Ey inananlar, size ne oldu da Allah yolunda savaşa çıkın dendiği zaman olduğunuz yerde mıhlanıp kaldınız. Âhireti bıraktınız da dünya yaşayışına mı razı oldunuz? Fakat dünya hayatının faydası, ahirete nispetle pek azdır.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda savaşa çıkın” diye çağrıldığınızda, yere çakılıp kalıyorsunuz. Sonraki hayatın iyiliklerini gözden çıkarıp, bu dünya hayatının rahatlığıyla kendinize, doyum sağlama peşindesiniz. Fakat bu dünya hayatının verdiği haz ve doyum, sonraki hayatın vereceği yanında, değersiz bir şeyden başka nedir ki!
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Ey inananlar! Size ne oldu ki: “Allah yolunda seferber olup (topluca cihada) çıkınız” dendiği zaman (ürkeklik ve gevşeklikle ağırlaşarak) yere çakılıp kalıyorsunuz? Yoksa ahireti bırakıp, dünya hayatına (rahatlığına ve çıkarına) mı razı oldunuz? (Hâlâ anlamıyor ve inanmıyor musunuz?) Halbuki dünya hayatının nimet ve lezzeti ahirete nazaran pek az (ve kıymetsizdir).
A
Ahmet Tekin Meali
Ey iman edenler, nerde kaldı müslümanlığınız! Niçin Allah'ın emrinden uzak durarak :
“Allah yolunda, İslâm uğrunda koşarak seferber olun” denilince yerinizde yurdunuzda çakılıp kaldınız, ağırlaştınız. Yoksa âhiretten, ebedî yurttan vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? Dünya hayatının zevki, âhiret hayatının, ebedî yurttaki hayatın yanında lafı edilmeyecek bir değerdedir.”
A
Ahmet Varol Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki "Allah yolunda savaşa çıkın" denildiği zaman yere çakılıp kaldınız. Ahiretin yerine dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının geçimliği ahirete göre çok azdır.
A
Ali Bulaç Meali
Ey iman edenler, ne oldu ki size, Allah yolunda savaşa kuşanın denildiği zaman, yer(iniz)de ağırlaşıp kaldınız? Ahiretten (cayıp) dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama ahirettekine (göre), bu dünya hayatının yararı pek azdır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, size: “- Allah yolunda topluca savaşa çıkın, seferber olun.” dendiği zaman, yere ve meskenlerinize meyledip ağırlaştınız? Yoksa âhiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat âhiretin yanında, dünya hayatının zevk ve faydası pek az bir şeydir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ey iman edenler! Ne oldu size? “Allah yolunda akın edin” denildiğinde yere çakılıp kaldınız. Siz, ahiret yerine dünya hayatına mı razı oldunuz? Ahiret yanında, dünya hayatının faydası çok az bir yaşamdan başka bir şey değildir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Ey insanlar, size ne oldu ki “Allah yolunda topluca savaşa çıkın!” denildiği zaman olduğunuz yere çakılıp kalıyorsunuz? Âhiret yerine dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama dünya hayatının malı âhiretin yanında pek azdır.[171]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Ey inanmış olanlar! Noldu sizlere, «Allahın yolunda savaşa çıkın!» denildiğinde, yerinizde ağırlaşıp kaldınız, bu dünya dirliğini, sonraki günden daha çok mu hoş buldunuz? Bu dünyanın dirliğinin matahı, ahret matahı yanında az durur
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Ey iman gətirənlər! Sizə nə oldu ki, “Allah yolunda döyüşə çıxın!” – deyildikdə yerə yapışıb qaldınız. Yoxsa axirətdən vaz keçib dünya həyatına razı oldunuz? Halbuki dünya malı axirət yanında (axirətlə müqayisədə) yalnız cüz’i bir şeydir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ey inananlar! Size ne oluyor ki: “Allah yolunda seferber olun (savaşa çıkın)!” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Yoksa ahiretten (vazgeçip yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? (Unutmayın ki) dünya hayatının nimeti ahirete oranla pek azdır.
C
Cemil Said (1924)
Ey mü’minler fîsebîli(A)llah muhârebeye gidiniz dinildiği zamân ne oldunuz? Ağırlaşdınız ve yerinize merbût kaldınız, Dünyâ sa’âdetini âhiret sa’âdetine tercîh itdiniz! Dünyânın ezvâkı âhiretin ezvâkına nisbeten pek cüz-îdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, «Allah yolunda savaşa çıkın!» denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ey inananlar! Size ne oldu ki, "Allah yolunda, savaşa çıkın" dendiği zaman yere çöküp kaldınız? Ahireti bırakıp dünyâ hayâtına mı râzı oldunuz? Oysa dünyâ hayâtının geçimi âhirete göre pek az bir şeydir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda cihada çıkın." denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az birşeydir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ey o bütün iyman edenler! Ne oldu ki size Allah yolunda seferber olun denilince yerinize yığıldınız kaldınız yoksa Âhıretten geçib Dünya hayata razı mı oldunuz? Fakat o Dünya hayatın zevkı Âhıretin yanında ancak pek az bir şey
E
Emrah Demiryent Meali
Ey îmân edenler! Size ne oldu da, “Allah yolunda cihada çıkın!” denildiği zaman yer (iniz) e çakılıp kaldınız? Yoksa (şu değersiz) dünya hayatını, (mü’minler için ebedî saadet yurdu olan) âhirete mi tercih ediyorsunuz? Fakat (iyi bilin ki) dünya hayatının menfaati, âhiret nimetlerinin yanında pek azdır.
E
Erhan Aktaş Meali
Ey iman edenler! Size ne oluyor ki, Allah yolunda seferber olun¹ denildiği zaman, işi ağırdan aldınız. Yoksa ahiret hayatı yerine dünya hayatını mı tercih etiniz. Ama ahiret hayatının yanında dünya hayatının değeri pek azdır.
Ey îman edenler, ne oldunuz ki size: «Allah yolunda elbirlik gazâye çıkın» denildiği zaman yere (mıhlanıb) ağırlaşdınız? Âhiretden (vaz geçib yalınız) dünyâ hayaatına mı raazî oldunuz? Fakat bu dünyâ hayaatının fâidesi âhiretin yanında pek azdır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ey iman edenler! Size ne oluyor ki: “Allah yolunda savaşa çıkın.” denildiğinde dünyaya meylederek yere çakılıp kaldınız? Ahiretten cayıp dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının geçimliği ahirete göre daha azdır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ey îmân edenler! Size ne oldu ki: “Allah yolunda seferber olun!” denildiği zaman(olduğunuz) yere ağırlaştınız (çakılıp kaldınız)! Âhiretten (vazgeçip) dünya hayâtına mı râzı oldunuz? Fakat (iyi bilin ki) dünya hayâtının menfaati, âhiretin yanında ancak pek azdır.(2)
K
Kadri Çelik Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda, savaşa çıkın” dendiği zaman yere ağırlık edip (yüklenip) kaldınız? Oysa dünya hayatının geçimi ahirete göre pek az bir şeydir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olun” denilince yerinize çakılıp kaldınız; yoksa âhiretten vazgeçip de dünya hayatıyla yetinmeye razı mı oldunuz? Halbuki dünya hayatının sağladığı fayda âhiretinkine göre pek azdır.
M
M. Pickthall (English)
O ye who believe! What aileth you that when it is said unto you: Go forth in the way of Allah, ye are bowed down to the ground with heaviness. Take ye pleasure in the life of the world rather than in the Hereafter? The comfort of the life of the world is but little in the Hereafter.
M
Mahmut Kısa Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olup savaşa çıkın!” denilince yerinize çakılıp kaldınız! Yoksa âhiretin sonsuz mutluluk ve nîmetleri yerine, dünya hayatının şu basit ve gelip geçici çıkarlarını mı tercih ettiniz? Fakat şunu iyi bilin ki, dünya hayatının güzellikleri, âhirete nazaran gerçekten yok denecek kadar değersiz ve azdır.
M
Mahmut Özdemir Meali
Ey iman edenler!
Sebep nedir ki; size: -"Allah’ın yolunda savaşa / sefere katılın!" denildiği zaman Yer’e yığılıp kaldınız. Âhiret’ten daha çok Dünya Hayatı’na mı razı oldunuz? Oysa Âhiret’in içinde Dünya Hayatı’nın geçimliği ancak birazdır.
M
Mehmet Okuyan Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki “Allah yolunda savaşa çıkın!” dendiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz! Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz! Dünya hayatının geçimliği (yararı) ahirete göre azdır. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Ey îman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda topluca savaşa çıkın.”¹ denilince, olduğunuz yere çakılıp kaldınız. Yoksa dünya hayatını âhirete mi tercih ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının geçici kazançları, âhiretin yanında ancak pek az bir şeydir.²
M
Mehmet Çakır Meali
Sevgili müminler! N'oldu da size: " Allah için sefere çıkın " emri verildiği halde yere çakılıp kaldınız! (30 bin askerle Bizansa yapılan Tebûk Seferi) dünya hayatını ahiretten daha çok mu sevdiniz? Halbuki dünya zevkleri, ahirettekilere oranla bir hiç sayılır.
M
Mehmet Çoban Meali
Ey iman edenler! Ne oldu size ki: "Allah yolunda sefere çıkın!" denilince yere çakılıp kaldınız? Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı tercih ettiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı pek azdır.
M
Muhammed Esed Meali
SİZ EY imana erişenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda savaşa çıkın” diye çağrıldığınız zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? ⁵⁹ Sonraki hayatı[n iyiliklerini] gözden çıkarıp bu dünyadaki hayat[ın rahatlıklarıy]la mı kendinize doyum sağlama peşindesiniz? Fakat bu dünyadaki hayatın verdiği haz ve doyum sonraki hayatın vereceği yanında değersiz bir şeyden başka nedir ki!
M
Mustafa Çavdar Meali
– Ey İman edenler! Size ne oluyor ki ‘Allah yolunda savaşa çıkın!’ denildiğinde adeta yere çakılıp kaldınız? Yoksa siz ahireti bırakıp geçici dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının zevkleri ahiretin nimetlerinin yanında hiç kalır. 4/77, 8/8, 61/8, 10/7, 42/20
M
Mustafa İslamoğlu Meali
SİZ ey iman edenler! Size ne oluyor da “Allah yolunda savaşa çıkın!” denildiğinde yere çakılıp kalıyorsunuz?[¹⁴⁴⁴] Öte dünyadan vazgeçip bu dünya hayatıyla mı tatmin oldunuz?[¹⁴⁴⁵] Ama unutmayın ki, bu dünya hayatının sefası öte dünyaya kıyasla[¹⁴⁴⁶] pek değersizdir.
O
Orhan Kuntman Meali
Ey iman edenler, (kafirlerin durumundan ibret alın) size ne oldu da, "Allah yolunda savaşa çıkın" denildiği zaman yere çakılıp kaldınız? Yoksa, ahiretten vazgeçip, dünya hayatına razı mı oldunuz? Halbuki, dünya hayatının geçici zevk ve sefası, sonsuz ahiret nimetleri yanında pek az ve değersiz kalır! (Sefere hazırlık için Allah yolunda harcama yapmaktan sakın kaçınmayın)
O
Osman Fırat Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki “Allah yoluna koşun” (seferber olun) denildiğinde yerinizde ağırlaşıp kaldınız? Ahiret’e değil de dünya hayatına mı razı oldunuz? (Ancak) dünya hayatının menfaati, ahiret hayatına göre çok azdır.
S
Sardorxon Jahongir
Ey iymon keltirganlar, sizlarga nima ham bo‘ldiki, agarda Alloh yo‘lida dushmanga qarshi qo‘zg‘alinglar deyilsa, yerga qattiq yopishib oldingiz. Oxirat hayotidan ko‘ra dunyo hayotiga rozi bo‘ldingizmi? Axir, dunyo hayotidagi ne’matlar oxiratdagidan ko‘ra juda oz narsa-ku?!
S
Satıraltı Meal (1534)
İy īmān getüren kişiler, n’oldı size ḳaçan size eyidilse yürüñüz, ġazālıḳeyleñüz Allāh yolında aġırlanursız ḳalursız yir üstine. Rāżī mi olduñuzdünyā dirligine, āḫiret yirine? Pes degüldür metā‘ı dünyā dirliginüñ āḫiretyanında, illā az ve ḥaḳır nesne.
S
Suat Yıldırım Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki “Allah yolunda seferber olunuz! ” emri verilince bulunduğunuz yere yığılıp kaldınız? Yoksa âhiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama iyi bilin ki dünya hayatının zevki, âhiretin yanında pek az bir şeydir!
S
Süleyman Ateş Meali
Ey inananlar, size ne oldu ki: "Allah yolunda topluca savaşa çıkın!" dendiği zaman yere çakılıp kaldınız? ahirettense dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama dünya hayatının geçimi, ahiretin yanında pek azdır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ey Mü'minler! Allâh yolunda cihâda kalkınız denildiği zamân size ne oldı ki yere yapışmış gibi ağır davranırsınız. (Heman sür'atle kalkmazsınız) Dünyâ hayâtı âhiret hayâtına nisbeten pek az bir şeydir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Ey inanıp güvenenler! Neyiniz var ki “Allah yolunda sefere[*](savaşa) çıkın.” denince yere çakılıp kaldınız? Ahiret değil de dünya hayatı mı hoşunuza gidiyor? Dünya hayatının menfaatleri ahirettekinin yanında pek azdır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ey iman sahipleri! Size ne oldu ki, "Allah yolunda seferber olun" denilince yere çakılıp kaldınız. Âhiretten vazgeçip iğreti hayata mı razı oldunuz? O iğreti hayatın nimeti âhiret yanında pek azdır.
Y
Yusuf Ali (English)
O ye who believe! what is the matter with you,(1299) that, when ye are asked to go forth in the cause of Allah, ye cling heavily to the earth?(1300) Do ye prefer the life of this world to the Hereafter? But little is the comfort of this life, as compared with the Hereafter.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ey imân edenler! Sizin için ne var ki, size, «Allah yolunda seferber olunuz,» denildiği zaman yere yığıldınız kaldınız. Yoksa ahirete bedel dünya hayatına mı razı oldunuz? Halbuki, dünya hayatının metaı, ahiretin yanında pek az bir şeyden başka değildir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olun” dendiğinde yerinize yapışıp kaldınız? Yoksa âhiret yerine dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat âhiretin yanında dünya menfaati pek az birşeydir.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ey iman etmiş olanlar! Size ne oluyor ki, Allah yolunda (size saldırı hazırlığı içinde olan o saldırganlara karşı) seferber olun denildiği zaman, yere çakılıp kaldınız. (işi ağırdan aldınız). Yoksa ahiret hayatı yerine dünya hayatını mı tercih etiniz. Oysa ahiret hayatının yanında dünya hayatının değeri pek azdır. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Ey İman edenler! Size ne oluyor ki, Allah yolunda savaşmak için, “Haydi yürüyün” denildiğinde, bulunduğunuz yerde ağırlaşıp kaldınız. Yoksa ahiret hayatına karşılık, dünya hayatına razı mı oldunuz? Dünya hayatındaki elde ettikleriniz, ahiret hayatında elde edeceklerinize göre çok azdır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Ey iman edenler! Size ne oldu ki Allah yolunda gazaya [³] çıkın dendi mi yere yapışıp oyalandınız, durdunuz? Âhirete bedel dünya diriliğine mi razı oldunuz? Dünya diriliğinin faydası âhirete nisbetle az bir şeyden ibarettir.
İ
İsmail Yakıt
Ey inananlar! Size ne oldu da “Allah yolunda topluca sefere çıkınız!” denildiğinde öylece yere çakılıp kaldınız? Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının yararı [metâ’] ahiretin yanında çok azdır.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ey inananlar! Size ne oldu ki "Allah uğrunda savaşa çıkın" denilince olduğunuz yere çöküp kaldınız? Yoksa siz öbür dünyayı bırakıp da bu dünya yaşayışı ile mi yetindiniz? Ancak, bu dünya yaşayışının gönenmesi sonrakinin yanında pek azdır.
Ş
Şaban Piriş Meali
-Ey İman edenler! Size ne oluyor da 'Allah yolunda savaşa çıkın!' dendiği zaman yere çöküp kaldınız? Ahireti bırakıp dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının geçimi ahirete göre çok az bir şeydir.
Tevbe Suresi 38. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 38. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 38. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 38. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 38. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?