Siz ona yardım etmezseniz hatırlayın o zamanı ki kafirler, onu yurdundan çıkardıkları zaman yardım etmişti ona. O, iki kişinin ikincisiydi ancak ve hani ikisi de mağaradaydılar, arkadaşına, mahzun olma demişti, şüphe yok ki Allah, bizimle beraberdir. Şüphe yok ki Allah, ona manevi bir kuvvet ve huzur vermişti ve onu, sizin görmediğiniz ordularla kuvvetlendirmişti ve kafir olanların sözlerini alçaltmıştı, Allah'ın sözüyse zaten yüceydi ve Allah, her şeye üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Eğer siz elçiye yardım etmezseniz, o zaman bilin ki, ona yine Allah yardım edecektir. Tıpkı Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, onu yurdundan sürüp çıkardıkları zaman yardım ettiği gibi; ki o gün o, yalnızca iki kişiden biriydi ve bu iki kişi saklandıkları mağaradayken elçi, arkadaşına “Üzülme” dedi, “Allah bizimle beraberdir.” Ve derken Allah, ona katından bir sükûnet ve bir güven duygusu bahşetti. O'nu sizin göremeyeceğiniz ordularla destekledi ve böylece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin davalarını bütünüyle alçalttı. Allah'ın davası ise, böylece her zamanki gibi üstün ve yüce kaldı. Çünkü Allah, daima üstündür ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Siz Ona (Peygambere ve Hakk Dava Önderine) yardım etmezseniz (zararlı çıkan siz olacaksınız, çünkü) Allah Ona zaten ve kesinlikle yardım etti (ve edecektir). Hani o zaman kâfirler, (Hz. Ebubekir’le) ikiden biri (Kelime-i Tevhidin ikinci iman gereği ve “Muhammedün Resulüllah” gerçeği) olarak Onu (Mekke’den) çıkarmışlardı da; o ikisi mağarada (ve kıstırılmış durumda) oldukları sırada arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma (ve sakın korkup endişe duyma, çünkü), elbette Allah bizimle beraberdir!" Böylece Allah Ona ’huzur ve güvenlik duygusunu’ indirmişti, Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkâr edenlerin de kelimesini (inkâr sözlerini ve küfür, zulüm ve sömürü sistemlerini) ise aşağı ve bayağı (konuma) getirmişti. Allah’ın kelimesi (Kur’an kelâmı ve ahkâmı) ise, en yücedir (ve kıyamete kadar geçerlidir). Allah Üstün ve Güçlüdür, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
A
Ahmet Tekin Meali
Eğer siz Allah'ın Rasulüne yardım etmezseniz, Allah ona kesinlikle yardım eder. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin kendisini, iki kişiden biri olarak, Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den hicrete mecbur bırakmaları sırasındaki gibi yardım eder. Hani onlar mağaradayken, Muhammed, arkadaşına:
“Üzülme, Allah bizimle beraberdir” diyordu. Bunun üzerine Allah ona, emniyet, rahmet ve sükûnet indirdi. Gözlerinizle göremeyeceğiniz askerî erkân ve ordularla onu destekledi. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların sözlerinin ve fikirlerinin değerini düşürerek düzenlerini altetti. Allah'ın birliği, Allah'ın dinine davet fikri, Allah'ın koyduğu düzen, işte bu daima hâkim olacaktır. Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
A
Ahmet Varol Meali
Siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (bilin ki) inkar edenler onu iki kişinin ikincisi olarak (Mekke'den) çıkardıklarında Allah kendisine yardım etmişti. O ikisi mağarada iken arkadaşına: "Üzülme. Allah bizimledir" diyordu. Allah da ona güven duygusu vermiş, sizin görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş ve inkar edenlerin sözlerini alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah yücedir, hakimdir.
A
Ali Bulaç Meali
Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kâfirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: 'Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.' Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkâr edenlerin de kelimesini (inkâr çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Eğer siz, Peygambere yardım etmezseniz, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine eder. Hani Mekke kâfirleri onu Mekke'den çıkardıklarında, ikinin ikincisi (Peygamberin arkadaşı Hz. Ebu Bekir) ile (Sevr dağında) mağaradaydılar. O vakit Peygamber, arkadaşına şöyle diyordu: “- Mahzun olma, zira Allah'ın yardımı bizimle beraberdir.” Nihayet Allah Peygamberin (veya Ebû Bekirin) üzerine mânevi huzurunu indirdi ve onu, görmediğiniz ordularla kuvvetlendirdi. Böylece küfredenlerin kelimesini (şirk dâvasını), en alçak etti. O, Allah'ın kelimesi tevhid ise, en yüksek!... Allah, (her şeye) galibdir, hükmünde hikmet sahibidir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Eğer siz ona yardım etmezseniz, şüphesiz Allah ona yardım etti. Hani o kâfirler, onu iki(kişi)(*)nin ikincisi olarak yurdundan çıkardıkları zaman; onlar mağarada iken arkadaşına; “üzülme, Allah bizimle beraberdir” dediği zaman, Allah onun üzerine sükûn ve huzur halini indirdi, görmediğiniz askerlerle onu destekledi. O kâfirlerin çağrısını alçak bıraktı. Allah’ın çağrısı ise en yüce olandır. Çünkü Allah, güçlü, izzet sahibi ve her şeyi yerli yerinde yapandır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Eğer siz Peygambere yardım etmezseniz, iyi biliniz ki, Allah ona yardım etmişti: Hani iki kişiden biri olduğu halde, inkâr edenler kendisini Mekke'den çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına, “Üzülme, Allah bizimle beraberdir!” diyordu. Bunun üzerine Allah, ona güven duygusunu indirmiş ve kendisini sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti de inanmayanların sözünü alçaltmıştı. Yüce olan yalnızca Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, işlerini yerli yerinde yapandır.[172]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sizler ona yardım etmezseniz, Allah ona yardım eder; hani kâfirler, onu yurdundan çıkarmışlardı, iki kimseden biriyle, hani opruktalarken dedi arkadaşına; «Korkma Allah bizimledir», ona Allah huzur verdi, görmediğiniz ordularla Allah onu pekitti, alçaltmıştır kâfirlerin sözünü, Allahın sözüdür en yüksek olan; Allah emre, Allah bilge
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ey mö’minlər!) Əgər siz ona (Peyğəmbərə) kömək etməsəniz, Allah ona kömək göstərmiş olar. Necə ki, kafirlər onu (Məkkədən) iki nəfərdən biri (ikinin ikincisi) olaraq çıxartdıqları, hər ikisi mağarada olduğu və öz dostuna (Əbu Bəkrə): “Qəm yemə, Allah bizimlədir!”–dediyi zaman (göstərmişdi). O vaxt Allah ona bir arxayınlıq (rahatlıq) nazil etmiş, onu sizin görmədiyiniz (mələklərdən ibarət) əsgərlərlə müdafiə etmiş, kafirlərin sözünü alçaltmışdı. Yalnız Allahın sözü (kəlmeyi-şəhadət) ucadır. Allah yenilməz qüvvət, hikmət sahibidir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Eğer siz (Allah yolunda savaşa çıkarak) o (nebi)ye yardım etmezseniz (mühim değil, Allah ona yardım edecektir). Hani vaktiyle inkârcılar onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir’le birlikte Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona Allah yardım etmişti. Onlar (Sevr dağında) mağarada bulunurken, o arkadaşına: “Tasalanma, çünkü Allah bizimle beraberdir” demişti. Bunun üzerine Allah da o(na yardım etmiş ve arkadaşının kalbi)ne huzur ve güven indirmişti. Ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece inkâr edenlerin sözünü (davasını) alçaltmıştı. Allah’ın sözü en yücedir. Çünkü Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
C
Cemil Said (1924)
Rasûlünüze yardım itmez iseniz Alllah âna yerdım ider. Nitekim kâfirler Mekke’den ihrâc iylediği zamân Allâh her ikisine yardım itdi. [1] Her ikisi de bir mağarada idiler o vakit Rasûl arkadaşına "Mahzûn olma Allâh bize nusret virir" didi. Fi’lhakîka Allâh görünmez ordular ile yardım itdi ve kâfirlerin kelâmını kırdı. Tevhîd kelâmını a’lâ iyledi. ’Azîz ve hakîmdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Eğer siz ona (Resûlullah'a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah'ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ona (Muhammed'e) yardım etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke'den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah ona yardım etmişti. Arkadaşına (Ebu Bekir'e) "Üzülme, Allah bizimledir" diyordu; Allah da ona güven vermiş, görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş, inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Ancak Allah'ın sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, Allah ona yardım eder. Hani o kâfirler, onu Mekke'den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına "Üzülme, çünkü Allah bizimledir." diyordu. Allah onun kalbine sükûnet ve kuvvet indirmişti ve onu görmediğiniz bir orduyla desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştı. Yüce olan Allah'ın kelimesidir. Ve Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Eğer siz ona yardım etmezseniz biliyorsunuzâ Allah ona yardım etti: o küfr edenler onu çıkardığı sıra ikinin biri iken, ikisi Gardeler iken, ki o lâhzada arkadaşına «mahzun olma çünkü Allah bizimle beraber diyordu, derken Allah onun üzerine sekinetini indirdi. Onu da görmediğiniz ordularla te'yid buyurdu da öyle yaptı ki o küfredenlerin kelimesini en alçak etti, Allahın kelimesi ise en yüksek o, öyle ya Allah bir azîz hakîmdir
E
Emrah Demiryent Meali
Eğer siz, ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine eder. Hani, Mekke kâfirleri onu Mekke’den çıkmaya mecbur ettiklerinde, iki kişinin ikincisi (arkadaşı Ebû Bekir) ile (Sevr dağında) mağaradaydılar. O vakit Peygamber, arkadaşına (Ebû Bekir’e), “Üzülme, zira Allah (’ın yardımı) bizimle beraberdir” diyordu. Allah ona (yardım etti ve arkadaşının kalbine) sekînet verdi. Onu, görmediğiniz askerlerle kuvvetlendirdi. Böylece inkâr edenlerin sözünü (bâtıl davalarını) alçalttı. Allah’ın (tevhîd) kelimesi ise çok yücedir. Allah her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
E
Erhan Aktaş Meali
Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani gerçeği yalanlayan nankörler onu çıkardıklarında¹ iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: “Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir.” demişti.² Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
eger arķa virmeyesiz aña bayıķ arķa virdi aña Tañrı. ol vaķt kim çıķardı anı anlar kim kāfir oldılar ikinüñ ikincisi iken ol vaķt kim ol ikisindeyidi ol vaķt kim eydüridi işine ya'nį ebū bekre “ķayġurma bayıķ Tañrı bizüm iledür.” pes indürdi Tañrı dölenmegini anuñ üzere ya'nį ebū bekr üzere daħı ķuvvetlendürdi anı [97a] cunud ile kim görmedüñüz anları. daħı ķıldı sözini anlaruñ kim kāfir oldılar aşıġaraķ daħı Tañrı sözi oldur yücerek. daħı Tañrı beñdeşsüz güci yiter dür dürüst işlü sözlü.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Eğer siz ona (Resulüme) yardım etmezseniz (hatırlayın o demleri ki) kâfirler onu (Mekkeden) çıkardıkları (hicretine sebeb oldukları) zaman bizzat Allah ona yardım etmişdi. (Yine de O, nusretini esirgemez. O demler öyle demlerdi ki Resûlüllâh ancak) ikinin ikincisinden ibâretdi (Hakdan başka mededkârı yokdu). O zaman onlar («Sevr» dağının tepesindeki) mağaradaydılar. Peygamber, o vakit arkadaşına (Ebû Bekir-is Sıddıyka): «Tasalanma. Allah, hiç şübhe yok, bizimle beraberdir» diyordu. Allah o (arkadaşı) nın üzerine (kalbine) sekînetini (kuvve-i ma'neviyyesini) indirmiş, onu (Habîbini) görmediğiniz (ma'nevî) ordularla te'yîd etmiş, kâfirlerin kelimesini (küfürlerini) alçaltmışdı. Allahın kelimesi (tevhîd kelimesi) ise, o çok yücedir. Allah mutlak gaalibdir, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Siz resüle yardım etmeseniz de Allah ona yardım eder. Hani kâfirler onu arkadaşıyla birlikte Mekke’den çıkarmışlardı, ikisi mağaradayken arkadaşına şöyle diyordu: “Üzülme, Allah bizimledir.” Böylece Allah ona huzur ve güven indirmişti. Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkâr edenlerin de kelimesini alçaltmıştı. Allah’ın kelimesi ise yücedir. Allah izzet sahibidir, hükmünde tam isabet edendir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Eğer ona (Muhammed'e) yardım etmezseniz o takdirde (bilin ki), muhakkak o inkâr edenler, (Ebû Bekir'le berâber) iki kişiden biri olarak onu (Mekke'den) çıkardıklarında Allah ona yardım etmişti. O zaman o ikisi mağaradaydılar da hani arkadaşına: “Üzülme, şübhesiz ki Allah bizimle berâberdir!” diyordu. (3) Artık Allah, ona sekînetini (kalblerine sükûnet ve huzur veren rahmetini) indirmiş, sizin görmediğiniz ordularla da ona (Resûlüne)kuvvet vermiş ve inkâr edenlerin sözünü (küfür da'vâlarını) en alçak kılmıştı. En yüce olan, ancak Allah'ın sözüdür. (4) Çünki Allah, Azîz (kudreti herşeye üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
K
Kadri Çelik Meali
Siz ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım eder. Hani küfre sapanlar ikiden biri olarak onu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında (Peygamber) arkadaşına şöyle diyordu: “Hüzne kapılma; elbette Allah bizimle beraberdir.” Böylece Allah ona (Peygamber'e) huzur ve güvenlik duygusunu indirmiş, onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, küfre sapanların da kelimesini (şirk inançlarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi (tevhit), yüce olandır. Allah üstün ve üstün güç sahibi olandır, hikmet sahibidir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Siz peygambere yardımcı olmasanız da önemli değil. Nitekim inkârcılar onu, iki kişiden biri olarak yurdundan çıkardıklarında Allah ona yardım etmişti: Hani onlar mağaradaydılar; arkadaşına “Tasalanma! Allah bizimle beraberdir” diyordu. Derken Allah ona kendi katından bir güven duygusu indirdi, sizin göremediğiniz askerlerle onu destekledi ve inkârcıların sözünü değersiz hale getirdi. Allah’ın sözü ise en yücedir. Çünkü Allah mutlak galiptir, hikmet sahibidir.
M
M. Pickthall (English)
If ye help him not, still Allah helped him when those who disbelieve drove him forth, the second of two; when they two were in the cave, when he said unto his comrade: Grieve not. Lo! Allah is with us. Then Allah caused His peace of reassurance to descend upon him and supported him with hosts ye cannot see, and made the word of those who disbelieved the nethermost, while Allah's word it was that became the uppermost. Allah is Mighty, Wise.
M
Mahmut Kısa Meali
Eğer siz Peygambere verdiğiniz sözleri unutur ve zulme karşı başlattığı mücâdeledeona yardımcı olmaktan kaçınırsanız, Rabb’i onu yardımsız ve yalnız bırakır mı sanıyorsunuz? Nitekim Allah, çok daha zor anlarında; kâfirler onu öz yurdundan çıkmaya zorladıklarında, can dostu Ebu Bekir ile birlikte topu topu iki kişinin ikincisi iken ona yardım etmişti. O zamanlar ne devleti vardı, ne de orduları. Hani onlar, kendilerini öldürmek için peşlerinden gelen Mekkeli kâfirlerin elinden kurtulmak amacıyla, Sevr dağının tepesindeki bir mağarada gizlenmişlerdi. Fakat askerler, izlerini sürerek mağaranın ta önüne kadar gelmişlerdi. Oracıkta öldürülmelerini engelleyecek —görünürde— hiçbir sebep kalmamıştı. O kadar ki, nefes alsalar duyulacak bir hâlde iken Peygamber, bu dâvânın artık sona ereceği endişesiyle yüreği kan ağlayan sevgili arkadaşına “Üzülme dostum!” diyordu, “Allah bizimle beraberdir!” Bunun üzerine Allah, ona ve bu vefakâr arkadaşına, kendi katından olağanüstü bir huzur vegüvenduygusu bahşetti veonu, sizin göremediğiniz meleklerden oluşan mânevî ordularla destekledi ve her ikisini de kurtarıp sağ salim Medîne’ye ulaştırdı. Ardından da, müminlere büyük zaferler kazandırdı. Böylece, hakîkati inkâr edenlerin bâtıl inanç ve iddialarını çürüterek dinlerini alçalttı; çünkü tekyücedin,Allah’ındinidir! Öyle ya, Allah, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. İşte Allah, böylesine çaresiz anlarında bile, Elçisini yalnızlığa terk etmedi, şimdi de terk etmeyecek! O hâlde, ey inananlar! Allah yolunda fedâkârlık göstermek gerektiğinde, hangi durum ve şartlarda olursanız olun; zengin de olsanız fakir de, güçlü de olsanız zayıf da, hoşunuza gitse de gitmese de, silah ve teçhizatınız az da olsa çok da olsa, kısacası:
M
Mahmut Özdemir Meali
Ona yardım etmezseniz, Allah kesinlikle yardım etti.
Hani, inkâr etmiş olanlar iki kişiden ikincisi olarak onu (Mekke’den) çıkardılar.
İkisi de Mağara’dayken arkadaşına: -"Üzülme! Allah bizimle birliktedir" diyordu. Allah ona sekînet / güven / huzur indirdi; Onu görmediğiniz ordularla destekledi; İnkâr etmiş olanların sözünü Sefil / Alçak yaptı. Allah’ın sözü gerçekten En Yüce’dir. Allah hakîm azîzdir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Siz ona (Tebük’te) [*] yardım etmezseniz (bu önemli değil); kâfir olanlar onu, iki kişinin ikincisi olarak (Mekke’den) çıkardıklarında elbette Allah ona yardım etmişti. Hani onlar mağaradaydı da (Elçi), arkadaşına “Üzülme, şüphesiz ki Allah bizimledir.” diyordu. [*] (Bunun üzerine) Allah ona güven duygusu indirmiş, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile desteklemişti. [*] kâfir olanların sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü gerçek yüce olandır. [*] Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
M
Mehmet Türk Meali
Eğer siz o (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (bilin ki) Allah, ona yardım eder. (Tıpkı) kâfirlerin onun Mekke’den çıkmasına sebep oldukları vakit, ikisi mağarada iken¹ o iki kişiden ikincisi,² arkadaşına:³ “Üzülme, çünkü Allah, bizimle beraberdir.” deyince Allah’ın, onun kalbine sükûnet indirdiği ve onu, sizin görmediğiniz bir orduyla desteklediği gibi. Ve böylece Allah, o zaman kâfirlerin sözünü⁴ alçalttı. Allah’ın sözü ise (sözlerin) en yücesidir. Şüphesiz Allah, çok şerefli, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
M
Mehmet Çakır Meali
Eğer Muhammed'e yardım etmez iseniz, unutmayın ki inkarcılar onu Mekke'den sürdüklerinde, Allah yanına birini vererek, ona yardım etmişti. Hattâ mağaraya sığındıklarında yoldaşı Ebûbekir'e: " sakın korkma. Allah bizimle " diyordu. Allah bir yandan resulünü bu şekilde teskin ederken, bir yandan da ona, sizin göremediğiniz güçler ile destek oluyor, inkarcıların inkarını ayaklar altına alıyordu. Çünkü en yüce söz, Allah'ın sözüydü. Çünkü Allah, muhteşem gücü ile her şeye egemendi.
M
Mehmet Çoban Meali
Eğer, Allah’ın Resulüne savaşta yardım etmezseniz, sizin yerinize Allah yardım eder. Unuttunuz mu? Allah Resulüne daha önce de yardım etmişti. Hatırlayın! Neredeyse hepiniz Mekke’den hicret etmiş, Mekkeli Putperestler Resulü öldürmeye kalkmıştı. Rabbiniz Resulü ve arkadaşını hicret yolundan size sağ salim getirmişti. Allah’ın yardımı olmasaydı gelebilir miydi? Hiç düşünmez misiniz? Siz Allah Resulünü yalnız bırakırsanız, Resul davasından vazgeçecek mi sanıyorsunuz? Allah yolunda savaşmaktan vazgeçecek mi sanıyorsunuz? Bilin ki Resul Allah’a güvenir. Allah’a güvenerek yola çıkar. Nitekim o hicret yolunda iken, düşmanları onu takip ederken, Resul kendilerine Allah’ın yardım ettiğini biliyor ve arkadaşına: "Üzülme çünkü Allah bizimle beraber!" diyordu. Allah, Resulünün kalbine güven duygusu ve huzur vermiş, sizi görmediğiniz birtakım ordularla desteklemiş, böylece inkâr edenlerin planlarını boşa çıkarmıştı. Hâlbuki inkâr edenler, Allah’ın Resulünü mutlaka yakalayıp öldüreceklerini söylüyorlardı. Rabbiniz inkâr edenlerin sözünü geçersiz kıldı. Ben Resulün yardımcısıyım dedi. Unutmayın ki, Allah’ın sözü sözlerin en yücesidir. Allah Allah üstündür, hakîmdir!
M
Muhammed Esed Meali
Eğer siz Elçi’ye ⁶⁰ yardım etmezseniz, o zaman [bilin ki] o’na [yine] Allah [yardım edecektir, tıpkı,] o hakkı inkara şartlanmış olan kimseler o’nu yurdundan sürüp çıkardıkları zaman yardım etti[ği gibi]; (ki o gün o yalnızca) iki kişiden biriydi ⁶¹ ve bu iki kişi [saklandıkları] mağaradayken Elçi arkadaşına: “Üzülme” dedi, “Allah bizimle beraberdir”. ⁶² Ve derken Allah o’na katından bir sükûnet/bir güven duygusu ⁶³ bahşetti, o’nu sizin göremeyeceğiniz güçlerle destekledi ve (böylece,) hakkı inkara şartlanmış olanların dâvâsını bütünüyle yere düşürdü, Allah’ın dâvâsı ise (böylece her zamanki gibi) üstün ve yüce kaldı: ⁶⁴ çünkü Allah, kudretçe en üstün, hüküm ve hikmetçe en uludur.
M
Mustafa Çavdar Meali
Eğer O’na yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona mutlaka yardım edecektir. Hani iki kişinin ikincisi olarak kâfirler onu Mekke’den çıkardıklarında ikisi de mağaradayken arkadaşına ‘Üzülme Allah bizimle beraberdir’ diyordu ya, o anda Allah, ona katından bir sükûnet ve güven duygusu vermiş ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece Allah kâfirlerin davasını alçaltmıştı. Allah’ın davası! İşte o en yücedir. Zira Allah üstün kudret sahibi ve hükmünde doğru karar verendir. 3/9- 194, 4/113, 5/67, 9/26, 33/9, 13/31, 39/20, 14/47, 30/6
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Eğer ona siz destek vermezseniz, unutmayın ki ona Allah yardım etmiştir: inkârda direnenler onu sürüp çıkardıkları zaman (Muhammed sadece) iki kişiden biriydi. Hani o ikisi mağaradayken, o arkadaşına “Tasalanma, Allah bizimle beraberdir!” demişti de, bunun üzerine Allah ona katından bir sükunet[¹⁴⁴⁸] indirmiş ve onu sizin göremediğiniz güçlerle takviye etmişti: böylece inkârda ısrar edenlerin dâvâsını alçalttı. Allah’ın dâvâsına gelince; o, en yüce olandır; çünkü Allah’tır her işinde mükemmel olan, her hükmünde üstün hikmetler bulunan.[¹⁴⁴⁹]
O
Orhan Kuntman Meali
Siz ona (Resulüne) yardım etmeseniz de (onunla sefere çıkmamakta direnseniz de, haberiniz olsun ki) Allah ona yardım eder, (nitekim) Kafirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebubekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı da onlar bir mağaraya sığınmışlardı, (arkadaşı durumdan endişe edince) O, "Hiç üzülme, Allah kuşkusuz bizimle beraberdir" diyordu. Bunun üzerine Allah, arkadaşının üzerine sekînetini (rahmetini ve yardım vadini) indirdi. (Kalbindeki endişeyi derhal gideriverdi) Ve onu (Resulünü, gerek o mağarada, gerek diğer savaşlarda) sizin göremediğiniz ordularla (meleklerle) destekledi. (Yardımlarıyla zaferlere ulaştırdı) Kafirlerin sözlerini (küfre davetlerini) ise alçalttıkça alçalttı, (çirkin emellerine kavuşamadılar) Şüphe yok ki Allah’ın kelimesi ("Allah'tan başka ilah yoktur" sözü) en yüce kelimedir. Allah herşeye gücü yetendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
O
Osman Fırat Meali
İlle de ona (Muhammed’e) yardım etmeyecekseniz, ona mutlaka Allah yardım etmiştir/eder. (Hani) kafirler onu Mekke’den çıkardıkları zaman, mağaranın içinde arkadaşına şöyle diyordu: “Üzülme; muhakkak ki Allah bizimledir.” Ve Allah onun üzerine sükûn (sakinlik) indirdi ve sizin görmediğiniz askerlerle onu destekledi. Kâfirlerin sözleri değersizdir; Allah’ın sözleri ise daima yücedir. Allah güçlüdür, hakîmdir.
S
Sardorxon Jahongir
Agar sizlar Muhammad payg‘ambarga yordam qilmasangiz ham, darhaqiqat, Alloh unga yordam qilgan. O‘shanda kufr keltirganlar uni bir hamrohi bilan, ya’ni ikki kishining biri bo‘lgan holida uni yurtlari bo‘lgan Makkadan chiqarganlarida, ikkovlari g‘orda turib, Muhammad sollallohu alayhi vasallam hamrohi Abu Bakr roziyallohu anhuga: “Tashvishlanma! Albatta, Alloh biz bilan birgadir!” – deb aytgan edi. Keyin Alloh uning ustiga xotirjamlik tushirdi va sizlar uni ko‘rmagan lashkarlar bilan uni qo‘lladi. Shuningdek, kufr keltirganlarning botil so‘zini tuban qildi. Allohning so‘zi esa, u eng oliydir. Alloh izzati ulug‘ – Aziz va hikmat egasi bo‘lgan – Hakim Zotdir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eger siz nuṣret eylemeseñüz peyġambere, taḥḳīḳ nuṣret eyledi aña TañrıTa‘ālā ol vaḳt ki çıḳardı anı kāfirler Mekkeden özi bile bir kişi daḫı. İkisi bi‐le maġāraya girdiler, eydürdi peyġamber ṣāḥibine ki Ebū Bekrdür: Ḳayurma,Tañrı Ta‘ālā bizümledür, dir‐idi. Pes indürdi Tañrı Ta‘ālā anuñ üstineamanlıġı, daḫı ḳuvvetlendürdi anı feriştehler çerisi bile ki siz anı görmedüñüz. Daḫı kāfirlerüñ kelimesi[ni] aşaġa ḳıldı, daḫı Tañrı Ta‘ālā kelimesi tevḥīd‐dür, ol yücedür. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ‘azīzdür, ḥikmetler issidür.
S
Suat Yıldırım Meali
Eğer Siz Peygambere yardımcı olmazsanız, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine yardım eder. Hani kâfirler onu Mekke'den çıkardıklarında, iki kişiden biri olarak mağarada iken arkadaşına: “Hiç tasalanma, zira Allah bizimle beraberdir. ” diyordu. Derken Allah onun üzerine sekinetini, huzur ve güven duygusunu indirdi ve onu, görmediğiniz ordularla destekledi. Kâfirlerin dâvasını alçalttı. Allah'ın dini ise zaten yücedir. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
S
Süleyman Ateş Meali
Eğer siz o(Hak elçisi)ne yardım etmezseniz, iyi bilin ki, Allah ona yardım etmişti: Hani yalnız iki kişiden biri olduğu halde, inkar edenler kendisini (Mekke'den) çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına "Üzülme, Allah bizimle beraberdir!"diyordu. (İşte o zaman) Allah (ona yardım etti) onun üzerine sekine(huzur ve güven duygu)sunu indirdi ve onu, sizin görmediğiniz askerlerle destekledi; inanmayanların sözünü alçattı. Yüce olan, yalnız Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer siz Rasûl'e yardım itmez iseniz, Allâh ona kâfirlerin onı memleketden çıkardıkları zamân yardım itdi. (Bunun gibi yine yardım ider) Onlar gâr'da iki kişi idiler. Arkadaşına: "Mahzûn olma, Allâh bizimle berâberdir" dirdi. Allâh Te'âlâ onun üzerine sükûnet inzâl itdi. Ve sizin görmediğiniz 'askerle onı te'yîd iyledi. Kâfirlerin kelimesini aşağı ve Allâh'ın kelâmını ise yukarı kıldı. Cenâb-ı Hak her şeye kâdir 'azîz ve muktezâ-yı hikmeti ihmâl itmez hakîmdir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Ona yardım etmezseniz etmeyin; Allah yardımını yapmaktadır. Hani bir gün, kâfirler onu, arkadaşıyla birlikte Mekke’den çıkmak zorunda bırakmışlardı da mağarada arkadaşına şöyle demişti: “Üzülme; Allah bizimle beraberdir.” Allah da onları rahatlatmış, görmediğiniz ordularla desteklemiş ve kâfirlerin sözünü yere düşürmüştü. Zaten yüce olan söz, Allah’ın sözüdür. Üstün olan ve doğru kararlar veren Allah’tır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eğer siz ona yardım etmezseniz bilin ki, Allah ona zaten yardım etmişti. Hani, küfredenler onu iki kişinin ikincisi olarak yurdundan çıkardıklarında, mağarada bulundukları bir sırada arkadaşına şöyle diyordu: "Tasalanma, Allah bizimle!" Bunun üzerine Allah ona sükûnet indirmiş ve kendisini sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti de küfre sapanların sözünü sefil kılıp alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise yüce olanın ta kendisidir. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Y
Yusuf Ali (English)
If ye help not (your leader), (it is no matter): for Allah did indeed help him,(1302) when the Unbelievers drove him out: he had no more than one companion;(1303) they two were in the cave, and he said to his companion, "Have no fear, for Allah is with us": then Allah sent down His peace upon him,(1304) and strengthened him with forces which ye saw not, and humbled(1305) to the depths the word of the Unbelievers. But the word of Allah is exalted to the heights: for Allah is Exalted in might, Wise.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Eğer siz O'na yardım etmezseniz muhakkak ki, Allah Teâlâ O'na yardım etmiştir. O zaman ki, kâfirler O'nu çıkarmışlardı. O ikinin biri bulunuyordu. O ikisi mağarada bulundukları sıra, o vakitte ki, refikine diyordu: «Mahzun olma, şüphe yok ki Allah Teâlâ bizimle beraberdir.» Artık Allah Teâlâ O'nun üzerine sekîneti indirdi ve bunu da görmediğiniz askerlerle teyid buyurdu ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah Teâlâ'nın kelimesi ise, o en yüksektir. Ve Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Siz Peygambere yardım etmeseniz de, inkâr edenler onu yurdundan çıkardıklarında Allah ona yardım etmiştir. O vakit iki kişiden biri olarak mağaradayken, o, arkadaşına “Üzülme, Allah bizimle” diyordu.(13) Nitekim Allah ona güven ve rahmetini indirdi, sizin görmediğiniz ordularla onu destekledi ve kâfirlerin dâvâsını alçalttı. Çünkü yüce olan dâvâ ancak Allah'ın dâvâsıdır; Allah ise herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.
İ
İhsan Aktaş Meali
Eğer siz, elçiye yardım etmezseniz, (biliniz ki) Allah vaktiyle ona yardım etmişti. (Yine de ona yardım edecektir.) Hani o inkâr etmiş olanlar iki kişinin ikincisi olarak (bir tek arkadışı olan Ebu Bekir’le birlikte) onu (elçiyi Mekke’den) sürüp çıkarmışlardı; hani ikisi (Sevr dağında bir) mağarada iken; o, arkadaşına ‘Üzülme, şüphe yok ki Allah’(ın yardım ve desteği) bizimle beraberdir’ diyordu. Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz (manevi) bir ordu (güç) ile destekledi ve o inkâr etmiş olanların sözünü (şirk inançlarını) alçalttı. Allah’ın sözü (tevhit), ise zaten yücedir. Ve Allah üstündür, (her konuda) doğru hüküm verendir. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Eğer Allah’ın elçisine siz yardım etmezseniz, şüphesiz inkâr edenler elçiyi (Mekke den) çıkardıklarında, mağarada ikincinin ikincisi arkadaşına “Üzülme, Allah bizimle beraber” dediğinde Allah, korkan arkadaşını sakinleştirmiş ve onların görmediği bir ordu indirerek onlara yardım etmişti. Böylece, Allah inkâr edenlerin sözlerini alçaltmış ve Allah kelimelerini de (sözlerini) yüceltmiştir. Allah en güçlü olan ve her şeye hükmünü geçirendir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Şâyet siz peygambere yardım etmezseniz Allah yardım edecek, çünkü kâfir olanlar onu ikiden biri olarak [⁵] Mekke/den çıkardıkları, her ikisi mağarada bulundukları, arkadaşına «— Gam çekme Allah bizim ile beraberdir» dediği zaman Allah ona yardım etmişti. Allah üzerine bâdi-i sükûnet olan rahmetini indirdi. Onu mağarada, savaş yerlerinde görmediğiniz askerler ile teyid etti. Kâfirlerin şirke davet sözlerini pek kıymetsiz kıldı. En yüce söz Tanrı sözü [⁶] dür. Allah galib-i yektadır, hakimdir.
İ
İsmail Yakıt
Eğer siz ona/peygambere yardım etmezseniz, biliniz ki inkâr edenler iki kişiden biri olarak onu (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağaradaydılar, hani o arkadaşına¹⁴, “Üzülme, Allah bizimle beraber!” diyordu. Allah da hemen, onun üzerine huzur ve güven duygusunu [sekîne] indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz askerlerle desteklemiş ve böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü [kelime] ise en yüce olandır. Zira Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer eğer siz Onun elçisine yardım etmezseniz inanmıyanlar ikiden biri olarak onu çıkardıkları gün Allah Kendisi ona yardım etmişti. O gün ikisi de mağarada idiler. Peygamber arkadaşına şöyle demişti: "Sakın kaygılanma. Çünkü Allah bizimledir." Bunun üzerine Allah onları dölendirdi. Onu gözle göremediğiniz ordularla pekitti. Böylece tanımazların sözünü altetti. Allah sözü yüce olandır. Allah erklidir, doğruyu bildiricidir.
Ş
Şaban Piriş Meali
O'na yardım etmezseniz, bilin ki kafirler O'nu Mekke'den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah O'na yardım etmişti. Arkadaşına: -Üzülme, Allah bizimle beraberdir, diyordu. Allah, O'na güven vermiş ve O'nu görmediğiniz askerlerle desteklemiştir. Kafirlerin sözünü alçaltmıştır. Allah sözü en yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.
Tevbe Suresi 40. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 40. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 40. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 40. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 40. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?