Sureye Dön

Yûsuf Suresi Suresi, 109. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Senden önce gönderdiğimiz kimseler de şehirlerin ahalisinden birtakım adamlardı ancak. Yeryüzünde hiç mi gezmezler de kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler? Ve ahiret yurdu, çekinenler için elbette daha hayırlıdır, hala mı akıl etmezsiniz?
A

Abdullah Parlıyan Meali

Senden evvel peygamber olarak gönderdiklerimizin hepsi, o memleketlerin halkından olup, kendilerine vahyettiğimiz ölümlü erkek kişilerdi. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler; ve onlar bilmiyorlar mı ki, yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışan kimseler için ahiret yurdu, bu dünyadan daha tercihe layıktır. Hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı?
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Biz Senden önce de, (karyeler) ülkeler halkına kendilerine vahyettiğimiz erkek kişiler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? (İnanıp Allah’tan) Korkan (ve hazırlık yapanlar) için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?
A

Ahmet Tekin Meali

Senden önce özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendiğimiz peygamberler de, kesinlikle yerleşik toplum hayatı yaşayan insanlar arasından, kendilerine vahiy verdiğimiz liyâkatli ve güvenilir erkeklerdi. Kâfirler, yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler, incelesinler, ibret alsınlar. Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü'minler için âhiret yurdu, ebedî yurt elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
A

Ahmet Varol Meali

Senden önce (peygamber olarak) kasabaların halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamlardan başkalarını göndermedik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının ne olduğunu bir görsünler? Şüphesiz ahiret yurdu (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmiyor musunuz?
A

Ali Bulaç Meali

Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup-sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de başka değil, ancak şehirler halkından kendilerine vahy ettiğimiz bir takım erkeklerdi. Şimdi kâfirler, kendilerinden önce gelen inkârcıların akıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp ibret almak için yeryüzünde dolaşmadılar mı? Muhakkak ki ahiret yurdu, Allah'dan korkanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ bunu düşünüp anlamıyacak mısınız (Ey kâfirler)?
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Senden önce adamlardan başkasını peygamber olarak göndermedik; o adamlara, kasabalar halkının durumlarından vahyediyorduk. İşte bu insanlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki (o kasaba halklarının) sonunun nasıl olduğunu görsünler. Ve şüphesiz ahiret yurdu kendilerini koruyanlar için daha hayırlıdır. Artık neden aklınızı kullanmıyorsunuz?
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Senden önce de, şehir halkından seçip kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Kâfirler yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
B

Besim Atalay Meali (1965)

Senden önce onlara gönderdiklerimiz, ancak şehirler halkından vahiy ettiğimiz adamlar idi; yeryüzünde gezmezler mi? Kendilerinden önce geçenlerin sonu nice olmuştur? Görmüyorlar mı? Ahret yurdu sakınçlara hayırlı, anlamaz mısınız?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Səndən əvvəl də (səhra əhlindən deyil) ancaq şəhər əhlindən olub özlərinə vəhy etdiyimiz neçə-neçə kişilər (qadın, mələk yox, məhz kişi peyğəmbərlər) göndərdik. Məgər (bu müşriklər) yer üzündə gəzib dolaşmırlarmı ki, özlərindən əvvəl gəlib-gedənlərin (məhv olmuş xalqların, tayfaların) aqibətinin necə olduğunu görsünlər? Həqiqətən, axirət yurdu Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlər üçün daha xeyirlidir. Məgər dərk etmirsiniz?
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Senden önce de memleketler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları (resul) olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız? 
C

Cemil Said (1924)

Senden evvel muhtelif karyeler ahâlîsinden müntehab rasûller gönderdik. Ânlara emirlerimizi vahy iyledik bunlar yeryüzünde gezmediler mi? Kendilerinden evvel yaşamış olanların ’âkıbetini görmediler mi? Allâh’dan korkanlar içün âhiretde ikāmet dünyâda ikāmetden daha hayırlıdır. Anlamıyacak mısınız?
D

Diyanet Vakfı Meali

Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. (Kâfirler)  yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Senden önce kasabalar halkından şüphesiz, kendilerine vahyettiğimiz bir takım insanlar gönderdik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hayırlıdır. Akletmez misiniz?
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Senden evvel gönderdiğimiz Peygamberler de başka değil ancak şehirler ahalisinden kendilerine vahyeylediğimiz bir takım erler idi; Ya şimdi o yerde bir gezmediler mi? Baksalar â kendilerinden evvel geçenlerin akıbetleri nasıl olmuş? Ve elbette Âhiret evi korunanlar için daha hayırlıdır ya, hâlâ akletmiyecekmisiniz?
E

Emrah Demiryent Meali

Biz senden önce de her memleketin kendi halkından, vahiyle desteklediğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette âhiret yurdu, Allah’ (ın emir ve yasakların) a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
E

Erhan Aktaş Meali

Senden önce gönderdiğimiz¹ ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de şehirlerde yaşayanlardan² başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takvâ sahipleri için Ahiret Yurdu daha hayırlıdır. Hala akılınızı kullanmayacak mısınız?
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı viribimedük senden ilerüden illā erenler vaḥy olınur anlara köyler ķavmından pes yürimediler mi yirde göreler nite oldı śoñı anlaruñ kim anlardan ilerüdi! daħı āħiret sarāyı yigrekdür anlara kim śaķındılar pes añlamaz misiz?
H

Hasan Basri Çantay Meali

Senden evvel (peygamber olarak) gönderdiklerimiz (başka değil senin gibi) şehirler halkından kendilerine vahy eder olduğumuz erkek adamlardı. (Acaba müşrikler) kendilerinden evvelkilerin akıbeti nice olduğunu görmeleri için hiç de yer yüzünde gezib dolaşmadılar mı? Âhiret yurdu (şirkden ve günâhlardan) sakınanlar için elbet daha hayırlıdır. Siz (ey müşrikler) haalâ akıllanmayacak mısınız?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Senden önce gönderdiklerimiz ancak o şehir halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerdi. Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelenlerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Takvalı olanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Aklınızı kullanmaz mısınız?
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Ey Resûlüm!) Senden önce de (bedevîlerden ve kadınlardan değil,) şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerden başkasını (bir meleği, peygamber olarak) göndermedik. (O müşrikler) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, baksınlar! Âhiret yurdu ise, (günahlardan) sakınanlar için elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?
K

Kadri Çelik Meali

Biz senden önce şehirler halkına, kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (melekleri elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, böylece kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu bir görmüş olsunlar? Takva sahipleri için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Senden önce de şehir halkı içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber göndermedik. İnkârcılar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Günahtan sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
M

M. Pickthall (English)

We sent not before thee (any messengers) save men whom We inspired from among the folk of the townships Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them? And verily the abode of the Hereafter, for those who ward off (evil), is best. Have ye then no sense?
M

Mahmut Kısa Meali

Biz senden önce de, her ülkenin kendi halkından, vahiyle desteklediğimiz fâni insanlardan başkasını elçi olarak göndermedik. Bu inkârcılar, yeryüzünde hiç gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki güçlü toplumların, medeniyetlerin nasıl ve ne sebeple yok olup gittiğine bakıp ibret alsınlar!
Evet, dürüst ve erdemlice yaşayan ve kötülüklerden titizlikle sakınan o takvâ sahipleri için âhiret yurdu, şu gelip geçici dünya hayatından elbette çok daha iyidir; ey akıl sahipleri, hâla aklınızı kullanmayacak mısınız? O hâlde:
M

Mahmut Özdemir Meali

Senden önce, Şehirler’in ahâlisinden ancak kendilerine vahyedeceğimiz adamları rasûl gönderdik. Yeryüzü’nde gezmediler mi?
Bir baksınlar, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu?
Elbette Âhiret’in yurdu sakınıp korunmuş kimseler için en hayırlıdır.
Akletmez misiniz?
M

Mehmet Okuyan Meali

Senden önce de şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? [*] Ahiret yurdu [takvâ]lı (duyarlı) olanlar için hayırlı olandır. Akıl etmiyor musunuz?
M

Mehmet Türk Meali

Bizim senden önce, kendilerine vahye-derek elçi olarak gönderdiklerimiz de (senin gibi) o memleketin halkından olan erkeklerdi.¹ (Bu inkârcılar) hiç yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Elbette âhiret yurdu (olan cennet) Allah’tan çok sakınanlar için, daha hayırlıdır. Siz (buna) hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! bizim daha önce gönderdiğimiz elçiler de senin gibi adamlardı. Kent halkından farklı olarak onlara sadece vahiy ile ulaşıyorduk. Acaba bu insanlar, yeryüzünde gezmediler mi? Daha öncekilerin sonu n'olmuş görmediler mi? Öbür dünya, kendisini sağlama alanlar için elbet daha hayırlıdır. Düşünsenize bir.
M

Mehmet Çoban Meali

Biz senden önce vahiy ilettiğimiz şehirlerin halklarına erkeklerden başkasını göndermedik. Yeryüzünü hiç gezmediler mi? Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
M

Muhammed Esed Meali

Ve Biz senden önce de [elçilerimiz olarak] her topluma [kendi içlerinden, onlara mesajlarımızı ulaştırmak üzere] kendilerine vahyettiğimiz [ölümlü] adamlardan başkasını göndermedik. ¹⁰⁵ Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelip geçen [inkarcı]ların sonlarının nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Ve [bilmiyorlar mı ki,] Allah’a karşı sorumululuk bilinci taşıyan kimseler için ahiret yurdu [bu dünyadan] daha tercihe şayandır? Öyleyse artık akıllarını kullanmayacaklar mı?
M

Mustafa Çavdar Meali

Bizim senden önce gönderdiğimiz elçiler, o ülkelerin içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkaları değildi.1 Şimdi bunlar yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı; kendilerinden önce gelip geçmiş toplumların feci akıbetlerini görüp ibret almazlar mı?2 Ahiret yurdu, korunanlar için daha hayırlıdır; hala akıllanmayacaklar mı?3, 116/43, 21/7, 230/9-42, 47/10, 313/35, 27/89, 28/83
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Senden önce gönderdiğimiz rasuller, kentlerin ahalisinden (seçip) kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkası değildi.[¹⁹²⁶] Hem onlar yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Öyle yapsalardı,[¹⁹²⁷] kendilerinden öncekilerin başına gelen feci akıbeti görmüş olurlardı! Ve Allah bilincine ulaşanlar için âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır: Bunu dahi akletmiyor musunuz?
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, kendilerine vahyettiğimiz er kişilerdendi! (Melek değildi, müşrikler) Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı, kendilerinden önce gelip geçenlerin sonlarının ne kadar feci olduğunu -geride kalan harabelerinden- görüp de, hiç ibret almazlar mı? Elbette ki ahiret yurdu (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. (Ey müşrikler) hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?
O

Osman Fırat Meali

Senden önce kent ehlinden, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını ’Resul’ olarak göndermedik. Yeryüzünü gezmiyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Ve ahiret yurdu, takva sahipleri için daha hayırlıdır; aklınızı kullanmıyor musunuz?
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, Biz sizdan oldin ham faqat shahar va qishloq ahlidan erkak kishilarni rasul qilib yuborib, ularga vahiy qilganmiz, xolos. Axir, odamlar Yer yuzida sayohat qilib, o‘‎zlaridan avvalgi iymonsiz kimsalarning oqibati qanday bo‘‎lganini ko‘‎rsalar bo‘‎lmaydimi? Allohdan qo‘‎rqadigan kimsalar uchun, albatta, oxirat diyori bu o‘‎tkinchi dunyodan yaxshiroqdir. Ey odamlar hali ham aqlni ishlatmaysizlarmi?!
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı biz göndermedük senden öñdin illā erenler, ‘avratlar hīç nebī olmadı.Daḫı olurdı anlar ehlinden seyyidlerüñ. Pes niçün görmezler yir yüzinde,ḥattā göreler nice oldı ṣoñları ol kişilerüñ ki özlerinden evvel geçdi. Daḫı āḫiret evi yigrekdür müttaḳīlere. Pes niçün fikr eylemezler?
S

Suat Yıldırım Meali

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de başka değil, ancak şehirlerde oturanlardan vahye mazhar ettiğimiz birtakım erkeklerdi. Onlar dünyayı hiç gezmediler mi ki kendilerinden önce yaşayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu görüp anlasınlar? Âhiret diyarı elbette Allah'a saygı duyup haramlardan sakınanlar için daha iyidir. Siz ey müşrikler, hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? [21, 7]
S

Süleyman Ateş Meali

Senden önce de kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka, (elçi) göndermedik. Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Korunanlar için ahiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Biz senden evvel ancak karyeler ve memleketler ehlinden racüller gönderdik ve onlara vahy iyledik. 'Acabâ kâfirler yeryüzünde seyr u seyahat idüb kendilerinden evvel geçen akvâmın 'âkıbetleri nasıl oldığına nazar itmezler mi?
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Senden önce gönderdiğimiz elçiler, o kentlerin halkından vahyettiğimiz erkeklerdi. Bunlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah’tan çekinerek kendini bozmayanlar için elbette daha iyidir. Aklınızı kullanmaz mısınız?
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Senden önce gönderdiklerimiz de kentler halkından kendilerine vahyettiğimiz bazı erlerden başkası değildi. Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nice oldu görsünler. Elbette ki âhiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllarınızı kullanmayacak mısınız?"
Y

Yusuf Ali (English)

Nor did We send before thee (as messengers) any but men,(1793) whom we did inspire,- (men) living in human habitations. Do they not travel through the earth, and see what was the end of those before them? But the home of the Hereafter(1794) is best, for those who do right. Will ye not then understand?
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve senden evvel göndermedik, ancak şehirler ahalisinden kendilerine vahyeder olduğumuz birtakım erler gönderdik. (Münkirler) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Baksalar ya kendilerinden evvelkilerin akıbetleri nasıl olmuştur? Ve elbette ahiret yurdu ittikada bulunmuş olanlar için hayırlıdır. Artık akıl erdiremeyecek misiniz?
Ü

Ümit Şimşek Meali

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de, o beldelerin ahalisinden kendilerine vahyettiğimiz adamlardı. Yeryüzünde gezip de bakmazlar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nice olmuş? Âhiret yurdu, takvâ(10) sahipleri için daha hayırlıdır. Bunu akıl edemiyor musunuz?
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve senden önce de kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz adamlardan (beşer türünden) başka, (elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Ahiret yurdu ise, (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. Öyleyse aklınızı kullanmayacak mısınız? *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Senden önce de şu şehir halkından bir takım vahyettiğimiz adamları onlara (uyarmaları için) göndermiştik. Onlar yeryüzünde hiç gezip dolaşmıyorlar mı? Onlardan önce yaşayanların akıbetleri nasıl olmuş? Bir baksınlar. Hâlbuki ahiret yurdu, Allah’dan korunanlar için daha hayırlıdır. Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Senden evvel, ancak kasaba ahalisinden olup kendilerine vahiy nazil kıldığımız birtakım erkek adamlar gönderdik [⁴]. Onlar [⁵] yeryüzünde gezip daha evvel peygamberleri yalancı sayanların nasıl akıbete uğradıklarını görmüyorlar mı? Dâr-ı âhiret sakınanlar için hayırlıdır. Daha aklınızı kullanmaz mısınız?
İ

İsmail Yakıt

(Ey peygamber!) Biz senden önce de bir kısım beldelerin halklarına, kendi içlerinden vahyettiğimiz adamları/ kimseleri elçiler olarak gönderdik. Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Sorumluluk bilinci taşıyanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bizim senden önce gönüllerine bildirip gönderdiğimiz elçiler hep kent kişileri olan erlerdi. Onlar yeryüzünde dolaşarak kendilerinden öncekilerin sonu nice oldu. Görmüyorlar mı? Öbür dünya yurdu sakınanlar için yeydir. Yine de akılları yatmıyor mu?
Ş

Şaban Piriş Meali

Senden önce de, ülkelerin içinden yalnızca kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Yeryüzünde gezmiyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının nasıl olduğuna baksınlar? Ahiret yurdu takva sahipleri için hayırlıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Yûsuf Suresi 109. Ayet Meali ve Tefsiri

Yûsuf Suresi 109. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Yûsuf Suresi 109. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Yûsuf Suresi 109. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Yûsuf Suresi 109. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim