdi. Biz rahmetimize dilediğimizi mazhar ideriz ve muhsinlerin ecrini zâyi' itmeyiz.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Böylece ona, o ülkede iyi bir makam verdik. Orada beğendiği yere yerleşirdi. Biz ikramımızı, tercih ettiğimiz kişiye yaparız. Güzel davrananların ödülünü eksiltmeyiz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İşte böylece biz Yûsuf'a yeryüzünde imkân ve mevki verdik. Ülkede, istediği yerde konaklayabiliyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız; güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmeyiz.
Y

Yusuf Ali (English)

Thus did We give established power to Joseph in the land, to take possession(1717) therein as, when, or where he pleased. We bestow of our Mercy on whom We please, and We suffer not, to be lost, the reward of those who do good.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve öylece Yusuf için o yerde bir mevki, bir selahiyet verdik. Oradan dilediği yerde ikâmet eder idi. Biz dilediğimize rahmetimizi nâsib ederiz. Ve iyilik edenlerin mükâfaatını zâyi etmeyiz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Böylece Yusuf'u o ülkede yerleştirdik. Öyle ki, dilediği yerde kalıyor, dilediği gibi yönetiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların ödülünü de asla zayi etmeyiz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve böylece biz, Yusuf’a ülkede (Mısır’da) sağlam bir iktidar zemini hazırladık. O orada (Mısır’da) istediği gibi hareket ediyordu. Biz (böylece) rahmetimizi dilediğimize (hak edene) nasip ederiz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Böylece Yusuf’u yeryüzünde bir mekâna yerleştirdik. O yeryüzünde dilediği yere yerleşmiş oldu. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizden bir pay veririz ve güzel şeyler yapanların yaptıklarını asla zayi etmeyiz.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bunun gibi [³] Yusuf/a Mısır toprağında mevki ve şeref verdik; o, dilediği yerde karar kılardı [⁴]. İşte biz dilediğimize rahmetimizi eriştiririz. İyi işleyenlerin mükâfatını da zâyi etmeyiz.
İ

İsmail Yakıt

Böylece Yûsuf’u o yere yerleştirdik ve orada dilediği gibi hareket ediyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. İyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Böylece Biz Yusuf’a o ülkede el üstünlüğü sağladık. Orada dilediği gibi oturur kalkardı. Biz esirgeyiciliğimizi kime dilersek ona eriştiririz. İyilik edenleri de karşılıksız bırakmayız.
Ş

Şaban Piriş Meali

Yusuf'u böylece o memlekete yerleştirdik;istediği yerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz.; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.

Yûsuf Suresi 56. Ayet Meali ve Tefsiri

Yûsuf Suresi 56. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûsuf Suresi 56. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûsuf Suresi 56. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûsuf Suresi 56. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim