Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 97. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bedeviler, kafirlik ve münafıklık bakımından şehirlilerden beterdir ve Allah'ın, Peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını daha ziyade bilmezler, buna daha fazla onlar layıktır ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bedevîler, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etme ve iki yüzlülük bakımından, diğerlerinden daha beter ve Allah'ın Rasûlüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah böyle diyorsa, bu böyledir; çünkü Allah, herşeyi bilen ve her yaptığını yerli yerince yapandır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Bedeviler (cahil ve gafil, ama kaba ve kibirli göçerler) inkâr ve nifak bakımından daha şiddetlidirler. (Çünkü cahillikleri ve görgüsüzlükleri nedeniyle) Allah’ın Elçisine indirdiği (Kur’ani kuralları ve) sınırları bilmemeye de onlar daha ’yatkın ve elverişlidirler.’ Allah (her şeyi) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
A

Ahmet Tekin Meali

Bedevî Araplar, kültür ve medeniyetten uzak, baskın ve yağmacılıkla geçinen kavimler, küfürde, inkârda, nifakta ve iki yüzlülükte başkalarından daha aşırı, azgın davranışlar sergilerler. Allah'ın, Rasûlüne indirdiği kuralları, kanunları, cezaları tanımamaya da daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
A

Ahmet Varol Meali

Bedeviler küfürde ve nifakta daha katıdırlar ve Allah'ın Peygamberine indirdiğini bilmemeye daha yatkındırlar. Allah bilendir, hakimdir.
A

Ali Bulaç Meali

Bedeviler inkâr ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bedevî'ler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidirler. Bununla beraber, Allah'ın, Rasûlüne indirdiği hükümlerin sınırını bilmemeye daha lâyıktırlar. Allah her şeyi kemaliyle bilicidir, hükmünde hikmet sahibidir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Bedevi Araplar, küfür ve münafıklıkta daha ileridirler. Allah’ın elçisine indirdiği yasaların sınırlarını tanımamaya daha müsaittirler. Hâlbuki Allah, her şeyi en iyi bilen ve yerli yerinde yapandır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Bedevîler, inkâr ve iki yüzlülükte daha ileridirler. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, durumlarına daha uygundur. Allah her şeyi bilendir; işini yerli yerinde yapandır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kaypaklıkça, küfürce çöl Arapları çok katıdırlar, Allahın kendi peygamberine indirmiş olduğunun sınırların bilmemeye, daha çok yaraşırlar, Allah bilicidir, Allah bilgedir
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bədəvilər küfr və nifaq baxımından daha pis (qəliz) və Allahın öz Peyğəmbərinə nazil etdiyi hökmləri (cahillikləri üzündən) bilməməyə (başa düşməməyə) daha layiqdirlər. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Bedevîler (Medine çevresindeki çöllerde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından (şehirde yaşayan Araplardan) hem daha beter hem de Allah’ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
C

Cemil Said (1924)

Bedevî olan ’arablar küfür ve nifâkda en şiddetli olanlardır. Bunlar Allâh’ın rasûlüne inzâl iylediği âyâtdan haberdâr değildirler. Allâh ’alîm ve hakîmdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Bedevilerin küfür ve nifakları her yönden, daha ileridir. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, onlara daha layıktır. Allah bilendir, hakimdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bedeviler inkâr ve münafıklık bakımından daha beterdirler. Bununla beraber Allah'ın, Resulüne indirdiği (hükümlerin) sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah alîmdir, hakîmdir,
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ârâbîler küfürce ve nifakça daha şiddetlidirler, bununla beraber Allahın Resulüne indirdiği ahkâmın hududunu bilmemiye daha lâyıktırlar, Allah alîmdir, hakîmdir
E

Emrah Demiryent Meali

Bedevîler, inkâr ve nifak bakımından daha şiddetli ve Allah’ın, resûlüne vahyettiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
E

Erhan Aktaş Meali

Bedevi Araplar, küfür¹ ve nifakta² daha katıdırlar. Allah'ın Resûlüne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

'arablar ya'nį yazıdaġılar ķatıraķdur kāfirlıķdın yaña daħı munāfıķlıķdın yaña daħı lāyıķıraķdur kim bilmeyeler ḥadlarını anuñ kim indürdi Tañrı resūlı üzere daħı Tañrı bilicidür dürüst işlü sözlüdür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bedeviler küfür ve nifak bakımından (şehirlilerden) daha beterdir. Allahın, Resulü üzerine indirdiği (hükümler) in sınırlarını bilmemeleri de daha çok onlara lâyıkdır. Allah kemâliyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları bilmemeye de daha meyillidirler. Allah bilendir, hükmünde tam isabet edendir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Arabların göçebe kısmı olan) bedevîler, küfür ve nifak cihetiyle (şehirdekilerden)daha şiddetli ve Allah'ın, Resûlüne indirdiği şeylerin (o hükümlerin) hudûdunu bilmemeye daha lâyıktırlar. Allah ise, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
K

Kadri Çelik Meali

Bedeviler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın, resulüne indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha elverişlidir. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibi olandır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bedevîler inkârcılık ve iki yüzlülükte daha ileridedirler; Allah’ın resulüne indirdiklerinin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilmekte ve hikmetle yönetmektedir.
M

M. Pickthall (English)

The wandering Arabs are more hard in disbelief and hypocrisy, and more likely to be ignorant of the limits which Allah hath revealed unto His messenger. And Allah is knower, Wise.
M

Mahmut Kısa Meali

Medîne çevresindeki çöllerde göçebe bir hayat süren bedeviler, içinde bulundukları şartlardan ve yapılarındaki kabalık ve sertlikten dolayı, yerleşik bir hayat süren şehirlilere nazaran hem inkârcılık ve ikiyüzlülükte daha aşırıdırlar, hem de Allah’ın Elçisine gönderdiği Kur’an’ın hükümlerini tanımamaya daha yatkındırlar. Unutmayın ki, Allah, kullarının yapısını ve özelliklerini en iyi bilendir; her konuda en doğru hükümleri veren, sonsuz hikmetiyle her şeyi yerli yerince ve en uygun biçimde yaratan birhakîmdir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Bedevî Arablar, inkâr ve nifak bakımından en şiddetli ve Allah’ın kendi rasûlüne indirdiği şeylerin sınırlarını bilmemeye en yatkındır. Allah hakîm alîmdir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Göçebeler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter hem de Allah’ın Elçisine indirdiği sınırları tanımamaya daha meyillidir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
M

Mehmet Türk Meali

Bedevî Araplar¹ inkâr ve münâfıklık bakımından daha beter ve Allah’ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha müsâittirler.² Gerçekten Allah, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
M

Mehmet Çakır Meali

Nankörlük ve ikiyüzlülük konusunda bedevî Arapların üstüne yoktur. Bu nedenle Allah'ın resulüne indirdiği kuralları tanımamak tam onlara göredir. Allah, engin bilgi gücüyle her şeye hakimdir.
M

Mehmet Çoban Meali

Medine’de yaşamayıp çöldeki vahalarda yaşayan Araplar; inkâr ve nifak bakımından daha ileri, Allah’ın yasalarına karşı çıkmaya daha yatkındırlar. Allah bilendir, hakîmdir.
M

Muhammed Esed Meali

Bedevîler [arasındaki ikiyüzlüler] ¹³⁰ hakkı tanımaktan kaçınma tavırlarında ve ikiyüzlü davranışlarında [yerleşik insanlardan] daha ısrarlıdırlar; ve Allah’ın, Elçisi’ne indirdiği öğretinin sınırlarını görmezden gelmek, [başkalarına göre] onlardan daha çok beklenen bir haldir. ¹³¹ (Allah böyle diyorsa, bu böyledir) çünkü Allah her hükmünde ince-derin bir gerçeğe işaret eden mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.
M

Mustafa Çavdar Meali

Araplardan bazıları küfürde ve ikiyüzlülükte çok katıdırlar ve Allah’ın elçisine indirdiği nizamın sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar, Allah ise her şeyi bilen ve her hükmünde doğru karar verendir. 11/13- 14- 35, 25/4- 5
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bedevî Araplar, inkâr ve ikiyüzlülük açısından (kentsoylulardan) daha katıdırlar;[¹⁵¹⁵] ve Allah’ın, Elçisi’ne indirdiği hayat tarzının sınırlarını tanıyıp kavramamaya daha yatkındırlar: Allah bu (gerçeği) de[¹⁵¹⁶] çok iyi bilendir, (ama) hikmetle iş görendir.
O

Orhan Kuntman Meali

Bedeviler, -kafirlik ve münafıklıkta- (şehirlilerden) daha beterdir. (Bunda biraz mazur da sayılırlar, çünkü) Allah'ın Resulüne indirmiş olduğu dini hükümlerin hududunu bilmezler. (Medeni merkezlerden uzaktırlar, bilgin kimseler ile görülememektedirler) Şüphe yok ki Allah, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
O

Osman Fırat Meali

Bedevi Araplar, inkâra ve nifaka (ayrılığa) şiddetli bir şekilde elverişli olanlardır. Sınırları ve Allah’ın resulü üzerine indirdiklerini bilmemeye daha yatkındırlar. Allah bilendir ve hâkimdir.
S

Sardorxon Jahongir

Odatda Madina atrofidagi cho‘‎llarda ko‘‎chmanchi hayot kechiradigan badaviylar o‘‎troq hayot kechiradigan shaharliklarga qaraganda inkor va munofiqlikda ashaddiyroq hamda Alloh Rasuliga nozil qilgan narsalar hududini bilmasliklari aniqroqdir. Albatta, Alloh hamma narsani bilib turuvchi – A’lim va hikmat egasi – Hakim Zotdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

‘Arablaruñ küfri ḳatıdur, münāfıḳlıḳları daḫı. Daḫı lāyıḳlardur ki bilmeye‐ler ḥudūdı ol nesnenüñ indürdi Tañrı Ta‘ālā resūl üstine. Tañrı Ta‘ālā bili‐cidür, ḥikmetler issidür.
S

Suat Yıldırım Meali

Bedevîler inkâr ve münafıklıkta şehirlilerden daha şiddetli;Allah'ın, Resulüne indirdiği hükümleri tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir. [12, 109]
S

Süleyman Ateş Meali

Bedevi Araplar, küfür ve iki yüzlülükçe daha yaman ve Allah'ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamağa daha müsaittirler. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

A'râb (bedevîler), Allâh'ın Rasûl'üne indirdiği dînin hudûdını bihakkın bilmediklerinden küfürde ve nifâkda daha şiddetlidirler. Allâh her şeyi bilici ve muktezâ-yı hikmeti icrâ idicidir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Çölde yaşayan Araplarının kâfirliği ve münafıklığı pek güçlüdür. Allah’ın elçisine indirdiğinin sınırlarını bilmemeleri onlardan beklenen bir şeydir. Allah bilir, doğru kararlar verir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Çöl Arapları; küfür, parçalanma/ikiyüzlülük yönünden daha şiddetli; Allah'ın resulüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Y

Yusuf Ali (English)

The Arabs of the desert are the worst in Unbelief and hypocrisy, and most fitted to be in ignorance of the command which Allah hath sent down to His Messenger. But Allah is All-knowing, All-Wise.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Bedeviler, küfürce ve nifakça daha galizdirler. Ve Allah Teâlâ'nın Resûlüne indirmiş olduğu şeyin hududunu bilmemeğe daha layıktırlar. Allah Teâlâ ise alîmdir, hakîmdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bedevîler inkârda ve münafıklıkta daha şiddetli ve Allah'ın Resulüne indirdiği hükümleri bilmemeye daha yatkındırlar. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.
İ

İhsan Aktaş Meali

Bedevîler (göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından daha ileri, (hem cahillikleri hem de görgüsüzlükleri nedeniyle) Allah’ın elçisine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya da daha yatkındırlar. Allah ise, (hakkıyla) bilendir, (her konuda) doğru hüküm verendir. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bedevi araplar inkâr ve ikiyüzlü davranma konusunda daha şiddetlidirler. Çünkü onlar Allah’ın elçisine indirdiklerini bilmediklerinden, (İslam’a) karşı cephe alıyorlar. Allah şüphesiz ki her şeyi bilen ve ona göre hüküm verendir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bedevilerin küfürü ve nifakı şehirlilerden daha ziyadedir. Cehalet ve vahşetlerinden dolayı Allah/ın peygamberine inzâl ettiği hududunu [³] bilmemek onlara elyaktır. Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir.
İ

İsmail Yakıt

Bedeviler, inkârda ve ikiyüzlülükte daha beterdirler/ aşırıdırlar [eşedd] ve Allah’ın elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar [ecder]. Zira Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Çöl araplarının tanımazlığı, iki yüzlülüğü daha baskındır. Allah’ın elçisine bildirdiği sınırları bilmemek onlara daha çok yakışır. Allah bilicidir, doğruyu bildiricidir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah'ın Resulüne indirdiğinin sınırlarını bilmemek onlara daha uygundur. Allah alimdir, hakimdir.

Tevbe Suresi 97. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 97. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 97. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 97. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 97. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim