Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 93. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Suçlu sayılanlar, ancak zengin oldukları halde gelip senden izin isteyenlerdir. Onlar, geri kalanlarla kalmaya razı olmuşlardır ve Allah, kalplerini mühürlemiştir, fakat anlamaz onlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Yalnızca savaşa katılmak için, her bakımdan müsait ve varlıklı oldukları halde, senden katılmamak yönünde izin isteyenler, haklı olarak kınanıp sorumlu tutulabilir. Böyleleri geri kalanlarla birlikte oturup kalmaya razı oldular. Allah da bu yüzden, onların kalplerini mühürledi. Öyle ki, artık ne yaptıklarını ve sonlarının ne olacağını bilmiyorlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ancak yol (suç ve sorumluluk), kesinlikle o kimseler aleyhinedir ki; zengin (ve sağlıklı) oldukları halde (cihada katılmamak ve kaytarmak için) Senden izin isteyip (bahane uydururlar) ve bunlar (riskten ve zahmetten kaçıp) geride kalanlar (kadınlar ve sakatlar)la birlikte bulunmaya razı olurlar. Allah, onların kalplerine mühür basmıştır, bundan dolayı da artık onlar bilmeyen (ve akıl erdirmeyen kimseler olup kalmışlardır).
A

Ahmet Tekin Meali

Sorumluluk, ancak zengin oldukları halde, senden izin isteyenleredir. Onlar, savaşa giden orduya katılmayan, dışlanmış aşağılık bozguncularla birlikte kalmaya razı oldular. Allah da onların kalplerini, kafalarını anlayışsız hale getirdi.. Artık onlar doğruyu da, menfaatlerini de bilemezler.
A

Ahmet Varol Meali

Ancak zengin oldukları halde senden izin isteyen ve geride kalanlarla birlikte olmaya razı olanların aleyhlerine yol vardır. Allah onların kalplerini mühürlemiştir; artık onlar anlamazlar.
A

Ali Bulaç Meali

Yol, ancak o kimseler aleyhinedir ki, zengin oldukları halde (savaşa çıkmamak için) senden izin isterler ve bunlar geride kalanlarla birlikte olmayı seçerler. Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. Bundan dolayı onlar, bilmezler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Muahazeye yol, ancak o kimseleredir ki, zengin oldukları halde, savaştan geri kalmak için senden izin isterler. Bunlar, kadınlarla beraber olmağa razı oldular. Allah da kalblerini mühürledi. Artık başlarına gelecek felâketi bilmezler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Asıl günah ve sorumluluk, zengin oldukları halde senden izin isteyenler üzerinedir. Çoluk çocuk ile beraber kalmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Fakat onlar bunu bilmezler.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sorumluluk sadece, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Çünkü onlar geri kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Allah da onların kalplerini mühürledi; artık onlar neyin doğru olduğunu bilemezler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Zengin oldukları halde senden izin istiyenler yerinilirler, geride kalanlarla bir olmak istediler, Allah da onların gönüllerin damgaladı, imdi onlar bilmiyorlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Ancaq varlı olduqları halda (döyüşə getməmək üçün) səndən izin istəyənlər məzəmmətə layiqdirlər. Onlar (cihada getməyib) arxada qalanlarla (qadınlar və uşaqlarla) bir yerdə qalmağa razı oldular. Allah onların ürəklərini (qazandıqları günaha görə) möhürləmişdir. Buna görə də onlar (başlarına gələcək müsibəti) bilməzlər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sorumluluk ancak, zengin oldukları hâlde (sefere katılmamak için) senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (güçsüz, kadın ve çocuk)larla beraber olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Öyle ki, artık onlar ne yaptıklarını dahi bilmiyorlar.
C

Cemil Said (1924)

Ağniyâdan oldukları halde geride kalanlar nisâ ve sıbyân ile birlikde kalmağı tercîh idüb senden müsâ’ade taleb idenlerin kalbleri mühürlenmişdir, bir şey bilmezler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Çünkü onlar geri kalan kadınlarla beraber olmaya râzı oldular. Allah da onların kalplerini mühürledi, artık onlar (neyin doğru olduğunu) bilmezler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan kadınlarla bulunmaya razı olanlara ve Allah kalblerini mühürlemiş olduğu için bilmeyenleredir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sorumluluk ancak, zengin oldukları hâlde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Muahazeye yol ancak o kimseleredir ki zengin oldukları halde kalmak için senden izin isterler, bunlar kadınlarla beraber olmağa razı oldular, Allah da kalplerini tabetti, de artık başlarına geleceği bilmezler
E

Emrah Demiryent Meali

Ancak zengin oldukları hâlde (kalplerindeki nifaktan dolayı cihada katılmamak için) senden izin isteyenler kınanır. Onlar, geri kalan (kadın ve çocuk) larla beraber olmaya razı oldular. Allah da (cüz’î irâdeleriyle, kendilerinin tercih etmiş olduğu sapkınlık üzere bırakarak) onların kalplerini (manen) mühürledi. Artık onlar, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe, hakkı/hakikati) bilmezler.
E

Erhan Aktaş Meali

Ancak imkânları olduğu halde senden izin isteyenler kınanmalıdır. Onlar, geride kalanlarla beraber olmayı istediler. Allah da onların kalplerini mühürledi. Bu yüzden artık onlar yaptıkları yanlışı idrak etmezler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ yol anlaruñ üzeredür kim destūr dilediler saña anlar baylar iken. ħoşnūd oldılar kim olalar ya'nį 'avrat oġlan-ıla. daħı mühr urdı Tañrı göñülleri üzere pes anlar bilmezler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Muâhazeye) yol ancak o kimselerdir ki zengin oldukları halde (yurdlarında kalmak için) senden izin isterler. Bunlar geri kalanlarla beraber olmıya rızaa gösterdiler. Allah da kalblerini mühürledi. Artık onlar (âkıbetlerindeki acılığı) bilmezler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Aleyhlerinde yol aranacaklar o kimselerdir ki zengin oldukları halde savaşa çıkmamak için senden izin isterler ve bunlar geride kalanlarla birlikte olmaya razı olurlar. Allah onların zihinlerini mühürledi. Bundan dolayı onlar bilmez.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Aleyhlerine) yol, ancak kendileri zengin kimseler oldukları hâlde (sırf cihâda gitmemek için) senden izin isteyenleredir. (Onlar) geride kalan (kadın)larla berâber olmaya râzı oldular; Allah da (isyanlarındaki inadları sebebiyle) onların kalblerini mühürledi; artık onlar (hakkı) bilmezler.
K

Kadri Çelik Meali

Sadece imkân sahibi oldukları halde senden izin isteyen ve geride kalanlarla bulunmaya razı olanlar aleyhine (kınanma ve cezalandırılma için) yol vardır. Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Bundan dolayı da onlar bilmezler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sorumluluk sadece imkânları müsait olduğu halde senden izin isteyenler için vardır. Onlar geride kalanlarla beraber olmayı yeğlediler; Allah da onların kalplerini mühürledi; artık doğruyu bilemezler.
M

M. Pickthall (English)

The road (of blame) is only against those who ask for leave of thee (to stay at home) when they are rich. They are content to be with the useless. Allah hath sealed their hearts so that they know not.
M

Mahmut Kısa Meali

Sorumluluk ancak, savaşa çıkabilecek kadar güçlü ve zengin oldukları hâlde, görevden kaçmak için senden izin isteyen kimseleredir. Çünkü onlar, Allah yolunda kahramanca savaşarak O’nun hoşnutluğunu kazanmak yerine, geride kalan kadınlarla oturmayı tercih ettiler, bu yüzden Allah da kalplerini mühürledi; artık, kendilerini nasıl bir felâketin beklediğini de bilemezler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Yol ancak zengin oldukları halde senden izin isteyenlerin aleyhinedir.
Geride Kalanlar’la birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalblerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sorumluluk sadece zengin oldukları hâlde senden izin isteyenlerin üzerinedir. (Çünkü) onlar geride kalan kadınlarla birlikte olmaya razı oldular. (Bu nedenle) Allah da onların kalplerini mühürlemiştir; artık (gerçeği) bilemezler.
M

Mehmet Türk Meali

Ancak zengin oldukları halde, geri kalmak için senden izin isteyip, oturan (kadın ve çocuklarla) beraber olmayı tercih ettiklerinden dolayı Allah’ın kalplerini mühürledikleri kimseler kınanır. Onlar artık (başlarına ne geleceğini) bilmiyorlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Savaşa katılmamak için senden izin talep etmenin bir yolu da zenginliktir. Onlar geride yaşlı kadınlarla oturmaya çoktan razıdırlar. Allah onların da ferasetini köreltmiştir. Bu yüzden, ileriyi göremiyorlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Sorumluluk ancak zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla birlikte kalmaya razı oldular. Allah da yaptıklarından dolayı kalplerindeki inkârı olduğu gibi kabul ederek mühürledi. Artık onlar başlarına ne geleceğini bilemezler. Gerçeklerin de farkında değillerdir.
M

Muhammed Esed Meali

Yalnızca, [savaşa katılmak için] her bakımdan müsait ve varlıklı oldukları halde senden [katılmamak yönünde] izin isteyenler ¹²⁶ haklı olarak kınanıp sorumlu tutulabilir. Böyleleri evde kalanlarla birlikte oturmayı yeğlediler; Allah da bu yüzden onların kalplerini mühürledi; öyle ki, artık [ne yaptıklarını] bilmiyorlar.
M

Mustafa Çavdar Meali

Bu hususta sorumluluk ancak, varlıklı oldukları halde savaşa katılmamak için türlü bahaneler uydurarak senden izin isteyenleredir. Onlar geride kalanlarla beraber olmaktan hoşnut oldular ve böylece, Allah’ın emirlerine kalplerini kapattıkları için anlayamazlar. 3/167, 9/42- 81- 86, 33/9...20
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sorumluluk ancak, yeterli varlık sahibi olduğu halde senden izin isteyen kimseler için geçerlidir. Onlar geri kalan kadınlarla birlikte bulunmaya razı oldular, Allah da onların kalplerine mühür vurdu: öyle ki, artık onlar ne yaptıklarını dahi bilmiyorlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Kınanacak olanlar ancak o kimselerdir ki, zengin oldukları halde senden izin isterler, (özürleri olmadığı halde) geride kalanlarla (çoluk çocuk ile) beraber olmayı (Allah yolunda cihada) tercih ederler. Allah da (küfür ve nifakta direndikleri için) onların kalplerini mühürledi. (Onlar artık tevbe bağışlanma dileğinden yoksun kalmışlardır, ne kadar uyarılsalar bu öğütlerin kendileri için hayırlı olduğunun) Şuuruna varamazlar.
O

Osman Fırat Meali

Ancak kendileri zengin oldukları hâlde, sana muhalefet edenlerle (sefere çıkmak istemeyenlerle) beraber oturup kalmaktan hoşnut olarak izin isteyenlerin üzerine bir yol (sorumluluk) vardır. Allah, onların kalplerinin üzerini mühürlemiştir ve artık onlar farkında olmazlar.
S

Sardorxon Jahongir

Ta’na uchun yo‘‎l faqat jangga kirish uchun kuchi yetsa ham, urushdan qochish uchun sizdan ruxsat so‘‎ragan boylargagina tegishlidir. Chunki ular Alloh yo‘‎lida jang qilish va Uning roziligini qozonishdan ko‘‎ra, orqada qolgan ayollar bilan birga bo‘‎lishga rozi bo‘‎ldilar. Shuning uchun Alloh ularning qalblarini muhrlab qo‘‎ydi. Ular endi o‘‎zlarini qanday ofat kutayotganini bilmaydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yazuḳ yoḳdur illā ol kişiler üstine ki destūr isterler senden, özleri baylar‐iken rāżī oldular ki ‘avratlar oġlanlar bile olalar. Mühr urdı Tañrı Ta‘ālāyürekleri üstine pes anlar bilmezler.
S

Suat Yıldırım Meali

Ayıplamak gerekirse, zengin ve imkânlı olmalarına rağmen savaşa katılmamak için bahaneler ileri sürenler ayıplanmalıdır. İşte onlar geride kalan güçsüz kadınlarla beraber kalmaya razı oldular. Allah da onların kalblerini mühürledi. Artık onlar işlerin gerçek mahiyetini bilemezler.
S

Süleyman Ateş Meali

Ancak şu kimselerin kınanmasına yol vardır ki, zengin oldukları halde (geri kalmak için) senden izin isterler. Geri kalan kadınlarla beraber olmağa razı oldular. Allah da onların kalblerini mühürledi; artık onlar bilmezler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ancak 'itâb, melâmet ve mes'ûliyet zengîn oldukları halde geri kalmak içün senden izin isteyenleredir. Onlar geri kalanlar ile berâber olmağa razı oldılar. Allâh onların kalbleri üzerine gaflet mühri urmuşdur. (Cihâd ve gazâdaki fazîleti ve geri kalmadaki 'azâbı) bilmezler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Sorumlu tutulacak olanlar, imkânları olduğu halde senden izin isteyenlerdir. Muhaliflerle birlikte kalmak bunların hoşuna gitmişti. Allah bunların kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşturdu; artık bilemezler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ancak şu kimseler aleyhine yol vardır: Zengin oldukları halde senden izin isterler. Arkada kalan kadınlarla beraber oturmaya razı olmuştur bunlar. Ve Allah, kalplerine mühür basmıştır, artık bilemezler.
Y

Yusuf Ali (English)

The ground (of complaint) is against such as claim exemption while they are rich. They prefer to stay with the (women) who remain behind: Allah hath sealed their hearts; so they know not (What they miss)(1345).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ancak muaheze yolu o kimseler üzerinedir ki, onlar zengin kimseler oldukları halde senden izin isterler, geriye kalanlar ile beraber olmaya razı olmuş bulunurlar. Allah Teâlâ da onların kalpleri üzerini mühürlemiştir. Artık onlar bilmezler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kınanacak olanlar, zengin oldukları halde senden izin isteyenlerdir. Onlar, geride kalanlarla beraber bulunmaktan hoşnut olmuşlardır. Onun için de Allah onların kalplerini mühürlemiştir; artık birşey bilemezler.
İ

İhsan Aktaş Meali

Sorumluluk ancak, yeterli varlık sahibi olduğu hâlde (sefere katılmamak için) senden izin isteyen kimseler için geçerlidir. Onlar geri kalanlarla birlikte bulunmayı içlerine sindirdiler, Allah da kalbleri (akıl, idrak, duygu, düşünce ve karar verme gibi fonksiyonları gerçekleştiren beyinleri) üzerine (sorumlu olduklarına dair manevi) bir işaret koydu. Artık onlar (yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) bilmezler. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ancak zengin ve güçlü oldukları halde, senden izin isteyerek geride kalanlarla birlikte oturmaya razı olanlar için yol (sorumluluk) vardır. Böylelerinin Allah kalplerini kapatmış, bundan sonra sorumluluklarını bilmezler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İtap yolu ancak zengin oldukları halde senden izin isteyenlere düşer. Onlar geri kalanlarla beraber bulunmaya râzı oldular. Allah kalplerine gaflet mühürü vurmuştur, artık onlar bilmezler.
İ

İsmail Yakıt

Sorumluluk [sebîl] ancak, zengin oldukları hâlde senden izin isteyenleredir. Bunlar geride kalanlarla/kadınlarla bulunmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Doğrusu kınanacak olanlar o kimseler ki zengindirler, yine de geride kalanlarla kalmayı uygun bulmuşlardır, gelip senden uygun istemişlerdir, Allah onların yüreklerini körletmiştir. Artık onlar bilemezler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalanlarla beraber bulunmaya razı olanlara ve Allah, kalplerini mühürlemiş olduğu için anlamayanlaradır.

Tevbe Suresi 93. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 93. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 93. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 93. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 93. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim